Bünyamin Erul

Bünyamin Erul

YazarDerleyenÇevirmen
9.0/10
147 Kişi
·
524
Okunma
·
18
Beğeni
·
944
Gösterim
Adı:
Bünyamin Erul
Tam adı:
Prof. Dr. Bünyamin Erul
Unvan:
Türk Öğretim Üyesi, Yazar
Doğum:
Bolu, 1965
1965 yılında Bolu’nun Gerede ilçesi Samad Köyü’nde doğdum. İlkokul ve İmam Hatibi Gerede’de bitirdim ve 1982’de İmam Hatipten mezun oldum. Aynı yıl Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde yüksek tahsilime başladım, 1987 yılında oradan mezun oldum ve hemen arkasından Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde hadis sahasında yüksek lisans yaptım. “Sünnetin Kur’an Dışında Hükümler Getirmesi” meselesi şeklinde zor bir konuyu çalıştım. Doktora kaydımı yaptırdım ve 89-90 yılları arasında bir yıllığına Mısır’a gittim, bir yıl orada kaldık. Döndüm ve doktora çalışmalarım devam etti. “Sahabenin Sünnet Anlayışı” adıyla doktora tezimi 1996’da tamamladım. Bu çalışmam 1997 yılında Türkiye Diyanet Vakfı İslam Araştırmaları birincilik ödülüne layık görüldü.

Daha sonra doçentliğe dönük çalışmalarım devam etti tabi bu arada öğrencilik yıllarımda görev yaptım. Ankara’da bir camide imamlık yaptım. Toplam 8-9 yıl o şerefli hizmetim var, hamdolsun iftihar ederim. Daha sonra İlahiyat Fakültesi’nde asistan olarak başladık. 2000 yılında doçent oldum 2008 yılında profesör kadrosuna atandım bu arada altı ay İngiltere Londra’da bulundum. Üç ay Tataristan Rusya İslam Üniversitesi’nde misafir hoca ve program geliştirmeci olarak bulundum. Bu dönemler içerisinde sık sık Arap Ülkelerine çeşitli sempozyumlara inceleme ve araştırma amacıyla gittiğim oldu. Evliyim ve iki çocuk babasıyım. Yıllardır Ankara’dayız ve artık Ankaralı olduk.
Kudüs’ün esaretini meşrulaştıracak her söylem, vicdana, tarih ve kültüre, varoluşa karşı işlenmiş bir insanlık suçudur.
Kıble, Allah’a yönelişi sembolize ettiğine ve Hz. Peygamber de bu amaçla Kudüs’e doğru namaz kaldığına göre Kudüs, aynı zamanda Allah’a yönelişin bir ifadesidir.
“Haksızlıkla öldürülen her kimsenin kanından dolayı Hz.Adem’in ilk oğluna bir günah yazılır. Çünkü o, öldürmeyi ilk defa ihdas edendir.”
Hangi konum ve durumda bulunursa bulunsun Müslüman, zillet ve meskenet değil, sadakat, samimiyet ve gayret içinde olmalıydı.
Bünyamin Erul
Sayfa 125 - Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları
Kur'an hidayeti 'yol' kavramı ile takdim eder. Bazen
'Sırât' der, bazen 'Sebil' diye söz eder. Bunlar günlük dilde ki herhangi bir yol değildir.
Ya ' Sırat-ı mustakim' dir 'dosdoğru yol'dur yahut
'Sebilillah' yani 'Allah'ın yolu'dur.
336 syf.
·43 günde
"Sen akrabanı koruyup gözetirsin,
Konuştuğun zaman dosdoğru konuşursun,
İşini görmekten âciz olanlara yardım edersin,
Fakirlerin elinden tutarsın,
Misafiri ağırlarsın,
Haksızlığa uğrayan kimselere arka çıkarsın;
Rabbin seni mahcup etmeyecektir."

Demişti Hz. Hatice, Efendimizi sakinleştirirken..
Okurken çok düşündüm, neler eksildi teker teker..bizden hepimizden, toplum olarak nelerde ne kadar kaybımız oldu..Oysa biz 'emin' adımlarla yürüyecektik O'nun (s.a.v) ardından..

Toplum dedim, Efendimizin yanındaki güzel insanlar geliyor aklıma, Mus'ab b. Umeyr geliyor mesela..Efendimizin, Onun için "Allah'a hamdolsun. Mekke'de son derece lüks bir hayat süren,fakat Allah'a ve Resulüllah'a olan sevgisinin ve  takvaya olan aşkının bütün rahatlığa sırt çevirdiği genç adam işte budur." dediği geliyor..

Muâz b. Cebel sonra..Efendimizin onun hakkında "ümmetim içinde helâl ve haramı en iyi bilen Muaz'dır" buyuruyor.

Elimdeki kitap,daha nicesini anlatıyor. Efendimizin Hayatının yanında, yakınındaki bir kaç sahabenin de hayatı anlatılıyor. Diyanetin yayınladığı kitabın yazılış amacı her ne kadar hac ve umre vazifesi için giden insanlara,adım adım gezdikleri yerleri aynı zamanda okuyarak daha etkili tanıtma çabası olsa da herkes okuyabilir bence :)

Benim için farklı bi zaman oldu, sanki onların içindeymişim gibi adım adım gezerken tanıtırlarken farklı duygular içindeydim..

Hz. Peygamberin izinden gidebilmek duasıyla..

'Emin' adımlarla..
316 syf.
Selamlar olsun üzerinizee;
Öncelikle ilk satırı okuyup geçecek olanlar için şunu yazayım :D "Kitap çok güzel ve ayrıntılı, kesinlikle okumalısınız. Kudüs üzerine çekilmiş bir belgeselin içinde gibi hissediyorsunuz kendinizi. Ayrıca müslümansanız üzerinize bir görev bu". Uzun uzun okuyacak ve dikkate alacak olanlar içinse bismillah diyip başlayalım. Kitap Kudüs'ü ve özel olarak Aksa'yı daha iyi anlatmak ve o coğrafyayı, gidemeyenler için de gidilmiş bir yer haline getirmek için hazırlanmış adeta. 8 bölümden oluşan kitabın daha giriş kısmında Kudüs'e ve kutsallığına dair diyanet işleri başkanı imzalı çok mühim bir yazı bulunuyor. Ardından yazarımız Prof. Dr. Bünyamin Erul'un terennümü başlıyor. İlk bölüm giriş, ilk kıblemiz, ikinci mabedimiz ve üçüncü mescidimiz başlıklarıyla Kudüs'ün hayatîliğine dikkat çekiyor. Ayet ve hadislerin çokça kullanıldığı bu bölümde Kudüs'ün peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem zamanında yönelinen ilk kıble olduğuna, Mescid-i haram ve Mescidi nebevi'den sonra en önemli mescidimiz olduğuna dikkat çekiliyor. İkinci bölüm Mescidi Aksa'yı tarihi, Kur'ani ve rivayetler yönünden anlatan geniş ve ayrıntılı bir bölüm. Neredeyse bütün peygamberlerden, onların Kudüs'te geçirdiği anılardan, Miraç olayından ve Müslümanlar için Mescid-i Aksa'nın neden önemli olduğundan geniş bir biçimde yine bahsediliyor. Ardından gelen Mescid-i Aksa ve külliyesi bölümünde Mescid-i Aksa'nın çevresinde bulunan mescitler tek tek tarihlerine göre, görselleri eklenerek mühim yapılarına değinilerek (örneğin Zengi minberi, Selahattin mihrabı) göz önünde canlandırılacak biçimde tasvir ediliyor. Bununla yetinmeyen yazarımız şadırvanları, sebilleri, medreseleri, mastabaları, revakları, kapıları ve muhtelif diğer yapıları tek tek görselleriyle, mânalarıyla, birlikte anıldığı isimlerle ve önem sebepleri ile birlikte genişçe zikrediyor. Kubbet-üs Sahra ve avlusunu da tasvir eden yazar, kubbenin mimarisinde hangi ayetlerin, hangi sanatların, hangi malzemelerin kullanıldığından, hangi kısmını hangi padişah yahut kralın yaptığından, üstündeki mağaraların, kubbelerin, tahtların, minderlerin vesaire faziletlerinden tek tek bahsediyor. Kudüs demek yalnızca İslam demek değil elbette ehl-i kitap yani Hristiyanlar ve Yahudiler de Kudüs'ü bizler gibi kutsal kabul ediyorlar ve elde etmek için uğraşıyorlar. Yazarımız bunu atlamamış ve "Kudüs 3 dinin kutsal kenti" başlığını da kitabına beşinci bir başlık olarak eklemiş. Yahudilikteki öneminden bahsederken açıkça şunu görüyoruz ki yahudiler Kudüs'ü bir varoluş sebebi gibi görmekte hatta Tevrat'ta geçen şu alıntı önemini çok iyi şekilde anlatıyor; "Eğer seni unutursam ey Yeruşalim, sağ elim hünerini unutsun. Eğer seni anmazsam, eğer Yeruşalim baş sevincinden üstün tutmazsam dilim damağıma yapışsın." Tüylerimi diken diken eden bir cümle oldu bu. Hristiyanlık için bakınca da hem bir Hac merkezi olduğunu hem de (haşa) tanrının oğlu olarak gördükleri hazreti İsa'nın hayatının Kudüs'te sona erdiğini düşündüklerini görüyoruz. Fakat ne yönden bakılırsa bakılsın en şerefli duruşun ve yine en şerefli mücadelenin İslam ve müslümanlar tarafından verildiğinin, yine yanlı olmayan bir bakışla bakılsa dâhi Kudüs'ün Müslümanların hakkı olduğunu gösteren çok önemli ayrıntılara yer veriliyor. Tüm bunların adından Kudüs'teki Aksa dışında diğer önemli mekan ve mabetlerin anlatıldığı en uzun ve betimlemelerin en yoğun olduğu bölüm geliyor. Bu bölümü okuduktan sonra Kudüs ve hatta Filistin gözümüzün önünde adeta fotoğraflaşıyor. Henüz gitmemişler yahut gitmeyi düşünenler için mükemmel bir el kitabı olmasını sağlıyor tüm bunlar da. Tarihi açıdan daha net görebilmemiz için de Filistin'e dair bir kronoloji eklenmiş; bu kronoloji geniş ve ayrıntılarıyla düşünülmüş milattan önceden başlayıp 1994 yılına kadarki olayları konu alan bir liste şeklinde düzenlenmiş. Hz Ömer'in Kudüs'te verdiği iki emanname, İlhan bardakçı'nın bir anısı Mehmet Akif inan'ın şiiri, Nuh Arslantaş ın gözlem yazısı ve peygamberlerin duaları ile kitap sonlanıyor. En sonda da Kudüs'e gitmek isteyenler için güzel ve kıymetli tavsiyelere yer verilmiş. Yani diyeceğim o ki; Kudüs bir sınav kağıdı önümüzde ve ilk sorusu tarihi ve ehemmiyetinden. Bu ilk soruyu layıkıyla cevaplandırmak için mükemmel bir kaynak bu kitap da. Okuyunuz, okutunuz efendim.
1472 syf.
·240 günde
Yaklaşık iki yıla bitirdiğim bir eser oldu. Gözümde hep büyütürdüm başlayamam bitiremem gibi bahaneler üretirdim. Bir ablam derdiki önemli olan bitirmen değil onu günde 5 tanede olsa okuyabilmen devam ettirmen okuyarak ihya etmen hayatına yansıtabilmen. O gün başladım okumaya planlar çizelgeler yaptım. Hadislerin ehemmiyetini biliyordum. Rabbimiz peygamberimiz sünnetinin önemini bildirmişti. Her müslümanın okuması gerektiğine inandığım bir eser. Çok bilgilendirici o dönemin şartlarını değerlendirebiliyorsunuz dipnotlar kapsamlı şekilde ele alınmış. Aynı zamanda hadislerin numaraları da yer almaktadır.Bir hadisin farklı kaynaklardaki kodunu öğrenebiliyorsunuz. Hadisler konularına göre başlıklar altında ele alınmış. Buhariden Müslimden Tirmiziden Ahmet bin Hanbelden hadisler vardır. Kanatimce sekiz ciltlik olanı daha kapsamlı imkanı olan onuda okuyabilir.
Rabbim istifade etmeyi nasip etsin .(Amin)
336 syf.
Kitap 3 bölümden oluşuyor. Birinci bölüm Medine de geçen olayları anlatıyor, ikinci bölüm hicretten sonrasını, üçüncü bölüm ise genel olarak peygamberimizin özelliklerinden ve bize örnek olması gereken tavırlarından bahsediyor. Ayrıca İslam tarihi için önemli sahabelerin hayatlarınıda sonuna eklemiş. En çokta bu özelliğini sevdim. Sık sık delil gösterdiği için insan kaygı duymadan okuyor. Genel çoğumuzun bildiği şeylet yayında güzel detaylarda veriyor. Siyere yeni ısınanlar için kaliteli bir kitap zaten yayınlayan DİB olduğu için insan okurken extra kaynak kaygısından bağımsız oluyor.
336 syf.
·Beğendi·10/10 puan
İslam Tarihi hocalarından Konya N. Erbakan Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nden Prof. Dr. Ahmet Önkal ve Bursa Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nden Prof. Dr. Adem Apak hocalarımızın yazılarından oluşan bu kitaba Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nden Hadis hocası Prof. Dr. Bünyamin Erul da beş yazısı va editörlük vazifesiyle katkıda bulunmuş.
.
.
Anlaşılır sade anlatımıyla çok güzel hazırlanmış bir siyer kitabı özellikle Hicaz Bölgesi'nde bulunduğunuz süre içinde adım adım Hz. Peygamberin izinde onun hayatını bu defa onun yürüdüğü, gezdiği, gizlendiği, dolaştığı, savaştığı, ibadet ettiği mübarek mekanlarda okuyarak adeta kutsal iklimde sîreti yaşayacak ve onu daha yakından tanıma bahtiyarlığına ereceksiniz.
%48 (700/1472)
Eserde hadisler konularına göre bölümlere ayrılmış ve her bölüme konuyla ilgili ayetlerle başlanmış. Bazı hadislerde şerh düşülerek bilgilendirme de yapılmış. Kitap tamamen kuşe kağıt ve cildi, baskı kalitesi çok çok güzel. Kesinlikle tavsiye ederim.

Diyanet'in kendi sitesinden pdf olarak indirmek de mümkün: https://hadis.diyanet.gov.tr/Content/HadidthBook

Bu arada hadisleri sesli olarak dinlemek isteyenlere Diyanet Risalet Radyo'yu da tavsiye ederim. Radyo uygulamalarından ya da internetten ulaşılabiliyor.
336 syf.
·9 günde
Yeni bir kitabı bitirmenin heyecanıyla incelememe başlıyorum. :)))
Peygamber Efendimizin hayatını anlatan bir çok kitap var ve bunlardan biride Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları tarafından hazırlanan ve editörlüğünü Bünyamin Erul'un yaptığı 'Peygamberin İzinde' kitabı.
Akademik bir kitap. Yazar yorumuna yer verilmemiş oluşu da okumam için büyük bir etkendi. Bölümlerin sonunda konuyla ilgili daha fazla bilgi için tavsiye ettikleri öneriler, aşağısında ise dipnotlar kısmı var.
Kitap 3 bölümden oluşmaktadır.
1. Bölüm: Mekke
2. Bölüm: Medine
3. Bölüm: Hz. Peygamber ve Ashabı başlıklarından oluşmaktadir.

Çok güzel bir kitaptı. Akademik bir dille yazılmış olması duygu yönünden eksikliğine kesinlikle engel değil.Bilmediğim yada yanlış bildiğim konular da varmış. Öğrenmiş oldum.
Okumanızı tavsiye ederim.
392 syf.
·13 günde·Puan vermedi
Sünneti anlamaya Kur'an boyutunda anlamaya çalışma çabası. Farklı zamanlarda güncellemesi ile son şeklini almıştır. Tercümesini yapan Bünyamin Erul aslına sadık kalarak dilimize kazandırmıştır
1472 syf.
·Beğendi·8/10 puan
Eser sadece bir hadis mecmuası değil Nevevî’nin yaşadığı dönemde toplumun ve İslâm coğrafyasının meselelerini ortaya koyan bir belge, ferdin ve cemiyetin ihtiyaçlarına İslâm’ın iki ana kaynağı ışığında çözüm üretme yollarını anlatması açısından âlimler, yöneticiler ve halk için bir rehber niteliğindedir. Bir diğer özelliği de her konuyu âyet ve hadislerle ele almasıdır.

Yazarın biyografisi

Adı:
Bünyamin Erul
Tam adı:
Prof. Dr. Bünyamin Erul
Unvan:
Türk Öğretim Üyesi, Yazar
Doğum:
Bolu, 1965
1965 yılında Bolu’nun Gerede ilçesi Samad Köyü’nde doğdum. İlkokul ve İmam Hatibi Gerede’de bitirdim ve 1982’de İmam Hatipten mezun oldum. Aynı yıl Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde yüksek tahsilime başladım, 1987 yılında oradan mezun oldum ve hemen arkasından Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde hadis sahasında yüksek lisans yaptım. “Sünnetin Kur’an Dışında Hükümler Getirmesi” meselesi şeklinde zor bir konuyu çalıştım. Doktora kaydımı yaptırdım ve 89-90 yılları arasında bir yıllığına Mısır’a gittim, bir yıl orada kaldık. Döndüm ve doktora çalışmalarım devam etti. “Sahabenin Sünnet Anlayışı” adıyla doktora tezimi 1996’da tamamladım. Bu çalışmam 1997 yılında Türkiye Diyanet Vakfı İslam Araştırmaları birincilik ödülüne layık görüldü.

Daha sonra doçentliğe dönük çalışmalarım devam etti tabi bu arada öğrencilik yıllarımda görev yaptım. Ankara’da bir camide imamlık yaptım. Toplam 8-9 yıl o şerefli hizmetim var, hamdolsun iftihar ederim. Daha sonra İlahiyat Fakültesi’nde asistan olarak başladık. 2000 yılında doçent oldum 2008 yılında profesör kadrosuna atandım bu arada altı ay İngiltere Londra’da bulundum. Üç ay Tataristan Rusya İslam Üniversitesi’nde misafir hoca ve program geliştirmeci olarak bulundum. Bu dönemler içerisinde sık sık Arap Ülkelerine çeşitli sempozyumlara inceleme ve araştırma amacıyla gittiğim oldu. Evliyim ve iki çocuk babasıyım. Yıllardır Ankara’dayız ve artık Ankaralı olduk.

Yazar istatistikleri

  • 18 okur beğendi.
  • 524 okur okudu.
  • 48 okur okuyor.
  • 267 okur okuyacak.
  • 13 okur yarım bıraktı.