Çiğdem Samsunlu

Çiğdem Samsunlu

Çevirmen
7.9/10
531 Kişi
·
1.922
Okunma
·
0
Beğeni
·
8
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
Betty Mahmudi'nin ilk kitabı olan "Kızım Olmadan Asla" gibi akıcı olduğunu söyleyemem. Ancak bu kitabında iki farklı kültürden insanlar arası evliliklerde, doğan problemler sonucu, çocukların ebeveynlerden biri tarafından kaçırılması ve buna karşı verilen uluslararası mücadele ele alınıyor. Ele alınan konu her ne kadar çok yaygın olmasa da; hem ebeveynlerin hem de çocukların yaşadıkları travma açısından önemli. Kitabı okumak konu ile ilgili bilgimizi arttırır. Önerebilirim.
Bir anne için en büyük acı , yavrusu acı çekerken hiçbir şey yapamamaktır , diyen Betty Mahmudi ' nin gerçek yaşam öyküsü ...

Kitap , kocası tarafından İran’da yaşamak zorunda bırakılan Amerikalı bir kadının kızıyla birlikte özgürlüğe kaçışını ve özgürlükleri için nelere katlandıklarını konu alıyor. Betty , ataerkil bir toplum olan İran'da kızıyla birlikte sıkışıp kalan , kadınların asla söz hakkına sahip olmadığı , sevdiği adam ve ailesi tarafından şiddete ve işkencelere maruz kalan , kızı için her zorluğa göğüs gerip katlanan bir annedir.

Betty Mahmudi , İranlı bir doktor olan Seyit Bozorg Mahmudi (Mudi) ile ikinci evliliğini yapmış 3 çocuk annesi Amerikalı bir kadındır. Amerika'daki mutlu hayatlarına rağmen eşinin istediği üzerine kızlarını da yanlarına alarak iki haftalığına İran'a eşinin ailesinin yanına tatile giderler ve olaylar bundan sonra başlar.

Okurken empati yapmadan duramıyor insan. Birçok yazım hatası olmasına rağmen anlatım oldukça akıcı. İlk önce filmini izlemiştim çok etkilendim. Beni bu kadar etkileyen filmin kitabını okumamak olmazdı.

Betty Mahmudi şanslı olanlardan. Betty gibi hala birçok kadın esaret altında yaşamaya mahkum ediliyor ve hiç kimse yardım edemiyor. En kısa zamanda Betty ile aynı kaderi yaşayan tüm kadınların esaret prangalarından kurtulmalarını ve özgürlüklerine kavuşmalarını diliyorum .
#Uluslararası Bestseller#
Kitap 1991 yılında filme uyarlanmıştır. Amerikalı bir anne ve kızının, İran’dan kaçış hikayesi anlatılmaktadır. Kızı için mücadele veren bir annenin gerçek hikayesidir.

Betty, eşi ve üç çocuğu ile Amerika mutlu bir yaşam sürer. Ta ki eşinin ailesini ziyarete gitmek istediğini söylene kadar. Israrlarına rağmen kocasını bu fikrinden vazgeçiremez.

Mudi, İran’a gidince huyları da değişmeye başlar ve ani bir kararla burada kalacaklarını söyler. Betty’nin mücadelesi bundan sonra başlar. Baskıcı bir ülkede kızını büyütmek istemez. Ve kaçış planları yapmaya başlar. Uzun uğraşlar sonunda, elçiliğin yardımıyla kendi ülkesine kimseye haber vermeden geri döner.

http://www.dailymotion.com/video/x2b7ws9
Beni derinden etkileyen kitaplardan biridir. Okurken yutkunmakta zorluk çektiğim, bir annenin duygularını yaşadığım ve gözlerimin dolduğu doğrudur.
Geçen sene ekmek almak için girdiğim bir süpermarkette kızım olmadan asla ve bu kitabi yanyana görmüş, elim kızım olmadan aslaya gitmiş ve almıstim. Ardından bu kitabı uzun zaman sonra edinerek okudum. Okumasam olurmuş.
Çünkü,
Kızım olmadan aslayı severek ve heyecanla hatta ve hatta bayram ziyaretleri boyunca okumuştum. Ardından filmini de izlemis lakin kitapta bulduğum duygu yoğunluğuna erişememiştim. Yasadıklarının zor bir durum olduğunu kabul etmekle birlikte bu devam kitabının ticari kaygi ve bu süreçte verilen hukuk savaşının reklamı olduğunu düşünüyorum. Sanılanın aksine babaları, islam dünyasını veya iran'ı açık hedef haline getiren bir kitap değil. Eşleri tarafından çocukları kaçırılan babalarında, iki tarafın Amerikalı veya bir tarafın Amerikalı diğerinin Fransız olduğu hikayeler var. Ama Amerikan okuduğunda kendi çapında haklı, iranlilara göre onlar zaten "hep" haklı. Kendi kültürünün tezat kültürüyle evlenmiş bu çilgın ebeveyn hikayeleri aslında örnek teşkil ediyor. Gerçekten zor bir durum olmakla birlikte en önemli önlemse "galiba" o toplara hiç girmemek. Kitabin sonlarına doğru gerçekten çok sıkıldım. Mehtap ve betty'in amerikaya ulaştıktan sonraki özel yasamlarına daha cok yer verilmeliydi. Filmin galasının nerde yapıldığı, galaya gidilen lumuzinin tipi veyahut yayinci-yapimcilarla yapilan görüşmelerin raporları beni ilgilendirmiyor çünkü. Mehtabin babasina karsi dilindeki değil kalbindeki duyguları öğrenmek isterdim. Sonuçta mudi onları zorla İranda tutmuş olduğu gerçekse, betty'ninde mehtabı mudi'den kaçırdığı bir gerçek. Böyle çözümsüz, kısır döngü bir olay. Aman be uluslararasını geçtim, hic evlenmeyin bence....
Betty amerikalı 3 çocuk annesi bir kadın ikinci eşi Mudi iranlı bir doktor ve bu eşinden mehtap isminde bir kızı var. Amerikada mutlu birliktelikleri sürerken iki haftalığına iran a eşinin ailesinin yanına tatile giderler. Olaylar bundan sonra başlıyor. İki haftalık tatil Mudi nin ailesinin yanında kalma isteği ile kalıcı hale dönüşür. Betty ve mehtap bu durumdan hoşlanmasalarda Mudinin zor kullanması karşısında kabul etmek zorunda kalırlar. İrandaki savaşı hayat şartlarının ve yaşam mücadelesininde anlatıldığı kitapta bir annenin kızı için yaptığı fedakarlıkları anlatıyor aslında ismindende anlaşıldığı gibi kızı olmadan gidemeyen bir annenin gerçek yaşam öyküsü anlatılmış bu kitapta. İranda kadınlara verilen önem ve bir amerikalının gözünden müslümanlıkta irdelenmiş üzücü ve kahredici çok sahne mevcut malesef. Okunması gereken bir kitap herkese tavsiye ederim.
Savaşın soğuk yüzü, kaybedilen canlar, yaşanan travmalar ve acılar, umudun , sevginin, güvenin yok oluşu sade bir dille yazıya dökülmüş. Savaş ne kötü bir şey, hele bir de başkasının savaşında figüransanız.
Bazı kitaplar vardır ve muhakkak okunması gerekir. Hayata dair anlamlar yüklüdür ve insan kendinden bir parça bulur o kitaplarda.

Kızım Olmadan Asla da işte tam da öyle bir kitap. Bir kadının kocası tarafından kandırılarak, küçük kızıyla birlikte istemediği bir ülkede istemediği bir hayatı yaşamaya zorlanmasının hikayesi. İnsan okurken empati kurmadan yapamıyor. Hele ki siz de bir kadınsanız sayfalarda çok fazla şey buluyorsunuz kendinize ait. Zulme boyun eğmeyen güçlü bir annenin, zekasını ve iradesini kullanarak düştüğü kuyudan kızını ve kendisini kurtarmayı nasıl başardığını görüyorsunuz. Mutlaka okunması gereken gerçek bir yaşam öyküsü.
□ Bana Her Şey Seni Hatırlatır,gerek renkli kapağı gerek konusu gerek de ismi çok ilgimi çeken ve uzun zamandır kitaplığıma konuk olmayı bekleyen bir kitaptı.Okuduğum,okuyor olduğum ve okuyacağım kitaplar hakkında her zaman okur yorumlarına göz atar,kendi kafamda küçük bir değerlendirme yapar,okuma ve alma sırasına koyar ve bolca fikir edinirim.Bu kitap hakkında diğer okurların yorumlarını görmek pek içimi açmadı maalesef.Yorumlarda genellikle şu kelimeler boy gösteriyordu: "berbat,zaman kaybı,sıkıcı,okunmaya değmez"... Ve daha nicesi.

□ Bu yorumlar beni kitaptan uzaklaştırdı ve daha okumadığım hatta satın bile almadığım kitap hakkında büyük bir önyargıya sahip oldum.Kitap okuma listemde dibi buldu diyebilirim.Bütün nefret dolu yorumlara rağmen hala bu kitabı okuma isteğim vardı.Çünkü herkesin nefret kustuğu bir kitap ne kadar kötü olabilir,bilemiyordum.Ablamın bir arkadaşında rast geldiğim kitabı edinmiştim.İçimde büyük bir mutlulukla kitabı okumaya başladım.

□ Konu olarak ele aldığı şey ise çok uzun yıllar önce ilk aşkı olan; bedenini,ruhunu,kalbini teslim ettiği Nate Lawson'ı büyük bir yanlış anlaşılma sonucu kaybeden Erin Edwards.

□ Bana Her Şey Seni Hatırlatır,geçmiş ve gelecek arası yolculuk yapan kitaplardan birisi.1985 yılındaki Erin,bir partide hayatının aşkı olduğuna inandığı Nate ile tanışır.İlk sohbetlerinde onunla bir bağ kurar.Sonrasında ise 2 yıllık bir ilişkinin altına imzasını atar.Bu ilişki günümüzde bile zihninde ve yüreğindedir.

□ Günümüz zamanlarında ise Erin,16 yaşında Camilla adında bir kız evlada sahiptir.Rick adında kariyer sahibi adamla güzel bir ilişkisi vardır.Nate ile olan mükemmel hatıralarını kalbine gömüp hayatına devam etmiştir.Artık bir yetişkindir.O,Nate'i unutan Erin'dir.

□ Peki onu bütün kalbiyle seven sevgilisi Rick,ona evlilik teklifi ettiğinde beyninde yankılanan isim neden "Nate" olmuştur? Evlilik teklifinden sonra Nate ismi sürekli Erin'in içini kemirmeye başlar.Erin,ona hala capcanlı bir aşk duyduğunu fark eder.Ona her şey Nate'i hatırlatır.Onu sonsuza dek seveceğini söyleyen,ona hayatının en güzel günlerini yaşatan ve evlilik hayalleri kurduğu Nate.

□ Saçma bir nedenle onu terk edip yüreğinde yılların bile kapatamadığı bir yara açan Nate.16 yaş hatırası ve geçmişin hayaleti Erin'in peşini bırakmazken o,geleceğine bakıp Rick'in evliliğini kabul mu edecektir,yoksa kalbinde büyük bir iz bırakan ilk aşkı Nate'i mi arayacaktır? Bana Her Şey Seni Hatırlatır,bir kadının hiç aklından çıkmayan ilk aşkının isminin kulaklarında çınlaması; 'Acaba şimdi nerededir?' ve 'Şimdi hayatımda o olsaydı...' sorularının beyninde yankılanmasıdır.

□ Kitabı herkesin aksine çok beğendim ben.Akıcı,derin,düşündürücü,duygusal ve oldukça sürükleyici buldum.Bazen çok sinirlendim,bazen de tatlı gülücükler saçarak kitabın dünyasının içinde yaşadım.Ben başarılı buldum kitabı lakin eleştirilecek yönleri elbette var ki bu hatalar gözden kaçabilecek kadar basit de değildi.

》》》》》》》》》》》》》》》》》》》》》


Çeviri ve İmla


⬇⬇⬇⬇⬇⬇

□ Çeviri ve imla gerçekten çok sıkıntılıydı.O kadar çok anlatım ve yazım yanlışı vardı ki gözü çok tırmalıyordu. Hamile yerine "gebe" kelimesinin kullanılması özellikle affedersin kelimesinin "bağışla" olarak yazılması beni çok rahatsız etti.Devrik ve anlamsız çok fazla cümle vardı.Editör keşke kitabı bir gözden geçirseymiş,hiç bir şeyi incelemeyip yazım yanlışlarıyla dolu kitabı önümüze sürmüş.

□ Çevirmen Çiğdem Samsunlu'nun çevirisiyle Kayısı Öpücükleri'ni okumuş ve hiçbir problem yaşamamıştım ama bu kitapta göze çarpan çok hata vardı,bunu da dikkatsizliğe veriyorum çünkü kitabın akışına kendimi kaptırdığım için cümlelere dikkat etmeyi bıraktım.

》》》》》》》》》》》》》》》》》》》》》


Ana Karakterlerin Saçma Davranışları

⬇⬇⬇⬇⬇⬇⬇⬇

Baş karakter Erin ve Nate'in çok mantıksız ve sinir bozucu davranışları vardı.Bundan sonrası detaya kayacak,kitabı okumayı düşünenler ya da şu anda okuyanlar burayı atlayabilir.



________ Spoiler Başlangıcı_________


■ Erin,ilişkilerinin başlangıcından epey sonra Nate'in ona yeterince ilgi göstermediğini düşünerek Pete adında bir çocukla çıkıyor ve üstelik fazla yakınlaşıyorlar.Bir ay sonra pişman olup Nate'e geri dönüyor ve Nate de hemen "aşkım,seni seviyorum" diyerek Erin'i kabul ediyor.Bu kadar basit olabilir mi her şey? Sevgilin başka bir adamla gezip tozacak,cilveleşecek sen de göz yumup sana geri dönünce hemen kollarına alacaksın.Sinir bozucuydu.

■ Erin,Pete'i de Nate'i de parmağında oynatıyor başka bir deyişle.Barıştıklarından sonra Erin,yine Nate'in kendisine eski ilgiyi göstermediğini düşünerek Nate'in arkadaşı Todd ile konuşuyor ve Nate kıskanıp kendisine ilgi alaka göstersin diye Todd ile de cilveleşip telefon numarasını veriyor.Todd,sarhoş halde kendisini aradığında "gelmeyeceksin!" diyemiyor Erin.

■ Üstlüne üstlük sarhoştan ne olacak diye evine alıyor onu.Nate onları görüp yanlış anlayınca da "Yalvarırım,gitme Nate!" gibi sözler sarf ediyor.
Bence Erin terk edilmeyi çoktan hak etmişti yine de onun için üzülmemek elde değildi,gözlerimin dolduğu sahneler bile vardı kitapta.Ah Erin,vah Erin demiştim kendi kendime.
__________Spoiler Sonu____________



□ Kitap her şeye rağmen beğenimi kazandı.Hep diğer sayfada ne olacak diye kalbimin küt küt attığı,okulun yoğun ve kasvetli havasında bana mola olan,yormayan ve gayet duygulu işlenen bir kitap.Konu basit ve sıradan,bu su götürmez bir gerçek.Ama yazar duyguları çok iyi ifade etmiş bana göre.Betimleme biraz daha yer alsaydı,diyaloglar da gereksiz cümleler bulunmasaydı ve çok gereksiz cinsellik kullanılmasaydı daha çok sevgimi kazanabilirdi.

□ Bir kadının yıllar yıllar önce büyük bir tutkuyla sevdiği sonra kalbine gömdüğü aşkının hafızasında yer edinmesini ve onun aklından bir an bile çıkmamasını konu eden ve bana duygu karmaşası yaşatan,mükemmel diyemesem de severek okuduğum bir roman oldu.Yakamoz Yayınları,baskısıyla yine gönlümü fethetti.Kapak,sayfa tasarımı,kokusu ve çekici ismi gayet güzel tasarlanmış.Orijinal isim olmasa da kitabın ana düşüncesini yansıtan,çok iyi bir isim seçilmiş.Beth Harbison'ın kaleminden dökülen ve Gemma'nın hikayesini konu alan Hayatı Bütün Kalbinle Sev kitabını da en yakın zamanda temin edip okuyacağım.

□ Bir diğer konu : kitap hakkında yapılan acımasız ve iğneleyici yorumları kesinlikle hak etmiyor.Kitabı beğenmeseniz bile "iğrenç,zaman kaybı,bomboş" diye nitelendirmek yazara çok büyük haksızlık.Her kitabın hissettirdiği ve kattığı şeyler vardır,cinselliğin hat safhada olduğu kitaplarda bile.Önemli olan kitabın verdiklerini kalbinle hissetmek.Bir yazar,kitaplarını yazmak için daktilo ya da bilgisayar başında aylarını,yıllarını kitabını bizlere sunmak için harcıyor,kimi zaman önemli işlerini ve günlük hayatını ihmal ediyor,bir cümleyi yazabilmek için belki de günlerce araştırma yapıyor.Siz bu kadar emeği beş-altı cümleyle yok sayıyorsunuz.Beğenip beğenmemek elbette sizin zevkinize kalmış ama yorumlarken lütfen biraz daha seviyeli olmaya çalışalım.Böylesi herkes için çok daha iyidir.

□ Sonuç olarak benim sevdiğim,sizin de seveceğinize inandığım bu kitabı romantik türü sevenler ve ayrılık acısını tadanlar için önerebilirim.Size tavsiyem ilk 100 sayfası sıkıcı diye kitaptan umudunuzu kesmeyin.Hiç bir meyve olgunlaşmadan tatlanmaz,sabredin ve bu kitabın güzelliklerini fark etmeye çalışın.Herkese iyi okumalar,bol huzurlu günler ve okulu olan arkadaşlarımıza başarılar.
Hiçbir dava bir Mazlum'un canını almakta haklı değildir.
Savaş'in yani güçlü olanın güçsüz üzerindeki acımasızca olan tutumu, Irak insanlarının müslüman olmasından dolayı eğitim açısından çok gerilerde bırakılması, savaşa ve acıya rağmen Müslüman Irak Halkının güzel günlerin gelecek olmasına umut beslemesi... Ve en önemlisi de ailelerine bakabilmek için erkeklerin yani babaların çektiği zorluklar...

Yazarın biyografisi

Adı:
Çiğdem Samsunlu

Yazar istatistikleri

  • 1.922 okur okudu.
  • 24 okur okuyor.
  • 540 okur okuyacak.
  • 36 okur yarım bıraktı.