Candaş Tolga Işık

Candaş Tolga Işık

6.3/10
8 Kişi
·
10
Okunma
·
2
Beğeni
·
582
Gösterim
Adı:
Candaş Tolga Işık
Unvan:
Türk Gazeteci, Yazar
Doğum:
İstanbul, Türkiye, 1978
1978 yılında İstanbul'da doğdu. İstanbul Üniversitesi Biyoloji bölümünü bitirdi.

Haberciliğe 2002 yılında yerel bir radyo kanalında başladı. BEST FM ve RADYOTIME'da ses getiren radyo programlarıyla adını duyurdu. Genç yaşına rağmen programına konuk aldığı siyasilerle canlı yayında ettiği kavgalar ve sert üslubu ile dikkat çekti.

2007'den bu yana Türkiye gündemine damga vuran birçok atlatma haber Candaş Tolga IŞIK imzasıyla çıktı: Sarıkamış Faciası'nda kaybolan binlerce şehidin Karadeniz'in altında yattığını ortaya çıkardı(bkz: Sarıkamış'ın Deniz Şehitleri). Amerika'nın terör örgütünün sözde lideri Murat Karayılan'ın Süleymaniye'de bir hastanede tedavi görmesine nasıl göz yumduğunu yazdı. (Bkz: Size nasıl güvenelim)22 Temmuz seçimleri sonrası Başbakan Erdoğan tarafından kurulan 60.hükümetin bakanlar kurulu listesini iki gün önceden tam liste olarak yazdı. Yine Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Köksal Toptan ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün aday olacakları ilk kez onun köşesinde deşifre edildi. Son olarak dünyanın en büyük haber ajansları ve gazetelerini atlatarak büyük usta Yaşar Kemal ile söyleşi yaptı.

Yazdığı siyaset ağrılıklı köşe yazılarının yanı sıra pazar günleri POSTA'da yayınlanan röportajlarıyla da özellikle genç okuyucuların beğenisini topladı. Geçtiğimiz yıl Türkiye'nin en saygın 3 üniversitesinin öğrencilerinin oylarıyla "Türkiye'nin en başarılı, genç siyaset yazarı" ödülünü aldı.


POSTA gezetesi yazarı Candaş Tolga IŞIK pazar günleri TV8'de Bunu Konuşalım isimli aktüel bir sohbet programı, hafta içi her sabah 09:00-10:30 arasında ise Alem FM'de Kripto Odası isimli bir haber programı yapmaktadır.
Fakültede bir hocam demişti ki: ‘‘İnsan bir tek 35’inde yaşını hisseder... 20’sinde daha yaşlısındır, 40’ından sonraysa hep daha genç... Ama 35’inde herkes 35’tir.’’
Candaş Tolga Işık
Sayfa 119 - İnkılap Yayınları
İlk kez bir psikolog kızdan duymuştum, ‘‘Sende devamsızlık sendromu var,’’ demişti. Hayatta devam zorunluluğu olan her yerden ve her vaziyetten kaçmak için bahane arıyormuşum...
Kız haklıydı. Evvela kendinden biliyordu çünkü.
Psikoloğa niye gidersin arkadaş? Derdine derman bulmak için değil mi? Ben de tam olarak o yüzden gitmiştim.
Birinci seans derdimi anlattım: 400 TL. İkinci seans derdimi anlattım: 400 TL. Üçüncü, dördüncü, beşinci seans hep ben anlattım... Sonunda canıma tak etti:
‘‘Yahu hep ben mi anlatacağım, arada siz de bir kelam etseniz? Bu doğru, bu yanlış, şöyle yapsan daha iyi deseniz?’’
‘‘Biz karışmayız, sizin hayatınız. Kararları siz vereceksiniz!’’
‘‘İyi de benim derdimi dinleyecek adama ihtiyacım yok ki... Bizim çocuklardan kimi arasam, yarım saat içinde otururuz rakı masasına, bir kuruş vermeden sabaha kadar anlatırım. Üstüne içtiğimiz rakı, söylediğimiz türkü de yanımıza kâr kalır.’’
Öyle de oldu. Psikoloğla altı seansta (2.400 TL) alamadığımız mesafeyi, en yakın arkadaşım Gökhan’la bizim Suat’ın balıkçıda bir gecede aldık. Ve o gün anladım ki en iyi psikolog dostunmuş kardeşim.
(Bu arada psikoloğlar kızmasın, ama ben psikoloğa gidip de boşanmadan dönen çift görmedim daha...)
Candaş Tolga Işık
Sayfa 46 - İnkılap Yayınları
Mutluluğa gelince... Büyük mutluluklar, büyük hüzünler... Büyük kavuşmalar, büyük ayrılıklar... Büyük umutlar, büyük hayal kırıklıkları... Hep oldu. Ama şunu gördüm ki: Kim olursa ol ya da kiminle olursan ol, bir insanı bedbaht eden devamsızlık değil, istikrarsızlıktır! Ve inan bana; istikrarsız bir katılımcıyla kıyaslıyorsan eğer, istikrarlı bir devamsız, bin kat daha iyidir.
Candaş Tolga Işık
Sayfa 50 - İnkılap Yayınları
Eğitimde başarının sırrı; dersi derste dinlemek olsaydı, ben şu an muhtemelen ilkokul ikiden terk bir kardeşinizdim. İlkokulda sürekli karnım ağrırdı benim... Sonradan öğrendik ki ‘‘psikolojikmiş’’; çünkü ortaokulda da ağrıdı... Ta ki lise 1’de bünyeye delikanlılık girip de karın ağrısına ‘‘Birimiz burada fazlayız,’’ diyene kadar karnım ağrıdı benim.
Candaş Tolga Işık
Sayfa 45 - İnkılap Yayınları
‘‘Babam annemin adını bile yasaklamıştı kendine ama koskoca hekim, büyük tıp profesörü Meşhut Bey’in bilmediği bir şey vardı. Dil yasak dinliyordu ama yürek asla...Babam evlatları da dahil herkesin içindeki annemi öldürmeyi başardı ama kendi içinde hep ilk günkü gibi yaşamasına hiç mani olamadı.’’
Candaş Tolga Işık
Sayfa 113 - İnkılap Yayınları
‘‘Hiç aramaz’’ dediklerim...
Üzdüklerim kırdıklarım...
Herkesin insan olduğunu iddia ettiği bir dünyada sahici insan olmanın şerefine ses veriyordu o gece...
Ah pişmanlıklarım!
Candaş Tolga Işık
Sayfa 118 - İnkılap Yayınları
35’inde anladığım şudur ki.
Mutluluk...
İki damla göz yaşını birlikte akıtabildiğiniz, bir bardak rakıyı birlikte fondip yapabildiğiniz, acısını acınız belleyebildiğiniz, hüznüne ortak olabildiğiniz, kederini paylaşabildiğiniz, düşerken elini tutabildiğiniz, dayak yiyeceğinizi bile bile birlikte kavgaya girebildiğiniz insanlardır.
Onları biriktirebilmiş olmaktır.
35’ini kutlayan herkesin doğum günü kutlu olsun.
Candaş Tolga Işık
Sayfa 120 - İnkılap Yayınları
Demokrasi, özgürlük filan gibi medeniyet alanında bizden bir b*k olmayacağı aşikar. Ama alavere dalavere deyince bize geleceksin kardeşim.
Misal g*tünden meslek uydurmakta biz Türklerin üzerine yoktur.
‘‘Sosyal medya danışmanı’’ nedir mesela?
‘‘Yaşam Koçu’’ ne iş yapar?
Peki ya ‘‘Evlilik Terapisti’’?
Bizim tribünden Faruk ve karısı Betül, ‘‘Çok tartışıyoruz,’’ diye gittikleri evlilik terapistine seans başı 400 lira bayıldıktan altı ay sonra boşanmaya karar verdiler.
Son seansta terapist, ‘‘Acilen boşanmalı ve birbirinizi tamamen hayatınızdan çıkarmalısınız,’’ demiş.
Rezilliğe gel.
Boşandıktan iki ay sonra bizimkiler barıştı mı?
Bu mevzunun üzerinden beş yıl geçti mi? Bizimkiler şu ara ikinci çocuğu bekliyor mu? Süleyman Bey ve Nazmiye Hanım kadar mutlular mı?
Peki, sen olsan böyle evlilik terapistine kızılcık sopasıyla girmez misin?
Candaş Tolga Işık
Sayfa 74 - İnkılap Yayınları
Portakal Ağacı, Candaş Tolga Işık’ın ikinci kitabı...

Kitap, bir kısmı yazarın daha önce Ot Dergi’de yayınladığı öyküler olmak üzere on iki öyküden oluşuyor. Yazarın köşe yazılarından alışkın olduğum üslubu öykülerinde de kendini göstermiş, kısa, net, farklı...

Kitabın daha önce Ot Dergi’de yayınlanmış olan öyküleri de içermesi pek hoş olmamış, yeni şeyler okumayı bekleyen okuru, daha önce okuduğu öyküleri tekrar okumak hayal kırıklığına uğratıyor açıkçası.

Öykülerin içeriğine bakıldığında evlilik ve duygusal ilişkiler üstünde duran çok fazla cümle kurulmuş, öykülerin çoğu aşkı, evliliği ve duygusal ilişkileri anlatıyor. Bir de yazar psikologlara fena halde takmış durumda, kitabın en az üç yerinde psikoloğa giden insanların hiçbir yararını görmediklerinden üstüne bir yığın para döktüklerinden yakınmış. Psikologa alternatif olarak yazar tarafından önerilen yöntem ise rakı. Hatta yazarın rakıya methiye düzdüğü uzunca birkaç parağraf mevcut kitapta.

Hikayeleri okurken başlangıcını biraz farklı bulsanız da ilerleyen kısımları yeşilçam filmlerini anımsatmaya başlıyor. Tam siz ‘‘E, iyi ama bildiğin eski Türk filmi senaryosu bu!’’ diyorsunuz ki yazar sonuca bağlamadan önce okuduğunuz öykünün yaşanmış bir olay olduğunun ipucunu veriyor. Velhasıl kitapta yer alan öykülerin tamamına yakını yaşanmış olaylar. Ayrıca yazarın çocukluğundan, okul yıllarından, askerliğinden ve meslek hayatından anılar da yer alıyor öykülerde. Bir de anlatımı farklı kılacağım diye küfür içeren kelimeleri kullanmasaydı, haydi kullandı diyelim bari sadece bazılarını kullansaydı biraz daha iyi bir kitap olabilirdi diye düşünüyorum.

‘‘Acaba kitabın adı neden Portakal Ağacı?’’ sorusu kurcaladı zihnimi. Neyse ki sorunun cevabını kitabın tam ortasında yer alan öykü verdi.

Yönlendirmek bana düşmez nihayetinde ama okumadığınız zaman bir şey kaybetmezsiniz diye düşünüyorum.
Bu kitaptaki her hikaye beni çok etkiledi..
Beni en çok etkileyenler ↓↓
Hayriye'nin Cemal'e,Cemal'inde Hayriye'ye bitmeyen aşkı ve Cemal'in karısı Handan'nın fedakarlığı..
Hikmet Bey'in Necla Hanım'ın Sevgisine Revan olan hikayesi..
Dövme yaptırma sonrası yaşadığın komik hal kitaptan bi cümle "Adın Mehmet eşinin ayağında Ahmet yazıyo"
(Burayı gülerek okudum)
Gürkan'a istenen kızın Neslihan değilde Gülender olduğunu öğrendiğimde ki şaşkın ve tebessüm halim..
Ve son olarak Meşhut bey'in Azize'ye zamanla körüklenen ama Azize'nin İhsan'a oluşan sevgisi..
↑↑Burada geçen "Birisini unutmak istiyorsanız bunu sindire sindire yapın.Çünkü aklın zamansız öldürdükleri yürekte apansız dirilir" Güzel sözdü..
Ve son olarak Ahmet'lere güvenin...
"Hayat hakkında yazabilmen için önce onu yaşaman gerek.Çünkü,hikâye gerçekse hiçbir yazı kötü değildir." ↑↑Ernest Hemingway↑↑ Yine buda tam yerinde denmişti..
Kısaca 12 güzel yazı bu kadar güzel harmanlanıp anlatılırdı..

Yazarın biyografisi

Adı:
Candaş Tolga Işık
Unvan:
Türk Gazeteci, Yazar
Doğum:
İstanbul, Türkiye, 1978
1978 yılında İstanbul'da doğdu. İstanbul Üniversitesi Biyoloji bölümünü bitirdi.

Haberciliğe 2002 yılında yerel bir radyo kanalında başladı. BEST FM ve RADYOTIME'da ses getiren radyo programlarıyla adını duyurdu. Genç yaşına rağmen programına konuk aldığı siyasilerle canlı yayında ettiği kavgalar ve sert üslubu ile dikkat çekti.

2007'den bu yana Türkiye gündemine damga vuran birçok atlatma haber Candaş Tolga IŞIK imzasıyla çıktı: Sarıkamış Faciası'nda kaybolan binlerce şehidin Karadeniz'in altında yattığını ortaya çıkardı(bkz: Sarıkamış'ın Deniz Şehitleri). Amerika'nın terör örgütünün sözde lideri Murat Karayılan'ın Süleymaniye'de bir hastanede tedavi görmesine nasıl göz yumduğunu yazdı. (Bkz: Size nasıl güvenelim)22 Temmuz seçimleri sonrası Başbakan Erdoğan tarafından kurulan 60.hükümetin bakanlar kurulu listesini iki gün önceden tam liste olarak yazdı. Yine Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Köksal Toptan ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün aday olacakları ilk kez onun köşesinde deşifre edildi. Son olarak dünyanın en büyük haber ajansları ve gazetelerini atlatarak büyük usta Yaşar Kemal ile söyleşi yaptı.

Yazdığı siyaset ağrılıklı köşe yazılarının yanı sıra pazar günleri POSTA'da yayınlanan röportajlarıyla da özellikle genç okuyucuların beğenisini topladı. Geçtiğimiz yıl Türkiye'nin en saygın 3 üniversitesinin öğrencilerinin oylarıyla "Türkiye'nin en başarılı, genç siyaset yazarı" ödülünü aldı.


POSTA gezetesi yazarı Candaş Tolga IŞIK pazar günleri TV8'de Bunu Konuşalım isimli aktüel bir sohbet programı, hafta içi her sabah 09:00-10:30 arasında ise Alem FM'de Kripto Odası isimli bir haber programı yapmaktadır.

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.
  • 10 okur okudu.
  • 9 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.