1000Kitap Logosu
Chrysiida Dimoulidou

Chrysiida Dimoulidou

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
9.0
49 Kişi
122
Okunma
4
Beğeni
787
Gösterim
Unvan
Yunan Roman Yazarı
Doğum
Serez,Yunanistan 24 Temmuz 1957
Yaşamı
Serez’de doğan yazar Atina’da yaşamaktadır. İlk romanı 1997 yılında yayımlanan Dimoulidou bugüne kadar 21 kitap yazmıştır. Bunların 5’i çocuk kitabıdır. Kıbrıs Okur Ödülü’nü alan ve Yunanistan’da aynı ödülde finale kalan yazarın kitapları Yunanistan, Kıbrıs, Brezilya ve Çek Cumhuriyeti’nde çoksatan olmuştur. Aynı zamanda şiir ve senaryo da yazan Dimoulidou fanatik bir hayvan dostu ve çevrecidir. Dünya barışı için tek umudun çocuklar olduğunu düşünen yazarın kitapları tüm dünyada 1 milyonun üzerinde satmıştır.
304 syf.
·
2 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
İnsanı, hayvanlardan ayıran en büyük özellik düşünebilme yetisidir. Bu kitabı okurken özellikle baba olan Dimitros ve anne Vangelio hakkında verdiğim kararı buraya yazsam hayvanlara hakaret olur... Bir adam çocuk yaşta evlendiği kadına hiç saygı duymadan ona şiddet ve tehdit uyguluyor. Evliliklerinden meydana gelen üç küçük kızına ergenliğe ilk adım atınca tecavüz edip dış dünyadan onları döverek soyutluyor. Kadın ise çocukları kız olduğu için ve kocasının tehditleri karşısında sessiz kalmayı seçerek adamı yüreklendiriyor. Üç küçük çocuk ve onların dramı... Olaylar 1967'li yıllarda başlıyor. bu canavar ruhlu adam köyde iyi bir Hıristiyan ve kilisede saygı gören dindar bir kişilik sergilese de köyün dışındaki evde neler yaptığı ancak 1999 yılında ortaya çıkıyor. Büyük kızı yaşadıklarının diğer kardeşlerinin başına gelmemesi için ne kadar çaba gösterse de başarılı olamıyor. Onların köye gitmesi, insanlarla konuşması ve kalın giysiler arasında nadiren evlerine gelenler ile konuşmasını yasaklayan Dimitros'a en büyük desteği karısı Vangelio veriyor ve kızlarını haksız görüyor. Taki en küçük kız kardeşte babası olacak adamın karşısında masumiyetini kaybedinceye kadar. Ablası Dimitra daha fazla seyirci kalamayacağını anlıyor ve onlara annelik yapmayan kadının yerine kendisi bir karar alıp uygulamaya koyuluyor... 30 yıl sonra terk ettikleri köye ve annelerine dönmek zorunda kalan üç kardeş tekrar korkuları ile yüzleşmek ve adalet önünde tüm sırlarını itiraf etmek zorunda kalıp, kendi çocuklarının ve eşlerinin önünde yaşadıkları utanç ile nasıl baş edebileceklerinden habersiz mahkumiyet bekleyerek tüm yaşanan olayları anlatırken tekrar yaşamak zorunda kalacaklardı. Artık sır dışarı taşmış ve onlara itiraf etmek düşmüştü... Yazar, çocukların yaşadığı şiddeti, tecavüzü, tehditi ve psikolojik sorunlarını o kadar iyi anlatmış ki her sayfada yaşanan acıyı yüreğimde hissettim. Uzun süre etkisinde kalacağım bir eser çünkü, küçücük yüreklerde büyük bir acının hikayesi...
Utanç Odası 2
Okuyacaklarıma Ekle
24
304 syf.
·
3 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
"Utanç Odası" günümüzde hala tabu olan bir konunun ilk kitabı... Tehdit, acı, suç, psikolojik şiddet ve suistimal üzerine yazılmış düşündüren, kızdıran hatta ağlatan bir serinin ilk kitabı... Yunanistan'ın Kuzey Messinya yakınlarında bir köyde; köyün dışında ormana yakın olan evde yaşayan, Dimitros ve henüz on dördünde bile olmayan kimsesiz eşi Vangelio cehalet ile birbirleri ile yaşamaya alışmaya çalışıyorlardı. Dimitros dindar ve kilisenin en ön saflarında yerini alan fakat evinde hayvanlarına ve eşine çok rahat şiddet uygulayan, kadınlara değer vermeyen, kilise papazının dediği gibi Tanrı'ya saygı gösteren iyi bir adamdı... Gerçek ise bambaşkaydı. Dimitros hayvani duygular taşıyan korkak ve bencil bir adamdan öte; hiç bir insani duygu taşımayan, kadınları sadece kendine ve erkeklere hizmetkar gören bir adamdı... Evliliklerinden meydana gelen, Dimitra, Anastasia, Mirto'yu hiç sevmemiş ve onlara şiddet, tehdit, psikolojik baskı ve ev hapsi vermekten çekinmemiş; onları tüm köyden sadece pazar günleri kilise ayini dışında tüm insanlardan soyutlamıştı. Kızlar büyümeye başlayınca okul hayatlarını bitirmişti. Kızları okuyup iffetsiz mi olacaklardı? Bu asla kabul edilir bir durum değildi. Dimitros babaydı ve kızlar önce babalarına aitti... Vangelio ise evinin içinde bodrum katında yaşananları bilmesine rağmen kızlarının yanında değil Dimitros'un yanında yerini almıştı. Kızların yaşadıklarına kör, dilsiz ve sağır kalıyordu... Bu üç kardeş ise birbirlerine destek olmaya ve bu cehennemden nasıl kaçacaklarının hesabını yapsalar da, bunun ne kadar imkansız olduğunu biliyor ve korkuları daha da artıyordu... Ta ki bir gün...Dimitros... Yazar, şiddet ile bir çocuğun psikolojisinin ne kadar derin izler aldığını ve yetişkin hayatında bu etkilerin nasıl devam ettiğini çok güzel ve sade bir dil ile kaleme almış. İnsan üzerindeki baskı, korku, bilmemezlik, çaresizlik, desteksiz kalmanın bir çocuğun ruh dünyasında yarattığı etkileri ustalıkla kurgulamış... Kitap öyle bir yerde bitiyor ki, bu eseri okuyacak olanlara devamı olan "Utanç Odası" Masumiyet ile birlikte almalarını tavsiye ederim...
Utanç Odası 1
Okuyacaklarıma Ekle
17
304 syf.
·
Beğendi
·
8/10 puan
Birinci kitabı okumuş, ama o kadar da başarılı bulmamıştım. Ama bu kitap gerçekten güzel. Üç kız kardeşin dram dolu hayatı anlatılıyor. Okuyunca, hayatta böyle babalar da olur mu diyorsunuz. Harika bir kitap, mutlaka okuyun.
Utanç Odası 2
Okuyacaklarıma Ekle
5