1000Kitap Logosu
Baruch Spinoza

Baruch Spinoza

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
8.8
591 Kişi
2.082
Okunma
782
Beğeni
26,8bin
Gösterim
Tam adı
Benedictus de Spinoza, Bent d'Espiñoza
Unvan
Hollandalı filozof ve yazar
Doğum
Amsterdam, Hollanda, 24 Kasım 1632
Ölüm
Lahey, Hollanda, 21 Şubat 1677
Yaşamı
Baruch Spinoza (d. 24 Kasım 1632, Amsterdam – ö. 21 Şubat 1677, Lahey), Benedictus de Spinoza veya Bento d'Espiñoza olarak da bilinmektedir. René Descartes ve Gottfried Leibniz ile birlikte 17. yüzyıl felsefesinin en önde gelen rasyonalistlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Zamanında anlaşılmayan pek çok filozof gibi Spinoza da yanlış anlaşılmanın ve doğru anlaşılmamanın muhatabı olmuş, tuhaf bir çelişkiyle hem en büyük din düşmanlarından biri sayılmış, hem de eserinin temel kaynağının Tanrı sevgisi olduğu söylenmiştir. Bunlarla birlikte Spinoza'nın tam bir bilge yaşamı yaşadığı belirtilebilir. En büyük eseri Ethica adlı kitaptır.
Etika
OKUYACAKLARIMA EKLE
Politik İnceleme
OKUYACAKLARIMA EKLE
Yaşamak Dediğimiz Şey
OKUYACAKLARIMA EKLE
Kötülük Mektupları
OKUYACAKLARIMA EKLE
Kısa İnceleme
OKUYACAKLARIMA EKLE
Mektuplar
OKUYACAKLARIMA EKLE
Siyaset İncelemesi
OKUYACAKLARIMA EKLE
Törebilim
OKUYACAKLARIMA EKLE
Tanrı'ya Dair
OKUYACAKLARIMA EKLE
Törebilim - 2
OKUYACAKLARIMA EKLE
Duyguların Gücü
OKUYACAKLARIMA EKLE
Törebilim - 3
OKUYACAKLARIMA EKLE
342 syf.
·
29 günde
·
Beğendi
·
9/10 puan
insan , insan için tanrıdır !
Spinoza ‘nın “ Etika “ kitabı; insanın kendi özünü tanıması ve bilmesi ile, Tanrı’yı tanıma yolunda yaptığı meşakkatli yolculuktur. Etika kitabı, 5 bölümden oluşmaktadır. 1’inci bölümde: Tanrıyı tanıma konusunu irdelemektedir. Tanrı’nın; ezeli, ebedi, tamamlanmış, eksiksiz, mutlak akıl özelliklerinde olduğunu açıklamaktadır. Tanrı’nın insanı diğer canlılardan farklı olarak, kendi ruhundan ve aklından suret şeklinde yarattığını, insanın ruh ve aklı sonsuzluğu işaret ettiğini, insanın da diğer şeyler gibi doğanın bir parçası olduğunu, ruh ve aklından tanrı bilgisine ulaşabileceğini, yani insanların ruhu ile , Tanrı’nın mutlak şekilde varıldığını kanıtlamıştır. Tanrı vardır. Doğaya içkindir. Tanrı, insanlardan hiçbir şey beklemez. İnsanların yaşamlarına karışmaz. Çıkarcı bir tanrı değildir Spinoza ‘nın tanrısı. Semavi dinlerde olduğu gibi bir zorlama yoktur. Karşılıklı anlaşma ve çıkar ilişkisi kurulmaz. Sadece insan ruhunu ve aklını geliştirerek, Tanrı’nın bilgisine ulaşabilir, yükselebilir. İnsan ruhları birleşerek tanrıyı oluşturur. Yani tanrı insanın kendisidir, kendi ruhu ve aklıdır. Çünkü insan Tanrı’nın bir parçasıdır. Burada tanrı mekaniktir. Bu bölümde; Tanrı’nın varlığını ve nasıl olması gerektiğini tanımladık. 2’nci bölümde: ruhun tabiatı ve kökü incelenmiştir. Ruhun esas itibariyle kökü, tanrıdan gelir. Yaşaması, kendini tanıması, gelişmesi için bedene ihtiyacı vardır. Bedenle birdir ve ayrılmazlar. Ruh duygulanış olarak, sevgi, arzu ve keder şeklinde duygulanır. Tanrı uzamlı, düşünen ve de sonsuz bir varlıktır. Ruh, bedende neler varsa ona göre duygulanır. Ruh beyin gibidir. Çeşitli duygulanım yöntemleri vardır. Bu bölümde ayrıntısıyla anlatılmaktadır. Doğada ne varsa, ruh ve beden ona göre düşünür, yaşar, kendini korur. Tanrı kendisini, insana verdiği ruh ve akıl ile gösterir. 3’üncü bölümde: Duygulanışların kökü ve tabiatı üzerine irdelenmiştir. Ruh, beden ile duygulanır. Bedensiz ruh hiçbir şekilde yaşayamaz. Beden dış ve iç etkene göre duygulanır. Ruh ve beden; arzu, sevinç ve de keder şeklinde duygulanır. Arzu, bir şeyi istemek, onun için hayal kurmak, ruhun ve bedenin ihtiyaçlarını karşılamak için arzu duyar. Sevinç, ruhumuz ve bedenimizi yükseltir, hayata anlam katar. Keder ise, ruh ve bedenimizi olumsuz yönde etkiler. 4’üncü bölümde: İnsanın köleliği veya duygulanışların kuvvetleri konusunu incelemiştir. İnsanın, kölelikten kurtulması için, ruh ve beden duygulanış olarak aklın düsturuna ve tabiatın düzenine göre yaşarsa, ancak o zaman kölelikten kurtulabilir, kendini tanıyabilir ve de kendini gerçekleştirebilir. Ancak insanlar her zaman esaret altında yaşamıştır. Çünkü aklını kullanan ve tabiata göre yaşayan çok az insan vardır der Spinoza. 5’inci bölümde ise: Zihin gücü ve insanın hürlüğünü incelemiştir. Spinoza, ruhun gücünü veya aklı tetkik ederek, aklı ruhun gücü ile aynı saymamış, fakat asıl ruhla aynı sayılmıştır. Bireyi ruh ve beden ile bir bütün olarak, ruhu bedenden ayırmayarak descaretes ‘çılardan ayrılır. Stoacılara göre, insan iradesini, mutlakiyetini ön planda tutar. Ruh gücünü; hür ve akıllı bir varlık olarak artırır. İnsan tikel bir varlık olsa da, ruhu Tanrı’nın bir parçası olduğu için asla yok olmaz. Etika sonuç olarak; doğada hiçbir yaptırım gücü kabul edilemez. Çünkü bizi en yüksek ahlaklılığa çıkarmak için, gerçekten bizim olan feda edilecek hiçbir şeyimiz yoktur. Hele ki, tabiatımızın gelişmesine engel olan bir kanuna boyun eğme hiç de kabul edilemez. Hürriyet kazanılır, satın alınmaz. Ezeli hayata sahip olmak için İsa, Allah’ın oğludur, diye inanmak lazımdır diyordu Saint Paul. Spinoza diyor ki, biz tanrıyız. İşte böyle bitiyor kitap. Semavi dinlerden, çok büyük farkını görüyorsunuz Spinoza ‘cılıkta . Çünkü panteizm ‘de çıkar yok. Ruhun gelişmişliği ve aklın düsturuna göre yaşamak var. Tanrı ile anlaşma yok. İncelemeyi yaparken çok zorlandım, çok! Olsun. Bilgi ve düşünce için ter akıtmak çok önemli. Ruh ve aklımı geliştirmeliyim. Kitap çok zor. Çok okumanız ve düşünmeniz gerekir. Şiddetle siz değerli okurlara ( tanrılara ) tavsiye ediyorum. Sevgi ve saygılarımla.
Etika
8.9/10
· 875 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
10
342 syf.
·
49 günde
·
Beğendi
·
8/10 puan
Ethica'yı okumak isteyenlere bu çeviridense, Kabalcı Yayınları'ndan çıkan Çiğdem Dürüşken'e ait olan çeviriyi tavsiye ederim, çünkü eserin ana dili olan Latince'den direk çeviridir. Hilmi Ziya Ülken'in bu çevirisi ise Fransızca kaynaktandır. Ayrıca Ethica'yı okumadan önce Spinoza'yı tanımanızı şiddetle tavsiye ederim.
Etika
8.9/10
· 875 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
48