Bozkurt Güvenç

Bozkurt Güvenç

YazarÇevirmen
7.8/10
32 Kişi
·
105
Okunma
·
11
Beğeni
·
1.260
Gösterim
Adı:
Bozkurt Güvenç
Unvan:
Türk Mimar, İnsanbilimci ve Eğitimci
Doğum:
Samsun, 1926
Ölüm:
10 Aralık 2018
Mimar, insanbilimci ve eğitimci. 1926 yılında Samsun’da, bir asker ailesinin ilk çocuğu 
olarak dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini ülkenin yedi ilinde 11 okulda tamamladı. Kabataş
Lisesi’nden sonra 1943-45 yıllarında İstanbul Teknik Üniversitesi’ne devam etti. 1945 yılında 
kazandığı Devlet Bursuyla ABD’ye gönderildi. Mimarlık eğitimini Georgia ve 
Massachusettes Teknoloji Enstitülerinde tamamladı (B.S., 1948, B.ATch 1949, M.Sc. 1950). 
Yurda dönüşünde, Melda Sunay ile evlendi. Mecburi hizmetli olarak T.C. Devlet 
Demiryolları İnşaat dairesinde ve şantiyelerinde çalıştı. 1956 yılında, İstanbul’da bir mimarlık 
bürosu kurdu; 1956-1961 yılları arasında Daruşşafaka Lisesinde matematik ve Yıldız Teknik 
Okulunda Mimarlık öğretmenliği ve yöneticilik yaptı. 1962-63 yılında USAID bursuyla 
Columbia Üniversitesi (ABD)’de Eğitim ve İnsanbilim programlarını izledi (M.A. 1963). 
Dönüşünde Hacettepe Üniversitesi’nin kuruluşunda görevler aldı. Doktorasını 1965 yılında 
Hacettepe’de tamamladı. Temel Bilimler Yüksek Okulu’nu ve Nüfus Etütleri Enstitüsünü ve 
Sosyal Antropoloji Bölümünü kurdu. 1969’da doçent, 1977’de profesör, 1993’te emekli oldu. 
Güvenç ailesinin dört çocuğu, beş torunu var. 
1972-76 yılları arasında Türk Sosyal Bilimler Derneği Başkanlığı; 1974 yılında Başbakanlık 
Kültür Müsteşarlığı görevlerini üstlendi. 1979-81 yılları arasında Tokyo Üniversitesi Asya 
Afrika Araştırmaları Enstitüsü’nde Konuk Araştırma Profesörü ve 1985-86 yılında Wilson 
Center Burslusu olarak Smithsonian Enstitüsü (Washington D.C. ABD)’de araştırmalar yaptı. 
1993-2000 yılları arasında Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı olarak Çankaya’da 
görevlendirildi. Başbakanlık Atatürk Barış Ödülü Yüksek Kurulu’nda, Yüksek Öğretim 
Kurumu Genel Kurulu’nda, UNESCO Türkiye Milli Komisyonu’nda, Türk Eğitim Derneği 
Bilim Kurulu’nda çalıştı. Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini UNESCO Genel Kurulları ile 
Uluslararası Eğitim Konferanslarında ve Avrupa Konseyi’nde temsil etti. 
Japonya’nın “Yükselen Güneşin Altın Işınları” nişanıyla ödüllendirildi. 1997 yılında Türkiye 
Bilimler Akademisi’ne onursal üye seçildi. Halen Yeditepe Üniversitesi Antropoloji 
Bölümünde çalışıyor. 
Bozkurt Güvenç’in dördü yabancı dillere çevrilmiş 30 kadar kitabı, yabancı dillerden 
Türkçeye beş çevrisi bulunuyor.
Belli bir toplumun üyesi olarak insan, kendi kültürel mirasını öğrenir, onu savunur, yaşatır ve kendisinden sonraki kuşaklara aktarır. Bu süreç, kültürel varlığımızın bir ön şartı ve kaçınılmaz görevidir. Bu göreve çoğunlukla inanırız. Yabancılaşmayı, bir yana itilmeyi göze almadan, inanç ve değerlerimizin kültürel kaynaklarını reddedemeyiz.
Güneşin kudretiyle değişirken,
hayvanlar aleminin taçsız kralı
vahşi ateşe gem vurmayı öğrenen,
usta bir avcı olmayı,
dertlere deva bulmayı,
toprağı ekip biçmeyi ve
hayvanları evcilleştirmeyi başaran;
tekerleği, madenciliği, yazıyı keşfedip
uygarlıklar kuran, imparatorluklar yıkan,
topu - tüfeğiyle dünyayı ele geçirip,
atomuyla fezayı kuşatmaya hazırlanan;
fakat sonunda,
kendisiyle yarışıp savaşmak,
yaşamak ve yaşatmak için:
en zorunu, kendisini,
yenmek zorunda kalan __
İNSANOĞLU
Bir sürek avında, binlerce hayvanın avlanarak öldürülmesi bir spor; bir insanın öldürülmesi ise cinayet ve vahşettir*

* Charlie Chaplin ( Şarlo ) "MONSIEUR VERDOUX" filminde, ünlü Fransız canavarı Landru'yu şöyle savunur: "Çağımızda, bir insanın öldürülmesi cinayet, binlerin öldürülmesi ise kahramanlık değil midir?"
Erkek : Tanrı, kaplumbağanın yavaşlığını, boğanın bakışını, fırtına bulutlarının kasvetini, tilkinin kurnazlığını, boranın dehşetini aldı; sülüğün yapışkanlığını, kedinin nankörlüğünü, hindinin kabarışını, gergedan derisinin sertliğini onlara ekledi. Bunların üzerine ayının kabalığını, bukalemunun şıpsevdiliğini, sivrisineğin vızıltısını kattı ve erkeği yarattı. Yarattığı erkeği ıslah etsin diye kadına verdi.


Kadın : Tanrı, yaprağın hafifliğini, ceylanın bakışını, güneş ışığının kıvancını, sisin gözyaşını aldı; rüzgarın kararsızlığını, tavşanın ürkekliğini buna ekledi. Onların üzerine, kıymetli taşların sertliğini, balın tadını, kaplanın yırtıcılığını, ateşin yakıcılığını, kışın soğuğunu, saksağanın gevezeliğini, kumrunun sevgisini kattı. Bütün bunları karıştırdı, eritti ve kadın yaptı. Yarattığı kadını erkeğe armağan etti.
1. Dinsel "Yarım"lar: Alevi - Sunni, Protestan - Katolik,
2. Politik "Yarım"lar: Tutucu - Liberal, Sağ - Sol, Kapitalistler - Emekçiler
3. Sportif "Yarım"lar: Galatasaray - Fenerbahçe, Oxford - Cambridge, gibi
Yapılan iş : Büroda memur
Gerekli kalori : 2400
-------
Yapılan iş : İşçi ( 8 saat çalışan )
Gerekli kalori : 3200
-------
Yapılan iş : Ağır işçi
Gerekli kalori : 4000

Günlük kalori ihtiyacının ortalama 3600 kalori civarında olduğu kabul edilirse, bu miktar 24 saate bölünerek, 1 saatlik enerji tüketim hızı bulunur: 3600 kalori ÷ 24 saat = 150 kalori/saat
İngiliz diplomatının gözlem-tanıları hiç kuşkusuz doğru çıktı. Atatürk’ün yenileşme programı kısa sürede uygulamaya konularak gerçekleştirildi. Böylesine geniş kapsamlı bir kültür değiştirme serüveninin örnek alınacak modelleri azdı. Sovyetler Birliği’ndeki 1917 Ekim Devrimi’nden başkasıda bilinmiyordu. Türkiye Cumhuriyeti’nin resmi politikası böyle olabilirdi; ama işin başında politikanın doğruluğuna yada başarılı olacağına inanan Türklerin sayısı çok değildi. Yenileşme programı, kararlı önderin ödün vermeyen iradesi ve inancı doğrultusunda uygulandı; ama bir tarih/kültür boşluğu da yarattı.
Sözgelişi, Japon toplumunda "dikenli tel" kullanılmaz. Büyükbaş hayvan sürülerini belli bir alanda tutmak için Yeni Dünya'da icat edilmiş ve modern savaşlarda düşmana engel olsun diye kullanılmış olan bu "uygarlık" aracı, Japon­ya'da hayvanlara karşı bile kullanılmaz.
Ayrıca, "geçilmez", "yapılmaz," türünde olumsuz sınırlamalar yerine; neyin-nerede-nasıl yapılacağını bil­diren genellikle olumlu bildirimler dikkati çeker. Japonlar, bir yol kavşa­ğında "geçilmez" yerine, hangi yolun "geçilir" olduğunu gösterirler.
Tu­valetlere ve pisuvarlara sigara ve izmarit atılmaması için, "sigara içil­mez" yerine "kül tablaları" koyarlar. Sigara içilebilen bir yerden içilme­yecek bir yere gereken "söndürme kutuları" bulundururlar.
Bozkurt Güvenç
Sayfa 134 - (Nihon Bunka) @Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, [Altıncı Basım Şubat 2002], ISBN: 975-458-019-7
238 syf.
·19 günde·Beğendi·7/10
Kitap 9 bölümden oluşuyor,Meksika'lı kimdir,Meksika'lının yaşam tarzı,dünyaya bakışı anlatıldıktan sonra Meksika'nın sömürgeleştirilmesi ve meksika devrim mücadelesi ve sonrasında meksika' nındurumu anlatılmış.Bir roman değil,ders kitabı niteliğinde,kaynak kitap.
456 syf.
·8 günde
Yazar bu kitapta Ulusal kimlik ve Türk kimliğini ele almış. Yazar, bu eseri yazarken hakkını vermek gerekirse çok kaynak kullanmış ama kendi düşüncesini yansıtan kaynakları kullanmış. Kitap tarafsızlığını yitirmiş durumda. Kaynak olarak seçtiği yazar ve gazeteler de bunun göstergesidir. Birçok yerde Cumhuriyet gazetesinden haber kesitleri vermiş. Bu da Yazarın hangi cenahtan olduğunu ifşa ediyor. Yazar yüksek oranda yabancı kaynak kullanmıştır. 4.500 yıllık yazılı tarihi bulunan ve coğrafyayı vatan yapan Türk milletine, 200-300 yıllık geçmişi olan ve coğrafyaya bağlı milletleşme sürecinden geçen Avrupalıların gözlüğüyle bakmak bir hatadır. Ayrıca yabancıların Türk tasavvuru da ortadadır. Kitabı beğendin mi derseniz beğenmedim.
118 syf.
·9 günde·Beğendi·7/10
Kitabı malesef Bozkurt hocanın kaybından bir sonra okudum. Elimde ilk baskısı (Ekim 1997) olmasına rağmen kütüphanemin derinliklerin de kalmıştı. Kitap 28 birbirine bağlı ve/veya bağımsız 28 makaleden oluşmaktadır. Alfabenin her harfi makale başlıklarının ilk harfini oluşturmaktadır ki kitabın ismi ile gayet uyumlu.

Makaleler kültürü ve yarattığı medeniyetleri anlamaya giriş niteliğinde, çok derin ve geniş olan konu için ne yazılsa eksik kalacağını aşikardır. Fakat yalın ve kısa anlatımı kültüre giriş ve sizi belki başka konulara sevk edecek kapılar açabilir. Tavsiye ederim.
491 syf.
İlk baskısı 1980'de yapılan bu kitap, aslında bir gezi gözlem kitabıdır. Uzun süreli ziyaret ettiği Japonya hakkında başka yazarların da kitaplarından alıntılar yaparak, günün Japonya'sını anlatır. Kültürel açıdan kitabın anlattıkları çok değerlidir. Neticede bu kültür, bugün de fazla değişmemiştir ve bu da Japonların muhafazakarlıklarının bilinen bir özelliğidir. Fakat o yıllardan sonra, özellikle politik açıdan çok değişiklik olmuştur. Bunun etkisinde de bazı sosyal özellikler bozulmuş ve yerine, bugün de gözlenebileceği gibi, Amerikan etkisi başlamıştır. Bugün eskisinden daha liberal olan Japon toplumu, uzun süre düşmanlık beslediği Çinliler ve Koreliler ile yakın ilişkidedir. Konuyla ilgili olup okumak isteyenlere önerebileceğim ilk kitaptır.
Japonya'yı ve Japonları gerçekten bilmek istiyorsanız Ruth Benedict'in Krizantem ve Kılıç'ını, Sugiyama Lebra'nın Japonlar ve davranış biçimleri'ni, Masakazu Yamazaki'nin Japon kültürü'nü okuyun, ama bunu okumayın bence. Bölüm başkanımızın ve Japon kültürü hocamızın "kesinlikle boş verin, yanlış bilgilerle dolu" dediği bir kitap. Ben de profesörleri dinleyip yarım bıraktım. Sebep olarak da "bir milletin kültürünü bilmek için dilini bilip, aralarına karışıp, yakından incelemen lazım, adam japoncayı bilmiyor, yalnızca kaynaklardan ve araştırmalardan sonuçlara varmaya çalışmış ki, bu da yanlış bilgiler vermesine neden olmuş" dediler. Gerçi yıllarca Japonyada araştırmalar yapmış, zahmeti dikkate şayandır ama, okumasanız daha iyi.

Yazarın biyografisi

Adı:
Bozkurt Güvenç
Unvan:
Türk Mimar, İnsanbilimci ve Eğitimci
Doğum:
Samsun, 1926
Ölüm:
10 Aralık 2018
Mimar, insanbilimci ve eğitimci. 1926 yılında Samsun’da, bir asker ailesinin ilk çocuğu 
olarak dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini ülkenin yedi ilinde 11 okulda tamamladı. Kabataş
Lisesi’nden sonra 1943-45 yıllarında İstanbul Teknik Üniversitesi’ne devam etti. 1945 yılında 
kazandığı Devlet Bursuyla ABD’ye gönderildi. Mimarlık eğitimini Georgia ve 
Massachusettes Teknoloji Enstitülerinde tamamladı (B.S., 1948, B.ATch 1949, M.Sc. 1950). 
Yurda dönüşünde, Melda Sunay ile evlendi. Mecburi hizmetli olarak T.C. Devlet 
Demiryolları İnşaat dairesinde ve şantiyelerinde çalıştı. 1956 yılında, İstanbul’da bir mimarlık 
bürosu kurdu; 1956-1961 yılları arasında Daruşşafaka Lisesinde matematik ve Yıldız Teknik 
Okulunda Mimarlık öğretmenliği ve yöneticilik yaptı. 1962-63 yılında USAID bursuyla 
Columbia Üniversitesi (ABD)’de Eğitim ve İnsanbilim programlarını izledi (M.A. 1963). 
Dönüşünde Hacettepe Üniversitesi’nin kuruluşunda görevler aldı. Doktorasını 1965 yılında 
Hacettepe’de tamamladı. Temel Bilimler Yüksek Okulu’nu ve Nüfus Etütleri Enstitüsünü ve 
Sosyal Antropoloji Bölümünü kurdu. 1969’da doçent, 1977’de profesör, 1993’te emekli oldu. 
Güvenç ailesinin dört çocuğu, beş torunu var. 
1972-76 yılları arasında Türk Sosyal Bilimler Derneği Başkanlığı; 1974 yılında Başbakanlık 
Kültür Müsteşarlığı görevlerini üstlendi. 1979-81 yılları arasında Tokyo Üniversitesi Asya 
Afrika Araştırmaları Enstitüsü’nde Konuk Araştırma Profesörü ve 1985-86 yılında Wilson 
Center Burslusu olarak Smithsonian Enstitüsü (Washington D.C. ABD)’de araştırmalar yaptı. 
1993-2000 yılları arasında Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı olarak Çankaya’da 
görevlendirildi. Başbakanlık Atatürk Barış Ödülü Yüksek Kurulu’nda, Yüksek Öğretim 
Kurumu Genel Kurulu’nda, UNESCO Türkiye Milli Komisyonu’nda, Türk Eğitim Derneği 
Bilim Kurulu’nda çalıştı. Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini UNESCO Genel Kurulları ile 
Uluslararası Eğitim Konferanslarında ve Avrupa Konseyi’nde temsil etti. 
Japonya’nın “Yükselen Güneşin Altın Işınları” nişanıyla ödüllendirildi. 1997 yılında Türkiye 
Bilimler Akademisi’ne onursal üye seçildi. Halen Yeditepe Üniversitesi Antropoloji 
Bölümünde çalışıyor. 
Bozkurt Güvenç’in dördü yabancı dillere çevrilmiş 30 kadar kitabı, yabancı dillerden 
Türkçeye beş çevrisi bulunuyor.

Yazar istatistikleri

  • 11 okur beğendi.
  • 105 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 102 okur okuyacak.
  • 8 okur yarım bıraktı.