Christophe Galfard

Christophe Galfard

8.7/10
12 Kişi
·
20
Okunma
·
4
Beğeni
·
226
Gösterim
Adı:
Christophe Galfard
Tam adı:
Dr. Christophe Galfard
Unvan:
Fizikçi, Yazar.
Doğum:
1976, Paris, Fransa.
"Hiç uçurumdan atlamaya çalıştınız mı? Ya da bir gökdelenin tepesindeki pencereden?
Muhtemelen, hayır.
Peki, neden?
Ölürsünüz de ondan.
Denemeye kalksam ben de ölürüm. Ya da deneyen herhangi biri...
Peki, neden hepimiz biliyoruz bunu?"
Christophe Galfard
Sayfa 53 - undefined
Bilim insanları güneşin merkezinde kalan hidrojen miktarını tahmin ederek patlayacağı tarihin ne zaman olacağını öngörebiliyorlar. Çıkan sonuca göre Güneş bundan 5 milyar yıl sonra, üç günlük bir yanılma payıyla, bir perşembe günü patlayacak.
Samanyolu, bırakın Her Şey olmayı, çok daha büyük ölçekteki karanlık bir sınırsızlığın içinde küçücük bir adadan öte değil.
Bundan sonra yıldızlara ve Ay'a bakarken, umarım şu evrenimizin ne kadar tuhaf ne kadar engin ve ne kadar güzel olduğunu hatırlarsınız. Nihayetinde, uzun vadede türümüzün hayatta kalmasına giden yol, gizli güzellikleri ve sırları ararken kolektif bilgi ve hayallerin zenginleşmesinden geçiyor.
Bir göz açıp kaplamalık sürenin ardından 65 milyon yıl geçmiştesiniz.
Dinozorlar, şiddetli volkanik patlamalar ve 10 kilometre genişliğindeki asteroitle yıkıcı bir çarpışmanın ortak etkisi sonucu yeryüzünden yeni silinmiş ve yalnızca küçük memeliler hayatta kalmış. Onlardan bazıları günün birinde, birbirini izleyen çok sayıda evrimleşmenin ardından, az önce gördüğünüz kıllı atalarımıza, sonra da bize dönüşecek.
Christophe Galfard
Sayfa 232 - undefined
Şuan Dünya'dan Andromeda'nın 1 trilyon yıldızından birinin yakınlarında bir yere gönderilecek telefon çağrısının ulaşması 2,5 milyon yıl sürer. Temasa geçersek eğer, zekice bir soru bulsak iyi olur. Tabi uygun bir de dil.
Christophe Galfard
En yakın Galaksi komşumuz Andromeda :)
Işığın Ay'dan Dünya'ya gelmesi bir saniye kadar, geri dönmesi de yine bir o kadar sürer.
"Birinci Kısım'da gördüğünüz gibi, Güneş'e gelen ışığın aramızdaki 150 milyon kilometrelik mesafeyi kat etmesi yaklaşık sekiz dakika yirmi saniye sürer. Güneş patlamayı şimdi bıraksa bu sorundan ancak sekiz dakika yirmi saniye sonra haberimiz olur. Bunun bir diğer anlamı da Dünya' dan Güneş'in daima sekiz dakika yirmi saniye önceki halini görüyor olmamızdır. Hiçbir zaman şimdiki halini göremeyiz. Güneşli bir günde gökte ışıldayan Güneş aslında hiçbir zaman sizin onu gördüğünüz zamanki gibi değildir. Hatta onu gördüğünüz yerde de değildir. Işığın teninize ulaşması için geçen sekiz dakika yirmi saniye içinde Güneş gökadamızın merkezi etrafındaki kendi yörüngesinde yaklaşık 117.300 kilometre ilerler. "
Christophe Galfard
Sayfa 68 - undefined
Dünya'yı meydana getiren ağır atomların, yaşam için gerekli atomların, vücudumuzun içerdiği atomların hepsi, zamanında bir yıldızın kalbinde yoğrulmuştur. Nefes aldiginizda onları solursunuz. Teninize ya da başkasının tenine dokunduğunuzda, yıldız tozuna dokunursunuz. Az önce Güneş gibi yıldızların neden yaşamlarının sonunda patlayıp ölmek zorunda olduğunu merak ediyordunuz. İşte yanıtı: Böyle sonlar olmasa etrafta sadece hidrojen ve helyum olurdu. Bizi meydana getiren madde sonsuza dek ebedi yıldızların içinde kilitli kalırdı. Dünya doğmaz Bildiğimiz şekliyle yaşam var olmamış olurdu.
Bundan üç yüz yıl önce tüm zamanların en ünlü ve parlak bilimcilerinden Britanyalı fizikçi ve matematikçi Isaac Newton, Cambridge Üniversitesi'nden bize kütleçekimi sunan adam, zamanı tam da bu şekilde düşündü: Ona göre bir yanda hepimiz tarafindan hissedilen ve saatlerimizle ölçülen zaman vardı bir de Tanrı'nın zamanı. Yani, akıp gitmeyen, anlık zaman. Newton in Tanrı bakış açısına göre ileri ve geri yönde sonsuzluğa uzanan insan zamanının çizgisi, tek bir andan öte bir şey değildir. Tanrı onu tek bir göz kırpmalık süre içinde görür.
Astronomi ve fizik adına en ufak şey bilmiyorsanız sizin için çok yararlı olacak bir kitap. Yazar konuya olabilecek en basit şekilde başlamış ve zorluk derecesini kademe kademe arttırmış. Eğer konu hakkında bilginiz varsa dahi okumanızı tavsiye ederim.Sonlara doğru akıl almaz teoriler ve çözülmemiş problemler işin içine giriyor.

--SPOİLER--

Kitap hakkında beğenmediğim nokta anlatım şekli. Kitap boyunca yazar hep sizinle konuşuyor ve özellikle ilk sayfalarda "... yapıyorsunuz, ...ediyorsunuz, ..geliyorsunuz, ..gidiyorsunuz" şeklindeki cümleler çok can sıkıcı olabiliyor. Dediğim gibi, bilen biri için kitabın ilk üçte biri çok sıkıcı gelebilir. Direndim okudum ve pişman değilim. Benim fikrim, yazar o tropik adayı, vazoları, halanızı işin içine katmasa daha iyi olurdu. Bu ayrıntılar sırf bilimsel bir kitaba roman havası vermek ve "ben her yaştan ve seviyeden insana uygunum" klişesini bangır bangır bağırmak için zorlama bir şekilde eklenmiş.
Her şeye rağmen bu kitabı okumanın insana bilimsel anlamda bir şeyler kattığını düşünüyorum.
Gayet anlaşılır bir kitap , seviyeniz ne olsa anlayabileceğinizi düşünüyorum. Kitapta hayal gücü sınırsız düzeyde , oturduğunuz yerden evrenin en ucra köşelerine ulaştıran bir kitap.Ama okurken beni sıktı ve yarım bıraktım.
Bir atomun çekirdeğine dalıyor,zamanda yolculuk ediyor,güneşin içine giriyoruz.dokunuyoruz.Christophe Galfard evreni avucumuza bırakıyor............
Atomun çekirdeğinden başlayıp, güneşin yakıcı sıcağından geçip uzayın sonsuz derinliklerinde devam eden sürükleyici bir yolculuk. Evren hakkında bir çok şey öğrenecek, sıra dışı farkındalıklar yaşayabileceksiniz. Ne kadar küçük ve ne kadar da önemli olduğumuzu hissedeceksiniz okudukça.

Yazarın biyografisi

Adı:
Christophe Galfard
Tam adı:
Dr. Christophe Galfard
Unvan:
Fizikçi, Yazar.
Doğum:
1976, Paris, Fransa.

Yazar istatistikleri

  • 4 okur beğendi.
  • 20 okur okudu.
  • 12 okur okuyor.
  • 57 okur okuyacak.
  • 3 okur yarım bıraktı.