Can Terzier

Can Terzier

Yazar
0.0/10
0 Kişi
·
0
Okunma
·
0
Beğeni
·
53
Gösterim
Adı:
Can Terzier
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
Mersin, Türkiye, Şubat 1966
CAN TERZİER in kaleminden kendi öyküsü:

XX. yy başlarında Girit’ten Mersin’e göç etmek zorunda kalan bir ailenin üyesi olarak, 1966 yılının soğuk bir Şubat günü Mersin’de doğmuşum. Ailemi topraklarından ayıran bu zorunlu göç, dedemin erken ölümüyle birlikte babam ve kardeşlerinin zor hayat koşulları, onların şanssız bir kuşak olarak yetişmesine neden olmuştur.

Bizim ailenin o dönemde okuyan tek üyesi olarak, ‘şanssızlık’ konusunu daha
çocukluğunda bir kenara bırakıp, kötü olanı iyileştirmek gerektiğini fark eden
biriydim. Güzel bir ortamda büyüyen, akademik olarak başarılı bir çocuktum. Yayla kültür ile liseyi bitirene kadar her yaz tatilimi Mersin’in Fındık pınarı Yaylasında
geçirdim. Doğayla iç içe geçirdiğim bu yıllar, çocukluğumu “çocukça” yaşamamı
sağlayan etkenlerdendi.
Okul hayatıma üniversiteye kadar Mersin’de devam ettim. Önce Çankaya İlkokulu, ardından burslu girdiğim Özel Toros Lisesi’nden mezun oldum. Aslında, ortaokulda yazmaya başladım. 1981 yılında, Atatürk’ün 100. Doğum yılı nedeniyle düzenlenen bir yarışmada dereceye girdim. Edebiyat öğretmenlerim Ali Uysal ve Türkay Beşkardeş, hala belleğimde iz bırakmış, beni o yıllarda yazmaya teşvik eden kişilerdir.

Kitapların ‘insan hayatını’ değiştirdiğine, yaşayarak inanan kişilerdenim. İlkokulda
apandisit ameliyatı olunca, hastanede kaldığım bir hafta içinde okuduğum Peyami Safa’nın ‘9. Hariciye Koğuşu’ isimli romanından etkilenip, o günlerde doktor olmaya karar vermiştim. Sadece doktor değil, cerrah olmama da neden oldu o kitap.
Çocukluğumda almış olduğum bu kararı, lise yıllarımda devam ettirerek fen bölümünü seçip edebiyattan biraz uzaklaşsam da, katıldığım şiir yarışmalarında dereceler almaya devam ettim.
1983 yılında Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni kazandım ve Bursa’nın muhteşem tarihi ve doğal güzelliklerini yaşayarak 1989’da mezun oldum. İki yıl Kayseri’de mecburi hizmet sonrası, Ankara’da “Genel Cerrahi” uzmanlık eğitimine başladım.
Eğitim sürecinin bir kısmını İngiltere’de geçirdim. 1996 yılında genel cerrahi uzmanı olarak meslek hayatıma başladım.
Bir kısmı mesleki, bir kısmı ise yeni ülke ve kültürleri keşfetme heyecanı ile pek çok
farklı yerleri ziyaret ettim, oralarda kısa süreli de olsa yaşadım. Bu ülkeler arasında
unutamadığım ve beni en çok etkileyen Afrika’dır. Farklı zamanlarda üç ayrı dönemde Afrika’ya gittim. Dünyaca ünlü fotoğrafçı Kevin Carter’ın “Çocuğun Ölümünü Bekleyen Akbaba” fotoğrafını çektiği kampta gönüllü hekim olarak çalıştım. 55 derece sıcaklıkta, bez çadırlardan kurulu ameliyathanelerde, ekibimle birlikte üç yüzden fazla ameliyat yaptım. Orada yaşadıklarım ise ayrı ayrı birden fazla kitap olur aslında…

Afrika’daki’ insanlardan ;insanlık adına borçlu olduğumuz özrü, en azından ülkem ve kendi adıma “orada onlar için çalışarak” dilediğime inanıyorum.
Çocuk yaşlarda almış olduğum mesleğim ile ilgili bu karardan bir gün bile pişman
olmadan, doktorluğun özellikle cerrahinin, kendi içinde sürekli kovalanan heyecanı
beni hep mutlu ediyor. Kendi içindeki aktivitesi, zamanla yarışmak, sizin ellerinize teslim edilen bir hayatı devam ettirmeye çalışmak…

Bu, sizden hızlı ve doğru karar
almanızı, çok yönlü düşünmenizi ve kurgu yapmanızı istiyor. İşte benim için yazmak
da bunları ifade ediyor. İçimde bir yerlerde saklı tuttuğum bu yazma heyecanını
‘Aynaların Ardında’ isimli ilk romanım ile başka insanlarla da paylaşmak istedim.
Yazma isteğim ve merakım ilk kitabımın son satırı ile daha da hız kazandı. Bir amatör olarak herhangi bir edebi iddiam olmadan; kurgulamak, betimlemek, farklı kültürlere götürmek, gizem katmak ve görülmeyeni gösterebilmek beni mutlu ediyor.
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
Yazara henüz inceleme eklenmedi.

Yazarın biyografisi

Adı:
Can Terzier
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
Mersin, Türkiye, Şubat 1966
CAN TERZİER in kaleminden kendi öyküsü:

XX. yy başlarında Girit’ten Mersin’e göç etmek zorunda kalan bir ailenin üyesi olarak, 1966 yılının soğuk bir Şubat günü Mersin’de doğmuşum. Ailemi topraklarından ayıran bu zorunlu göç, dedemin erken ölümüyle birlikte babam ve kardeşlerinin zor hayat koşulları, onların şanssız bir kuşak olarak yetişmesine neden olmuştur.

Bizim ailenin o dönemde okuyan tek üyesi olarak, ‘şanssızlık’ konusunu daha
çocukluğunda bir kenara bırakıp, kötü olanı iyileştirmek gerektiğini fark eden
biriydim. Güzel bir ortamda büyüyen, akademik olarak başarılı bir çocuktum. Yayla kültür ile liseyi bitirene kadar her yaz tatilimi Mersin’in Fındık pınarı Yaylasında
geçirdim. Doğayla iç içe geçirdiğim bu yıllar, çocukluğumu “çocukça” yaşamamı
sağlayan etkenlerdendi.
Okul hayatıma üniversiteye kadar Mersin’de devam ettim. Önce Çankaya İlkokulu, ardından burslu girdiğim Özel Toros Lisesi’nden mezun oldum. Aslında, ortaokulda yazmaya başladım. 1981 yılında, Atatürk’ün 100. Doğum yılı nedeniyle düzenlenen bir yarışmada dereceye girdim. Edebiyat öğretmenlerim Ali Uysal ve Türkay Beşkardeş, hala belleğimde iz bırakmış, beni o yıllarda yazmaya teşvik eden kişilerdir.

Kitapların ‘insan hayatını’ değiştirdiğine, yaşayarak inanan kişilerdenim. İlkokulda
apandisit ameliyatı olunca, hastanede kaldığım bir hafta içinde okuduğum Peyami Safa’nın ‘9. Hariciye Koğuşu’ isimli romanından etkilenip, o günlerde doktor olmaya karar vermiştim. Sadece doktor değil, cerrah olmama da neden oldu o kitap.
Çocukluğumda almış olduğum bu kararı, lise yıllarımda devam ettirerek fen bölümünü seçip edebiyattan biraz uzaklaşsam da, katıldığım şiir yarışmalarında dereceler almaya devam ettim.
1983 yılında Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni kazandım ve Bursa’nın muhteşem tarihi ve doğal güzelliklerini yaşayarak 1989’da mezun oldum. İki yıl Kayseri’de mecburi hizmet sonrası, Ankara’da “Genel Cerrahi” uzmanlık eğitimine başladım.
Eğitim sürecinin bir kısmını İngiltere’de geçirdim. 1996 yılında genel cerrahi uzmanı olarak meslek hayatıma başladım.
Bir kısmı mesleki, bir kısmı ise yeni ülke ve kültürleri keşfetme heyecanı ile pek çok
farklı yerleri ziyaret ettim, oralarda kısa süreli de olsa yaşadım. Bu ülkeler arasında
unutamadığım ve beni en çok etkileyen Afrika’dır. Farklı zamanlarda üç ayrı dönemde Afrika’ya gittim. Dünyaca ünlü fotoğrafçı Kevin Carter’ın “Çocuğun Ölümünü Bekleyen Akbaba” fotoğrafını çektiği kampta gönüllü hekim olarak çalıştım. 55 derece sıcaklıkta, bez çadırlardan kurulu ameliyathanelerde, ekibimle birlikte üç yüzden fazla ameliyat yaptım. Orada yaşadıklarım ise ayrı ayrı birden fazla kitap olur aslında…

Afrika’daki’ insanlardan ;insanlık adına borçlu olduğumuz özrü, en azından ülkem ve kendi adıma “orada onlar için çalışarak” dilediğime inanıyorum.
Çocuk yaşlarda almış olduğum mesleğim ile ilgili bu karardan bir gün bile pişman
olmadan, doktorluğun özellikle cerrahinin, kendi içinde sürekli kovalanan heyecanı
beni hep mutlu ediyor. Kendi içindeki aktivitesi, zamanla yarışmak, sizin ellerinize teslim edilen bir hayatı devam ettirmeye çalışmak…

Bu, sizden hızlı ve doğru karar
almanızı, çok yönlü düşünmenizi ve kurgu yapmanızı istiyor. İşte benim için yazmak
da bunları ifade ediyor. İçimde bir yerlerde saklı tuttuğum bu yazma heyecanını
‘Aynaların Ardında’ isimli ilk romanım ile başka insanlarla da paylaşmak istedim.
Yazma isteğim ve merakım ilk kitabımın son satırı ile daha da hız kazandı. Bir amatör olarak herhangi bir edebi iddiam olmadan; kurgulamak, betimlemek, farklı kültürlere götürmek, gizem katmak ve görülmeyeni gösterebilmek beni mutlu ediyor.