1000Kitap Logosu
Ben Pring

Ben Pring

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
53
Okunma
1
Beğeni
177
Gösterim
271 syf.
·
Beğendi
·
9/10 puan
Robotlar bizi ele geçirecek vol 213124
Merhaba, bugün çok ilginç bir kitap hakkında inceleme yazacağım. Kitabı birkaç gün içinde okudum ve hiç sıkılmadım. Yazarların çok fazla araştırma yaptığını, pek çok pencereden olaya yaklaştığını rahatlıkla söyleyebilirim. Kaynakça için tekrar baktığımda 16 sayfayı bunlara ayırdığını gördüm. Gerçekten muazzam. Kitabımızın ismi “Makineler her şeyi yaptığında biz ne yapacağız?” şeklindedir. Makine deyince illa aklımıza robot gelmesi gerekmiyor. Akıllı makine ya da Yapay zekâ da diyebiliriz. Öncelikle kitabın ismini biraz değiştirip, bir örnek vereceğim. Tekerlek icat olduğunda ben ne yapacağım? Tekerlek mi? Zaman makineme bininiz efendim. Epey geçmiş bir zaman gidiyoruz :) On binlerce yıl önce yaşayan ve bulunduğunuz kabilenin de en güçlü insanı olduğunuz için kabile lideri olduğunuzu düşünün. Hayatta kalmak için avcılık ve toplayıcılık yapıyorsunuz. Haliyle hayatta kalmak için vücudunuzun çok kaslı ve güçlü olması gerekiyor. Kabilede bir tane de size göre güçsüz ama zeki bir insan olduğunu düşünelim. O da bir gün tekerleği icat ediyor ve kabiledeki liderliğiniz tehlikeye giriyor. Siz halen lidersiniz ama o da bir mucit olduğu için liderliğinizin tehlikede olduğunun farkındasınız. Bu durumda ne yapardınız? Ne dediniz? Mucidi mi öldüreceksiniz? :D Hayır, durun! Bu o hikâye değil :D Elbette, tekerleği kullanmanın yollarını aramaya başlardınız değil mi? Ben de öyle düşünmüştüm. Tarihin bazı dönemlerinde de benzer şeyler yaşandı. Yeni bir şeyler ortaya çıktı ve önce kabullenilmedi, ardından da onu kullanmanın yolları arandı. Başka bir örnek için daha yakın bir geçmişe gidiyoruz. Tekrar zaman makinesine biniyoruz ve sanayi devrimine gidiyoruz. Sanayi devriminde de bunun bir örneği yaşandı. İnsan gücü yerine makineler kullanılmaya başlandı ve birçok insan bu durumu kabullenmediği için isyan etti, ardından da işsiz kaldı. Tekrar zaman makinesine binip, günümüze dönüyoruz. Başınız dönmedi değil mi? Burcu hanım neden bağırıyorsunuz? Ne demek niye yolculuk öncesi siyah poşet vermedin Bilal? Özür dilerim. Unutmuşum :( Neyse konuya dönelim. Yine bir devrim olmakta ve bir kırılma anıyla karşı karşıyayız. Yapay zekâ ya da kitaptaki gibi makineler yerimizi aldığında biz ne yapacağız diye düşünüyoruz. Biz sanayi devriminde ya da benzer sorunlu dönemlerde yaşamadık ama okuduğumuz, araştırdığımız kadarıyla biliyoruz ki bu süreç sancılı oldu. Devrimsel nitelikte bir şey ortaya konduğunda yukarıdaki sıralama gerçekleşir ve herkes payına düşeni zaman içerisinde alır. İlk çıktığı zaman dar bir çerçevede yer alır ve önce pek dikkat çekmez, kabullenilmez. Ta ki birileri yeni devrimsel nitelikli icat ile bir şeyleri dönüştürebileceğini gösterene kadar. Bir yerde okumuştum ama bir türlü ismini bulamıyorum, hatırlayamıyorum. Teknolojik icatlarla ilgili bir yasa vardır. İlk önce bir icat, fikir ortaya çıkar. Bu icat ya da fikir önce dar, güçlü ve varlıklı çevrelerce benimsenir. Bu bazen zenginler ya da askeri birimler olabilir. Bunun sebebi de elbette pahalı ve deneysel olmasıdır. Önce bu dar çevrede kullanır ve bu işe yaraması takdirde giderek yayılır. Yayıldıkça ucuzlar ve herkesin ulaşabileceği bir hal alır. Çünkü bunu yapmak için daha ucuz maliyetlere ve seri üretimlere ihtiyaç duyarız. Dar çerçeveden, daha büyük kitlelere yayılmasının asıl sebebi de bu olur. Pazarı değiştirmekle kalmaz, müşteri profilini de değiştirir. Birine bir şeye ihtiyacı olduğunu göstermeden ihtiyacını nasıl giderebilirsiniz? Makinelerle ya da yapay zekâ ile bunun ne ilgisi var diye düşünüyorsunuz değil mi? Olaya başka bir pencereden bakmaya çalışıyorum. Bir icadınız olduğunu düşünün. Bunu önce genele mi uyarlarsınız yoksa kişisel bir çözüme mi? Bir ayakkabı firmasının herkesin ayağına özel bir ayakkabı tasarladığını düşündünüz mü? Bu mümkün mü? Mümkün ama çok maliyetli. Neden? Çünkü tekrar eden işlemleri belli kalıplarla yapmak zorundasınız. Kullandığınız makinenin işlevselliği burada ortaya çıkıyor. Eğer herkes bireysel çözümler üretmeyi deneseydi zaten makineler bu kadar yaygınlaşamazdı. Makine bir çözüm üretir ve siz de mevcut işinizi bu çözüme uyarlarsınız. O yüzden özel çözümler maliyetli ve pahalı olur. Buna sadece makine olarak da bakmamız gerekmez. Topluluklar halinde yaşadığımız için birçok şeyi genel olarak toplu şekilde yapmak zorundayız. Eğitim, gıda ürünlerine ulaşma, sosyal ihtiyaçlar vs… hep bu şekilde ilerler. Ortaya bir şey koyarsınız ve topluluğun buna uymasını beklersiniz. Bir eğitim sistemi bireysel şekilde oluşturulmaz. En azından bu yaygın olan bir şey değil. Her öğrenciyi belli bir seviye üzerinden değerlendirip, okullara yerleştirir ve o şekilde eğitim verirsiniz. Örneğin yaş grupları ya da başka değerlendirmeler yaparsınız. Verilecek dersler yeteneğe göre olmaz. Belli standartları öğretmek zorundasınızdır. Çünkü bireysel şekilde ilerlemek ya da diğer bir değişle yetenek, kişisel bazlı değerlendirmeler yapmak “özel muameleye, derse” girer. Bu da hem zaman hem de maliyet açısından zordur. Her öğrenci için bir öğretmen olduğunu düşündünüz mü? Bu çok uç bir örnek. Bir insan kaynakları firması olduğunuzu düşünün. Firmaların adayları, adayların da firmaları doğru şekilde bulmasını istiyorsunuz. Çalıştığınız firma bir ilan yayınlar ve siz de en uygun adayın özelliklerini araştırmaya başlarsınız. Adayların özelliklerini incelerken, eşleşen adayları görüşmeye çağırır ve değerlendirme yaparsınız. Burada da şöyle bir şey ortaya çıkar. Belli bir standart üzerinden ilerlediğiniz için adayın “geçmişini ve o an”’ını değerlendirirsiniz. Genelde gelecekte büyük bir patlama yapıp yapabileceğini ölçmek yerine, geçmişini analiz ettiğiniz için belki de içerisinde büyük bir cevheri olan birini kaçırırsınız. Genelde de çok fazla aday var ve bir tür geri bildirim sistemi, derin profil analizi yapamamaktan şikâyet edersiniz. Toplu taşıma ile ulaşım sağladığınızı düşünün. Normalde gitmeniz gereken yere 20 dakikada gidebilecekken güzergâh üzerindeki duraklarının fazlalığı nedeniyle 1 saatte gidiyorsunuz. Eğer bireysel bir çözüm isterseniz yani kendi arabanızı, taşıtınızı kullanmak isterseniz trafik ya da başka bir aksilik yoksa gitmek istediğiniz yere otobüse göre daha erken varırsınız. Ama bu bireysel çözümünüz için daha çok para, eğer araçta sorun yaşarsanız daha çok masraf ödersiniz. Dikkat ettiyseniz hep genel bir kalıp var ve insanların bu kalıp içerisinde ilerlediğini görüyorsunuz. Kalıplar genelden özele gittikçe maliyet artıyor. Bunları neden anlattım? Çünkü makineleri kullanarak bireysel çözümler geliştirmek mümkün. Size deseydim ki gelecekte kişiyi analiz eden, yeteneğini, beyin aktivitelerini ölçen ve bunun sonucunda o kişiye uygun eğitimi veren bir yapay zekâ – makine olabilir diye, bana ne derdiniz? Bence kafanızda çok fazla soru işareti olsa da bunun olabileceği ihtimali sizi heyecanlandırırdı değil mi? Ben de öyle düşünmüştüm. Hatta bir okul 2011’den beri bunu deniyor ve birçok öğrencisi var. Öğrencilerin bazılarının laptopları ya da tabletleri var. Bireysel öğrenme yöntemleri deneniyor. Ona göre eğitim alıyorlar. Başlarında yine öğretmen var ama öğretmenin klasik yöntemlere göre birçok yardımcısı da var. Detaya inmek istemiyorum. Yazının uzunluğu artar. Kitabı okuduğunuzda bu örnek ile karşılaşacaksınız zaten. Siteyi detaylı incelemedim. Bahsettiğim okul: newclassrooms.org Bu tip bir eğitimin ucuz olduğunu sanmıyorum. Belki deneyseldir ve bir yerden ödenek ayarlanıp, deneniyordur. Bilemiyorum. Eğer pahalıysa da yukarıda bahsettiğim ama bir türlü ismini hatırlayamadığım icat yasası da bununla bağlantılı aslında. Önce dar çerçevede ve pahalı bir ürünken, belli kalıplar eşliğinde genele yayılıyor ve giderek ucuzluyor. Eğer belli kalıplar içinden çıkıp daha öznel çözümler üretirseniz maliyet tekrar artıyor. Bu maliyetin azalması da yaygınlaşmasından geçiyor. Makinelerin öğrenmesi ve gelişmesi de bu yüzden önemlidir. Düşünün ki sağlık, eğitim, güvenlik, sosyallik gibi birçok başlık için üretilen özel ürünler size uyum sağlayacak şekilde tasarlanıyor. Bir sabah uyanıyorsunuz ve günlük rutininizin tamamını düzenleyen akıllı bir sistem içerisindesiniz. Kahvaltıda kahvenizi nasıl içtiğinizi, kahvenin içine koyacağınız şekerin ayarını, yiyeceğiniz yumurtanın yapılış şeklini ya da adedini, kahvaltı sonrası yapacağınız duşun sıcaklığını vs ayarlayıp, günlük öğrenmeniz ya da yapmanız gerekenleri de söyleyen bir sistem bu. Nasıl görünüyor? İmkânsız mı? Emin misiniz? Ben öyle olduğunu düşünmüyorum. Netflix’de size öneri yapan bir sistem var. Hatırladınız mı? Sizin izlediğiniz içeriklerden yola çıkarak size uygun öneriler yapan bir makine öğrenmesidir bu aslında. Büyük firmaların akıllı cihazlarınızı ya da bilgisayarlarınızdaki işlemleri takip edip, size öneriler yapması da bir makine öğrenmesidir. Bu özel ya da kişisel çözümlerin kullanılması çok uzak bir gelecekte değil diye düşünüyorum. Makine öğrenmesi ile bu bence mümkün ama bahsettiğim teknolojik icatların yayılması yasasına göre, genelden özele dönüşmesi zaman alacaktır. Ee, hiç bize ne olacağından bahsetmedin diyeceksiniz. Haklısınız. Kitap da bundan fazlasıyla bahsediliyor ve genelde kaostan bir fırsat çıkarabilirsiniz şeklinde ilerliyor. Özetle diyor ki bazı meslekler yok olurken bazıları yeni yardımcılar kazanacak ve gelecekte yeni meslekler de ortaya çıkacak. Eskiden tekrar eden birçok işlem için bir kalıp yaratıp, o kalıba göre çözümler üretiyor ve tekrar eden işlemleri otomatikleştiriyor, maliyetten ve zamandan tasarruf ediyorduk. Zamanla tekrar eden işlemler yerine kişisel çözümler üretilecek ve yine yaygınlaşacaktır. Örneğin bir öğretmen olarak mesleğinizden olmayacaksınız ama yukarıdaki okul örneğindeki gibi iyi bir yardımcı kazanacaksınız. Bireysel değerlendirmeler yapan, yetenekleri ölçen bir yapay zekâ yardımıyla öğrencilerinize daha çok fayda sağlayacaksınız. Sağlıkta yeni bir çağ açılacak. An be an sağlığınız A’dan Z’ye takip edildiğinde bireysel çözümler üretmek daha mümkün hale gelecektir. Ayrıca kitapta Üç M diye bir modelden bahsediliyor. Üç M derken (ham) madde, (yeni) makine ve iş modelleri işaret ediliyor. Buradan 3m’nin karşılıklarına ulaşabilirsiniz. hizliresim.com/f943d4w Görselde dönem bazlı ile değerlendirme yaparak, bir sistem oluşturulmuş. Şu anki 3 M aşağıdaki maddelerden oluşuyor: *Hammaddeler: Nesnelerin İnternet’indeki cihazların ürettiği bütün veri ve tüm insanların, yerlerin ve nesnelerin enstrümanlaşması. * Yeni makineler: Belli bir iş sürecine ya da müşteri deneyimine yönelik değer üretmek için donanım, yapay zekâ yazılımı, veri ve insan girdisini birleştiren zeki sistemler. * İş modelleri: zeki sistemler üzerine kurulu hizmet ve çözümlerden gelir elde eden ticari modeller. Hangi sektörde çalıştığınızı bilemiyorum ama sektörünüze göre yukarıda bahsettiğim bireysel çözümler üzerine kafa yorup, bir şey ortaya koyarsanız makinelere karşı öne geçmek yerine onları kullanarak bir fırsat yaratabilirsiniz. Toparlamam gerekirse makineler her şeyi yaptığında biz ne yapacağız diye düşünmek yerine bunu fırsata nasıl çevirebiliriz diye kafa yormamız gerekiyor. Kitap büyük oranda buna odaklanarak yazılmış. Kitapta çok fazla araştırma yapılarak yazılmış çok örnek var. Kitapta aslında diyor ki bu zaten gerçekleşiyor ve kaçışımız yok. Fırsat yaratıp, bunu kullanmak bizlerin elindedir. Son olarak size yerli bir yapay zekanın yazdığı bir şiirinden bahsedip, incelemeyi bitireceğim. Başım devre devre, içim dışım sensör, ben bir akt248im kimsesiz robotlar mezarlığında, vida vida, laçka laçka bir vida. Ne sen bunun farkındasın, ne de Arnold Schwarzenegger farkında. Ben bir akt248im kimsesiz robotlar mezarlığında. Bir yapay zeka’ya Nazım Hikmet’in Ceviz Ağacı şiirini okuttuktan sonra kendine göre bir uyarlama yaptığını söylersem ne derdiniz? Atma Bilal mi? :D Atıyorum evet ama içinizde ya yaptıysa diyen olmuştur diye düşünüyorum :D Neyse gerçek örneğimi yazıyorum :D Netflix’te senaryosu bir yapay zeka tarafından yazılan bir korku filmi yayınlandı. Yapay zeka bu film için 400 bin saat boyunca korku filmi izlemiş ve bir senaryo yazmış. İlginç değil mi? Merak edenler için haberin linki: shiftdelete.net/netflix-korku-filmi... Meslekler üzerinden bazı kişisel çözüm ütopyaları yazabilirdim ama inceleme daha çok uzardı. Umarım karışık bir inceleme olmamıştır. İncelemeyi sonuna kadar okuyanlara teşekkür ederim. İyi okumalar dilerim.
271 syf.
·
5 günde
Makineler her şeyi yaptığında size hâlâ yapacak çok şey düşecek!
Makineler her şeyi yaptığında biz ne yapacağız? Kitap tüm önemli soruları soruyor. Bir kitaptan ziyade, teknolojideki son gelişmeleri, gelecekte ne olacağını ve işletmelerin ne yapması gerektiğini iyi yazılmış bir makale olarak adlandırırım. Yazarlar, zaman alan başka bir ekonomik patlamanın ortasında olduğumuzu söyleyerek işe başlıyorlar. Önceki ekonomik süper patlamaların hepsinin aynı süreçten geçtiğini de ekliyorlar. (Bu üç devrim, seçkin bir azınlıkta eşi görülmemiş bir servet yarattı.) İlk süper patlama, Power Loom'un ortaya çıkmasıydı. Ludditler, becerilerinin yol kenarına gideceğini fark ettiler, ancak daha fazla insanın dokuma ve tekstil yapma üzerinde çalışmasına izin vermişlerdir. İkinci patlama Steam Engine ile oldu ve bu atları daha az kullanışlı hale getirdi. Üçüncü patlama, Montaj Hattı ile olmuştur. Daha önceki üç endüstriyel devrimde olduğu gibi bu duruma seyirci kalacakların silinip giderken, yeni makineleri dizginlemeyi öğrenenlerin başarı sansının artacağını söylüyorlar. Kitapta tekil yeni bir fikir olmamasına rağmen, iyi pratik tavsiyeler ve/veya başka fikirler bir araya getirilmiş. Bunlardan birkaçını ilginç buldum: "Bu teknolojiyi kullanarak iş modelimi/sürecimi nasıl daha iyi hale getirebilirim?" doğru değil. Bunun yerine, "Bu özel teknolojiye sahip olduğum göz önüne alındığında iş modelimi/sürecimi nasıl tasarlarım?" diye sorun. Birincisi, video kasetlerini ve CD'leri paylaşmak için bir e-ticaret platformu oluştururken, ikincisi Netflix gibi bir video akış platformu oluşturur. Terimler, iş ve görev arasında bir fark vardır. Bir iş çok sayıda görevden oluşur. AI muhtemelen gelecekte birçok görevi otomatikleştirecek, ancak çoğu işi zorunlu tutmayacaktır. Özünde gelecek, entelektüel açıdan zorlu ve ödüllendirici görevlerden oluşan işlere doğru bir hareket görecektir. İşletmeler geleceğin ürünlerini yaratmak için 3M: hammadde, makine ve iş modellerini uyumlu hale getirmelidir. İnsanlar en son teknolojiye sahip makinelerin faydalarından yararlanan yenilikçi ve yaratıcı iş modellerine doğru ilerlemelidir.
271 syf.
·
21 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
Yapay zekanın gelecek yirmi beş yılda neler yapabileceği üzerine felsefi tartışmalar okumak istiyorsanız bu kitap size göre değil. Ama eğer gelecek beş yılda yapay zekanın neler yapacağına dair pragmatik öneriler istiyorsanız o zaman bu kesinlikle sizin kitabınız. Kimileri aklı havada gezinirken kimilerinin burnu sürtecek. Kimileri derin düşüncelere dalarken harekete geçenler kazanacak. Bu kitap zeki makineler çağında işletmenizin ve işinizin geleceği hakkındaki soruları yanıtlamayı amaçlıyor. Makinelerin her şeyi yaptığı bir dünyada hem bir birey olarak hem de organizasyonunuzda bir lider olarak nasıl hayatta kalacağını ve nasıl başarılı olacağınızı açıklıyor. Bu kitap ne yapmanız gerektiğini, neden yapmanız gerektiğini ve yapmazsanız ne olacağını anlatıyor. İddia etmiyorlar. Beğenip beğenmemek size kalmış.
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.