Bloomberg Businessweek Türkiye

Bloomberg Businessweek Türkiye

YazarDergi
8.5/10
4 Kişi
·
8
Okunma
·
13
Beğeni
·
201
Gösterim
Adı:
Bloomberg Businessweek Türkiye
OECD, Beceriler Önemlidir araştırmasını yayımladı. Sonuçlara göre Türkiye, sayısal, sözel ve problem çözümü yetkinliklerinde OECD ortalamasının altında!

İstihdam pazarı özellikle dijital dönüşüm, küreselleşme ve demografik değişim gibi unsurların etkisi altında. Bir yalda kendilerini hedefledikleri noktaya ulaştırabilecek çalışanları bulup istihdam etmeye çalışan işverenler var, diğer yanda ise kariyer hedeflerine uygun işi arayanlar. İşte bu noktada yetkinlikler devreye giriyor. Şirketler, kendilerine en uygun personeli bulabilmek için adayların farklı alanlardaki becerilerine bakyor.

Yani, istihdam edilelek adayın işi yapabilme becerisi bir kurum için çok önemli.

OECD’nin Beceriler Önemlidir raporu da Türkiye dahil 39 ülkeden katılımcıların, sayısal sözel ve problem çözümü alanlarındaki becerilerini ölçüyor. Ancak Türkiye her üç kategoride de OECD ortalamasının altında.

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), Türkiye dâhil 39 ülkede 16-65 yaş aralığındaki kişilerin sayısal, sözel ve problem çözümü alanlarndaki becerilerini ölçmek için bir araştırma yapmış. Skills Matter (Beceriler Önemlidir) araştırması, 'Uluslararası Yetişkin Becerilerinin Ölçülmesi Programı' (PIAAC) kapsamında yapılmış. 500 puan üzerinden yapılan değerlendirmeler sonucunda 39 ülkenin OECD ortalamaları sözelde 266, sayısalda 262 olarak belirlenmiş. Ayrıca, en basiti birinci seviye olmak üzere toplam beş seviyeden oluşan problem çözümü kategorisinde katılımcıların yüzde 30'unun ikinci veya üçüncü seviyede olduğu ortaya çıkmış.

Araştırmaya Türkiye özelinde bakıldığında ise katılımcıların performanslarının her üç kategoride de OECD ortalamasının altında kaldığı görülüyor. Sözelde 227, sayısalda 219 puan alan katılımcıların yalnızca yüzde 8'i problem çözümü alanlarında ikinci veya üçüncü seviyeye ulaşmış.

OECD'nin çalışmasında yetkinlik ölçümü dışında bu becerilerin günlük hayatta ve iş yaşamında ne oranda kullanıldığı da araştırılmış. Verilen cevaplar şunu gösteriyor: özellikle sayısal becerilerin kullanım oranı günlük yaşamla ve iş yaşamıyla doğru orantılı gidiyor. Yani eğer bir ülkedeki sayısal becerilerin günlük yaşamdaki kullanım oranı düşükse, o ülkede bu oran çalışma yaşamında da düşük kalıyor. Örneğin Türkiye, Kazakistan'la beraber sayısal yetkinliklerin hem iş yaşamında hem de günlük hayatta en kısıtlı kullanıldığı ülkeler arasında. Ayrıca Türkiye'de bu konuda kadınlar ve erkekler arasındaki fark da çok yüksek. Türkiye'de erkekler, sayısal becerileri günlük hayatta kadınlara göre yüzde 40 daha fazla kullanıyor. Bu fark iş hayatında ise yüzde 10'un biraz üstünde.

........
Sürdürülebilir Yaşam
İsmail Hakkı Polat

Hissedarlıktan Paydaşlığa Giden Yolda Şirketlerin Toplumsallaşması

Geçtiğimiz hafta ABD'de aralarında Apple, Amazon, Boeing,
Coca-Cola, Dow, General Motors, IBM, JP Morgan'ın da bulunduğu hemen hemen her sektörden 181 kurumsal şirketin tepe yöneticisi, kurumsal şirketlerin artık sadece kendi ticari kârlılık öncelikleriyle değil, toplumsal değer yaratacak hedeflerle de hareket edeceklerini taahhüt eden bir bildirgeye imza attı. 1978 yılından beri belirli aralıklarla bir araya gelen ABD'nin kalburüstü kurumsal şirketlerinin aralarında yaptıkları tartışmalar sonucunda ülkenin kurumsal yönetişim ilkelerinin tanımlandığı, değerlendirildiği ve gerektiği zaman da güncellendiği "Business Roundtable” adlı platform üzerinden yayınlanan bu son bildirgenin detaylarına baktığımızda, bugüne kadar şirketlerin mevcudiyetlerinin yegane temeli ve yaratılan ticari değerin odak adresi olan hissedar kavramından şirketin yarattığı tüm ekosisteme dahil olan her türlü kişi, kurum ve kuruluşları içeren paydaş kavramına doğru bir genişleme var. Şirket, artık sadece hissedarlarına karşı değil tüm paydaşlarına karşı sorumlu kılınıyor. "Müşterilerin talepleri doğrultuşunda değer üretmek ve dağıtmak”, "Çalışanlara daha fazla yatırım yapmak”, "iş ortaklarıyla adil ve etik iş yapmak”, "İş alanı kapsamında faaliyet gösteren sosyal toplulukları desteklemek” ve "Hissedarlar için uzun vadeli değer üretmek” şeklinde beş temel taahhüt içeren bildirgenin sonunda, şirketler için her bir paydaşın önemli olduğu ve nihai hedefin de ülke için değer yaratmak olduğu vurgulanmış.
Şirketlere psikoIojik destek veren Prof Dr. Acar Baltaş,
Türkiye'de ve dünyada işyerinden memnun olmayan ve tükenmişlik sendromu yaşayanların sayısının giderek arttığnı söylüyor.
Paranoyak şizofrenik olup da çalışmaya devam eden var mıdır?
Bunlar aslında gördüğü tedaviye bağlı olarak epizotlar halinde
seyrediyor. İyi oldukları dönemde gündelik hayatlarını sürdürebiliyorlar, idare edilebiliyorlar. Asıl tehlikeli olan bu tür insanların hekimler arasında, yükek sorurnluluk gösteren işlerde
olmasıdır. O zaman insanlar bunlara dokunamıyor. Hekimler
kendi anlarında bu tür arkadaşlarını idare ediyor. Benim çalıştığım yıllarda çok yakınımda ciddi manik epizotları olan ve çok ciddi ameliyatlar yapan, insanlara zarar veren sinir cerrahı bir arkadaşımız vardı. Arkadaşları onu idare ederdi.
Kurumsal hayatın ilk günlerinden bu yana mental sağlık
özellikle ABD'de "sorma, söyleme" mottosuyla üzeri örtülen
bir konu. Depresyon veya anksiyete gibi bir teşhis konulan
kişiler, bu durumu yöneticilerine veya çalışma arkadaşlarına
açıklamaktan imtina ediyor. Bu durumda mustarip olanların
yaklaşık yüzde 8o'i utandıklarından veya damgalanma korkusundan yardım aramaya çekiniyor. Asİnda bunlar gizli saklı ve ciddi maliyet oluşturabilecek sorunlar. Sadece depresyon ABD ekonomisiıe yılda 120 milyar dolarlık bir yük getiriyor. Bu yükün yaklaşık yarısı, çalışanları işe gelmeyen veya verimsiz olan işverenler tarafından omuzlanıyor.
Yazara henüz inceleme eklenmedi.

Yazarın biyografisi

Adı:
Bloomberg Businessweek Türkiye

Yazar istatistikleri

  • 13 okur beğendi.
  • 8 okur okudu.
  • 10 okur okuyacak.