Birol Yıldız Hatipoğlu

Birol Yıldız Hatipoğlu

Yazar
6.7/10
6 Kişi
·
8
Okunma
·
0
Beğeni
·
71
Gösterim
Adı:
Birol Yıldız Hatipoğlu
Erkek evin direğidir diye bir klişe söz vardır ya, aslında öyle değil. Ev olacak ki direk olsun, kadınsız ev ev olmaz, olmayan evin de direği olmaz. Aslında evin direği kadın, çatısı erkektir. Direk düşerse çatıda çöker.
Bir çocuğun gönlünü kırmanın, akranlarının sahip olduklarına sahip olamayışının, içini hüzne boğmanın, nasıl bir haklı gerekçesi olabilir?
Bir asker, Çanakkale muharebesinde mevzileri gezen komutanına "Bu tüfekte bir sorun var tetik düşmüyor." Komutan baktı ve gördüğü manzara karşısında şok oldu. "Ogoum tüfekte sorun yok senin parmağın kopmuş." dedi. Asker kendisini öylesine adamıştı ki, kopan parmağının farkında bile değildi.
Bir grup insan daha hayatının baharında, arkadaşlarını kurtarmak için ölümü göze alırken, birileri kendi adına bir metre yeri bile olmamasına rağmen, vatan dediği bu topraklar için canını feda ederken, yokluğa, yoksulluğa direnirken, asla onurundan ve gururundan odun vermeden, bayrağına, adına leke sürdürmezken, bir kısım güruhun bütün insani ve rahmani değerleri hiçe sayması, kuruş uğruna kuruşluk olması nasıl izah edilebilir ki?
224 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Spoiler içerir.

Okudum bitti. İlk okumaya başladığım da hayatta bitmez bu kitap dedim ilk 30 sayfa benim içim sıkıcı geldi ama 33 sayfadan sonra artık bırakmak istemedim. Kitap Kartal'ın ağzından anlatılmış. Şuan Kartal derken bile kendimi zor tutuyorum ağlamamak için. Kartal ne zorlukla okula gitti. Düşünün köyden kasabaya bir buçuk saat yol yaptı ilk ders elleri soğuktan üşüdüğü için yazamadı. Bir kere isyan etmedi. Onun yerinde başkası olsaydı neler neler derdi. Günler günleri kovaladı bir gün eve gittiğinde bir adam gördü herkes soğuk davranıyor merakta ediyor adamın kim olduğunu. Annesine sordu cevap alamadı. Sabah sofrada sen kimsin dedi. Öz abisine anlatmamışlardı bilmiyordu Kartal bir abisi olduğunu. Akşam abisine sarıldı benimde bir abim varmış dedi. Sonra Şahin gitti tabi ama ara ara kardeşiyle mektuplaştı. Merak ediyordu Kartal neden abisini istemediler diye bir gün merak etti bir tanıdığına sordu. O da cevap vermedi. Lise çağına geldi artık Kartal yazları ne iş olsa çalıştı. Bir gün sorduğu amca Kartal'a gerçeği anlattı. İşte o an ben babaya nasıl kızıyorum. Kartal bir ablası olduğunu da öğrendi. Daha çok şeyler ama sustu zamanı var dedi konuşmadı babasıyla. Tabi olaylar biter mi bitmez o dönemin siyasi olayları falan. Kartal suçsuz yere hapis yattı neler çekti. Nasıl dövdüler. İçim gitti orada. Sonra masum olduğu serbest kaldı. Okula devam etmeye başladı. Bir gün babasına her şeyi anlattı bildiklerini işte o zaman Kartal abisinden önce babasıyla konuştuğuna sevindi. Arkadaşının abisinin düğünde bir kız gördu Ve görür görmez sevdalandı Eylül'e, gelinciğine. Tabi Gelincikte sevdalandı Kartala, yani Gelincik kızılına birbirlerine öyle hitap ederlerdi. Bizim akıllı Kartal üniversite kazandı ama yoksulluk işte gidemedi okula. Ah ah okurken kime üzüleceğimi şaşırdım. Kartal'ın yakın arkadaşı Nazif ' in başına gelenler de az değildi. Ne ağladım size. Neyse Eylül' u istemeye başka aileler geleceğini duyunca Kartal hemen istemeye gittiler. Ama vermediler. Sonra şans ya yüzü güldü Kartal'ın gelinciğine kavuştu. Mutluluk kısa sürdü onlar için. Askere gitme vakti geldi çattı. Askerde öyle bir şey oldu ki şok oldum yani bir daha bir daha okudum ama yanlış mı anladım diye. Yanlış değildi. Şahin öyle bir şey mektup yazdı ki. İnanamadım. Abisine babasından öğrendiklerini anlatsaymıydım diye düşündü. Sonra da Kartal Şehit oldu. Gencecikti daha mutluluğu yarım kaldı. Baba olacağını askerde öğrendi ama evladınını bir kere göremedi. Çok sevdi Gelinciği. Baştan sonra acılar içinde büyüdü tam dedim bu sefer şans döndü ama kader ya olmadı. Bu hikaye beni çok etkiledi.
Gerçek bir hikaye okudum. Bir daha okumaya yüreğim dayanmaz asla. Tavsiye ederim ama yanında mendiliniz bulunsun.
224 syf.
·Puan vermedi
Merhaba arkadaşlar sizlere güzel bir kitap yorumuyla geldim
.
.
Mühürdağ köyünde büyüyen Kartal'ın hikayesi.Zorlukla geçen bir hayat.
.
.
Kitabın kurgusunu ben beğendim.Kitap başlarda sıkıcı ama sonlara doğru açılıyor.
.
.
Köyde zor şartlar ve birsürü zorluğa rağmen yaşayan bir çocuğun konusunu ele alınmış. .
.
Kartal ve Eylülün aşk mektupları çok hoşuma gitti.
.
.
Gerçek bir hikaye okumak isterseniz bu güzel kitabı alabilirsiniz.
224 syf.
·3/10
Kitabın ismi de kapak tasarımı da çok güzel. Ama kurguyu çok beğenmedim. İlk sayfalar çok güzel ilerlerken sonrasında çok sıkıcı ilerledi. Bir ailenin yokluk ile büyüyen çocuğunun büyüdüğü dönemde gözlemledikleri benim için çok güzeldi. Ama sonrasında sıkıldım. Tabi bu durum kişiden kişiye değişir. Kitabı yine de okumak sizin kararınız. Dil yönünden güzel bir kitap. Okumanızı tavsiye edebilirim. Hoşçakalın.
224 syf.
·Beğendi·8/10
Merhaba ben Kartal . Köyde büyüdüm. Yeni nüfus, bir babanın eline bakıyoruz. Ne tarlaya ektiğimizin ne se bostana diktiğimizin karşılığını alabiliyoruz. Bizim ne sizin gibi 3-4 takım elbise ne de Çifter Çifter ayakkabı almaya gücümüz yok. Öğlende bir tabak yemek yiyecek harçlığımız var. Kantinden tost, simit almaya paramız yok. Ama onurumuz ve insanlara saygımız var. Merhaba ben Kartal bu benim hikayem...
.
.
Mühürdağ köyünde doğup büyüyen Kartal’ın son bölüme kadar kendi ağzından hayat hikayesi.. Zorlukla geçen okul hayatı , dönemin siyasi karışıklığından dolayı haksız yere hapis yatması, ailesindeki büyük sır ve o büyük aşkı... Gelinciği, Eylül’ü ...
Eylülüne kavuştuktan sonra askerlik hayatı ve ölümü ... Ölümlerin en acısı, en yürek yakanı ... Bir gelincik kızılıydı o.. Şimdi de Eylül’ün yüreğinde kanayan Gelincik kırmızısı... .
.
Gerçek bir hikaye ... O kadar gerçek ki son 10 sayfasında ağlamadan edemedim. ( Zaten sulu gözüm deldi geçti beni ) İyi ki kesişti yollarımız . İyi ki Birol Bey’in cesur kalemiyle tanıştım. .
.
Anadolu diyorlar ya doğrudur. Ana gerçekten dolu. Ana-dolu. Ana öfke dolu, ana hırs dolu, ana nefret dolu, ana acı dolu, ana kusacak artık gördüğü leş yiyenlerden ötürü, ana haykıracak küfrünü hak edenin suratına, tükürecek ya da yüzüne yüzüne; şerefsizin , pezevengin, hırsızın,soysuzun,umursuzun... Ana gerçekten dolu.. Yurduna can verecek kadar asil ve onurlu . Ana yar, ana yaren ama ana dert yüklü.. Onun can doğradığı ekmeğine biriler kan doğruyor. Bu yüzden Ana-dolu.
Kim yarattı ise o öldürsün ey insan. Sen neden katil mührünü , cani mührünü vurdurursun alnına? Ne toprak senin ne ten senin ne de can senin. Emanetçisin sen.Başkaları da emanetçi. Emanete ihanet olmaz. Topraktan ten emanet. Rahman’dan can emanet.
224 syf.
·10/10
Merhaba :) dün gece 4 saatte falan bitirdiğim bir kitapla geldim. Kitap beni çekmemişti ve bir de işlerim okul dolayısıyla geç başladım. Ama sonra geç kalmama pişman oldum çok güzeldi bence. Gerçek hayat öyküsü ve Birol Bey Şehit ailelerinin yemeğine gidiyor bir kadınla karşılaşıyor o gizemli kadın ben size güvendim kitap da yazıyormuşsunuz, benim bu hayatta bir isteğim var o da eşimin hayatının kitabının yazılması diyor. Yazarımız kabul edip yazmaya başlıyor. Tabi bunları kitabın sonunda öğrendim. Kitap nereye varacak diye merakla okudum. Ortalarda bir ağlamaya başladım, sonuna kadar ağlamam bitmedi :(
Çok duygusal bir kitap. Yokluk, yoksulluk ve çaresizlik. İnsanı mahveden bu şeyleri yaşayanların kitabı bu. İçiniz kahrolacak okurken. Tam mutlu oldum derken bir ayrılık gelip ayırdıysa onlar da kendinden bir şey bulacak.

Kartal var namı diğer Gelincik Kızılı. Çocukluğundan başlayıp ölümüne kadar olan şeyleri ve sonrasını anlatıyor kitap. Kartal çok çalışkan, hevesli, cesur ve güçlü birisi. Başına gelmeyen musibet kalmıyor. Çok eziyet çekiyor okurken, hatta kargaşa yıllarında hapse bile atılıyor. Sonra gönlünü veriyor bir Gelinciğe. Gelincik ve Gelincik Kızılı’nın hikayesi bu ama onları anlatırken köyden başka insanların da hayatına konuk oluyoruz.
Masum ve iyi kişiler kadar zalimlere de tanık oluyoruz. Kartal’ın ailesinin gizemini çok merak etmiştim bayağı ilginç çıktı çok üzücü cidden. Kader nasıl onları bu durumda birleştirmiş? Ne olmuş da Kartal’ın hiç bilmediği abisi buralardan gitmiş?
Köy hayatındaki zorluklar çok duygusal anlatılmış, okurken hep duygulandım. Çocukların çektiği zorluklar, okula gitmek için kilometrelerce yürümesi gereken çocuklar, evlatlarına okul eşyası alırken bile zorlanan babalar, aşkı için organ bağışı verip kandırılanlar, sefil ve yorgun haldeki bir çocuğu hiç dışlamadan evine götürüp temizleyen doyuran gönlü geniş aile, parasızlıktan en iyi üniversiteyi kazandığı halde gidemeyen gençler, sağ sol davaları… daha ok şey var kitapta. Okuyun görün efendim. Beni bu hayat çok etkiledi. Kartal sen nasıl bir adammışsın beni tüm gece ağlattın.
Allah şehitlerimizden razı olsun, ailelerine sabır versin. Vatan sağ olsun evet ama ateş de düştüğü yeri yakıyor. Bir gün konuşulup unutuluyor bu fedakâr hayatlar. Bence onlarınki de ölümsüzleştirilmeli. Vatanın evlatları onlar için şehit olan kardeşlerini unutmamalı. Haberlerde bir iki söylenip geçilmemeli. Kitap haline getirilse hayatları ve okusak içimize otursa biz de dertlensek. Çünkü bu vatan zor kazanıldı ve biz hep mutluluk içinde yaşamamalıyız. Hakkını ödeyemeyeceğimiz çok insan var. En azından onları düşünüp dertlenmeliyiz. Eylül ne harika bir kadınmış ki bu fikri düşünüp yaptırmış, Allah yazdırandan da yazan dan da razı olsun.

Okurken köy konuşmaları beni sıktı bazen bazı durumlar da uzatılmıştı ama yine de çok sevdim. Kapak dizaynı da harika :) Kitap beni çok etkiledi. Uzun zaman da unutamam. Gelincikler çok narindir ama çok etkileyicidir. Bundan sonra onlara başka gözle bakacağım…

Kitabı okumamı sağlayan @arsine.yayincilik ‘a @yazaralibayram ‘a ve yazar #birolyıldızhatipoğlu na çok teşekkür ederim. Güzel bir grupla okuduk

Yazarın biyografisi

Adı:
Birol Yıldız Hatipoğlu

Yazar istatistikleri

  • 8 okur okudu.
  • 5 okur okuyacak.