Betül Güçlü

Betül Güçlü

YazarÇevirmen
8.3/10
624 Kişi
·
1.355
Okunma
·
85
Beğeni
·
3.433
Gösterim
Adı:
Betül Güçlü
Unvan:
Wattpad yazarı
Yazılan her kitabın en azından bir kişi için değerli olduğuna, okuduğumuz kitapları sevdiğimiz sürece bunu söylemekten asla çekinmememiz gerektiğine inanırım.
312 syf.
·1 günde·9/10
Sevgili Limon Çiçeği...

Yazarın naif üslubu ve insanı gülümseten, kitapların çevresinde gelişen bu romanı okumak garip bir huzurla dolmamı sağladı. Nedense, şu son zamanlarda bu roman dingin bir sığınak gibi geldi bana. Arada böyle kitaplar okumak ruhumun ihtiyacı gibi...
Mektupla başlayan tanışıklık, herkese nasip olur mu? Nedense bu gibi şeylerin sadece eskilerde kaldığını düşünenlerdenim. Üzücü ve buruk bir hüzün... Keşke bir mektup arkadaşına sahip olsaydım demekten kendinizi alamıyorsunuz. Kitaplar hakkında, kendim hakkımda rahatça konuşabileceğim ve kendimi kalemimle ona anlatabileceğim bir mektup arkadaşı... Düşüncesi bir o kadar güzel ve bir o kadar da ulaşılmaz. Ecrin, bizi kıskandırarak buna sahip oluyor.

Cemil Meriç Kozan...
Bu adamı size nasıl anlatabilirim, bilmiyorum. Kusursuz değil ve kesinlikle bu durum ona olan hayranlığınızı daha katlıyor. O bir sahafçı. Sahaf! Allah'ım daha ne ister ki insan? Kitaplar içerisinde bir beyefendi... Cemil Meriç, kitap boyunca beni kendisine defalarca hayran bıraktı. Özellikle o pusula... Allah'ım bu adam kesinlikle bir kitap karakteri diyorsunuz.
Ecrin'e gelecek olursam kitap boyunca kendimden birçok şey buldum onda. Galiba bu yüzden onun tavırlarını o kadar iyi anladım ve ona hiçbir şekilde kızamadım.

Umarım gelecekte insanları okudukları kitaplar üzerinden hakir görmeye devam etmezsiniz (sf.6)

Her insanın okumaktan hoşlandığı şeyler farklıdır. Bunu eleştirmek sizin haddiniz değil (sf.59).

Kitapta sevdiğim ve altını çizdiğim, yer imleci koyduğum o kadar çok yer oldu ki. En çok sevdiğim kısımlarda Ecrin'in Meriç'e post-modern romanları sevdirmesi ve önyargılarını kırdırmaya çalışması oldu. Şuan bu durumla o kadar çok karşılaşıyoruz ki! Ah, kitaplara önyargılı olan insanlara bu kitabı okutmak istiyorum.

Kitap için tek bir kelime söyleyecek olsam 'Naif' kelimesi olurdu. İçinize işleyen ve gereksiz karakterler, kıskançlıklar ve olaylarla sizi boğmayan. İki insanın kitaplarla birbirine bağlandığı huzurlu bir roman.
Sevdiğim insanlara hediye olarak alabileceğim bir roman oldu.

Şu sıralar kafanızı dağıtacak, huzurlu bir roman istiyorsanız kesinlikle tavsiye ederim.
336 syf.
·2 günde·Beğendi
Psikolog Sinan tam bir iyilik meleği. İnsanların kalplerine dokunmayı, yüzlerini güldürmeyi kendine görev edinmiş mükemmel biri. Yolda yürürken ya da herhangi bir yerde insanları izleyip, onların dertlerine kayıtsız kalamamasıyla ünlü. Çok enerjik ve pozitif biri ve ben bu karakteri çok sevdim. Hepimizin hayatında bir adet Sinan olmalı bence :) Şu günlerde insanlar sevdikleri insanların bile dertlerine sırt çevirirken Sinan'ın tanımadığı insanlar için uğraşması çok hoşuma gitti. Yüzümde hep bir tebessümle okudum kitabı ve bana çok şey kattı. Bu hayatta hiçbir şeyi ertelemememiz gerek. Hele ki o ne der, bu ne der diye kendi hayatımızdan vazgeçmemeliyiz. Bu bizim hayatımız ve kendi kararlarımızı kendimiz vermeliyiz...

*Syf-19 Etrafınızdakiler tarafından uzun süre görmezden gelinirseniz, bazen gerçekten görünmez olduğunuza inanırsınız.

*Syf-54 "Bence kim olduğunun, nasıl bir hayat sürdüğünün önemi yok. Etrafında senin için karşılık beklemeden fedakârlık edecek birileri varsa, dünyanın olmasa bile birilerinin kendi basit hayatlarının kahramanı olabilirsin. Kimse tek başına kahraman olamaz."

*Syf-61 Hayatınızdaki insanlara değer vermek onlar için bir şeylere katlanmak anlamına da gelebilir. Birbirinizin hayatına alışmalı, birbirinizin sevdiği şeyleri kendiniz sevmeseniz bile- kabullenip sevdiklerinizin hatırına değer vermelisiniz. Aileniz, yakın arkadaşınız ya da sevgiliniz için küçük tavizler verebilirsiniz, bu yanlış değil. Yanlış, siz taviz vermeye devam ettikçe karşınızdakinin daha da bencilleşip sizin için kılını kıpırdatmadığı zaman başlar.

*Syf-129 Bir şeyin yanlış olduğunu bilmek, sizi doğru olanı yapmaya ikna edemiyor.

*Syf-129 Bir yabancıya sorunlarınızı anlatmak kolaydır. Çünkü sizi umursamaz. Hata yaptıysanız eğer, bunu yargılamaz. Bunu size karşı kullanmaz. Sizinle alay etmez ya da sizi rezil etmez. Ondan çekinme için hiçbir sebebiniz yoktur. Bunun verdiği cesaretle konuşursunuz... İnsanlar bazen sadece içindekileri yüksek sesle söylemeye ve bunu birilerinin duyduğunu bilmeye ihtiyaç duyarlar.

*Syf-129 Ve insana asıl zarar veren başkalarından yanlış yaptığını duymak değildir, buna kendisinin de inanmasıdır.

*Syf-132 Kimse bana duygusallığın bu kadar stres barındırdığını söylemedi!

*Syf-149 Bazen tüm sıkıntılarımızın ve güvensizliğimizin tek nedeni sırtımızı yaslayacağımız biri olmadığını düşünmemizdendir. Ve öyle birini bulduğumuzda daha cesur oluruz.

*Syf-154 Aşk safsatalarına inanmam. Zihinde patlayan havai fişekleri, midelerde dans eden kelebekleri, kalplerde çalan orkestraları komik bulurum. Bunlar, insanların çaresizce aşkı yüceltme çabalarından doğan klişeler gibi görünür bana. Ama onun sesinden ilk kez kendi ismimi duyduğumda kalbim savunduğum düşüncelerle alay edercesine sıkışıyor. Kulaklarım uğuldamaya başlıyor. Sesini zihnimde tekrar tekrar oynatıyorum. Boğuk sesin kaybolup silikleşmesinden öyle korkuyorum ki bir kez daha söylemesi için yalvarmak üzereyim. İnsan kendi adını duyduğunda nasıl bu kadar yoğun duygular hissedebilir akıl erdiremiyorum.

*Syf-156 Ona güç vermek için yanında durduğumu sanırken, yanımda olmasından güç almaya başladığımı fark ediyorum.

*Syf-170 Belki de aşk anlamsız duyguların sevgiyle sarmalanmış halidir.

*Syf-176 Sevgi bencilliğin pençesinde kıvranan bir duygu değil, özgürleştiren ve cesaretlendiren bir duygu olmalı.

*Syf-179 Sanırım aşk bazen kelimelere dökemediğim her şey demek.

*Syf-181 Aşk tam bir çılgınlık haliymiş dostlarım.

*Syf-195 "Hayat, yanında birileri varsa yaşanmaya değerdir."

*Syf-254 "Ne yaparsan yap diğer insanları tatmin edemeyeceksin zaten. O yüzden kimseyi umursama ve yapmayı sevdiğin şeyleri yaparak yaşa."

Spoiler İçerir

Sinan hastanede işlerini bitirdikten sonra eve gitmek ister ama bu zor geldiği için vazgeçer. Hastanenin çatısına çıkıp biraz kafa dinlemek ister. Çatıya çıktığında ileride birinin olduğunu fark eder, seslenir ama sesini duyuramaz. Yaklaştıkça bir kızın çatının kenarında oturmuş atlamak üzere olduğunu düşünür ve buna engel olmak ister. Daha önce bir sürü intihara kalkışmış hasta ile çalışmıştır ama ilk defa intihar etmek üzere olan birini görüyordur ve biraz panikler. Kızla konuşmaya çalışır ama kız Sinan'ı pek umursamaz. Sinan zorda olsa kızı oradan indirir. Onunla tanışmak istediğinde kızın adının Mor olduğunu öğrenir. Kızın hayattan hiçbir beklentisi olmadığını, tüm renklerinin solduğunu fark eder ve ona 'Bayan Renk' der. Bayan Renk için bir şeyler yapmak ister. Ona bir ay kendisine süre vermesini bu bir ay içerisinde hayatına renk ve aşk katacağını söyler.
Peki Sinan, Bayan Renk'in tüm renklerini geri verebilecek mi?
Bence okunmaya değer bir kitap.
KEYİFLİ OKUMALAR DİLİYORUM...
296 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Çok tatlı bir kitaptı çok sıkmayan , yüzünüzde gülümseme uyandiricak , sürükleyici bir hikâyeydi . Tam çerez niyetine okunucak bir kitap . Tavsiye edilir :)
312 syf.
·2 günde·4/10
Kitabı çok önceden almak istiyordum ama burdaki incelemelere bakıp birde öyle karar vermek istedim. Ve gördüğüm kadarıyla erkek karakterimiz Cemil Meriç Kozan o kadar çok beğenilmiş ve övülmüştü ki merak etmeden duramadım. Fakat okuduktan sonra hissettiklerim pekte güzel değildi. Bundaki en büyük etken bence okuduğum incelemelerden dolayı büyük bir beklentimin olmasıydı diyebilirim. Ama gelelim ki Cemil Meriç Kozan benim için öyle çokta beğendiğim ya da ayrıcalıklı bir karakter olmadı. Sıradan bir hikayeydi ama bence yazarın eksikleri de çokça vardı. Yani yan karakterler pek ömemsenmemişti, hikayede belli bir olay örgüsü yoktu, hatta direkt hiçbir olay yoktu diyebilirim. Okurken bende heyecan oluşturmadı ya da sürükleyici bir özelliği de yoktu. Yazar ana konu olan Meriç ve Ecrin'in tanışmasına ve sevgili olana kadar geçen sürece o kadar takılmış ki gerçekten arada küslükler ve ön yargılar dışında hiçbir şeyi yoktu. Ah, oysa kitabın arkasındaki yazan tanıtımı,rengi ve tasarımı o kadar güzel ki. Bilmiyorum benim için fazla sıradan bir kitaptı. Umarım sizde daha iyi bir tesir bırakır.
312 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
2020 yılının ilk kitabını daha demin bitirmiş bulunmaktayım... Cemil Meriç Kozan o kadar güzel bir karakterdi ki sanırım ağlayacağım. Şu an kendimi tutuyorum sonu çok tatlıydı. Hele ki benim gibi mutsuz sonlara bayılan biri içinse bayağı mutlu bir sondu bu. Her neyse gelelim Limon Çiçeği hakkında ki incelememe -yorumuma- Kitap fazlasıyla naif bir aşk kitabı ama böyle vıcık vıcık ya da sıkıcı derecede klişe olanlardan değil. Fazlasıyla mantık ve kalbin birlikte ilerlediği, aşk ve gurur tadında bir kitaptı. Mektuplaşmak 21. Yüzyılda her ne kadar garip gelse de Ecrin ile Meriç’in mektupları içimi sımsıcak etti. Ecrin’in çalıştığı kitabevinin karşısında dillere destan bir sahan vardır ve Ecrin bu sahafın sahibi olmak için hayaller bile kurmuştur. Sahibini tasvir edişi en başından bile insan için gerçekçilik katıyor, hani gerçekten böyle biri var mı varsa söyleyin yalvarırım moduyla okuyorsunuz kitabı. Meriç’in arkadaşlarıyla kitap karakterleri hakkındaki tartışmasına ortak olan Ecrin sahaftan postalandığında CMK için mektup yazar ve böylelikle mektup arkadaşlıkları başlamış olur... Tüm duyguları o kadar güzel yazmış ki Betül Güçlü bu kitap birkaç defa daha okunacaklarım arasında. Okumayanlara önerimdir beğeneceğinize fazlasıyla eminim.
296 syf.
·4 günde·10/10
Yaaaa resmen kıskanarak bitirdim kitabı Neden böyle dostluklar, böyle aşklar hep kitaplarda olur. Kesinlikle bayılarak okunacak bir kitap. Süperdi ve Betül Güçlü nün bütün kitaplarını okumayı alımın bir köşesine not ediyorum
312 syf.
·6 günde·Beğendi·7/10
Betül Güçlü'den okuduğum ilk kitaptı ve son olmayacak gibi gözüküyor. Yazarın anlatım dilini beğendim. Dili gayet açık ve sade.
Kitapta ise Ecrin ve Meriç'in çok tatlı, naif bir aşk hikayesinden bahsediliyor. Olay örgüsü çok az konusu biraz sıradan olsa da kendini okutturan bir kitap.
250 syf.
·4 günde·Beğendi·Puan vermedi
Sarı Puantiyeli Şemsiye #starkyorumluyor
Bir kitapta en sevdiğim şey; kapağını kapatıp arkama yaslandığımda içimdeki tarifi imkansız mutluluğu vermesi. Bir kitabı defalarca okuyamam çünkü aynı şeyleri tekrarlamayı sevmem ama bu kitabı bitirdikten sonra tekrar okumak istedim. Böyle hissettiğim nadir kitaplardan biri Sarı Puantiyeli Şemsiye.
Defne karakterini tamamıyla Betül’e benzettim. Karşımda Betül varmışçasına okudum. Öyle samimi, öyle komik bir karakter ki tam anlamıyla bayıldım!
Kitabı uzun süre elimden bırakamadım. Bitmesin diye yavaş okumama rağmen bitti. Olacak şey mi? Halbuki ben 600 sayfa daha olsa okurdum biricik çiftimin ulaşılmaz aşkını.
Emre’nin kendince haklı sebeplerine karşı Defne’nin güçlü duruşu beni çok gururlandırdı. “İşte bu!” dedim. Bir kadın karakter bu kadar güçlü olmalı. Kitaplardaki aptal kadın karakterlere o kadar tahammülsüzüm ki Defne bana çok iyi geldi.
Sürekli bir tebessümle okudum kitabı. Defne o kadar eğlenceli bir karakter ki size kahkaha içinde kahkaha attırıyor.
Emre karakteri tam benim tipimdi. Ela gözlü, kumral, ağırbaşlı ama serseri... Bir erkekte ne ararsan Emre’de vücut bulmuştu. Ailesindeki kadınlara aşık, onlar için çırpınan bir karakter olmasıyla gözüme daha çok girdi.
Ana karakterler o kadar iyi işlenmişti ki açık bulamıyordunuz. Hoş açık aramadım ama okurken bir şeyleri eksik hissedersiniz ya bu kitapta hiçbir eksik yoktu aksine her şey dengeliydi. Defne’nin çapkınlığı ile Emre’nin utangaçlığı gibi.
Ecrin ve Sinan’ı daha önceden tanıdığım için bu hikayede görmek beni çok sevindirdi. Keşke C.M.K’ya çokça yer verilseydi ama neden yer verilmediğini biliyorum. Sinan’ı çok özlemişim dostlarım. Mısra ve Kerem’in hikayesini de bu kitapla daha çok merak ettim.
Yazarcığım Betülcüğüm’ün dilini daha da geliştirdiğini gördüm. Bence komediden ilerlemeli. Komedide bir şaheser yaratmış çünkü. Bundan sonra sırf wattpad’deki hikayesini merak ettiğim için kendime wattpad açıyorum. Sadece okumak için. Oradaki kitabı okuduktan sonra da onu da yayınlasın diye baskı yapacağım. Siz de genç bir Türk yazarın kitaplarıyla gurur duymak istiyorsanız yazarın kitaplarını okuyabilirsiniz.
264 syf.
·Puan vermedi
Hey, kitaplığınızda Süper Dadı'ya yer açın!
Kitaba son derece ön yargılı başladım dostlar.Wattpad'den çıkan bir kitap sonuçta ve ben daha önce güncel yazarlarımızı okumamıştım ama şu an yüzümde öyle bir gülümseme var ki, savulun güncel yazarlar ben geliyorum!
Şeker gibi bir kitaptı.Kurgusu sağlamdı.Karışık ya da çok uğraşılmış değildi aksine basitti, yazarın içinden geldiği gibi yazdığı belliydi.
Efran ismini çok yadırgadım hatta bir de ikizlerden birinin ismi Barel miydi neydi tam öğrenemedim de ismi.O kadarcık kusur kadı kızında da bulunur :)
Beni güldürmeyi başardı.Aynı zamanda "Reading slump" kıyısındaydım, bu ince kitap bir nebze kaygımı azalttı.
İşin özü ben bu kitaba 6.5'tan 7 vereceğim.İyi hoş da öyle iddialı bir kitap değil.Romantik komedi kıvamında, aksiyon da barındıran bir aile romanı.
336 syf.
·9/10
Betül Güçlü’nün kalemini beğeniyorum. Şu ana dek okuduğum en iyi kitabı kesinlikle Aşk ve Diğer İhtimaller’di. Sinan ve Bayan Renk sayesinde kendime dair de bir çok şey keşfettim. Sinan’ın sadece bir kitap karakteri olması beni üzüyor açıkçası.
Kitaba dair tek eleştirim kısa olmasıydı. Bir kaç bölüm daha olsun isterdim. Ama sonunda diğer kitaba dair atıf olduğu için hikayeleri Emre ve Ecrin ile devam edecek.

Yazarın biyografisi

Adı:
Betül Güçlü
Unvan:
Wattpad yazarı

Yazar istatistikleri

  • 85 okur beğendi.
  • 1.355 okur okudu.
  • 30 okur okuyor.
  • 635 okur okuyacak.
  • 13 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları