Giriş Yap

Carl Gustav Jung

Yazar
8.3
1.918 Kişi
7,8bin
Okunma
1.928
Beğeni
66,6bin
Gösterim
Reklam
·
Reklamlar hakkında

Hakkında

Carl Gustav Jung. (d. 26 Temmuz 1875 Kesswil, Thurgau, İsviçre. ö. 6 Haziran 1961 Küsnacht ZH, Zürih, İsviçre). İsviçreli psikiyatr, analitik psikolojinin kurucusu. Derinlik psikolojisinin üç büyük kurucusundan birisi. Basel Üniversitesi'nde tıp profesörü olan büyükbabasının adını taşıyan Carl Gustav Jung İsviçreli bir papazın oğludur. 1895 yılında Basel'de tıp eğitimi almaya başladı ve 1900 yılında Eugen Bleuler'in asistanı olarak Burghölzli'de psikiyatrist olarak hizmet verdi. Doktorasını 1902 yılında tamamladı. Konu okült (gizli, görünmeyen) fenomenler (etkiler) ve onların Psikoloji ve Patolojiyle bağlantıları idi. Paris'te 6 ay Pierre Janet ile bilgilerini derinleştirdi. 1903 yılında Emma Rauschenbach ile evlendi. 36 yaşında Uluslararası Psikanaliz Birliği'nin ilk başkanı oldu. Psikolojik analizlerinde astrolojiden de yararlanan Carl Gustav Jung,Sigmund Freud'le beraber üzerinde çalıştığı toplumsal bilinçaltı kavramı ile de tanınır. Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Carl_Gustav_Ju...
Unvan:
İsviçreli Psikiyatr
Doğum:
Kesswil, Thurgau, İsviçre, 1875
Ölüm:
Küsnacht, Zürih, İsviçre, 1961
Reklam
·
Reklamlar hakkında

İncelemeler

Tümünü Gör
560 syf.
Genelde bu kitapla Jung okumalarına başlanır ancak benim pek öyle olmadı. 7 kitap sonrasında bu kitaba başlayınca Jung'un detaylandırarak anlattığı görüşlerinin merkezi bu kitapmış gibi bir hisse kapıldım. Her bir teori ve tezin felsefi kaynağını bu kitapta bulmak mümkün. Bu yönden tıpkı Nietzsche'nin Böyle Buyurdu Zerdüşt kitabına benziyor. Kitaba çok baskın şekilde, uzak doğu ve hint felsefesinin hakim olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Özellikle toplumsal bilinçdışı alan, kolektif bilinçdışı alan üstüne tezlerini sunarken, ikinci tekil şahıs üzerinden gerçekleştirilen anlatımlarda hint felsefesinin, kendinden hareketle anlatımlarını sürdürürken uzak doğu felsefesinin işin içine girdiğini rahatlıkla söylemek mümkün. Düşüncelerinin derinliğinden korkarak kaosu imlemesi, Jung'un unutulmayacak Nietzsche atfı olarak yorumlanmış. Bu da ayrıca altı çizilmesi gereken detaylardan olmuş. Nietzsche üzerine seminerler kitabında, ona olan hayranlığının yanında, etkisinden çıkmak için eleştirmeye çalışmasını hatırlayınca kitabın özünü görebiliriz. Çünkü Nietzsche'ye cevaben yazılmış satırlar hayli çok ve samimi anlamda gülümsetici. Özellikle sezgici ve irrasyonalist felsefeyi besleyen bir sanat eseri niteliği taşımaktadır bu kitap. Bu nedenle psikanlizi farklı bir seviyeye çıkarmıştır diyebiliriz. Genelde kuramsal bir düzeyde kalmış olan psikanaliz, Jung ile, Nietzsche'nin öncülüğünü yaptığı yaşam felsefesiyle buluşmuştur. Bu anlamda çok değerli bir noktadadır. Bilinçdışı alan anlatımını bu denli güzel anlatan bir kitap bulmak zor gerçekten. Kitabın ilk bölümünde Jung, kendi ruhunu keşfederek, onun zamandan ayrılamayan bir formda olduğunu öngörüyor. Bunu anlatırken durumu hikayeleştirerek, şeytan, yılan salome ve elijah karakterlerini dahil ederek mitolojik bir hikayede ilerlerken gösteriyor ruhunu bizlere. İkinci bölümde ise tanıştığı kadın ve ormandaki kale anlatımıyla bilgeliği keşfederek, doğru yolu buluyor. Kadının yol göstericiliği ile kaledeki akretip Jung'un varoluş krizinin muazzam bir anlatımını oluşturuyor. Kitap, insanın kendine ne kadar uzak olduğunu göstermesi açısından oldukça güzel. Keza kendisine yaklaştıkça gördüğü derinlik ve mesafe delirmeye yol açıyor ki hangi filozof sağ çıkabilmiş kendisine giden yolda? Kendinize varacağınız yolda şimdiden keyifli okumalar.
·
1 yorumun tümünü gör
Reklam
·
Reklamlar hakkında
Reklam
·
Reklamlar hakkında
2
4
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.28.17