Deniz Öztürk

Deniz Öztürk

YazarÇevirmen
9.0/10
21 Kişi
·
22
Okunma
·
0
Beğeni
·
256
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
Bir seri katilin kendini unutturduktan yıllar sonra yeniden eyleme geçmesiyle başlayıp yakalanmasıyla sonlanan, Fransa'dan Kanada'ya taşan müthiş bir gerilim ve polisiye. Polisiye sevenlerin mutlaka okumasını tavsiye ederim. İlk yüz sayfadan sonra müthiş bir akıcılığı var. Kitap okuma rekorum bir gece de 270 sayfayla bu kitaptadır. Yazarın Türkçeye çevrilmiş başka kitabı var mı bilmiyorum. Varsa mutlaka bulmam lazım.
Parisli baş kahramanı komiser Adamsberg in geçmişten gelen bir seri katilin peşinden koştuğu, kanada ve fransa arasında gidip gelmeler, cinayetlerden birinde komiserimizin de zanlı durumuna düşmesiyle temposu artan roman.
klasik avrupa dedektiflik-polisiye tarzına yakın az actionlı bol iz sürmeli hızlı rahat okunan sonunda da insanı pişman etmeyen hatta yazarın çevrilmiş diğer kitaplarına da okunmak üzere referans olabilecek türden.
Bu kitabı okumayı düşünenlere tavsiyemdir, başlarda sıkıcı gelebilir. Hatta kitabın bence sıkılmadan okuyacağınız bölümü son 70-80 sayfasıdır. Ama kurgu gerçekten güzel olmuş. Katil çok zeki. Kesinlikle yarım bırakmayın, okuduğunuza değdiğini göreceksiniz.
Bugüne kadar okuduğum en iyi kitaplardan biri olduğunu söyleyerek başlamam gerek incelemeye. Aşk, tutku, azim, inanç üzerine okunabilecek en güzel kitaplardan biri kuşkusuz. Kimse size inanmasa bile, yapacağınıza, başaracağınıza inanmasa bile siz kendinize inanmaya devam ederseniz ve bu yolda yılmazsanız istediğiniz her şeye ulaşabilirsinizin mesajını veriyor kitap. Ancak istediğiniz şeylerin gerçek hayalleriniz olduğundan emin olup olmadığınızı da kitabın ilerleyen bölümlerinde sorgulatıyor. Jack London insanların değer yargılarını, önemsedikleri şeyleri, toplumun ve yüksek sosyete de denibilecek burjuva ve aristokratların gerçek yüzlerini öylesine güzel anlatıyor ki, katakter tahlilleri, insan ilişkilerini okurken etkilenmemek elde değil. Martin Eden' in herkese karşı verdiği mücadeleyi unutamam sanırım. Barbar, cahil, köylü diye nitelenen birinin kendini ne denli geliştirebileceginin kanıtı niteliğinde bir roman. Aynı zamanda yazarın yarı otobiyografik romanı olan bu kitabı mutlaka ama mutlaka okuyun.
Kitap, Jack London'un öz yaşam öyküsünü içerecek şekilde kurgulanmış olup, yazarın yaşamı boyunca verdiği yazma mücadelesini akıllara kazıyacak derecede etkili bir şekilde aktarabilmiş bir eserdir. Henüz yaşamı algılama becerisine yeterince sahip olmayan genç Martin, Burjuva sınıfına mensup Ruth ile tanışınca tam anlamıyla bir uyanış yaşamış ve hayatının gidişatı değişmiştir. Martin'in yaşadığı uyanış öyle böyle bir uyanış değildir. Aslında bu yönüyle eski Türk filmlerini anımsatmadı da değil. Ancak, yazar bu gelişmeleri müthiş bir inandırıcılıkla aktarmış ki örneğin Martin'in aç kaldığı günlerde o açlığı ve yaşadığı güçlüğü siz de hissediyorsunuz. Yazar, sınıf farklılıklarını ve bu sınıfların yaşama bakışını, kitabın kurgu gelişimi içerisinde okura başarılı bir şekilde aktarmış ve eserini akıcı bir dille ve unutamayacağınız derecede etkili cümlelerle tamamlamıştır. Kitap, modern klasik tanımını hak edecek derecede iyi. Özellikle yazmaya merakınız varsa bu kitabı mutlaka okumalısınız.
tam anlamıyla bir başyapıt. kitap bittiğinde bıraktığı ağırlığı bir hafta üstünüzden atamıyorsunuz. o bir hafta geçince sadece melankolik sonu kabullenişinizden kaynaklı bir rahatlama oluyor belki. eski hayatınıza geri döndüğünüzü düşünüyorsunuz fakat, martin eden'i bir kere bitiren kişi okumadan önceki kişi olamaz artık.
Lise çağında hayatıma bakış açımı değiştirecek kitap buymuş. Suç ve ceza dan sonra Martin Eden ile topluma karşı ahlaki dini bakış açım her zaman değişti
Roman okumayı pek sevmem ama bu kitap üzerine başka kitap tanımam yazarın diğer eserleri de güzel. Romantiklik ve duygusallığı sevenlerin okumasını tavsiye ederim. Gerçek hayatı da roman gibi olan bir yazar.

Yazarın biyografisi

Adı:
Deniz Öztürk
Unvan:
Yazar

Yazar istatistikleri

  • 22 okur okudu.
  • 14 okur okuyacak.