Bediüzzaman Said Nursî

Bediüzzaman Said NursîSözler yazarı
Yazar
Derleyen
9.3/10
13,9bin Kişi
69,5bin
Okunma
6,3bin
Beğeni
150bin
Görüntülenme

Bediüzzaman Said Nursî Gönderileri

Bediüzzaman Said Nursî kitaplarını, Bediüzzaman Said Nursî sözleri ve alıntılarını, Bediüzzaman Said Nursî yazarlarını, Bediüzzaman Said Nursî yorumları ve incelemelerini 1000Kitap'ta bulabilirsiniz.
Çünki bu zamanda enaniyet çok ileri gitmiş. Herkes, kameti mikdarında bir buz parçası olan enaniyetini eritmeyip, bozmuyor; kendini mazur biliyor, ondan niza çıkıyor. Ehl-i hak zarar eder, ehl-i dalalet istifade ediyor.
En ziyade yaralananlar, siperini bırakıp kaçanlardır. En az yara alanlar, siperinde sebat edenlerdir.
Reklam
"Elde Kur'an gibi bürhan-ı hakikat varken, Münkiri ilzam için gönlüme sıklet mi gelir?"
Hak bir olur; nasıl böyle dört ve oniki mezhebin muhtelif ahkâmları hak olabilir? Elcevab: Bir su, beş muhtelif mizaçlı hastalara göre nasıl beş hüküm alır; şöyle ki: Birisine, hastalığının mizacına göre su ilâçtır, tıbben vâcibdir. Diğer birisine, hastalığı için zehir gibi muzırdır; tıbben ona haramdır. Diğer birisine, az zarar verir; tıbben ona mekruhtur. Diğer birisine, zararsız menfaat verir; tıbben ona sünnettir. Diğer birisine ne zarardır, ne menfaattir; âfiyetle içsin, tıbben ona mubahtır. İşte hak burada taaddüd etti. Beşi de haktır. Sen diyebilir misin ki: "Su yalnız ilâçtır, yalnız vâcibdir, başka hükmü yoktur."
Yirmi Yedinci Söz, Hâtime
Zira bu kâinat öyle bir kitaptır ki, her sahifesi çok kitapları tazammun eder. Hayat, her kelimesi içinde bir kitap vardır. Her bir harfi içinde bir kaside vardır.
Reklam
Biliyor musun vesvesen neye benzer? Musibete benzer. Ehemmiyet verdikçe şişer, ehemmiyet vermezsen söner .Ona büyük nazarıyla baksan büyür .Küçük görsen küçülür. Korksan ağırlaşır, hasta eder .Havf etmezsen hafif olur, mahfî kalır. Mahiyetini bilmezsen devam eder, yerleşir. Mahiyetini bilsen, onu tanısan gider. Zira şu vesvese öyle bir şeydir ki cehil onu davet eder, ilim onu tard eder. Tanımazsan gelir, tanısan gider.
Bir mahkeme-i kübrâ var, bir dâr-ı mükâfat ve ihsan ve bir dâr-ı mücâzât ve zindan var. Ve bu memleket her gün bir derece boşandığı gibi, bir gün gelir ki bütün bütün boşanıp harab edilecek. (Haşir Risalesi sh 2)
Şu görünen memleket bir manevra meydanıdır. Hem, sanâyi-i garîbe-i sultaniyenin meşheridir. Hem muvakkat, temelsiz misafirhâneleridir. Görmüyor musun ki, her gün bir kafile gelir, biri gider, kaybolur; dâimâ dolar, boşanır. Bir zaman sonra şu memleket tebdil edilecek; bu ahali başka ve dâimî bir memlekete nakledilecek. Orada, herkes hizmetine mukabil ya ceza, ya mükâfat görecek (Haşir Risalesi sh 2)
İ'lem Eyyühel-Aziz! Allah'a tevekkül edene Allah kâfidir. Allah, kâmil-i mutlak olduğundan lizâtihî mahbubdur. Allah mûcid, vâcibü'l-vücud olduğundan kurbiyetinde vücud nurları, bu'diyetinde adem zulmetleri vardır. Allah melce ve mencedir. Kâinattan küsmüş, dünya zînetinden iğrenmiş, vücudundan bıkmış ruhlara melce ve mence odur. Allah bâkidir, âlemin bekası ancak onun bekasıyladır. Allah mâliktir, sendeki mülkünü senin için saklamak üzere alıyor. Allah ganiyy-i muğnidir, her şeyin anahtarı ondadır. Bir insan Allah'a hâlis bir abd olursa, Allah'ın mülkü olan kâinat, onun mülkü gibi olur.
Reklam
"Biz hizbü'l-Kur'anız. اِنَّا نَحْنُ نَزَّلْنَا الذِّكْرَ وَ اِنَّا لَهُ لَحَافِظُونَ sırrıyla, Kur'anın kal'asındayız. حَسْبُنَا اللّٰهُ وَنِعْمَ الْوَك۪يلُ etrafımızda çevrilmiş muhkem bir surdur.
Bediüzzaman Said Nursî
Bediüzzaman Said Nursî
Madem öyledir, ey nefis! Aklın varsa bütün o muhabbetleri topla, hakiki sahibine ver, şu belalardan kurtul.
Hem Allah'tan havf eden, başkaların kasavetli, belalı havfından kurtulur. Hem Allah hesabına olduğu için mahlukata ettiği muhabbet dahi firaklı, elemli olmuyor.
Madem öyledir; bu havf ve muhabbeti, öyle birisine tevcih et ki senin havfın lezzetli bir tezellül olsun. Muhabbetin zilletsiz bir saadet olsun.
1.500 öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.