Bilge Berze

Bilge Berze

Yazar
7.0/10
1 Kişi
·
2
Okunma
·
1
Beğeni
·
11
Gösterim
"Her şey yolunda görünürken, bu kadar somut ve var olan onca şeye rağmen hissettiğim yokluk beni mutsuz ediyor. Bir şeyler eksik! Neden sadece sevişme anında 'tam ve bütün' hissedip sonrasında 'yarım olma' ve 'eksiklik' duygusu beni teslim alıyor? Nereden kaynaklanıyor bu eksiklik ve yarım olma duygusu, bu yokluk?"
"…Sanırım o günlerden kalma bir alışkanlıktır kitabı ilk satın aldığım andan itibaren başlayan heyecan. Sabırsızla eve gelirim. Sanki sevgilisiyle ilk kez sevişecek biri gibi kalbim çarpar. Kitap bir müddet paketiyle orada durur. Sonra sevgiliyi soyar gibi özenle paketi açarım, yavaş hareketlerle. Paketinden çıkan kitap dış giysilerinden sıyrılmış, sevişmeye hazır sevgili gibidir. Bir hareketle başlayabilirsin sevişmeye ama ben beklerim. Bir müddet durur bakarım ona. Adına, yazarına, kapak illüstrasyonuna. Sonra yavaşça dokunurum. Sevgiliyi koklarcasına koklarım, içime çekerim o müthiş kokuyu. Sayfalarını çeviririm hızla ben hızlandıkça onun kokusu biraz daha keskinleşir. Ve ön sevişme biter, artık 'bütün' olma zamanı gelir. Üzerinde son kalanlar da çıkarılır. Ve tadına doyulmaz ve bence tanımlanamaz an başlar."
"Aşk seni seviyorum çünkü sana ihtiyacım var ile başlar, sana ihtiyacım var çünkü seni seviyorum ile olgunlaşır." Erich Fromm
"Âşık oldum ama maşuk olamadım. Ne yapayım bu yaşamda daha uygun görülen rol buymuş! Belki bir başka aşk ilişkisinde önce maşuk olurum sonra âşık! Belki bu âşık maşuk olma hikâyesi ihtiyaçlara göre değişiyor, ne dersin? Bazı ilişkilerden önce âşık olmayı seçiyorsun, bazılarında maşuk!"
Yüzümde Çarpık Bir Gülümseme; bir yayınevi editörü olan 40 yaşındaki 18 yıllık evli ve çocuklu bir kadın ile 60 yaşındaki psikiyatrist bir adamın ilişkisini konu alan bir eserdir. Âşık(?) olduğunu sanan bir kadın ile âşık(?) olmadığını sanan bir adamın novellası... Aşkı(?) yüceltirken kadın-erkek ilişkilerini ve rollerini sorguluyor. +18 (cinsellik içerir) logosu ile basımı yapılan bu eser, yazarın ilk kitabı. Anlaşılır bir anlatıma sahip olup, dili sade bir yapıya sahiptir. Sürükleyici yapısı ile kısa süre içerisinde bitirilebilecek bir kitaptır.

Olumsuz eleştirim de olacak elbet; aşkın masumluğu altına saklanarak(Adı aşk mı acaba? ilk öncelikli bunun sorgulanması gerekli) sanki aldatmanın normalden ibaret olduğu, kanıksanmadığı gibi bir hava yaratılmaya çalışılmış. "Aldatma" dediğimiz olgu, evet vardır olmuştur da olacaktır da... Ama bu olgunun neresi etik? Neresinde saklıdır aşkın masumluğu... Bir söz vardır hani; "Aldatmak hata değildir kimse yanlışlıkla soyunup sevişmez." Aldatmak, bilinçlilik halidir. Sonsuz zihnin içindeki piçliktir. Zihnin hiçlik haliyse daha gizemli ve özeldir...

Hikayeler ve romanlar, gizli ya da açık hayatlarımızın birer dışavurumudur. Ve öyleyse; aşk adı altında aldatma kavramının barınması da etik değerlerimiz açısından tartışılması gereken bir konudur. Erotik kitaplar vardır, olmalıdır da; ama "Aldatma" gibi bir sosyal olgunun aşk ve erotizm ile harmanlanarak normalleştirilmesi normal karşılanamaz ve karşılanmamalıdır da...

Esenlikle...

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 2 okur okudu.