Burak Cemil Yılmaz

Burak Cemil Yılmaz

Çevirmen
7.8/10
305 Kişi
·
Okunma
·
0
Beğeni
·
347
Gösterim
Adı:
Burak Cemil Yılmaz
Unvan:
Çevirmen
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
256 syf.
·4 günde·9/10
Okurken her bölümde sizi derin düşüncelere daldıran, bir çok soru sordurup beyin cimnastiği yaptıran, özellikle halk eğitiminin öneminden ve dönüştürücü gücünden bahseden ufuk açıcı bir kitap. Üzerine binlerce olumlu olumsuz şey söylenebilir ama sırf bu düşündürücü yönüyle bile ilgiyi hak ediyor.

Toplumdaki ahlak çöküntüsü ve egitimdeki başarısızlık göz önüne alındığında bir şekilde kendimizden başlayarak değişmeye başlamamız gerektiğini hatırlatıyor.

Beyaz zambaklar ülkesinde, Finlandiya’nın bataklıklar ve kayalıklar arasından kalkarak refah bir topluma dönüşmesini anlatmaktadır. Atatürk bu kitabı okuduğunda hayran kalmış ve kitabın okullarda ve askeri okulların müfredatına dahil edilmesini istemiştir.

kitabın yazarı Rus asıllı Rusya’dan kovulmuş, o zamanki Yugoslavya topraklarında ve Bulgaristan’da yaşamış güzel insan Grigoriy Petrov'dur.

Herkesin okuması ve okutturması gereken bir kitap. belki sonra aramızdan Johan Vlhelm Snellman lar çıkar.
... İyi Okumalar.
128 syf.
·140 günde·9/10
Ve...
Gökten üç martı düşmüş...
Ve...
Kostantin Gavriloviç Treplev hepsine; çiyu,çiyu,çiyu!

...
Anton Çehov, eserinde alt ve üst tabaka arasındaki sessiz çatışmanın üretimsizlik olarak hayatlara yansıyışını iletişimsizlik unsuru ile ilişkilendirmiş ve olay örgüsünü bu kavram etrafında kurmuştur. Böylece sembollerle ve yan temalarla gizlenmiş bir dönem eleştirisi okuyucuya hissettirmeden her çağın sorunlarından biri olan iletişim kopukluğu ile akıcı bir biçimde verilmiştir deniliyor ve evet bunu tiyatro oyunuyla çok güzel anlatmış.Tiyatro kitaplarına karşı çok fazla önyargılıydım.Ama hepsini yıktı geçti.Kitabın kapağını kapatır kapatmaz diğer eserlerini ve tiyatro oyunlarının tümünü araştıracak bir yıkım.

Shakespeare için de geç kalmışım ama halledeceğim.Şimdi ne kadar tiyatro oyunu varsa alıp,indiriyorum.Neden bu kadar çekti bu kitap beni peki?Hikayesi gereği değil.Klişe bile diyebilirim içeriğe.Çünkü yüzyıllardır ve Hz.Adem'den beri insan hayatı aynı perde...Ama ah ilkler hep başkadır,bu yüzden ve sayesinde tanıdığım için bu kitabın yeri ayrı olacak ben de.Kendinizi bir tiyatro sahnesinin içinde hissediyorsunuz ve bu çok keyifli.

Okumaya başladığımda entrika ağırlıklı olduğunun altını çizen kitap dostum @Tutututuba
dididijeeyy tututuubaa haklıymış.Aşk ve entrika sahneden hiç inmedi.İsim hafızam hayli kötü olduğu için bir süre karakterleri,her satırda ilk sayfadan kopya çekip seçebildim.Ama sonra hakim olunca keyfini çıkardım.Girince alışıyorsun demişler,boşa dememişler.

Ve aşk!
Sen ne kadar tehlikeli bir zehirsin?
Veba denildi,kolera denildi,Hiv denildi an itibariyle Covid-19 deniliyor.Ama tedavisi bulunmamış bu hastalığa, hala güzel bir duyguymuş gibi algı dayatarak panzehir bulunması engelleniyor.
Çürüten,hırpalayan ve yoran bir his nasıl güzel olabilir?Neden inanıyorsunuz bu yalana?Yoksa ben mi duygusuzum?
Ben mi ruhsuzum?
Bir ben mi kaldım tenhasında gecenin avutulmayan?Size simit vadeden canlılara martılar gibi inanıp atlamayın.Geçici bir öğündür bir ömür beslemez insanı aç kalırsınız mazallah.

Derler ki; "Bir çocuğu azarlarken ona hafifçe vurursan ağlar.Aynı çocukla şaka yaparken çok daha sert bile vursan güler.Unutmayın!Manevi acı bedensel acıdan daha ağırdır."
Ben gülmüyorum bu şakalara.Siz de gülmeyin, inanmayın derim.Nacizane tabi.Ölümcül veya süründücü bir virüs çünkü.Koca koca abileri ablaları ne hallere düşürüyor.Sevgiye inanın ama.O daima yaşatır.Zira koskoca Tolstoy yanılıyor olamaz.
Son olarak sevgiyle ve tiyatroyla kalın.
256 syf.
·7 günde·8/10
Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün okullarda okutulmasını istediği kitaptır kendisi.
Gazeteci Grigory Petrov, bataklıklar ülkesi olan Finlandiya'nın zamanla nasıl beyaz zambaklar ülkesine evrildiğini, aydınlanıp geliştiğini tarih anekdotlarıyla muazzam bir şekilde anlatmış.
256 syf.
·6 günde·Puan vermedi
Bu zamana kadar okumadığım için üzüldüğüm, nerdeyse her satırın altını çizmek istediğim bir kitaptı. Hayatın belirli dönemlerinde açıp tekrar tekrar okunması gerek bence. Tam bir başucu kitabı niteliğindeydi. Herkese tavsiye ederim.
256 syf.
·14 günde·Beğendi·10/10
Şimdiye kadar bana en çok şey katan kitap diyebilirim. Fikir aşıladı, azim ve bir şeyleri değiştirme isteği doğdu içimde.
Bir öğretmen adayı olarak ilerde öğrencilerime bu kitabı okutacağım. Hatta ailelerine okutmalarını söyleyeceğim.
Finlandiyanın hep harika bir yer olduğunu düşünürdüm. Ama bu kadar zorluktan böyle bir hale geldiğini bilmiyordum. Kendilerinden başka bir şeyleri olmayan bir milletin, kendilerini eğiterek, halkı aydınlatarak kat ettiği ilerleme gerçekten takdire şayan. Bataklık ülkesinden nerelere geldiler.
Eğitim gerçekten önemli ve değerli. Bunun önemini kavramışlar. Zamanla var olan hataları düzeltmişler. Bunlar bir anda olmamış ama en sonunda bu savaşı onlar kazandı.
Kitabın mutlaka okunması gerekiyor. Keşke daha önce okusaydım.
256 syf.
·Beğendi
Eserde Finlandiya bataklar ülkesi diye adından söz ettirirken nasıl beyaz zambaklar ülkesine dönüştüğünü anlatıyor. Tüm imkansızlıklara,doğa koşullarına ve yoksulluğa rağmen bir aydın önderliğinde her meslekten insanın birlik olarak ülkelerini geri kalmışlıktan nasıl kurtardıklarını anlatan bu eser insanlığımıza örnek olarak sergilenmektedir. Her insanın kütüphanesinde bulundurması gereken bir kitap
196 syf.
·5 günde·Beğendi·7/10
Kitabın başları çok güzeldi. Cok güzel şeyler anlatılıyordu.fakat sonlara doğru çok sıktı diyebilirim.hele makdanold bölümü çok sıkıcıydı. Hiçbir şey anlamadığım gibi kitabin son 15 sayfalık bölümünü okumak istemedim . Bilmiyorum belkide bana hitap etmedi bu kitap.
128 syf.
·Beğendi·8/10
Çehov’un en önemli eserlerinden biridir Mart’ı Daha önce de okudum ama zamanın yıpratıcılığını karşısında tekrar okumanın faydalı olacağını düşündüm İyi ki de okumuşum Siz de okuyunca hak vereceksiniz
İyi okumalar
Varolun
256 syf.
·Beğendi·10/10
Bu kitabı kaç kez okudum bilmiyorum. Ama sindirerek ve farkederek ilk defa okudum. Okumam için bana tavsiye eden çok sevdiğim insan... teşekkürler bu kitabı okurken içinizden devrimci bir ruh çıkabilir. Hayatı, insanları, eğitimi, ülkemizi ve dünyamızı değiştirecek kadar güçlü olduğunuzu hissedebilirsiniz. Hissetmelisinizde... Kendisi aynı zamanda Atatürk’ün okullarda okutulmasını istediği bir kitaptır. Okumalı ve okutulmalı.. her eğitimcinin, ben bir aydınım diyenin elinde sözlük gibi taşıması gereken bir kitap.
256 syf.
·15 günde·Puan vermedi
Öncelikle birden fazla okunması gereken bir eser değil bir şaheserdir fikrimce.

Nice uygarlık gelip geçmiş nice devletler kurulup yıkılmış nice savaşlardan ve göçlerden bir ölüp bir doğmuştur insan.
Fakat özünde varlığını unutmuş, kendini ego aynasından gören, bilgiyi ve gerçeği sırtında delik heybesiyle taşıyan insan kendine set olup hep geriye tekerrür etmiştir.

Kitap , bireyin aydınlanmasının topluma faydasından tutun, toplumda aydın ve öncü olarak düşündüğümüz kurum ve çalışanlarının niteliği ve de eksiklikleri konusunda kıymetli bilgiler sunmaktadır..insanlığın eksik noktalarına tümüyle değişiyor diyebilirim.

Eğer kitap hakkında en güzel cümleyi kuracaksam; "kitap , insanlığa dirilişi muştuluyor."