Bekir Develi

Bekir Develi

Yazar
9.2/10
874 Kişi
·
2.120
Okunma
·
462
Beğeni
·
6186
Gösterim
Adı:
Bekir Develi
Unvan:
Türk TV Programcısı ve Yazar
Doğum:
Bielefeld, Almanya, 4 Haziran 1975
4 Haziran 1975 yılında Almanya'nın Bielefeld şehrinde dünyaya geldi.. Ev hanımı bir anne ve terzi bir babanın oğludur. Ortaokul ve Lise öğrenimini Adana' da tamamladı. Üniversite eğitimini Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Almanca Öğretmenliği bölümünü okuyarak tamamladı. Samsun hayatı ona bir diploma, bir eş ve hayata dair çokça tecrübe verdi.

Eğitimini aldığı alan haricinde neredeyse her işi yaptı. Radyo spikerliği, ütücülük, kuyumculuk, tiyatro oyunculuğu, ticaret, eskimo satıcılığı.

Merhum Yrd. Doç. Dr Mete Tuncel'den oyunculuk ve sahne eğitimi aldı. Çeşitli kanallarda 600 bölüme yakın gezi, belgesel, yarışma programları sunuculuğu yaptı.

5 yıl TRT1 Ramazan Sevinci programlarının takdimini üstlendi. 2018'in Kasım ayında ilk kitabı "Allah Cümle'mizi Korusun"u kaleme aldı. 2020'nin Şubat ayında ise Hayati İnanç'la birlikte "Fabrika Ayarı" isimli kitaba imza attı.

Bekir DEVELİ evli ve 2 çocuk babasıdır...
Aşk sadece bir duygu değil; aşk aynı zamanda bir sorumluluk, bir mesuliyet; doğru pay edilmesi, doğru tevdi edilmesi gereken yüce bir tat..
Bekir Develi
Sayfa 75 - Profil Kitap/ 1. Baskı
Dememişler mi ki, "İnsandan isteme; verirse minnet, vermezse zillet. Allahü Teâlâ'dan iste; verirse nimet, vermezse hikmet."
Bekir Develi
Sayfa 87 - Profil Yayıncılık
Samimiyet dupduru bir bardak su gibidir.. Cam bardaktaki suyun içinde bir damla mürekkep düşse nasıl herkes bunu görür, aynı şekilde samimiyetsizliği gizlemenin de imkanı yoktur..
Bekir Develi
Sayfa 96 - Profil Kitap
Aşk; aklı aşan, yani akıl işini bitirdikten sonra ulaşılan bir idrak seviyesidir. Aşk mektebi de bir okul, bir öğrenme biçimidir..
Bekir Develi
Sayfa 81 - Profil Kitap
160 syf.
·7 günde·Beğendi·10/10
"Allah bir kulunu severse onu insanlara da sevdirir..." diyor Hayati İnanç.
Bu kitap hayatıma yön verirken beni güzel yönde etkileyen mükemmel bir kitap oldu. İçerisinde müthiş duygular barındıran, insanları imana yönlendiren, sohbetin gücü ile kalbe huzur veren bir kitap.
Örneğin ağlamanın insana huzur verdiği, imanın mesuliyet gerektirdiği, kalbin Allah' a komşu olduğu, namazın aşkı beslediği, insanın zor bir yaratık olduğunu, nefsin küfüre olan yaklaşımını, okumanın faydalarını, sevmek için tanımamız gerektiğini, tövbe etmek için samimi olmamızı, Rabbimizi tanıyarak kamil ahlaka yaklaşımımızı, Allah' a karşı her zaman ümitli olmamızı, aşkın sadece bir duygu olmadığını, insanların yaşamından ve Allah sevgisini konu alan ve esir edici bir anlatımla kaleme alınan, insanların bir an önce güzel yaşamaya yönlendiren harika bir kitaptır.
Hedef tüm insanların olmadığını, yalnızca iman edenlerin güzel bir yaşam sebeninin olduğunu hatırlatır. Umarım, hayatımı Rabbim yolunda en güzel şekilde yaşamayı nasip eyler Allah' ım...
160 syf.
·5 günde·Puan vermedi
Kitabı hemen bitirdikten sonra neden inceleme yapmadım bilmiyorum ama herşey vaktine esirdir demişler. :)
Gerçi inceleme konusunda çokta yetenekli olduğum söylenemez ama idare edeceksiniz artık. Hayati İnanç'ı yürüyüş yaparken yanıma yoldaş niyetiyle dinliyordum. Ve şunu söylemeliyim ki yürümek yormuyor, bilakis onu dinlerken anlatımı ses tonu şiirleriyle dinlendiriyordu. Ve virüs gelip çattı, her yer tatil olmadan bi kaç gün önce bi arkadaş bu kitabı bana hediye etti ve uzun bi zamandan beri veremediğini söyledi. Eğer biraz daha geciktirmiş olsaydı ben hala böyle bir kitabı okumamış olacaktım :) Ve sırada okunacak 10'larca kitabım varken içimden bu kitabı okumak geçti. Bilmiyorum belki de niyetim göz atmak olup birden bitirdiğimi farketmişimdir. :) Genelde kitap okurken alıntı yapacağım kısımlarda alıntımı yapar devam ederdim ama bu kitabı bölmemek için altını çizdim ve devam ettim. Bugün aklımdan okumuş olduğum kitaplarıma göz atmak geçti ve Fabrika Ayarı'nı elime alınca hem alıntımı yaptım hem de incemele yapayım dedim. Kitap hem sade hem derin. Aşk' tan bahsederken İman'da buluyoruz kendimizi. İmandan bahsederken samimiyeti anlatıyor. İman, Aşk, Samimiyet ve Teslimiyet bu kadar güzel anlatılabilirdi. Bir defa değil defalarca okunacak bir kitap.
İyi okumalar dilerim :)
144 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
“Yazar değilim ben.
Bir şeyler yazmakla yazar olunamayacağını iyi biliyorum.
Heybemde öyle süslü kelimelerim yok…
Ne kimsenin derdine derman olabilirim,
Ne de yol olabilirim yolunu kaybetmişlere…
Merhem de olamam kanayan yaranıza mesela…
Derdinize derman olamam belki ama dermanın kimde olduğunu söyleyebilirim…
Yol olamam belki size ama doğru yolu gösterebilirim…
Çare olamam belki ama çarenin kimde olduğundan haberdarım.”

diye başlıyor yazarımız kitabına. Böyle bilgilenmek adına yazılmış didaktik dinî eserler vardır. Öğretir daha çok. Ama bu kitap hem öğretiyor hem hissettiriyor. Bekir abi (kelimeleriyle kalbime dokunan yazarlardan sık sık isim soy isimle bahsetmek çok soğuk geliyor mazur görün) bildikleri, gördükleri ve yaşayarak öğrendikleriyle farklı başlıklar altında karşılıyor sizi. Sohbet havasında ilerliyor kitabımız.

Bir gecenin güzelliğini anlatıp geceyi sevenlerin "o kadar haklı ki" demesine vesile oluyor, bir uçaklardan bahsedip yıllarca "İnanmayın siz uçaklar uçmaz oğlum!" diyen dedesinin Peygamber muhabbetiyle harmanlanmış hikâyesine götürüyor. Bazen kedilerden söz ediyor daha çok sevdiriyor o güzel hayvanları, bazen babasından ve babasızlığı hissettiği anlarla gözlerinizin dolmasına sebep oluyor. Özelikle "Zaman" başlıklı yazısında ninesiyle ilgili anlattığı hikaye gönül iklimimi değiştirdi desem mübalağa etmis olmam sanırım.

Kitabını okumadan da muhabbet duyduğum için Bekir abiye kendimi bir sohbetin içerisinde hissettim. Hak verdiğim, ögrendiğim, tefekkür ettiğim ve daima bir tebessümle okuduğum bir kitap oldu. (bazı duygusal bölümler hariç 🤭) Okumanızı tavsiye ederim efendim.

Not: "Müzik" bölümünde ismi geçen Göksel Baktagir'i bana kattığı için de ayrı teşekkür borçluyum yazarımız ve kitabımıza. Kitabın neredeyse tamamını bu güzel eserler eşliğinde okudum.

O hâlde, okurken bolca yaptığımız gibi âmin diyerek sonlandıralım kitabımızı:

"Allah cümlemizi korusun:
Cümle’mizi ve cümlemizi!"
(Âmin)
160 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Kitabı bir oturuşta bitirmek istiyor ama bitmesin diye yavaş yavaş okuyorsunuz, yani çok garip bir döngü.
Enfes bir kitap, samimiyeti iliklerinize kadar hissediyor aynı masada sohbet ediyor havasında okuyorsunuz.

"Bedenin, bindiğin eşek. Dizgin sendeyken ahire gidersin ama işi eşeğe bırakırsan ahıra gidersin."

Mutlaka okunması gereken kitaplardan
160 syf.
·2 günde·10/10
İki güzel insanın, 1 kişi dahi olsa kurtuluşumuza sebep olacak kişiye ulaşmanın umudu ile, bizi fabrika ayarlarımızla yani fıtratımızla yüzleştirmeye aracı olacak şekilde çıkardıkları çok düşündürücü ve etkileyici bir eser.

Hayati İnanç ve Bekir Develi' nin sohbeti gibi, Hayati İnanç videolarını izleyen varsa onun ses tonuyla okuyacağı bir sohbet hatta.

Çok değerli sözler içeren, tüm post-itlerimin bitmesine sebep olan ve başucu kitabı yapmayı düşündüğüm bir kitap oldu. Bir kere okunup kitaplığa geri kaldırılacak bir kitap değil, sürekli açıp okuyabileceğimiz ve insanı kendine getirebilecek bir kitap. Herkese şiddetle tavsiye ederim.
Kendilerinden Allah razı olsun böyle kıymetli bir eserle bizlere seslendikleri ve yaralara merhem olmayı amaçladıkları için..
160 syf.
·2 günde·8/10
Üstad diyor ki :” Umudumuz, belki de kurtulmuşumuza sebep olacak o bir kişidir.
Duamız, o bir kişiye ulaşabilmek, dokunabilmektir .
Niyazımız, o bir kişinin yarasına merhem olabilmektir. Ötesi değil, fazlası da değil: Sadece o bir kişi. (Amin)
160 syf.
·8/10
Es-Selam Dostlar!
Bekir Develi ve Hayati İnanç…
Her daim zevkle ilgiyle dinlediğim takip ettiğim içtenliklerine güvendiğim ve tavsiye ettiğim iki güzel insan…

Kitaplar bilgi içerikli nitelikli olmaları yanında bizlere birer bakış açısı vermeleri, düşünmeye sevketmelidir derim .
Fabrika Ayarı her ne kadar sohbet tadında yazılmış ise de içerikleri verdiği mesajları ile ruhumuzu okşayan , tefekküre sevkeden bir eser… Okudum bitti tadında olmayıp ara sıra okunası gereken bir kitap da diyebiliriz.
Anlamlı bir hayatın peşinde konuşmalar mottosu ile hareket eden üstadlarımız hayata dair gündeme dair yerinde tespit ve düşündürücü sözler ile yüreklere dokunduklarını satır aralarında hissediyorsunuz.
Günümüz postmodern toplumunda eğlence kültürü insanı olduğumuzdan bahsedip unutulası olan bir kavramdan neşveden uzaklaştığımızı beyan ediyorlar.
Ve bu bağlamda en büyük eksikliğimizin feyzden yani Allah sevgisinden uzak kaldığımızı net bir şekilde dile getiriyorlar.
Hani meşhur bir hadis vardır ya hepimizin bildiği…

Allah resulü sorar;
-Dua edermisin?
- Hayır.
-Ağlarmısın?
-Hayır…
-Bitmişsin de sen, haberin yok…
İşte modern çağda kaybetmiş olduğumuz kavramlara dair en güzel misal...

Peki güzel bir insan güzel bir Müslüman nasıl olmalı?
Kitapta bu sorunun basit anlamda cevabını da buldum diyebilir;
….Geldiği yere sevinç ve neşe getirip, giderken hüzün bırakan kimse.
Ah nerede ? denilen,özlenen,aranan kimse…

Kitapta dikkatimi çeken diğer bir husus ise ilim konusuna dair güzel bir sohbet aktarımın olması.
Günümüzde hayli rayından çıkmış eğitim sistemine dair –mış gibi yaptığımız faaliyetlerden bahsedildikten sonra nasıl bir muallim-talebe ilişkisi olmalı konusu güzel bir şekilde işlenmiş örnekler ile.
Ve ilimin maldan daha üstün olduğu ilmin kapısı Hz.Ali’nin sözleri ile netleştirilmiş kesin bir hüküm ile.
Ve anlıyorum ki ilimde önemli olanın hal ilmi olduğunu şu sözlerle;
Hal gerçek hal ise kal’e ihtiyaç olmaz…

Değerli Kitapseverler!
Kitapta anladım ki son zamanlarda en çok yakınılan bir durum olan mutsuzluğun ilacı mevcut;
-İnsan tebessüm etmeli
-Yol vermeli
-Sadaka vermeli
-Selam vermeli
-Birinin gönlüne hitap etmeli
Ki o zaman mutlu olursun…

AŞK!
Liselisinden üniversitelisine kadar her kesim aşktan,sevgiden,muhabbettrn bahsediyor.
O kadar fazla kavram var ki gerçek aşk’a dair üstad son noktayı şu ifadelerle koyuyor;
Aşk;
Bir üst değere ,kıymete kendini verebilmektir cinsel bir alaka olmadan.
Hayatını adama halinin adıdır aşk.
Sonsuza kanat açmaktır.
Bir fotoğraf, bir an’lık görüntü değil ; bir filmdir.
Çünkü insan , sevdiğine kıymet verir.
Ve neye aşık isen o’sundur.

Hamiş;

Mesele hangi bağlam üzerinde olursak olalım(dini,eğitim,muhabbet,nasihat,)ne kadar samimi olduğumuz, ne kadar hal üzerinde olduğumuz …
Gerçekten bir yüreğe dokunurken Allah için mi yoksa bol like almak için mi?

Allah-Peygamber-Kur’an ekseninde rahmet ve sevgi eksenli bir çerçeve çizebiliyor muyuz?

Ve fazlası…

Samimi hoş sohbet havasında yazılmış tavsiye edilesi bir eser diyerek en kısa zamanda kitaplıklarınızda bulunmasını temenni ediyorum…

Baki selamlar!
144 syf.
·3 günde·10/10
Aşkla aldığım ve aşkla bitirdiğim, zaman zaman okumaya kıyamadığım, kâh güldüğüm kâh agladığım her cümlesinde kendimi bulduğum ve her cümlesinin altı çizilesi muhteşem eser..
160 syf.
·4 günde·Beğendi
Bekir Develi’yi birçoğumuz ramazan ayında Trt1 ekranlarında program sunarken hatırlıyoruzdur ya da ben öyle hatırlıyorum sohbetini çok sevdiğim program sunucularından biridir kendisi çünkü sohbeti samimi gelir, Hayati İnanç ile tanışmam da yine bir sosyal medya aracılığıyla oldu ve sosyal medyanın iyi ki var dediğim en güzel katkısı oldu sanırım bana..

Kitapları öyle okuyayım bitsin diye okumayız ya da okumamalıyız.. Durmalı, soluklanmalı, biraz dinlenmeli, bu kitapta benim öğreneceğim bir şeyler var ki biz bir araya geldik demeliyiz..
Fabrika Ayarı’da benim için tam böyle oldu. Evet 3 günde okumuş olabilirim ama bu okudum bitti değil baş ucumda her dinlenmek istediğimde ilk gideceğim yer oldu kendisi..

Mesele dini, Kur’an-ı, ibadeti anlatmak değil anlattığın şeyde ne kadar samimi olduğun?
Gerçekten bir yüreğe dokunmak için mi okuyup paylaşıyorsun yoksa elalemin aferinlerini duymak için mi?
Samimiyetle, muhabbetle sanki karşı koltuğunuzda gülen gözlerle size bakıp sizinle sohbet ediyormuş gibi anlatıyorlar dertlerini ki dertleri yine biziz varoluşumuz varoluş sebebimiz..

Dine, Allah’a, Kur’an-a, Peygambere olan bakışlar, dine dair en ufak bir yorum yapana alınan tavırlar, islamiyete alınan cepheler düşünüldüğünde korkutmak için değil sevdirmek için insana önce kendisini sevdirmek için kaleme alınmış, muhabbetle- samimiyetle beslenmiş bir başucu eseri..

Okuyun, okutun, kitapla kalın..

Yazarın biyografisi

Adı:
Bekir Develi
Unvan:
Türk TV Programcısı ve Yazar
Doğum:
Bielefeld, Almanya, 4 Haziran 1975
4 Haziran 1975 yılında Almanya'nın Bielefeld şehrinde dünyaya geldi.. Ev hanımı bir anne ve terzi bir babanın oğludur. Ortaokul ve Lise öğrenimini Adana' da tamamladı. Üniversite eğitimini Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Almanca Öğretmenliği bölümünü okuyarak tamamladı. Samsun hayatı ona bir diploma, bir eş ve hayata dair çokça tecrübe verdi.

Eğitimini aldığı alan haricinde neredeyse her işi yaptı. Radyo spikerliği, ütücülük, kuyumculuk, tiyatro oyunculuğu, ticaret, eskimo satıcılığı.

Merhum Yrd. Doç. Dr Mete Tuncel'den oyunculuk ve sahne eğitimi aldı. Çeşitli kanallarda 600 bölüme yakın gezi, belgesel, yarışma programları sunuculuğu yaptı.

5 yıl TRT1 Ramazan Sevinci programlarının takdimini üstlendi. 2018'in Kasım ayında ilk kitabı "Allah Cümle'mizi Korusun"u kaleme aldı. 2020'nin Şubat ayında ise Hayati İnanç'la birlikte "Fabrika Ayarı" isimli kitaba imza attı.

Bekir DEVELİ evli ve 2 çocuk babasıdır...

Yazar istatistikleri

  • 462 okur beğendi.
  • 2.120 okur okudu.
  • 203 okur okuyor.
  • 1.172 okur okuyacak.
  • 11 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları