Biltekin Özdemir

Biltekin Özdemir

Yazar
9.0/10
3 Kişi
·
4
Okunma
·
0
Beğeni
·
10
Gösterim
Adı:
Biltekin Özdemir
Unvan:
Yazar
Doğum:
Mesudiye, 1939
Biltekin Özdemir, Maliye Bakanlığı Müsteşarı. 1961 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'nden mezun olmuştur. 1998 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nden yüksek lisansını almıştır. 1965'te Maliye Müfettişi olmuştur.
1850-1914 döneminde Osmanlı altın lirasının diğer paralara göre paritesi şöyle idi:
1 İngiliz Sterlini = 1,1 Osmanlı Lirası
1 Fransız Frangı = 0,044 Osmanlı Lirası
1 ABD Doları = 0,229 Osmanlı Lirası
Düyun-u Umumiye İdaresi'nin yönetim ve sorumluluğuna;
1)RÜSUM-U SİTTE İdaresi'ne bırakılan;
*Pul resmi (Damga Vergisi),
*Alkollü içkiler (rakı, şarap ve bira gibi ispirtolu içkiler) vergisi (gümrük resimleri hariç)
*Tütün tekeli geliri (bu kaleme Reji İdaresi'ne kiralanan tütün gelirleri girer; tömbeki tütününün gümrük resmi ve öşürü hariç),
*İstanbul, Bursa, Edirne ve Samsun ipek kozası aşar gelirleri,
*İstanbul ve çevresi balık avı (saydı mahi) vergisi,
*Tuz tekeli resim gelirlerinin oluşturduğu, 6 kalem gelir türüne ek olarak,
2)Ayrıca:
*Halen %8 olarak dondurulmuş bulunan gümrük resminin ileride yükseltilmesi halinde elde edilecek gümrük geliri fazlası ile ,
*Temettü vergisinin (gelir veya kazanç vergisinin) yükseltilmesinden sağlanacak gelir fazlasından,
*Doğu Rumeli eyaleti gelirlerden,
*Kıbrıs Adası yıllık gelirlerinin fazlası,
*Bulgaristan emaretinin yıllık gelirlerinden,
Yapılacak düzenlemeler sonucu Devlet gelirlerinde sağlanacak ek artışlardan, oluşan gelirler de bırakılmıştır.
Ziraat Bankası'nın ilk kuruluşundaki görevleri şunlardı:
*Satılması mümkün olmayan gayrimenkul rehini ve kuvvetli kefalet karşılığında çiftçiye kredi kullandırmak,
*Faiz karşılığında tevdiat kabul etmek,
*Ziraat'le ilişkin sarraflık ve aracılık işleri yapmak
1838 yılında İngiltere ile imzalanan Balta Limanı Ticaret Anlaşması Osmanlı İmparatorluğu'nu Avrupa kapitalizminin pazarı haline getirmiş, onu önce sanayi kapitalizminin, ardından da finans kapitalin egemenliği altına sokarak, dünya sistemine eklemleştirmiştir.
İki dirhem bir çekirdek : 1844 te basılan altın mecidiye. İçerğinde 6.6 gram altın bulunan para o dönemin ağırlık birimi ile iki dirhem bir çekirdek saf altını tanımlamaktadır.
Merkezi İstanbul’da olan ‘Düyun-u Umumiye İdaresi’ yabancı alacaklıları temsil eden 5 ülke temsilcisi ile yerli alacaklıları ve Galata Bankerlerini temsil eden birer üye olmak üzere toplam 7 üyeden oluşan bir İdare Meclisi (Yönetim Kurulu) tarafından sevk ve idare olunmuştur. Üyelerden birisi İdare Meclisi Başkanı olarak görev yapmakta idi.
1 Eylül 1881 tarihinde ilki yapılan ve 20 Aralık 1881 tarihinde sona eren toplantılar sonucu mutabakat sağlanarak, "Rüsum-u Sitte" idaresi yerine, kupon sahiplerinin seçeceği temsilcilerin de katılacağı bir ‘DÜYUN-U UMUMİYE-İ OSMANİYE MECLİS-İ İDARESİ’ (Osmanlı Devlet Borçları İdare Meclisi) kurulması kabul edildi. Osmanlı Hükümeti bu durumu 20 Aralık 1881 (28 Muharrem 1299) tarihli ‘MUHARREM KARARNAMESİ’ olarak bilinen bir kararname ile onaylayarak, sözleşmeye kesin şeklini verdi. Muharrem Kararnamesi 1882 yılı başında yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
1903 tarihli Kararname ile faiz oranını artırarak alacaklılara daha yüksek gelir sağlanmasını temin için kaynağı Osmanlı vergi gelirleri olan bir Yedek Fon oluşturulması öngörülmüş, İdare bu Fonda biriken gelirleri, Osmanlı Devleti’nin talebini reddettiği halde, Osmanlı Devleti’nin savaş halinde olduğu devletlerden (örneğin, İtalya ile yapılan Trablusgarp Savaşı sırasında bu ülkeden) tahvil alabilme cüretinde bulunmuştur.
…..Ancak, ‘borç alan buyruk alır’ özdeyişi gereği, ‘borçluluğun’ verdiği ‘ezikliği’ de daima içinde hissetmiştir. Mustafa Kemal Atatürk, bu gerçeği mücadelesinin başından beri görmüş, her konuşmasında, ülkenin bağımsızlığı bakımından, iktisadi kalkınmanın ve özellikle yabancı ülkelere bağımlı olmamanın önemini vurgulamış, savaşımını, içinde bulunduğu yoksul koşullara rağmen, ‘kendi yağı ile kavrulma’ ilkesi çerçevesinde başarmaya özen göstermiş, ancak onurlu bir ülkenin kurucusuna ve onurlu bir milletin evladına yakışır bir yaklaşımla Osmanlı ecdadımızdan kalan borçların Cumhuriyet döneminde ödenmesini de uygun görmüştür.
232 syf.
·2 günde
Eser 1854/1914 yılları arasında ki Osmanlı Devleti'nin mali durumunun kısa bir özeti niteliğinde. Detaylı mali durum için kullanılan kaynakça da değerli eserler mevcut. Osmanlının ilk devirlerinden, Cihan Harbi sonrasına kadar özellikle borçlanma konusuna değiniyor. Emperyalist mekanizmanın Osmanlı'nın içine son dönemlerde değil en başından itibaren girdiğini ve sabırla bekleyip artık düşüş yıllarında devletin para piyasasını ele geçirdiğini göreceksiniz. Aslında bu yöntemi Osmanlı'da kullanıyordu. Buna örnek; Kanuni Sultan Süleyman'ın Rodos Seferi öncesinde adaya seçili kişileri gönderip ada içerisinde ticaret yaparak belli bir kesimi daha fetih gerçekleşmeden buna hazırlamasıdır. Osmanlı Devleti'nin yıkılışına onlarca cevap verilebilir fakat hızlanmasının en büyük sebebi kesinlikle ekonomisinin hızla kravatlı tefecilerin büyük iş adamları versiyonlarının eline teslim edilmesi olmuştur. 1908 yılından sonra İttihat ve Terakki'nin yapmaya çalıştığı ama savaş dönemleri dolayısıyla tam olarak gerçekleşmeyen ancak Cumhuriyet sonrası daha iyi adımların atıldığı Milli Ekonomi- Milli Burjuvazinin ne kadar önemli olduğunu eminim kitap sonu anlayacaksınız.
232 syf.
·9/10
Kitap, içinde bolca anlaşma ve borçlanmanın detaylarını veriyor, çünkü temel amaç da zaten borçlanma yoluyla Osmanlı'nın nasıl emperyalist ülkelerin etkisine açıldığı, gümrüklerde bulunan kontrolün nasıl kaybedildiği, orduyu ve tarımı destekleyecek hazinenin boşaltıldığını anlatıyor.

Tabi ki bu durumda, maliyesini düzeltmeyen, bütçe açığını artıran, sanayisini geliştirmek için çalışmayan Osmanlı hükümetlerinin kabahati büyük ve bu da rakamlarla anlatılıyor.

Alınan borçların nasıl heba edildiği, alınan eski borçları ödeyebilmek için çok yüksek faizli yeni borçların alınması zorunda kalındığı.

Osmanlıdan Türkiye'ye kalan borçların nasıl ve ne şartlarla ödendiği de kitabın içinde. Eğer dedikleri gibi Türkiye Cumhuriyeti Osmanlıyı ret edecek olsa idi bu borçları zaten kabul etmezdi, ama Türkiye kurucu hükümeti bu borçları kendi borcu saymış ve ödemiştir.

Kısaca, Kitap dış borçlar ile nasıl bir ülke köle edilir, ülke kaynakları boşaltılır,nasıl yönetimi ele geçirilir bunu anlatıyor. Zaten adı da bu, yüzyıl süren cendere. Şu an içinde bulunduğumuz yıllar da maalesef bu kitap tekrar ediyor.

Yazarın biyografisi

Adı:
Biltekin Özdemir
Unvan:
Yazar
Doğum:
Mesudiye, 1939
Biltekin Özdemir, Maliye Bakanlığı Müsteşarı. 1961 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'nden mezun olmuştur. 1998 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nden yüksek lisansını almıştır. 1965'te Maliye Müfettişi olmuştur.

Yazar istatistikleri

  • 4 okur okudu.
  • 7 okur okuyacak.