Bülent Tokdemir

Bülent Tokdemir

Çevirmen
0.0/10
0 Kişi
·
5
Okunma
·
0
Beğeni
·
0
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
Bu kitapta Kierkegaard'ı her zamanki kişiliği yerine, tarihe tanıklık etmiş usta bir gözlemci olarak görüyoruz. Kitabın ikinci kısmı "Deha ile Havarilik Arasındaki Fark" başlığını taşımakta, adından da anlaşılacağı üzere Hristiyanlık ve Havarilik ile ilgili ve bu bölümde bizleri ilgilendiren pek birşey yok, akademik olarak ilgi gösterenler için çekici olabilir, o yüzden ben ilk bölümü düşünerek yazacağım.

    "tutkulu bir çağ yıkım sürerken gelişerek eskileri yıkar ve yenileri kurarken fırtınalar estirir, düşünceli ve tutkusuz bir çağ tam tersini yapar. Tüm eylemleri engeller ve bastırır; böyle bir çağ düzleyicidir."

Üstadın en çok kullandığı terimlerden biri 'düzleyicilik'tir. Düzleyicilik ile devrimcilik veya reformist hareketlere karşıtlıktan bahsediyor. Ünlü sözlerinden birinde, "Bizim çağımızda düşüncenin yeterliliği konusunda sorun yok, sorunumuz yeteri kadar tutku olmaması." der. Kendi çağını o açıdan sorunlu buluyor ve gün geçtikçe bunun daha da geriye düşeceğini söylüyor. Yani, herhangi bir romantiklik sergilemediğini ve bu noktada belki de kendisinden beklenmeyecek derecede karamsar olduğunu söyleyebiliriz. Karamsarlık yerine gerçekçilik de söz konusu olabilir, malûm felsefesinde daima birey ve bireyin öneminden bahseder, ona göre bireyi temel almayan hareketler de çökmek zorundadır.

"Düzleme sürecinin en belirgin işaretinin 'nesil' kategorisinin 'bireysellik' kategorisine üstünlüğünü apaçık olarak ifade etmesinde yattığı herkes için ortadadır."

Bu düzleme sürecinin, sadece devrimci hareketleri bastırmakla kalmayacağını, onun yanında 'bireysellik' kavramını zayiflatacağını söylemiş ki tarihin ilerleyişine bakarsak, bu noktada kesin olarak haklı çıktığını söyleyebiliriz.

"Coşku felaketle sonuçlanabilir, düzleme ise bireyin yıkımıdır."

Aynı konu, Kierkegaard şahsen muhafazakâr olmaya azcık yakın olsa da, düzleme düşüncesine hiç yakın olmadığını, hatta bunun onu ürküttüğünü rahatlıkla söyleyebiliriz.

Bu kitap, Kierkegaard felsefesinde çok önemli değildir, burada Kierkegaard'ın büyüklüğünden öte, bu tarihin en önemli bölümlerinden birini onun gözüyle okuma şansına erişiyoruz. Çağın tarihi zenginliği yanında konuşkanlık, biçimsizlik, yüzeysellik gibi konularda da yorumlar yaptığını görüyoruz.

Yazarın biyografisi

Adı:
Bülent Tokdemir

Yazar istatistikleri

  • 5 okur okudu.
  • 10 okur okuyacak.