Burak Albayrak

Burak Albayrak

Editör
8.6/10
253 Kişi
·
650
Okunma
·
0
Beğeni
·
160
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
168 syf.
#iyitoplumyoktur kitabını yakın arkadaşımın tavsiyesi üzerine okumuştum. Ama ne okumak! Durup durup "Evet, aynen, kesinlikle öyle" diyerek kaç cümlenin altını çizmişimdir kim bilir..

Kitap bazıları için rahatsız edici gelebilir. Çünkü vurgulanan şeyler, çoğumuzun alıştığı ve kabullendiği düzene ters. Benim içinse oldukça zihin tazeleyen bir kitap oldu. Zaten küçük yaşlardan beri hep bizden, benden yapılması beklenilen şeyleri sorgular, beklentilere ters düşünce de etraftaki insanların cık cık'larına maruz kalırdım.
Benim ifade etmeyi bir türlü başaramadıklarımı, Nihan Kaya oldukça başarılı anlatmış.

Genel olarak aynı düşüncelere sahip olmamdan dolayı, kitap içimde büyük sarsıntılar yaşatmadı. Ama bu demek değildir ki, kitap yeterince iyi değil. Aksine, sevgili Nihan Kaya'nın yazdıkları, hele ki bu kadar geleneklerine, alışkanlıklarına köklü bir şekilde bağlı olan; ne yazık ki dayatılanları sorgusuz kendi zihinlerinde pranga eden bir memlekette yazmak, gerçekten de, çok cesurca.

Kitap benim için apayrı bir yere sahip oldu. Dönüp dönüp okuyor, kafamın içinde yerleşip kalmış ne kadar çürük ve eskimiş düşünce varsa, hepsini dönüştürüp, yeniliyor ya da atıyorum.
Ve iyi ki diyorum, iyi ki bizi sorgulamaya iten kitaplar var.

Olur ya hani, sizde kendinizle yüzleşmek,
zihninizde size ait olmayan ama buna sizi inandıran düşünceleri bulmak ve gözden geçirmek isterseniz mutlaka İyi Toplum Yoktur'u okuyun.

Umuyorum ki, yazarın samimi anlatımı ve üzerinde durduğu konular herkesçe anlaşılabilir.

Sevgili Nihan Kaya'nın yüreğine, zihnine ve kalemine sağlık.

________________________________
•"Bir insanın söylediklerinin aşırı bulunması, bulanın karşıt aşırılığından kaynaklanıyor olabilir."
•"Sadece sünnet değil, nikâh, düğün gibi her tür tören ataerkil reflekslere dayanır ve ailedeki ataerkillik ne kadar güçlüyse bu törenlere verilen önem de o oranda artar."
•"Kadınlar, ayak numaralarıyla, bedenleriyle, fikirleriyle, tercihleriyle uzayda ne kadar az yer kaplarsa bu o kadar makbul sayılmıştır. Erkekler kendilerine ait bir varoluş biçimi geliştirmeye, kendilerinin savunmaya nispeten de olsa teşvik edilmiş, kadınlar ise büyümek isteyen her yerlerinden, daha o yer büyümeden, alayla, küçümsenmeyle, cesaret kırıcı yaklaşımlarla, sindirme ve görmezden gelmelerle baltalanmışlardır."
488 syf.
·9 günde·Beğendi·Puan vermedi
Daha önce "Gölgeli Öyküler" kitabını okuduğumda önyargılarımı kıran yazar Mehmet Berk Yaltırık'ın okuduğum bu kitabı da çok iyi bir kurgu cidden. Bana Elizabeth Kostova'nın "Tarihçi" -ki yazarın kendisi de bu romandan esinlendiğini söylemekte- ve Bram Stoker'ın "Dracula" sını hatırlattı. Aynı tadı ve kaliteyi hissettim açıkçası. Zaten oldum olası vampir konulu filmleri pek severim.

Bu arada "Tarihçi" adlı kitabımı yıllar önce kim alıp da geri getirmediyse beni çok üzdüğünü belirteyim. Enteresan olan Nisan sonu Tekirdağ'da idim. Bir günlüğüne de Edirne'ye geçmiştik. Bir sahafta "Tarihçi" kitabını yine görmüş olmam ve "Istrancalı Abdülharis Paşa" nın konusunun da Edirne ve Kırklareli taraflarında geçmesi hoş bir tesadüf değilse nedir?

Bu güzel ve akıcı kitabı türü sevenlere tavsiye ederim.
72 syf.
Bir kaç hafta önce Nihan Kaya'nın "İyi Toplum Yoktur" kitabına başlamış; içim karara karara yarısına zor gelebilmiştim.
Pek çok tespitinde haklı olmakla birlikte anlatım tarzının "üstten üstten" olması rahatsız etti sanırım.
Kitaba başlamadan "İyi Aile Yoktur" ve "Bütün Çocuklar İyidir"i de sipariş vermiştim. O yüzden diğerini yarım bırakıp "Bütün Çocuklar İyidir"e geçtim.
Çocukların anlayacağı dilde daha naif yazılmış. İkinci bölümden sonra Arda(10 yaş)'yla birlikte okuduk hatta. Çocukluk travmaları ara ara öykülerle pekiştirilerek anlatılmış, kısa bir kitap.
Geçenlerde Psikiyatr Dr. Gülcan Özer'in instagram'da bir paylaşımında dediği gibi: Çocukluk travmalarının da bir son kullanma tarihi olmalı.
O yüzden kitap, çocuklar kadar, travmalarını anlayıp, kendini iyileştirip yoluna devam etmek isteyen büyükler için de hafif bir başlangıç kitabı gibi.
72 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
"Sevgili çocuk;
Ben, senim. Ben senin içinde var olan çocuğun kendisiyim. Senin içinde bir ses var. Neyin doğru, neyin yanlış olduğunu her zaman bilen bir ses. Bu kitapta yazılmış olan her şeyi, o ses zaten başından beri biliyordu. Fakat bize öğretilen yanlış şeyler yüzünden biz maalesef o sesi artık duymuyoruz. Bu kitabın amacı, bastırmaya çalıştığın o sesi yeniden duyabilmek. "

Harika bir kitaptı. Nihan Kaya'nın çocuklara yönelik yazdığı bu kitabı okurken, bir öğretmen olarak hayran oldum.
Mümkünse tüm yetişkinler, anne babalar, öğretmenler bu kitabı okumalı.
Bir çocuğa karşı, en basit, normal sandığımız davranışların bile, onlar için bir istismar, taciz olabileceğini düşünmezdim. Çok etkilendim.
Nihan Kaya okuduğum zaman, şefkat tokadı yemiş gibi oluyorum. Ara sıra açıp okuyup özeleştri yaptığım ve çok etkilendiğim bir yazar.
Kalemine, yüreğine sağlık
Alkışlar Nihan Kaya
128 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Bu kitaptaki tesadüfleri seveceksiniz. Rastlantı sonucu elime geçen, okudukça heyecanlandıran bir kitap oldu benim için. Neil Geiman'vari geldi üslubu ve hayal gücüne aşık oldum. Hatta Geiman'ın "Bitmeyecek Öykü" sü geçip durdu aklımdan. En son onu okurken böyle heyecenlanmıştım. Ülkemde böyle hayal gücüne sahip yazarlarla bir olmak müthiş keyif verici. Kitap okurken heyecanlanmak benim için olaylar dizisinden ibaret değil. Bir nokta var beynimde oraya dokunan cümleler varsa haz alıyorum okurken.Buna dystopia denilebilir, ütopya denebilir, fantastik denebilir. Ama içinden mutlaka edebi değer de geçmeli. Hepsi vardı içinde zaten. Neyse inceleme yazım çok karıştı şu an. Aklıma geleni yazıyorum. Kitaptan bir alıntı ile bitireyim.
‌"Ağaçlar hiç göç etmeden yaşıyorlardı. Doğdukları ve öldükleri yer aynıydı. Nerede yükseleceklerini onlar seçiyordu; zaten oldukları yerde yükseliyorlardı. Benim sormayı bilmediğim soruların cevaplarını ağaçlar çoktan bulmuştu. Onlar dünyayı görmeden tanıyordu. Yaşadığım dünyayla tanışık olmak için onlardan öğreneceğim çok şey vardı. " *Sy:130
72 syf.
·2 günde·10/10
"İyi Aile Yoktur" , "İyi Toplum Yoktur" , "Bütün Çocuklar İyidir" yan yana dizildiğinde bile çok anlamlı bir mesaj veren üçleme.

İlk iki kitabı okuyup çok etkilendiğim için, bu kitabın çıkacağını duyunca çok heyecanlandım ve çıkar çıkmaz alıp okudum. Kitabın ince olması ve makul fiyatlı olması da içimde umut çiçekleri açtırdı. Çocuklara ve yetişkinlere hediye etmeyi ya da ısrarla aldırmayı düşünüyorum.

Nihan Kaya, bu kitabı çocuklara ve içimizdeki çocuk kalan tarafımıza yazmış. Bir yetişkin nasıl davranırsa yanlış davranmış olur? İstismar nedir? Taciz nedir? Sorgulatarak, düşündürerek ve en önemlisi korkutmadan açık ve net bir şekilde anlatmış.

Ülkemizde, çocukların fiziksel gelişimine son derece önem verilirken, duygusal gelişimi çoğunlukla gözardı ediliyor. Bir çocuk yemek yesin diye zorlanırken bu zorlama esnasında onun neler yaşayabileceği düşünülmüyor. "Ama onun iyiliği için..."diye başlayan cümleler kuruluyor.

Çocuğun kandırılabilir bir varlık olduğunu böylesine kanıksamışken, haberlerde gördüğümüz, olmaması gereken durumlara sızlanmamız iki yüzlülükten başka bir şey değil.   "İyi Aile Yoktur" kitabında şöyle diyordu: "Ben çocuk muyum ki beni kandırmaya çalışıyor" ,"Senin karşında çocuk yok" gibi cümleler aslında çocuğa bakış açımızı özetliyor. Çocuğun kandırılabilir bir varlık olduğunu normalize ediyor.

Çoğu zaman parkta görüyorum, çocuk eve dönmek istemediğinde bakıcı-anneanne, her kim o anda bakımı üstleniyorsa "annen eve gelmiş,baban evdeymiş bakalım" diyerek evde olmayan anne-babanın hayaliyle çocuğu sürüklüyor. Çocuk bir yere gitmek istemediğinde, "Biz gidiyoruz, sen de yalnız kal..." diyerek duygularıyla oynuyor. Daha bunun gibi bir sürü anlık çözümlerle çuvallama örnekleri bulabilirim.

Nihan Kaya diyor ki : "Çocukluk bir cenennemdir. Bunun en önemli nedeni , çocukken bize yapılan yanlışların yanlış olduğunu bilmememiz." İşte bu sebeple çocukları da aydınlatan bu kitabı yazmasını çok değerli buluyorum. Yapmak istediği şeyi önemsiyorum ve özümsüyorum.

Ben bu kitabı kendi çocuk gözlerimle, çocuğumun gözleriyle, anne gözümle, öğretmen gözümle okudum. Bir kere okudum, yetmedi ikinci kez okudum.
Siz de her kimseniz anne-baba, öğretmen, teyze,hala, anneanne, babaanne, dede,bakıcı... Lütfen ama lütfen bu kitabı okuyun. Etrafınızdaki çocuklara da okutturun. Onların dünyasını biz güzelleştireceğiz. Lütfen bir adım da siz atın.
168 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
İnsanlar vardır hayatınızda her konuda söz sahibi olabileceğini zanneder, diğerleri vardır hiç sormazsınız ama fikrini hep söyler, ya da bir başkaları vardır eleştirel bakışlarından saklanamazsınız.. Suratına sert bir cisimle vurmak istersiniz bazen böylelerinin.(Şiddetin her türlüsüne karşı olmayaydık keşke) Bir sandalyeyle mesela . Tamam, sandalye çok “ince ruhlu” kalır diyorsanız, bu kitapla da vurabilirsiniz. “Değişeceğimiz umudunu koruyorum.” Cümlesiyle son veriyor kitabına Nihan Kaya. Ben inanmıyorum AMA denemeye değer buluyorum.Yazarın kitabı yazmak için harcadığı emek yanında bizim okutmak için harcayacağımız devede kulak kalır ne de olsa... Özellikle hemcinslerim lütfen okuyun, okutun, belki hayatınızın geri kalanını kendiniz için yaşamanın bir yolunu bulursunuz.
168 syf.
·10 günde·Beğendi·10/10
Her zaman düşündüğüm şeyleri çok güzel kaleme almış katılmamak imkansız . Düğün,nişan törenlerinin gereksizliği ailelerin çocukların hayatını ele güne göstermek amacıyla nasıl dayatmalarla mahvettiği vs. Kadına dayatılan sözde özel gün iltimasi ... Okuduğum için kendimi şanslı hissediyorum . Yazarın üslubunu cok beğeniyorum.
128 syf.
·2 günde·Puan vermedi
"Burası Yok Yok Kırtasiye ve burada yok yok. Her şeyimiz ve hiçbir şeyimiz mevcut. Bir ihtiyacınız olursa sizi de bekleriz."
Sıfır.
Okuduğum kitap bu cümlelerle sona erdi...Keşke dedim, bizim de bir "Yok Yok Kırtasiye'miz" olsa...
Cem'in kardeşi Melike için böbrek aramasıyla başlayan bir dizi olaylar...Evlere şenlik konuşan kedisi Müjgan da var... Hem eğlencelik, hem hüzünlü...
Kitap ile yolumun kesişmesinde mutlaka bir "maksat" vardır, elbet bu "tesadüf" beni güzel bir sebepten gelip bulmuştur...Diyerek başladım okumaya. Çok severek okudum.
İçindeki çizimlerle, distopik, fantastik, ütopik her türden okuyucuya hitap edecek bir kitap olmuş.
130 sayfalık, içinde o kadar zekice cümleler, benzetmeler, betimlemeler var ki, bayılarak okudum.
Konuşan kedi Müjgân ve Cem 'in macerasına mutlaka "maksatlı tesadüfler" le denk gelmeniz dileğiyle :)
168 syf.
·8 günde
Nihan Kaya'yı okurken içimdeki Nihan tarafımla konuşur gibi hissediyorum kendimi. Bazı noktalarda ise benimle aynı şekilde düşünmeyen bir arkadaşımı saygıyla dinler gibi okuyorum görüşlerini.

Bana göre, Nihan Kaya'nın İyi Aile Yoktur, İyi Toplum Yoktur ve Kötü Çocuk Yoktur kitaplarının herkese okutulmasında büyük fayda var. Özellikle toplumdaki kadın, erkek ve çocuk algılarını yeniden değerlendirmek ve değiştirilmesi, düzeltilmesi ya da geliştirilmesi gereken noktaları görebilmek açısından Nihan Kaya'nın fikirlerini çok kıymetli buluyorum. Onun toplumun yerleşik algılarına bir darbe gibi inen görüşleri pek çok kişiyi rahatsız etse de...

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 650 okur okudu.
  • 24 okur okuyor.
  • 459 okur okuyacak.
  • 10 okur yarım bıraktı.