İslam'a dayalı çökmüş bir imparatorluğun küllerinden Türkiye'yi çıkaracak, laikliğe ve Batılılaşmaya yöneltecek Mustafa Kemal'in elindeydi. Doğuda İran, dört yüzyıl boyunca üzerinde gölgesini hissettiği Osmanlı baskısından sıyrılıyordu. Kaçar hanedanı adeta ölüm döşeğindeydi ve karizmatik bir asker olan Rıza Han, 1979 yılındaki İran devrimine Kader İran'ın yönetecek olan Pehlevi hanedanı kurmaya hazırlanıyordu. Türkler de, iranlılarda kim oldukları hakkında köklü bir bilince sahip halklar olarak, değişen dünyalarına adım atıyorlardı.