Derin Tarih Dergisi

Derin Tarih Dergisi

YazarDergi
8.5/10
57 Kişi
·
284
Okunma
·
39
Beğeni
·
436
Gösterim
Eskiden insanlar ölmez, vefat ederlerdi. Canı bahşeden Yüce Rabb'e dönmenin adıydı vefat. Osmanlı'da vefat edene vefa vardı. Madem o Rabbi'ne varmıştı, kullar dahi ona vefa eyler, ardından cenaze namazını kılar, dua ederlerdi. Kabre konulduktan sonta unutulup gitmesin diye güzel bir mezar taşı veya makamına türbe yaptırılırdı.
Selçukluların bazı savaşlarda atlarının nallarını ters çaktıkları doğru mu?

Bazı savaşlarda atlarını ters nalladıkları doğru. Mesela Sultan Süleymanşah'ın Antakya'yı fethi sırasında (1084-85) Selçuklular yürüyüş amaçlarının anlaşılmaması ve takip edilmemek için atlarını ters nallamışlardı.
Bir zamanlar Nobel'in sahibi olduğu Bofors silah devinin bugün hala Nobel ödüllerinin verildiği İsveç'teki en büyük silah şirketi olması gerçeğini de not düşelim. İşte dünyamız böyle bir yer: "Barış" diye yırtınanlar onun kökünü dinamitliyor.
Derin Tarih Dergisi
Sayfa 65 - Nobel'in Dinamitlerinde Barış Ne Gezer?
Bugün Türkçe asıllı kelimeleri Rusçadan çıkarırsanız bu dil en önemli kelimelerinden mahrum kalır. Bakın "Kremlin" kelimesi dahi Kıpçak Türkçesi "kermen" (kale) sözünden kelir. Rusların para manasına gelen deneg/dengi kelimesi Altın Orda para biriminden gelir. Hala onu kullanıyorlar. Böyle sayısız kelime var.
20. yüzyılın başına gelindiğinde yabancı petrol kaynaklarının uzun vadeli denetimi, İngiltere jeopolitiğinin temel unsuru haline geldi. 1902 yılında İngiliz-Basra Petrolium Şirketi adındakş bir İngiliz şirketi İran Şahı'ndan Mezopotamya yakınlarındaki bir bölgedeki petrol araması yapmak için 60 yıllık imtiyaz kopardı. Petrol ihtiyacını Ortadoğu'dan karşılama kararı, İngiltere'yi nihayetinde İngiliz İmparatorluğu'nun egemenliğini sona erdiren bir savaşın bataklığına sürükleyecekti.
Derin Tarih Dergisi
Sayfa 46 - F. William Engdahl - "İngilizlerin Petrol Oyunu Osmanlı'yı nasıl yıkmıştı?"
İslam ve Rus kültürü sanıldığından çok daha fazla iç içe girmiştir. Bu coğrafyada Türk kanı taşımayan Rus bulmak kadar Slav kanı olmayan Türk kanı bulmanız da çok zor.
Amerika'nın endüstriyel ve teknolojik büyüklüğü, geçtiğimiz yıllarda Wall Street'teki devasa bankaların yükselişi ve daha fazla kar etmek maksadıyla ABD yerine Çin ya da Türkiye gibi gelişen ekonomilere yatırım yapmaya yönelmeleriyle harap olmuş durumda. Amerika'nın küresel çapta yegane süper güç olarak sahip olacağı hegemonya önündeki en büyük ekonomik engel, Çin'in yalnızca 30 yıllık bir dönemde dünya çapında dev bir ekonomik güce dönüşmüş olmasıdır.
Çin ve Rusya, ABD'nin askeri baskıları yoğunlaştıkça giderek yakınlaşıyor ve tarihin gördüğü en büyük demiryolu altyapısını inşa etmek üzere güçlerini birleştiriyor. Rusya'nın Avrasya Ekonomik Birliği ülkelerinin bütün Avrasya'yı bir ağ gibi saran hızlı tren hatları ile birbirine bağlayan büyük Ekonomik İpek Yolu projesi, Berlin-Bağdat demiryolunun 21. yüzyıl versiyonunu andırıyor.
Washington, Rusya ve Çin ortaklığı ile ortaya çıkanbu ekonomik tehdide darbeler, "Renkli Devrimler" ve Ukrayna'dan Makedonya'ya, Ermenistan'dan Libya'ya, Mısır'a, Suriye'ye, Yemen'e, Türkiye'ye ve Honk Kong'a uzanan istikrarsızlaştırmalarla tepki verdi. 1914'ün [o zamanlar İngiliz İmparatorluğu] aksine bu kez egemen gücün her yerde güc kaybettiği görülüyor.

Bütün bu olan bitenler bize eski bir Yunan atasözünü hatırlatıyor:
"Tanrılar yok edeceklerini önce delirtirler."
Derin Tarih Dergisi
Sayfa 52 - F. William Engdahl - "İngilizlerin Petrol Oyunu Osmanlı'yı Nasıl Yıkmıştı"
▪Hz. Zekeriya’nın sessiz çığlığı,
▪Hz. Meryem’in çilesi,
▪İmam Gazali’nin şaheseri İhya’yı kaleme aldığı ilham bulutu.
▪Hz. Ömer’in adalet anahtarı,
▪Abdülmelik bin Mervan’ın göz nuru,
▪Selahaddin Eyyûbî’nin göz bebeği,
▪Eyyûbîlerden Melikül-Adil’in, Memlûklerden Baybars’ın sebili,
▪Sen Yavuz Sultan Selim’in binlerce kandil altındaki hazin münacatı,
▪Sen Kanuni Sultan Süleyman’ın akıttığı berrak çeşmeler,
▪Sen Sultan II. Abdülhamid’in Kubbetü’s-Sahra duvarlarına çiniler üzerine yazdırdığı Yasin, ...
- Müminlerim nerede?
- Seni korumak için dışarıda bekliyorlar!
- İçeri gelseler ya!
- Gelseler cesetleri gelir, ruhlarını kapıda bırakarak…
142 syf.
·8 günde·6/10
Müsbet kahramanların menfi kahramanlar olarak gösterilmesi bildiğim gerçekler. Sovyet denetim ve sansüründen çıkan kitaplar bunu bize bariz bir şekilde göstermiştir. Fakat, Türkiye literatüründeki kadar aşırı değilmiş meğer. Batı ülkelerinde nasıl bilmiyorum. İlk duyduğumda garib gelmişti; Korkunç İvan, Deli Petro, Kızıl Sultan... Nerdeki iki üç tane akıllı adam var, büyük işler yapmış adamlar onlar olmuş "korkunç" veya "deli". Kesin, Putin'e de bir isim bulmuşlardır. Kısacası, birileri iş başında...

Günümüzde Putin kadar hiçbir siyasi lider merak çerçevemde değildir. Derginin kapağında Putin'i görünce de tabii almak istedim. Erzurum'daydım. Her istediğini kolayca bulamıyorsun. İllaki bir gün bulup alacağım. Fuar vardı.. 'Albayrak' standına gittim. Derginin tüm sayıları serili.. Aradım, aradım, bu sayıyı bulamadım. Sordum..aradılar..bulamadılar. Ama ne sinirlendim! Nasıl olurda tüm sayılar var bu yok!? Böyle bir tesadüf olabilirmi? Üzerinden neredeyse bir yıla yakın zaman geçti. Sergen Özen'den "Kargoyu gönderdim, muhtemelen 3 güne ulaşır." mesajını aldım. Şaşırdım :) Daha önce de beni sevindirmiş, memnun etmişti. Şaşırdığım kargo gönderilmesi değil, beklemediğim zamanda olması ve öncesinde bu konuda bir sohbetimizin olmadığı. Kapağında Petro ve Putin olan bu sayı artık yoldaydı, geliyordu. Ben sonra mesaj geçmişine baktım, meğerse bu konuya yakın sohbetimiz olmuş. Unutmuşum. Unutmak hikmetmiş. Bir tek bu sayının olmaması, adına tesadüf mü denir neyse, hikmetmiş. Hiçbir şey vaktinden önce olamıyormuş, hikmetmiş. Böyle düşünüp, bu duyguyu içimde hissedince ..Allah.. diye bildim. Allah seni vesile ettiyse ve ben bu duyguyu yaşadımsa...

Yazarlar bahsederler ya, 'bir tutam delilik'..Şahidim ki ben de bu delilik biraz fazla. Reklam konusu. Puanlar gitti.

Derin Tarih'in derin olmayan sayısı. İlaveten iki sayı daha okudum, bu onların çok gerisinde kaldı. Putin'i de bulamadık. Petro'yu bulduk ama bizim açımızdan, düşman olan Petro'yu bulduk. Puitn'i, Petro iştahında görmeye başlamışız bile. Bana göreyse Putin, Rusyanın 100 yıl geçikmiş II Abdülhamid'idir. Bu cümlede tüm anlatmak istediklerimi özetledim.

Mehmet Doğan'ın "Kahve" makalesi en çok beğendiğim oldu. Cafe Bıstro'lara kesin gitmişsinizdir. 1815'te Ruslar Paris'e girdiklerinde, askerlerin yeme içme talebi Rusça "bıstro" (çabuk, tez) sözcüğüyle olsa gerek ki, rus askerine 'çabuk' servis yapan fransız (lokanta) mekanları bu isimle (Cafe Bistro) anılmış. Ben spoileri verdim, bundan sonra cafe bistro'lara hangi edayla gideceğiniz sizin meseleniz :)

Tabii bir de derginin ilk sayfası arasından çıkan mektup var. Uzaktan bakınca evet bir mektup ama eline alıp okumaya başlayınca eczacınıza okutmak isteyeceğiniz reçete gibi :) :D Allah seni de sevindirsin, Sergen...

Dergi falan demeden okuyalım. Güzel şeyler öğreniyoruz. Okuyalım..
160 syf.
·Puan vermedi
Derin Tarih dergisi benim yaklaşık bir yıldır düzenli takip ettiğim bir dergi. Daha çok tarihin bilinmeyenlerini ele alıyor. Taraflı bir dergi aynı zamanda. O yüzden çokça eleştirilerenleri de var. Bu Kudüs özel sayısı Kasım ayı sayısıydı yanlış hatırlamıyorsam. Genel olarak ben beğeniyorum Derin Tarih dergisini. Okuyacaklara keyifli okumalar dilerim...
120 syf.
·8/10
Derginin bu ayki sayısında her ay olduğu gibi ilk sayfalarda Temmuz ayının tarihe iz bırakan günleri ve olaylarını kısaca ele alıyor. "1. Dünya Savaş'ında bu ay" diye ayrılan bölüm var yine. 15 Temmuz'a gerektiği kadar fazla önem vererekten röportajlar, yorumlamalar yapılmış. Fetret döneminden Fatih Sultan Mehmet'e kadar epey bir bölüm ayrılmış dergide bu ay. Çelebi Mehmet hakkında uzunca sayfalar yazılmış, okunası, güzel yorumlamalarla birlikte... Kıbrıs'ın önemine değinilmiş. Süryaniler hakkında araştırmalar yapılmış. Ve birçok konuya daha değinilmiş. Ayın seçilmiş kelimesi ise "çay", tarihçesi hakkında, kelimenin kökü hakkında vs bilgiler ve yorumlamalar verilmiş... Keyifli okumalar dilerim...
128 syf.
·4 günde
Bu ay ki sayısında derginin ana konusu KADIN hakları,İslam'da kadının yerine, değerine yönelik açıklamalar, röportajlar bulunmaktadır.tarihsel boyutta konu değerlendirilmiş ve İslamin KADIN'a verdiği değer ortaya konulmuştur.
Dergide ayrıca tarihsel dönemlere ismini altın harflerle yazdırmış olan Yavuz Sultan Selim, Fatih Sultan Mehmet, Kelam alimi Bakillani gibi değerli kişiler hakkında açıklamalar yapmış, kısa kısa hikayeler ele alınmıştır. Tarih meraklıları için keyifli okumalar dilerim...
140 syf.
·9/10
1.Dünya harbi sonrasında ortaya çıkan antlaşmalara baktığımızda;
Almanlar'ın Versay'ı
Avusturya'nın Sen Jermen'i
Bizim de Sevr'imiz vardır. İnkılap tarihi ders kitaplarında yurdun işgalini gösteren haritanın bir kısmı ingiliz - fransız, bir kısmı İtalyan - yunan işgali altında bir "antlaşma" olarak göz önüne serildiğini; Sevr'in vatanın ve milletin bütünlüğünü hiçe sayan; Bu milleti sırtından hançerleyen antlaşma olan Lozan'la kurtuluşa erdiğini zannedenler tarihin derinlikleriyle ne kadar âlakadar olabilirler?
Mehmet Çelik'in kaleminden şu satır başı, 7 sayfalık yazısını açıklamakta:
"Lozan antlaşması, Sevr'in yani Osmanlı'nın tasfiyesinin resmî, hukukî ve siyasî belgesidir.
Sevr bir parçalama projesi, ondan üç yıl sonra imzalanan lozan ise parçalanmanın resmen ve hukuken uygulamaya geçirilmesidir.
Gazi'nin nutuk'unda da defalarca "proje" dediğini öğreniyoruz dergide.
Bir başka deyişle Sevr, kâğıt üzerinde imzalanmış ancak onaylanmamıştır. Başta sultan Vahdettin olmak üzere Meclis-i Mebusan tarafından da projenin tasdik edilmediğini öğreniyoruz.
Dergide Sevr çeşitli tarihçilerin görüşleriyle dosya haline getirilmiş.
Tarihte bir 'yalan efsane' olan Sevr anlaşmasının bilinmeyenlerini bu dergide bulacaksınız...
Onun dışında Gazneli mahmud'un babası tarafından yazılan Pendname'nin bugünün liderleri için bile eskimemiş olan nasihatlerini göreceksiniz.
Bir tarih Dergisi ne kadar okunur bilemem ama benim için önemli olan, düşüncelerimin düğümlerini atıp, buraya derleyerek yazmak. İnsan yazdığı zaman, okuduğundan daha iyi kavrıyor çünkü.
120 syf.
·Beğendi·10/10
-->Üzülme ey aksa!
"İman varsa imkan da vardır"
-->"İmkan meselesi değil iman meselesi"
Aylardan ağustos, günlerden cuma
Gün doğmadan evvel iklimi rum'a
Yiğitler ordusu geçti hücuma
Ya allah, bismillah, allahu ekber
250 syf.
·9/10
Derin Tarih Dergisinin 74 numaralı mayıs ayı sayısı. Açıkçası bu ayın dergisini çok beğendim. Ve tarihe ilgisi olanların en azından derginin bu ayki sayısını alıp okumalarını tavsiye ederim. Hem de cidden tavsiye ederim, asla pişman olmazsınız okuduğunuza. İçeriğine gelince; daha çok Fatih Sultan Mehmet hakkında yazmışlar bu ay. Çocukluk yılları, eğitimi, ailesiyle ilişkileri, psikolojisi, karakteri, kendine olan özgüveni, azmi, hırsı... Özellikle Prof Dr Nevzat Tarhan'la yapılan röportaja bayıldım. Fatih'in bilinçaltından söz ediyor daha çok. Fatih'e epey bir sayfa ayrılmış dergide. Onun dışında Hristiyanlığı bugünkü bilinen (tahrif edilmiş) hale getiren Pavlos hakkında yazılar yazılmış. (Güzel bir genel kültür bilgisidir aynı zamanda Pavlos)
Selçuklu Sultanlarından kısa kısa bahsetmişler, Hanedan sürgünlerinden, Rasit Halifelerden, günümüzde hayatta olan şehzadeler ve sultanların isimlerini ve kısa bilgiler vermisler. Hürrem Sultan hakkında muhteşem yüzyıl gibi dizilere inat gerçek bilgileri paylaşmışlar. Ramazan ayını nasıl daha faydalı geçirebiliriz üzerine bilgiler yazmışlar. Olcay Can Kaplan'la darbeler hakkında röportaj yapılmış yine ve bunun gibi çok daha güzel bilgiler. Tekrardan herkese tavsiye eder keyifli okumalar dilerim..
82 syf.
·7/10
Arzu Enver'in (Enver Paşa'nın torunu) yorumu çok güzel, Muhteşem Yüzyıl Kösem dizisini gerçekle karşılaştırarak dizinin ne kadar gerçek dışı olduğunu çok iyi anlatmış söyleşi'de.
'Yavuz Olmasaydı' başlığını çok saçma buldum. Râb sonuçta Nebî'sini koruyacak Halif bulurdu elbet. Fakat içerdiği bilgi için aynısını söyleyemiyorum. Mustafa Armağan kitabı çıkmadan, dergide Yavuz'u güzelce çıkarmış karşısına okuyucunun. "Biz ancak Haremeyn'in hizmetkârı oluruz" sözü Yavuz'un Kutsal topraklara verdiği ehemmiyeti gözler önüne sermeye yetiyor.
128 syf.
·6/10
Derginin bu sayısının konusu tarihin silinen yüzünü ortaya çıkarmak
Derginin başlıca konuları
Baki;divan edebiyatında şiire biçim ve içerik açısından birçok yenilik getiren ve yaşarken şairler sultanı(sultanus şuara)denmistir
Bayrak; toplumun onurudur.bizi biz yapan değerlerin vucut bulmuş hali desek yanlış olmaz
Derginin geri kalanında ise lozan anlaşmasında bilinmeyen gerçekleri yazılmıştır
144 syf.
·9 günde·Puan vermedi
Yine ayrı bir dosya olarak, Rusya'nın İmparatorluk üzerindeki emelleri, faaliyet ve planlarını 19.asırdan (özellikle 93 harbi vurgulanarak) günümüze uzanan gerginliği, geçmiş ile mekik dokuyarak güzel bir şekilde anlatan Yeni yılın ilk sayısı. "Rusya'nın Osmanlı Siyaseti" başlığıyla Şükrü Hanioğlu'nun çok ince bir şekilde olayı ele aldığını söyleyebilirim.
Bir gerçek anlatılmış: Kösem Sultan.
Ama dizideki Kösem değil, dizideki Kösem Fazlasıyla absürt. Fazlasıyla asî ve geveze. En talihsiz saçmalıklardan birisi de, harem'deki cariyelerin o zamanki İngiliz kraliçe benzeri giyim tarzının bire bir aynı olması. İyi niyetli insanımız "Vıhay be, Osmanlı'yı demek kadınlar yıkmış" lafını dedirten, bu bağlamda, tarihi Tv yoluyla anlatmaya çalışan ancak saçmalıktan öteye geçemeyen türk dizilerini pek de ka'ye almamak lazım zannımca.
Anastasya (Kösem) devlet işlerine el atan bir kadın. Oğulları Murad, Süleyman, Kasım ibrahîm sayesinde devlet işlerinde etkin rol alabilmiştir. Ölümü de perde ipiyle Saray ağaları tarafından boğularak gerçekleşmiştir. Tek cümleyle söylemek gerekirse: diziden değil, güvenilir bir kitaptan öğrenmek gerekir.
Ve Behçet Kemâl Çağlar. Resmi şairimiz. Kur'anı nazım şeklinde şiirleştiren bu bağlamda manasızlaştırmaya çalışan şairimiz(!) "Lütfen Arapçalarıyla Türkçe metinleri kıyaslar mısınız? (...) Hangisi sizi daha fazla etkiliyor?" diyen bir zihniyetin dininize verdiği zararları düşününüz. Dini daha anlaşır göstermek gayesinde görünen, lakin dini mânâsızlaştırmak amacında olan bir rejim bu.
Behçet Kemâl Çağlar, ve Din-i İslam üzerinde inkılap yapmaya çalışmış / çalışan ve gösterenler şunu bilsin:
Ancak iman edip salih amel işleyen, Allah’ı çok anan ve haksızlığa uğratıldıktan sonra öçlerini alanlar başka. Zulmedenler hangi akıbete uğrayacaklarını göreceklerdir. (Şuara - 227)

Yazarın biyografisi

Adı:
Derin Tarih Dergisi

Yazar istatistikleri

  • 39 okur beğendi.
  • 284 okur okudu.
  • 15 okur okuyor.
  • 134 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.