Giriş Yap

Cenk Babaeren

Yazar
0.0
0 Kişi
2
Okunma
0
Beğeni
60
Gösterim
Reklam
·
Reklamlar hakkında

Hakkında

Reklam
·
Reklamlar hakkında

İncelemeler

Tümünü Gör
117 syf.
·
12 saatte okudu
Bu yıl kendime bir okuma listesi yapmıştım. Listeyi belirlediğim sırayla okuyamadım. Araya çokca kitap girdi. Listedeki son kitabı bitirince, birden boşlukta kaldım. Ne okumaya karar veremedim. Şaştım kaldım. Oysa listeye uymaya çalışırken fütursuzca giriyordu araya başka kitaplar. Şimdi hepsi kaçtı sanki. Geçiyorum kitaplığın karşısına hangisini okusam bilemiyorum. Yine şaşma anları. Ellerimi şöyle kitapların üstünde gezdiriyorum. Ben değil kitap beni seçsin diye. Duruyorum bir an. Bu kitabı ne zaman aldım ki ben! Her türden, her cinsten, her görüşten, her daldan okumayı severim. Bence sıkı bir okur her çeşitten okumalı. Öğrenmeye açsan, gelişmeyi istiyorsan böyle olmalı. “Bir Erkeğin Güncesi”ni ne zaman aldım anımsamıyorum. Hatta aldığımı bile anımsamıyorum. Ama şaşırmıyorum da buna. Adından ötürü, bir erkeğin güncesi nasıl olur acaba diye, neler düşünür, neler ister acaba diye, merak ederek almış olduğumdan eminim. Hadi gelelim kitabın içeriğine... Kitabın adına baktığınız da bir erkek günlüğü ile karşılaşacağımı sanmıştım. Ee tamam bu da bir erkek günlüğü de. Öyle günlük değil yani. Yazarımız, bir internet sayfasında ve bir kanalda kadınlar üzerine içerik üretici yazar. İnternet sayfasının genel yayın yönetmeni aynı zamanda. Kitabın içeriği daha çok burada yazdığı yazıları içeriyor gibi. Günlük hayatına dair, daha doğrusu erkek dünyasına dair bilgiler vermiyor. Kitap, ilk sayfasında kadınlar üzerine, bir erkeğin kadınlara bakış açısı üzerine yazılmış gibi geliyor ilk etapta. Ama aalında öyle değil. Daha çok aşk üzerine yazılmış. Yazar aşka ve buna bağlı olarak karşı cinste nasıl aşk aradığına, nasıl sevdiğine sonra nasıl sevgiyi kaybettiğine tanık ediyor sizi. İlk sayfa 2003 - son sayfa 2007 tarihlerini gösteriyor. Dört yıl aaamaan oku oku bitmez ki o günlük değil, çünkü kısa kısa ve yaklaşık 50 günü ancak içeriyordur. Bir çırpıda okuyorsunuz zaten. Bir günce deyince beklentimi çok karşılamasa da, aslında yine de bir günce işte baktığınızda. 2003 yılında otuzlu yaşların başındayken, 2007 de otuz beş yaşını geride bırakan bir adamın, aşkla, umutla, enerjik bir yaşam tarzından, dört yılda birden nasıl olgunluğa erdiğine de tanık oluyorsunuz. Bir kadın aşkına duyulan özlemle başlayan kitap, bir çocuk sahibi olmak aşkıyla son buluyor.
Bir Erkeğin Güncesi
0.0/10 · 2 okunma
2
4
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.28.14