Constantin Von Barloewen

Constantin Von Barloewen

Yazar
8.3/10
3 Kişi
·
6
Okunma
·
1
Beğeni
·
38
Gösterim
Adı:
Constantin Von Barloewen
Unvan:
Antropolog
Doğum:
Buenos Aires, Arjantin, 1952
Constantin von Barloewen, Buenos Aires'te doğdu, Karlsruhe'de antropoloji profesörü oldu. Harvard Üniversitesi'nde Uluslararası Araştırmalar Bilimsel Meclisi üyesi ve Château-Neuhardenberg Vakfı (Berlin) kültürler ve uygarlıklar arası diyalog akademik koordinatörüdür.
“Özgürlüğün temeli, günde iki bin kalori alacağından emin olmak, başının üzerinde bir dam ve bir işin olacağından emin olmaktır.”
“Kötülüğü yenmek gerek ve bir çocuğun kurtulduğu, bir hastanın gülümsediği, iki ruhun karşılaştığı her an kötülük yenilir.”
Sorun teknolojiye sahip olup olmamak değil, sağlıklı ve adil toplumlarımızın olup olmamasıdır.
“Benim dinim, zayıf ve kırılgan aklımızla algılayabileceğimiz en küçük şeylerde bile kendini gösteren sınırsız bir güce olan saygı dolu hayranlığımda, benim Tanrı tasarımımı oluşturan kavranılmaz bir dünyada ortaya çıkan tinsel bir zekânın varlığına dair derin inançta ifade bulur.”
Rusya'da patates yasaktı çünkü Kutsal Kitap'ta geçmiyordu. Dolayısıyla ister istemez şeytan işiydi. Velhasıl, Rusya sonunda patatesi kabul etti ve patatesle birlikte, bu yumrudan yola çıkarak imal edilen votkayı kabullendi. Çikolata da şeytansı bir içecek olarak görülüyordu, ta ki XIV. Louis'in sarayında öğleden sonraları kâsede çikolata içmek alışkanlık halini alana dek. Sonra moda oldu. Ya da domates. Bunlar Aztek sözcükleri. Çikolata da domates de.
480 syf.
·15 günde
Bu söyleşiler bir nevi içsel açılımı ortaya koyan, diyalog çağrısı yapan, ufuk açmaya elverişli karşılıklı söyleşilerden oluşmakta. Bu söyleşilerde derinlemesine kök salmış değerler, duygu, bellek işleyişi, geleneksel kültür mitlerinin önemi, aynı zamanda da diyaloğun kendiliğindenliğinin tek garantisi olan an deneyimi paylaşılmış. Bu söyleşiler, kendiyle ve aynı dünyayı paylaştığımız yakınımız olan ötekiyle ilişkilerde, varsayım ve bilgilerde yeni bir düzenin deneyimlenme alanı olarak düşünülmüş.

Ulusların düşmanca karşı karşıya geldiği ve ekonomik uzamların yeri yurdu belirsiz bloklara benzediği, dinlerin birbiriyle konuşmadığı, değerler sisteminin politik çatışma içinde bulunduğu, temelde karşıt egoların güçlerini sınadığı ve bütün bunların da iyi bir düzen kurma çabalarına rağmen yaşandığı bir dünyaya kaçınılmaz olarak vardığını anlamak için uygarlığın ve politik yaşamın bütününü gözlemlemek yeterlidir, diyen yazar söyleşilerinde bu yönde değerli kişilerle görüşmüş.

Bu kitabın niyeti, bu diyalog sürecini, ortak bir bilinç geliştirmek ve düşünme kapasitesini yeniden bulmak –ve özellikle, birlikte hareket etmek- amacıyla bütün bir politik uygarlık düzlemi üzerinde ilerleten bir harekete katkıda bulunmak olarak belirtilebilir.

Yazarın kendi ifadeleriyle ifade edersek “Günümüzde, hızın, etkili ve verimli olmanın büyük önem taşıdığı dijital bir dünyada yaşıyoruz. Ama elektronik postaları ve acil sanal hizmetleriyle birlikte fakslar, uydular ya da bilgisayarlar da olsa, bunların tek etkisi ezici bir yoğunluğu güçlendirmek oldu; kelimenin gerçek anlamıyla dilsizlik egemen oldu ve varoluş metafizik ölçütlerini yitirdi. Sanal iletişim geliştikçe, insanlar arası diyalog bastırıldı ya da durdu. Günümüzde diyalog kültürünü güçlendirme olanakları bulmak acil bir hal aldı. Gerçek bir diyalog geliştirmek istiyorsak eğer, düşüncenin yeniden daha derin ve daha görünür olması gerekiyorsa, bu düşünceyi yavaşlatmayı ve derinliğini ölçmeye yatkın iskandillerle donatmayı başarmak gerekir. Bu yavaşlama süreci olmazsa, insan varlığının derin anlamını doğrulamaktan ve onu uygarlığa dahil edebilmekten giderek uzaklaşacağız. Özellikle bugün, daha bağımsız bir argümantasyon bulmak, kitle iletişim araçlarına ve buyruklarına boyun eğmemek ve örneğin kutsallık yitimi, yaşanan metafizik yokluğu ve ölümle ilişki gibi "nihai sorular"ı geri atmamak son derece arzulanır bir durumdur. Tam da J. Krishnamurti'nin ifade ettiği gibi: "Kim olduğunu öğrenmeye başlarsan, değişmeye çalışmasan bile, dönüşüm çoktan başlamış demektir.”
480 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Beklentilerimi karşıladı. Yukarıda listelenen alanına damga vurmuş şahsiyetlerle hayata ve nereye gittiğine dair, sıkıcı olmayan, diyalog tarzında okunması kolay ve insanı etkileyen bir kitap.

Yazarın biyografisi

Adı:
Constantin Von Barloewen
Unvan:
Antropolog
Doğum:
Buenos Aires, Arjantin, 1952
Constantin von Barloewen, Buenos Aires'te doğdu, Karlsruhe'de antropoloji profesörü oldu. Harvard Üniversitesi'nde Uluslararası Araştırmalar Bilimsel Meclisi üyesi ve Château-Neuhardenberg Vakfı (Berlin) kültürler ve uygarlıklar arası diyalog akademik koordinatörüdür.

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 6 okur okudu.
  • 11 okur okuyacak.