Burak Abatay

Burak Abatay

Yazar
7.5/10
4 Kişi
·
9
Okunma
·
1
Beğeni
·
38
Gösterim
Adı:
Burak Abatay
Unvan:
Journalist
Şükrü Erbaşla tanıştığımızdan Sivas'taki Madımak Oteli'nin dumanları hala tütüyordu. O günlerden bu yana Şükrü Erbaş şiirini artık daha yakından biliyorum. Toplumculuğunu açıkça belli eden ama bağırmadan şiirine yediren Erbaş, sınıfsal bakışını usulca haykırarak özetler; "Aynı yüzyıl mıydı şu yaşadığımız"
"Erbaş şiirleriyle Ölüm denen duvarı yıkamıyor belki ama bambaşka bir duvarı ölümün rengiyle boyuyor. Zaten ölüm ki kısa konuşmaya gelmiyor hiç"
Sen bende neleri öpüyorsun bir bilsen
Herkesin perde perde çekildiği bir akşam
Siyah bir su gibi yollara akan yalnızlığı öpüyorsun.
Gerçeğe katlanmak güçsüz

düşürüyor. Topuklarına dek ayrılık. Gelmiş yine de.

Yazdan bir iyimserlik… unutma bahçelerinde bir avuç

ışık. İnanmadan oluyor.
208 syf.
“Şükrü Erbaş, neredeyse her şiirinde okuruna ‘gök’ imgesiyle gökyüzüne bakmayı hatırlatıyor. Ferah bir nefesin iltimas da, karanlık bir duvarın cezası da gökyüzünden çıkageliyor. Erbaş, şiirleriyle ölüm denen duvarı yıkamıyor belki ama bambaşka bir duvarı ölüm rengiyle boyuyor. Zaten ölüm ki kısa konuşmaya gelmiyor hiç.”
.
Merhabalar
.
Aralık ayınca Burak Abatay tarafında hazırlanan bir kitap ile geldim sizlere. Sitelerde tesadüfen gezerken rastladığım ve varlığından habersiz olduğum bir kitaptı. Ama nedenini bilmeden aldım hemen. Ve çoğunlukla keyif alarak okuduğumu söyleyebilirim.
.
Şükrü Erbaş’ın Yaşıyoruz Sessizce kitabı biraz diğer şiir kitaplarından farklıdır. Acısını hissettirir sizlere. Ama naif şairimiz o acıyı bile öyle güzel işler ki bu kitap fikri ortaya çıkar. Burak Abatay kitaptan etkilenip kendine bir teşekkür borcu edinir. Ve Şükrü Erbaş’ı da 1978 Varlık dergisinde ilk şiiri yayımlanmasının üzerinden kırk yıl geçmesi üzerine Şükrü Erbaş’ı sevenlerin de etrafında toplandığı bir sohbet sofrası ile ikna eder yazarımızı. Ne güzel bir teşekkür borcu olmuş ve iyi ki de ikna etmiş diye geçirdim önsözden itibaren.
.
Kitabı yirmi dokuz kişi öyle bir güzelleştirmiyor ki hem bir an önce okuyup bitirmek hem de uzun zamanlara yaymak istiyordum. Kitapta da öyle bir isimler var ki saymayım sürpriz olsun diyorum. Ve bazı şiirlerin yazısı yüreğimi ısıtıyor ve başka nasıl anlatılırdın ki be naif adam dedirttiriyor. Ama bir kaç yazı da bu heyecanımı kaçırdığım oldu elbette. Onun dışındaki genel olarak sevdim. Madem henüz Şükrü Erbaş ile tanışamıyordum o halde yakından tanımak için güzel bir yol olmuştu benim için. Ama deneme, inceleme tarzı okumayı sevmeyenlere pek hitap eder mi bilmiyorum açıkcası. Ama Şükrü Erbaş eserlerini bitirip üzgünseniz bence bir bakın derim. Keyifli okumalarınız olsun.
208 syf.
·Puan vermedi
İncelik ne biliyor musun? Ne renk cümbüşünü parfüm kokusuna satmış bir demet çiçek, ne yapay zamanların dudaklara astığı sahte gülüşler. Ne modern evlerin insansızlığa açılan pencerelerinden komşu kızına hiç duyuramadığımız iç çekişlerimiz, ne karmaşa yüklü caddelerin doğurduğu insan yükü arasında savrulup giden selamlarımız. Ne toprakça yaşlanan, çeyiz sandıklarına dürüp büküp katladığımız göstermelik merhametimiz, ne tek satır yazma, çözüme ortak olma cesareti gösteremeyip dost meclislerinde gidişata salladığımız küfürler. Ne yaşarken elinden tutamayıp ölümüne mekanik ağıtlar yaktığımız insanlık, ne ince bir şişenin dibinden baktığımız, baktıkça boğazladığımız, içtikçe düştüğümüz görmezden gelme yalnızlığı. Ne kendimiz dışında kalanlara uzatamadığımız el, ne karanlık bir şehre bulanık bir ay düşüren korkularımız ne de yüzü içimize dönük küçük bir çocuğun zifire dönmüş gözlerinde kalan karanlık özürlerimiz. İNSANIN, BAŞKASININ ACISININ IÇİNDEN GEÇMESİ, INCELIK.

Yazarın biyografisi

Adı:
Burak Abatay
Unvan:
Journalist

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 9 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 6 okur okuyacak.