Cemile Özyakan

Cemile Özyakan

Çevirmen
8.1/10
2.865 Kişi
·
10.449
Okunma
·
1
Beğeni
·
123
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
480 syf.
·Puan vermedi
Matematikten nefret ederim. Sayılar hiç ilgimi çekmez. Üzerinde sayı olan bir kitap mı asla dokunmam. Sayılar rakamlar sadece paranın üzerindeyken değerlidir benim için.

Çok satanlarda kapak resmini görünce kesinlikle benlik değildir deyip eledim bu kitabı üzerinde kocaman rakamlar var ne kadarda ürpertici. Kesin matematikten bahsediyordur diye düşündüm.

Aradan zaman geçti. Bir gün arkadaşım bu kitabı bende unuttu. Kapağında Tess Gerritsen kıskandım diye yazmış. Tess Gerritsen bile kıskanmışsa vardır bir hikmeti deyip açtım. Açtım ve bir daha kapatamadım. Sabahın 4ünde kitap elimde uyuyakalmışım. Arkadaşım kitabım sende mi kalmış diyerek arayıp uyandırdı. Bilmem bakarım dedim. Daha okunacak 200 sayfa var diyemedim. Arkadaşım yine aradı baktın mı buldun mu. Ne var kudurdun diyecektim ayıp olurdu. Gerçekten meraktan kudurtan bir kitaptı.
O soğuk karlı günde hemen kitapçıya koştum. Yoğun merakım yarım kalmamalıydı. Bulmacayı çözemiyordum aklımda bir sürü şüpheli vardı. Dave Gurneyden bile şüphelendiğim oldu. Heyecanla sonunu bekliyordum acaba ne oldu. 3 kitabını birden aldım o gün ve Madeleine bana kahve yapsa bende keyifle kitabı okusam diyerek eve koştum.

Ben kitap hakkında inceleme yazacaktım değil mi? Zaten herkesin bildiği, okuduğu, beğendiği bir kitap. Yazılması gerekenler çoktan yazılmıştır. Ben inceleme yazmak için geç kaldım. Evet Dave Gurney harika, çok zeki bir adam. Anlamsız basit olaylardan değişik anlamlar çıkartabilen biri ancak kitabın tek kahramanı Madeleine idi.

Emekli dedektif Gurney'e bir arkadaşı bir mektup aldığını aklından bir sayı tutmasını istediğini söyler. Arkadaşı 658 tutar zarftan çıkan diğer kâğıtta da 658 yazmaktadır. Bir süre sonra arkadaşı öldürülür ve Gurney bu cinayetin peşine düşer. Katilinde Gurney'inde zekasına hayran kalacaksınız.
480 syf.
·7 günde·Beğendi·9/10
Yazarın, katili büyük bir ustalık ve kurgu ile işlemesi bana katil anlaşılana kadar acaba dedirtti. Okuyucuyu mantık yürütmeye zorlayan bir kitap. Roman böyle bir yapıya sahip olunca da büyük bir merak, istek, şüphe, heyecan, ürperti içinde okudum. Polisiye romanlarindan zekice yazilmis okumanizi tavsiye ederim.
480 syf.
·13 günde·Beğendi·10/10
Merhaba Arkadaşlar…

Bir polisiye severi olarak romanı okumam uzun sürdü kabul ediyorum ama bunun sebebi kitabın sıkıcı veya ilerlememesinden değil son zamanlarda çok yoğun olduğumdan. Normal şartlarda 2-3 saatte hiç sıkılmadan rahatlıkla, merakla okuyabileceğiniz sürükleyici bir roman.
Arkadaşlar sakın ama sakın bu kitabı gece vakti okumayın çünkü sabahlamanız muhtemel…
Bazı romanlar baştan olayın nasıl sonuçlandığını belli eder ve okuma isteğiniz gider ancak bu roman onlar gibi değil sonunda bile “katil bu mu?” diyerek şüpheye düşebilirsiniz…

Romanı okuduğum her an nefes nefeseydim… Şaka bir yana okurken nefesini tutacağınız, hadi canım bu kadar da olmaz diyeceğiniz harika, mükemmel, akıcı ve sürükleyici bir roman… John Verdon hakikaten abartmadan söylüyorum; zekasına hayran kaldığım olay anlatım tarzıyla bu romana bambaşka bir esrarengizlik eklemiştir.
John Verdon’un serinin ilk romanı olmasına rağmen tek kelimeyle harikaydı. Kurgusu çok iyi yapılmış, baştan sona sürükleyen ve akıp giden, bir bulmaca çözdürür gibi okuyucuyu içine çeken ve düşündüren, gayet başarılı bir kitap olmuş. Kitabın isminden, kapağına, kurgusundan düzenlemelerine kadar emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum…

“AKLINDAN BİR SAYI TUT “ bu kitaba başka bir isim bulunamazdı herhalde resmen cuk diye oturdu. Başka bir isim olsaydı ”GİZEMLER DENİZİ” olmasını isterdim.(Sanki bende de cevher var gibi gibi ^_^) Kapağı da şahane bu kitap gizemlerle dolu der gibi… Betimlemeleri, anlatım tarzı çok iyi sanki kitap canlanıyor… Romanı okurken sanki film izliyormuşum, bende o kitaptaki kahramanlardan biriymişim gibi geliyordu… Gözümde canlanan hatta hafızamda yer edinen bir kısım var ki beni çok etkilemişti: Madeleine’nin bembeyaz karlar arasında bir kayanın üzerinde oturup güneşin doğuşunu izlemesi… Bu sahne tamamiyle gözümün önünde canlanmıştı. Ve çok güzel hisler uyandırdı…
John Verdon katilimizi çok ustaca saklamış, hatta bir sır gibi… Son ana kadar bulmanızı ve tahmin etmenizi zorlaştırıyor ama kitabın ortaların da bir ipucu veriyor bizlere… Sanki zekamızı test eder gibi… Açıkçası ben bunu kitap bitene ve Gurney açıklayana kadar fark etmemiştim. Kitaptaki neredeyse kadın-erkek tüm karakterlerden şüphelendim biri hariç ve o çıktı hala inanamıyorum… Gizem, gizem, gizem… ardı ardına, üst üste gelen gizemler... Bir gizem çözülmeden bir gizem daha onun üstüne geliyor… Bazen acaba “ben olsaydım ne yapardım” diye düşünüyorum… Sanırım şöminenin karşısında bir fincan kahve eşliğinde roman okurdum.(kahve yerine çayı tercih ederim) (:
Başkahramanımız David çok zeki bir (emekli) dedektif arkadaşına yardım etmek isterken kendini seri katilin peşinde bulur… Her çıkmaza gittiğinde karısı ona bir yol gösterici olmuştur. Karısı sayesinde davada büyük gelişmeler gösterir ve ölüm ile burun burunayken bile onun aydınlatıcı sözleriyle bir çıkış yolu bulur.(Yahu karısından bile şüphe ettim ya)

Evet arkadaşlar, polisiye seven sevmeyen, bir değişiklik isteyen herkese kesinlikle şiddetle tavsiye ederim… Bu kitabı okumamışsanız çok şey kaybetmişsinizdir. Mutlaka okuyun… Okuyun, okuyun okumak iyidir. (; Serinin diğer kitaplarını da okumayı düşünüyorum. Çünkü cevaplanmamış sorular var. Neyse sanırım birazcık uzattım. Allah’a emanet olun :)
“Her gün tek bir cümle bile olsa birazcık okuyarak ilerleyin, eğer her gün on beş dakikanızı verirseniz, yılın sonunda bunun etkisini hissedersiniz.” Horace Mann
480 syf.
·22 günde·Beğendi·9/10
Romanı çok fazla gördüm ve duydum. Özellikle toplu taşıma araçlarında bu kitabı okuyanlara birçok kez denk geldim. Mutlaka okumalısın diye öneriler aldım. Romanın bu kadar popüler olması bende biraz önyargı oluşturdu. Hem önyargıyı kırmak hemde merakımı gidermek için okudum desem yalan olmaz. Belirtmek isterim ki yazarın ilk kitabıymış.

Açıkçası tatile çıktığım için, romana bir hafta ara vermek zorunda kaldım. Tatilden geldiğimde ise odaklanamadığım için az az okuyabildim. Sonunda bugün bitirdim. Romanı okuduğum bütün süreç boyunca seri katilin kim olduğunu bulmaya çalıştım lakin yazar her seferinde bize başka bir olay ve durum anlatarak kafa karışmaktan ziyade kendimizce katile yaklaştığımızı zannettiğimiz kişinin aslında o olmadığını gösteriyor. Sürekli olarak ihtimaller ve isimler değişiyor. Ayrıca mitolojik kişiliklerle anlatım desteklenmiş. Sadece romanın sonunda birkaç sorunun cevabını bulamadım. Bakalım benden sonra bu romanı okuyacaklar bu sorulara cevap bulabilecekler mi?
480 syf.
·Beğendi·10/10
JOHN VERDON, kusursuz sürükleyici bir üsluba sahip. Aklından Bir Sayı Tut romanında da her zamanki gibi çok profesyonel ve zekiydi. Kitabın son sayfasına kadar soluksuz okudum desem yeridir. Aynı zamanda JOHN VERDON; okuyucuyu şaşırtmayı bilen, gerilim türünün hakkını romanındaki her cümlede iliklerimize kadar fazlasıyla vermeyi başarabilen, Katili son birkaç sayfaya kadar büyük bir titizlikle saklayabilen yazarlar arasında. Ben katil anlaşılana kadar hep yanlış kişi üstünde durduğumu bilirim. Bir de romanın karakteri olan Dave Gurney'in kişiliğini yazar çok başarılı ve gerçekçi bir biçimde kaleme almış. Bu kitabı okuyalı bayağı oldu ama etkisi sanki bugün okumuşum gibi üstümde. Bu da tabi yazarın kaleminin etkileyiciliğinden ileri geliyor. Yazara ve Koridor Yayıncık'a sonsuz teşekkürler.
480 syf.
·10/10
Spoiler İçermektedir
Merhabalar en iyi polisiye yazarlardan John Verdon’un okuduğum ilk kitabı olan Aklından Bir Sayı Tut şimdiye kadar okuduğum en iyi polisiye kitaplardan biridir.Yazarın hem dili hemde kurgusu gerçekten muhteşemdi.Kitap çok akıcı ve okurken kendinizi kahramanların yerinde hissediyorsunuz.Gizem,heyecan ve gerilim konuların çok iyi bir şekilde işlendiği bir kitaptır.Konu olarak Mark Mallery posta kutusunda imzasız bir mektup almasıyla her şey başlar.Zarfta aklından bir sayı tutmasını ister.Mark sayısı tutar ve bilir.Zarfı okurken aklından tuttuğu sayısı nasıl bilebilirdi ? Bu imkansız soruları sorarak olayların gizemini çözmeye çalışıyor.Merak,gizemin ve gerilimin had safhada olduğu olaylarda Mark Mallery dedektif arkadaşı Gurney’e yardım ister.Dedektif Gurney olayları çözmeye çalışırken cesetler,gizemler ve sırlarla dolu notlarla karşılaşır.Okurken heyecandan ve akıcılığından dolayı bir an olsun elimden bırakamadım.Psikolojik gerilim yaratan katilin notlarını çözmeye çalışacaksınız.
En beğendiğim alıntı : “İnsan ne kadar görmezden gelirse gelsin ölüm kendini fark ettirmenin bir yolunu buluyor.Hislerinin arkasına bodrum dairesine sızan su gibi sızıyor.”
Keyifli Okumalar Dilerim
480 syf.
Aklından Bir Sayı Tut, adı kadar merak uyandıran bir içeriğe sahip. Bu kitabı kalıplaşmış polisiye kitaplarından ayıran özelliği konusu tabiki. Ama yazar elindeki bu hammaddeyi iyi bir şekilde işlemesini de bilmiş. Anlatımı sürükleyici ve en önemlisi de kitap bitene kadar gizemi hiç elinden bırakmıyor. Türüne göre kaliteli bir kitap. Elinize geçerse okuyun derim. İyi okumalar...
480 syf.
·6 günde·Beğendi·9/10
David Gurney görev yaptığı zamanlarda adından sıkça söz ettiren başarılı, zeki bir dedektiftir ve 1yıl önce emekli olmuştur. Aldığı esrarengiz mektuplar canını sıkan Mark Mellery kariyerini ve işyerinin adını riske atmamak için polis yerine 25yıldır görüşmediği dedektif arkadaşı David Gurney'den yardım ister. Zaten işkolik bir profile sahip olan dedektif Gurney olayı aydınlatmayı kabul eder ve olaylar zincirinin içinde bulur kendini...


Kitabın tempolu anlatımı hikayeden kopmanızı engelliyor. Okuduğum diğer polisiye romanlara göre edebi yönü de ağır basıyor. Betimlemeleri kitabı daha okunabilir kılmış. Yazarın ilk romanı olmasına rağmen kurgusu da çok iyi ve merak uyandırıcı. Katilin kim olduğunun hiç önemi yoktu benim için daha çok "Neden?" ve "Nasıl?" Öldürdüğü ilgimi çekti. Kitabın sonu aceleye getirilmiş gibi geldi. Aklımda soru işaretleri var hala. :) Bir de David Gurney gibi bir karakterin olayı çözümleme kısmını pek beğenemedim. Daha doğrusu daha zekice bir çözümleme beklerdim Gurney'den.:) Yine de keyif alarak okudum, tavsiye ederim. :)

Keyifle okuyun, mutlu kalın. :)
480 syf.
Selâmün Aleyküm,

'Aklından Bir Sayı Tut' isimli kitabımız üniversite yıllarından sonra birbirleriyle bir daha görüşmemiş olan Mark ve emekli dedektif David isimli iki arkadaşın hikâyesiyle başlıyor.

Mark bir seri kâtil tarafından telefon ve mektuplarla (şiirlerle) tehdit ediliyor. David bir dedektif olduğu için Mark'ın yardım talep etmesi üzerine ona bu konuda yardım etmeye çalışıyor.

Bir kâtilin esrârengiz zekâsı ve oyunları..

Emniyet teşkilâtı seri kâtilin yakalanması için bir ekip kuruyor. Kurulan ekibe dâhil olanların her biri ayrı ayrı mevzû ile ilgileniyorlar. Onlar kâtili yakalamak için büyük çaba sarfederken; kâtil de boş durmuyor, cinâyetlerine ara vermeden devâm ediyor. Dedektif David olayı çözebilmek için zaman zaman eşinin de zekâsına başvuruyor. Onca çaba sarfetmelerine rağmen, katili yakalamaya çalışan ekip içerisinde kimler var ise, sonunda birçoğu seri kâtilin tehditleri altında kalıyor ve ölümle karşı karşıya geliyorlar.

Kâtil polislerden ve sarhoşlardan nefret eden ve hepsini öldürmeyi arzu eden bir psikopattır.

Oldukça heyecânlı, mâcerâ dolu, korku ve gerilim içeren bir polisiye kitabı.. Okudukça, insanı sanki olayı birebir yaşıyormuşçasına kitabın içine sürükleyen, merak uyandıran ve her karakterde "acabâ katil bu mu?" dedirten, akıcı dili ve okunması zerre kadar da olsa usandırmayan bir kitap.

Okunmasını tavsiye eder, keyifli okumalar dilerim.
480 syf.
Yazarın tarzına ve zekasına bayıldım. Nereden ne çıkacağını tahmin bile edemiyorsunuz. Etseniz bile mutlaka yanılıyorsunuz. Yazarın bakış açısı bence süper ve tamamen kişisel.
Her şeyin altından öyle garip şeyler çıkıyor ki bazen yok artık canım bu ne saçmalık falan diyorsunuz ve kitabı elinizden bırakamıyorsunuz

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 10.449 okur okudu.
  • 216 okur okuyor.
  • 3.473 okur okuyacak.
  • 312 okur yarım bıraktı.