D.H. Lawrence David Herbert Richards Lawrence

Yazar 7,8/10 · 125 Oy · 29 kitap · 310 okunma ·  50 beğeni

Yazarın Bilgileri

  • Yazarın Adı:
    D.H. Lawrence
  • Yazarın Tam Adı:
    David Herbert Richards Lawrence
  • Unvan:
    İngiliz Yazar
  • Doğum:
    Eastwood, Nottinghamshire 11 Eylül 1885
  • Ölüm:
    Vence Fransa 2 Mart 1930
  • Yazar kitaplarını satın al Sponsorlu

Yazar İstatistikleri

50 okur beğendi.
125 puanlama · 207 alıntı
1 haber · 3.733 gösterim
310 okur kitaplarını okudu.
556 okur kitaplarını okumayı planlıyor.
17 okur kitaplarını şu anda okuyor.
8 okur kitaplarını yarım bıraktı.

Yazar ile İlgili Haberler

Paylaş

ya da direk bağlantıyı paylaş

D.H. Lawrence'nin Biyografisi

David Herbert Richards Lawrence (d. 11 Eylül 1885 – ö. 2 Mart 1930), 20. yüzyıl İngiliz yazarıdır. Roman, şiir, tiyatro oyunları, denemeler, gezi kitapları, edebiyat eleştirileri, yazmış, çeviriler yapmıştır. Eserlerinde modernizm ve endüstirileşmenin birey üzerindeki yabancılaştırıcı etkisi üzerinde durmuştur.

D.H. Lawrence'nin Kitapları Kitap Ekle

1. Lady Chatterley'in Aşığı (Yasak Bir Dokunuş Ne Kadar Uzun Sürebilir?)
7,5/ 10  (29 Oy) ·  56 Okunma
7,9/ 10  (14 Oy) ·  43 Okunma
8,1/ 10  (7 Oy) ·  13 Okunma
8,8/ 10  (5 Oy) ·  11 Okunma
7,3/ 10  (3 Oy) ·  4 Okunma
Bütün Kitapları Göster
Serpil Ağ, bir alıntı ekledi.
30 Eyl 2017

" Aslında trajik bir çağ bizimkisi, bu yüzden onu trajik olarak görmeyi reddediyoruz. Büyük tufan kopmuş, yıkıntıların arasındayız şimdi, yeni yeni küçük yaşam alanları kurmaya, küçük küçük umutlar beslemeye başladık. Doğrusu zor iş; geleceğe uzanan düz bir yol yok şimdi, bunun yerine bir çember çiziyoruz ya da düşe kalka ilerliyoruz. Dünya başımıza yıkılmış olsa da yaşamak zorundayız. "

Lady Chatterley'in Aşığı, D.H. LawrenceLady Chatterley'in Aşığı, D.H. Lawrence
Ferah, bir alıntı ekledi.
27 Nis 2015

''Hiçbir şey için “BENİMDİR” deme Sadece de ki; “YANIMDADIR”

Çünkü ne altın,
Ne toprak,
Ne sevgili,
Ne hayat,

Ne ölüm, Ne huzur, Ne de keder… Daima seninle kalmaz.''

D.H. LawrenceD.H. Lawrence
Sergen Özen, bir alıntı ekledi.
 16 Şub 00:24 · Kitabı okudu · 6/10 puan

"Kuşkumuz olmazsa, işler yolunda," dedi Paul. "Kuşkuya düşersek yitiriyoruz."

Adaları Seven Adam, D.H. Lawrence (Sayfa 111 - Notos Kitap Yayınevi, 2013. 1. basım, Çeviren: Celâl Üster - Ayşe Nihal Akbulut)Adaları Seven Adam, D.H. Lawrence (Sayfa 111 - Notos Kitap Yayınevi, 2013. 1. basım, Çeviren: Celâl Üster - Ayşe Nihal Akbulut)
Sergen Özen, bir alıntı ekledi.
15 Şub 22:52 · Kitabı okudu · 6/10 puan

Güçsüz insanoğlu.
Doğanın güçlerini alt edemezsin.

Adaları Seven Adam, D.H. Lawrence (Sayfa 59 - Notos Kitap Yayınevi, 2013.)Adaları Seven Adam, D.H. Lawrence (Sayfa 59 - Notos Kitap Yayınevi, 2013.)
dostamisc, bir alıntı ekledi.
29 May 2016

Tam neşelenecek kadar özgür olamıyordu. İçinde hissetmemesi gerektiğine inandığı katlanılmaz bir duygu vardı.

Bakire ile Çingene, D.H. Lawrence (Sayfa 22)Bakire ile Çingene, D.H. Lawrence (Sayfa 22)
Noir, bir alıntı ekledi.
10 Ara 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

“Korkma.” dedi kefene sarınmış adam, “ölü değilim. Beni vaktinden önce gömdüler.

Ölen Adam, D.H. LawrenceÖlen Adam, D.H. Lawrence
dostamisc, bir alıntı ekledi.
03 Haz 2016

«Sevgili bayan,
... Ben o gün size veda etmek için gelmiştim. Oysa su buna fırsat bırakmadı. Ama ben umut içinde yaşıyorum.

Hizmetkârınız,
Joe Boswell

Bakire ile Çingene, D.H. Lawrence (Sayfa 144)Bakire ile Çingene, D.H. Lawrence (Sayfa 144)
Mutlu Gözler :), bir alıntı ekledi.
24 Şub 02:36

Kötülük korkunç bir şey. Önceden mutlak kötülüğün olmadığına inanırdım. Ama artık biliyorum ki var ve öyle büyük ki tüm yaşamı tehdit ediyor. İşte bu da, suçluların soyut ve gözle görülmeyen iğrençliği. Diğer insanların ne hissettiklerini anlamıyorlar bile ve korkunç bir dürtü onları bunları yaptırıyor.

Deniz ve Sardinya Adası, D.H. LawrenceDeniz ve Sardinya Adası, D.H. Lawrence
Nina, bir alıntı ekledi.
10 Tem 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

''Niçin bu kadar hoşuma gitti bu resim?''
''Niçin hoşuna gitti dersin?''
''Bilmem. Öyle gerçek gibi duruyor ki!''
''Hiç gölgesiz de ondan... Sanki yaprakların, çiçeklerin dış çizgilerini değil de içlerindeki pırıltı özü çizmişim gibi gölgesiz bu resim. Eşyanın dış çizgileri benim gözümde ölüdür. Ancak bu pırıltı sahici. Biçim, cansız bir kabuktan ibarettir. Gerçek, içerideki pırıltıdadır.''

Oğullar ve Sevgililer, D.H. Lawrence (Sayfa 219 - İmge Kitabevi)Oğullar ve Sevgililer, D.H. Lawrence (Sayfa 219 - İmge Kitabevi)
dostamisc, bir alıntı ekledi.
 22 May 2016

Ailede bir ‘bağlılık’ geleneği vardı. Birbirlerine bağlılık, Nine’ye bağlılık. Nine, ailenin temel taşıydı.

Bakire ile Çingene, D.H. Lawrence (Sayfa 15)Bakire ile Çingene, D.H. Lawrence (Sayfa 15)
Bütün Alıntıları Göster

D.H. Lawrence kitap incelemeleri

İngiliz yazar David Herbert Lawrence' i "Aaron'ın Asası"kitabıyla tanıdım. Kitaptaki ana karakter Aaron yalnız ve özgür olmayı , yaşamak istemediği hayatın içine sürüklenmeyi sevmeyen , "insan asla kendini kaybetmemeli ve yaşadığı insanlar arasında önceliği kendisi olmalıdır" düşüncesine sahip bir karakterdi. Başına buyruk, eşine, çocuklarına ,evine tam anlamıyla bağlanamayan bir maden işçisiydi Aaron. "Oğullar ve Sevgililer"otobiyografik özellik taşısa da 1922 yılında yayımladığı "Aaron'ın Asası" kitabında da kendi yaşamından , dönemin sosyal yapısından izler bulmak mümkün. İki eseri de karşılaştırdığım zaman ikisinde de aynı özelliklere sahip karakterler mevcut.

"Oğullar ve Sevgililer" kitabına gelirsek;
Hikaye bazı ailelerde görülen bir sorunsalı ele alıyor. Karısına karşı ilgisini, sorumluluğunu kaybeden bir adam ve tüm sevgisini, ilgisini çocuklarına vererek evliliğindeki sorunları hafifletip üstesinden gelmeye çalışan bir kadın...
Anne(Getrude) ve babanın (Walter) birbirlerine karşı tutum-davranışları özellikle çocuklar üzerinde kalıcı etkiler bırakır; Anneye aşırı bağlı, babaya mesafeli çocuklar...
Anneye karşı bu aşırı bağlılık çocuklar üzerinde saplantı haline gelir. Bu durumu kitapta, ailenin üçüncü çocuğu Paul üzerinden gözlemliyoruz.
Annesinin sevgi ve ilgisiyle büyüyen Paul'un annesine olan aşırı bağlılığı, yaşantısına serbestçe yöne verebilme, bir kadını sevebilme ve ona bağlanabilme durumunu ortadan kaldırıyordu. Sevdiği kadınlarda annesini görmek istemesi, onlar üzerinde dilediği gibi hüküm sürmek istemesi ve bencil davranışları onu ilişkilerinde başarısız kılan diğer unsurlardı. Zaman zaman annesinin etkisi altında kalmaktan bunalıp ondan uzaklaşmaya çalışsa da yine dönüp aynı noktaya geliyordu; annesine...
Analar , oğullar ve sevgililer arasındaki çatışmayı, kadının dönemin şartlarına göre toplumdaki yerini ve ekonomik değişimleri anlatan güzel bir Lawrence kitabıydı. Mutlaka tanıyın Lawrence'i , kendi toplumunu eserlerine yansıtsa da kitaplarında her toplumdan bir şeyler var. İyi okumalar dilerim.

Nina, Oğullar ve Sevgililer'i inceledi.
 24 Tem 2016 · Kitabı okudu · 25 günde · Beğendi · 10/10 puan

Lawrence annesinin hastalığı ve ölümünden yıkılmıştı ve 1910 yılında biyografik bir roman kaleme alma kararını veriyor. Romanın ilk varyantının adı ‘’Paul Morel’’ idi ve anne konusu ön planda. Son rötuşları yapıldıktan sonra çok planlı ve genel olarak bakıldığında otobiyografik bir roman meydana gelmişti. Romanda Morel ailesinin iki kuşağının hayatlarını bize anlatılıyor. Kitap iki ana bölümden oluşuyor;
Birincisi : Paul Morel’in çocukluğu ve gençliği, onun sanata yatkınlığı. Aile içerisindeki anlaşmazlıklar çocuğu ister istemez etkiler; neşeli , çalışkan ve içki seven, kömür ocağı çalışanı babası ve yönetmeye eğilimli , kocasının köylü olmasını içinden bir türlü kabullenemeyen ve çocuklara daha iyi geleceği isteyen annesi. Aralarındaki bitmez tükenmez sorunlar Paul’u babasından soğutuyor ve annesine çok sıkı bağlanıyor. Bu bağ, Gertrude’un hayatının sonuna kadar hiç gevşemez, aksine güçlenir.

İkincisi: Gertrude Morel’in / Paul’un annesi/ oğul için diğer kadınlara açtığı soğuk savaşı ve onun galibiyeti. Burada Paul, ruhen yakınlık hissettiği Miriam’a, bir türlü onunla kalamıyor, zaman zaman onu sevgili, zaman zaman arkadaş görüyor, zaman zaman seviyor, zaman zaman nefret ediyor ama her hissettiği duygudan pişman oluyor. Annesinin etkisinin altından doğru zamanda çıkamayan Paul artık ondan kopamıyor. Ebeveyn sağlam duruşu ve her konuda doğru adımların atıldığını gören oğul, bu mükemmel örnek ile başka kimseyi yanına barındıramaz oluyor. Annesi onun için ilham perisi idi, onun sayesinde kendini bu kadar başarılı bulabilmişti. . Paul’un annesine hissettiği sevgisi, Miriam’a ve Clara’ya hissettiklerini buğulamayı yetmişti. Annesinin ölümünün ardında yalnız kalan Paul Gertrude’nın onun için her şeyi olduğunu çok iyi biliyordu, o Paul için bir dünya idi ve diğer her şey onu tamamlayan detayları idi.

Romanda çözülmesini bekleyen birden fazla konu var ve onlar çözülmeye başlayınca gerginlik artıyor.

Mesela, davul dengi dengine çalarmış, hepimizin bildiği deyim. Burada Gertrude Morel ve Wolter Morel’in eşit olmayan bir evliliği, karı koca arasındaki duygusal uzaklaşma, bundan dolayı da Mrs.Moore oğullarına kıskançlık ölçüsünde bağımlılığı ve tabii ki erkek – kadın arasındaki ebediyen çatışmalı bir ilişki şekli.

İç içe işlenen bu konuları, dış mekanların anlatımı ile ana karakterlerinin içsel hayatları ve bir birine nasıl geçiyor anlamıyorsun. Dinamik bir anlatımı beklemeyin, gerginlik derecesi sayfaları çevirdiğinde yükseliyor, üstelik bunun farkına zor varılıyor. Sadece belli bir noktadan sonra, Paul’un yaşadıklarının ne kadar zor olduğunu hissetmeye başlıyorsunuz ve Paul’un bazı yaptıkları, size o kadar da korkunç, saçma ve anlamsız gelmiyorlar.

Kitap, baştan sona usta elinde çarkta dönen ve ‘’doğmayı’’ hazırlanan bir çömlek gibidir. Dışarıdaki seyirci, ustanın becerikli ellerinin ne kadar marifetli olduğunu hemen anlayamayabilirler, bazı sabırsızlar biraz sabretmeden sonucunu öğrenmeden çekip gider. Ama bu onların kararı, Lawrence’i zaten herkes okumamalı.

Nina, Bakire ile Çingene'yi inceledi.
 14 Şub 2016 · Kitabı okudu · 7 günde · Beğendi · 10/10 puan

David Herbert Richards Lawrence yaşadığı zamanın en açıksözlü yazarıdır. Lawrence İngilizce kelimenin ''sex'' çağdaş önemini kazandıran biriydi. Ondan önce, bu kelime sadece cinsiyet anlamını taşıyordu . Onun yazdığı bazı kitapları müstehcenlik nedeniyle uzun bir süre için yasaklandı.

Kaba ve yarıokur madenci - kocasını hor gören gururlu ve otoriter annesi tarafından en sevilen oğlu idi Lawrence. O zayıf ve hastalıklı idi, etrafı kadınlarla çevrili büyüdü. 16 yaşında iken şiddetli psikolojik travma, sonra pnömoni nöbeti ve 1910 senesinde annesinin ölümünün ardından yazar itiraf ediyor "Sevgilime aşık gibi sevdim annemi ''. Annesinin ölümünden sonra da yarattığı etkinin altından çıkmak kolay olmuyordu onun için. Gün boyunca okulda öğretmen olarak çalıştı, ama geceleri ilk başyapıtı olan "Oğullar ve Aşıklar" (1913) yazıyordu. Bu romanda Oidipus kompleksi (Oedipus karmaşası) edebi anlamda açığa vurmuş bulundu. Her zaman zayıf, darmadağınık saçlı ve ateşli kırmızı sakallı Lawrence olağanüstü kişiliğinin sayesinde kadınların dikkatini çekmeyi her daim başarıyordu. Yazarın yoğun ve karışık özel hayatı eserlerinin üzerinde izleri taşıyor.

‘’Bakire ile Çingene’’
Yazarın detaycı anlatımı sayesinde kitaptaki geçen olayları hayal etmeyi kolaylaştırıyordu. Her asırda olduğu gibi burada da gençliğin delidolu zamanını yaşandığını görebiliyorsunuz. Saf ve isyankar, asi Yvette'nin aşkı ve cinselliğini kardelenin yapraklarının karın üstüne çıkıp açılması gibidir. Lucille, papaz – babası, babaannesi,halaları ve tabii ki Çingene; hepsinin net ve belirgin kişilikleri var, onları takip etmek ve devamında ne olacak diye sorusunu sormadan, kopmadan ve akıcı anlatımı ile romanın doruk noktasına gelmiş bulunuyoruz. ..

Son zaman hep ‘’büyük final ‘’i olan kitap arayıp okumak istemişimdir, sayfa sayısı az olan bu kitabın yoğun içerikle ters orantılıdır. ‘’Büyük final’’ yıkıcı ve şaşırtıcıydı. Yazarın üslubunu beğendim. Diğer kitapları da çok merak ediyorum, en yakın zamanda okumayı düşünüyorum.

Gökhan Aktaş, Adaları Seven Adam'ı inceledi.
 04 Eyl 2017 · Kitabı okudu · 2 günde · Puan vermedi

Kimi insanların zihinlerinde çokça canlandırdıkları bir ada fantezileri vardır. Genelde toplumdan ve insan ilişkilerinden kaçışı sembolize eder. Ulaşımın kısıtlı olduğu ve insanın kendiyle baş başa kalabileceği, kendine de yetebileceği kurgusuyla bezenmiş bir fantezidir bu. Ada fantezisi genelde ekvator kuşağındadır, her daim tropikal iklim hakimdir. Ha bir de palmiye ağaçları... Palmiye olmazsa olmaz!

Edebiyat geçmişine bakıldığında ilk olarak İbn Tufeyl'in Hay Bin Yakzan ında bir adada yalnız kalan bir insanın kendisi ve çevresiyle olan durumu anlatılmıştır. Hay bin yakzan'da gerçi adanın biricik insanı adada doğmuştur, dış dünyayla perçinleri bozulmamış, kapalı bir ilişkisizliği vardır. Tanrı-Alem-Adem figürünün incelendiği bu kitap daha sonra batı edebi metinlerini etkileyerek Robinson Crusoe un doğumuna sebep olmuştur. Robinson Crusoe ise bilinçli bir seçim değil de bir mecburiyet sonucu ada yaşamına girmiş bir acaip adalı'dır. Onun kendisi ve çevresiyle girdiği amasız mücadele anlatılmıştır. Başka bir örnekte, Sineklerin Tanrısı dır. Eser, mahrumiyet durumundaki insan davranışları ve hiyerarşinin acımasızlığı üzerine yoğunlaşmıştır. Çocuk hiyerarşisi !

Dinsel metinlerde de adalı insana dair anlatımlara değinilmiştir. El-Münziri'nin Tergib ve Terhib isimli eserinde Hz. Muhammed'den adada tek başına yaşayan bir insanın yaşamı ve neticesinde, ahirette ki durumu hadis olarak aktarılmıştır. Dinsel metin de olsa kanaatimce konuya dahil edilebilir.

Esere girersek, kitaba daha çok deneme demek yerinde olur. Kısa bir kitap ve olaylar örgüsünün hızlı bir şekilde gerçekleştiği de görülebilir. Dolayısıyla eserde anlatılan konulara dair ne söylesem spoiler vermiş olacağım için, içeriği kısaca ifade etmem gerekirse; Ada'da yaşamayı seçmiş bir insanın kendisi, çevresi (toplum) ve doğa ile alakalı durumuna kısaca değinilmiştir. Ada'daki bir insanın yaşamı kısaca üç farklı örnekle anlatılmıştır diyebilirim. Üç örnekten her biri farklı bir insan-ada ilişkisini ortaya koyar. Keyifli okumalar dilerim.

Nina, Lady Chatterley'in Aşığı'ı inceledi.
01 Mar 2016 · Kitabı okudu · 10 günde · Beğendi · 10/10 puan

Mutlu olmak…Hani derler ya her şey para ile satın alınamaz…Mutluluk da para ile olmuyor.

Varlıklı ve meşhur ressam ailesinin kızı Constance (Connie) daha da varlıklı ve meşhur Clifford ile evleniyorlar. Birinci Dünya Savaşı geçici olsa da ayırıyor yeni evlileri. Clifford’un geri dönmesi eski mutluluklarını getirmiyor, hayat farklı yönde akmaya başlar çünkü o (Clifford) artık kötürüm.
Clifford ne pahasına olursa olsun evli ve mutlu olması için gerekenleri yapıyor. Soğuk mantık ve duygudan uzak Cliffordun sonradan bu çabaların sadece kendisi için olduğunu anlaşılıyor. Karısı, genç Connie, eşini seviyor, kendini ona adamıştı. Şatodaki böyle sürdürülen yaşam Connie’yı yıpratmaya, zayıflatmaya, tüketmeye başlar çünkü böyle yaşamaya o alışık değil, çünkü o sıcak ve hayat dolu bir insan.

Bir kadın içindekileri, bazen kendine bile itiraf edemediklerini, kağıda dökebilmek nasıl bir şeydir diye soranlara bu romanı okumasını öneririm.
Yazar başka nelerden bahsetmiş bu kitapta? Emir veren ve emir alandan, yöneten ve yönetilenden, her şeyden alakalı toplumdan, madencilerin üsten üsten hayatlarından, kadın dayanışmasından (çıkarı varsa bile), anne olma isteğinden ve tabii ki cinsellik.

kays el ecer, Ölen Adam'ı inceledi.
13 Haz 2016 · Kitabı okudu · 9 günde · Beğendi · 8/10 puan

kitabı okuyanların çoğu aksine benim gözüm çok tutu bu Ölen Adamı ın hikayesi
kabul çoğu satırda binlerce kelime tekrarı vardı bu yüzden neyin ne olduğunu anlamak zordu ve ipin ucunu çok çabuk kaçırma ihtimaliniz baya vardı
belki şiir altyapımdan dolayı kayboluşlarım kopuşlarım küsürce olmadı
yani beğendim şiirden haz alanlar ve mistiklillere tavsiyece tavsiye ederim
ki alın size küsüratça kafka vari saramagoca

Ölen , sonra dirilen, dünyada kefenini sürüye sürüye dolaşmaya başlayan bir adam...
Peki bir fark var mıydı ?Kendinde ya da yaşayanlarda...
Kısa , metaforlu bir hikaye... Bazen okurken dağıldım bazen geri döndüm hikayeye.

Sonuç ölsek ve geri dönsek bu dünyaya, biz yine o bildik biz olurduk her halde, günahımızla,
sevabımızla,
saçmalıklarımızla
ve
zalimliklerimizle!!!

"Garip dünya, garip doğrusu; hem kirli hem de temiz. Ben de öyleyim işte...
her şeyin kaynaşması içinde de yalnız kalacağım. Hep yalnız, her şeyden çok, yalnız..."
(39/78)

Ceren selvi, Bakire ile Çingene'yi inceledi.
22 Kas 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

dhlawrence yine yapmış yapacağını çok basit bir olayı ya da basit bi yasam tarzını alıp tutku ile yoğurmuş... her zaman tavsiye ettiği gibi bu kitabında da tutkularımızın peşinden koşmanızı öğütlemiş. Annesiz büyüyen sıradan bi rahip kızının bile başına gelen olaylar sayesinde nasıl tutkulu bi insana dönüşebileceğini göstermiş. Bakire ile çingene karşılaştıkları andan itibaren mantık ve tutkunun, özgürlük ve zorbalığın farkını yaşayarak öğreniyorlar. Yaşamamız gereken hayat ile yaşadığımız hayat arasında kalırsak her zaman için yaşamak istediğimiz hayatı secmemiz gerektiğini söylüyor. #dhlawrence 'ın bu felsefesine kesinlikle katılıyorum. Ama kitabın sonu biraz yarim kalmış sanki doğal olarak sonunu siz tamamlıyorsunuz. Secim size ait: eskimiş ve genel çevre tarafından kabul edilmiş tabular içinde yaşamak mi yoksa size ait ve istediğiniz gibi olan hayatı yaşamak mi?

Hale Nur, Oğullar ve Sevgililer'i inceledi.
06 May 04:20 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Anneler oğullarına ayrı bir düşkündür, babalar da kızlarına. Buna Eğitim Psikolojisinde Electra ve Oedipus diyoruz biraz daha aşırı sevme ve ilgi duymadır. Romandaki anne karakterimiz öyle oğullarını ele almış ki okuyunca Türkiyedeki kaynana modelini yer yer bulursunuz. Bana göre yazar, annenin oğullarına beslediği duygunun yanlışlığını kendi oğlu ve kızı tarafından öldürülerek gösterdi. Sadece bunu değil İşçi sınıfı sorunlarını, Madenciliği, Aile hayatı zorluklarını ve Güçsüz kadınları görebilirsiniz.

Göknur Şahin Sarı, Ölen Adam'ı inceledi.
12 Kas 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 8/10 puan

Kitap 2 bölümden oluşuyor. İlk bölüm biraz ağır ilerliyor ama ikinci bölüm yağ gibi akıp gidiyor. Dili biraz ağır o yüzden okurken kitaba biraz daha yoğunlaşmak gerekiyor. Bazı cümleleri sindirebilmek için birkaç kez okuduğum oldu.

Bütün İncelemeleri Göster