Derya Engin

Derya Engin

Çevirmen
7.7/10
875 Kişi
·
2.287
Okunma
·
0
Beğeni
·
146
Gösterim
Adı:
Derya Engin
Tam adı:
Derya Engin Nalıncı
Unvan:
İletişim Uzmanı, Çevirmen
Halkla ilişkiler ve iletişim sektöründe çalışan bir geçmişi olan deneyimli Çevirmen. Kriz Yönetimi, Kurumsal Sosyal Sorumluluk, Kriz İletişimleri, Medya İlişkileri ve Kurumsal İletişim konularında uzmanlaşmıştır. Marmara Üniversitesi'nden Halkla İlişkiler üzerine odaklanmış bir Post-Graduate ile güçlü medya ve iletişim profesyonel.
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
528 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
Eski basketbolcu Myron, liseden arkadaşı olan Claire'nin kızı olan Aimee ve arkadaşı Erin' den bir söz istemişti. Onlar da verdikleri söze karşılık Myron'dan, her ne olursa olsun ailelerine haber vermemesinin sözünü almışlardı. Myron onlara verdiği bu sözün aslında ne kadar büyük bir sorumluluk gerektirdiğini Aimee' nin ortadan kaybolması ile anlamaya başlamıştı ama bunu düşünmenin ona bir faydası olacak mıydı henüz bilmiyordu...
Myron, aramalara başladığında yakın arkadaşı Win' de onun ile birlikte araştırmalarına destek oluyordu...
Daha önce aynı liseden kaybolan Katie ile Aimee'nin bir bağlantısı var mıydı?
Üniversiteye başlayacak olan bu iki kızın başına neler gelmişti onlar kaçmış mı yoksa kaçırılmışlar mıydı?
Ebeveynler çocuklarına ne kadar yakındı? Onlar da gördükleri değişim neleri gizliyordu?
Myron araştırmalarını derinleştirdikçe ebeveynlerin evlatları için neler yapabileceklerine ve ne kadar ile gidebileceklerine şahit olmakla beraber kendinide sorgulamaya başlamıştı...
Geçmiş de yaşadığı ilişkisi ile yüzleşip yeni bir hayata geçiş yapabilecek miydi?
Myron, masum bir söz ile başlayıp, ciddi olarak Claire verdiği sözü tutabilecek miydi?


Harlan Coben yarattığı en iyi karakter olan esprili, küstah, bir o kadar da insanları seven Myron Bolitar'ı yine harika bir kurgu ile bizlerle buluşturmuş.
Son sayfasına kadar hem düşündürücü hem esprili hem de gizemli...
528 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10
- Verdiğiniz bir söz başınıza bela olabilir mi? Peki bela olursa bu ne boyutta olur? İsminiz Myron Bolitar ise verdiğiniz bir söz nedeniyle başınızın belaya girme olasılığı %100 demektir. Bana Söz Ver, Myron Bolitar Serisi'nin sekizinci kitabı. Myron, Win, Esperanza vs artık ailemden biri gibi oldular. Myron ve Win ise en sevdiğim kitap karakterleri sıralamasında ilk üçe rahatlıkla girerler.

*** Bu arada şunu söylemeden edemeyeceğim. Bana Söz Ver ile birlikte Harlan Coben'in Türkçeye çevrilmiş 20 kitabının tamamını okumuş bulunmaktayım. ***

- Bana Söz Ver Coben kitaplarında alışık olduğum aksiyona sahip olmasının yanında yine diğer kitaplar gibi sonunu çok merak ettiren bir kitap oldu. Sürükleyici ve yüksek tempolu bir kitap ya da kitap serisi arıyorsanız özelde Bana Söz Ver genelde Myron Bolitar Serisi tam size göre.


- Klasik bir arkadaş buluşmasında Myron'ın, arkadaşlarının kızlarına verdiği bir sözle başlıyor her şey. "Asla sarhoş birinin arabasına binmeyin, böyle bir durumda kalırsanız bana haber vereceğinize söz verin." Ancak bu sözün verilmesinin ardından, kısa bir süre sonra kızlardan biri olan Aimme, Myron'ı geç bir saatte arayarak kendisini almasını ve bir yere bırakmasını istiyor. Myron'ın tahmin edemeyeceği şey ise Aimee'nin aslında kendisini bıraktırdığı yerde arkadaşının olmaması ve o günden sonra Aimme'den haber alınamayacak olması. Kayıp kızlar, sırlar, ihanet, cinayetler ve yalanlar... Bana Söz Ver sürükleyici, şaşırtıcı ve aksiyon dolu bir kitap.
512 syf.
·7 günde·10/10
Aile içinde ve çevrede güven duygusu üzerine yazılmış etkileyici bir eser. Lisa Gardner'ın yavaş yavaş kurgunun içine alan yazım tarzı bu eserinde en üst seviyeye çıkmış. Her çevirdiğiniz sayfa da merakınız daha da artarak okumaya devam edeceksiniz...

Kitabın konusuna gelecek olursak,
Libby Denbe oturduğu ranzanın üzerinden hem kızı Ashley'e hem de on sekiz yıllık kocasının dağılmış yüzüne bakarken nasıl ve kim tarafından bu hale getirildiklerini düşünüyordu. Nasıl olmuştu da birbirlerini görmemeye başlamışlardı. Kendi içinde yaşadığı acılardan kaçış yolunu bulduğunu sanmıştı. Şimdi anlıyordu ki en büyük zararı kendine vermişti. O bir sanatçıydı ve ailesinin gözleri önünde yok edilmesine asla izin vermeyecekti. Bunun için yapması gereken ne varsa yapmaya hazırdı. Karşısında ki adamlar ne kadar eğitimli ne kadar profesyonel olursa olsunlar, onlarında zayıflıklarının olduğunu tahmin edip ona göre davranmaya karar verdi. Her şeyi kızının sağ kalması için göze alacak kadar aklı başındaydı. İhanete uğramış ve dağılmış bir kadın olsa da kızını asla yarı yolda bırakmayacaktı. Justin'in ve kendi geçmişinde ebeveynlerinin yaptıkları yanlışları onlar tekrarlamayacaktı...

Eskinin eyalet polisi şimdinin özel Dedektif Tessa Leoni araştırması için göreve çağrıldığında, davanın ünlü ve yüz milyon dolarlık bir şirketin sahibi olan Justin Denbe ve ailesi ile ilgili olduğunu öğrenince, kendi geçmişinde yaşadığı ve kabul etmekte zorlandığı hatıraları ile yüzleşmesi gerektiğini biliyordu. Geçmişinin karanlık sokaklarında kaybolmuş, kızı Sophie için aydınlığa çıkmak zorunda olduğunun bilincini ile nefes almaya çalışıyordu...

Denbe ailesi dışarıdan bakıldığında örnek olacak bir aile tablosu çiziyordu. Tessa araştırmalarını derinleştirdikçe olayların hiçte göründüğü gibi olmadığına aksine çürümüşlüğün, ihanetin bu aileyi içine çektiğini ve gözlerinin önünde gerçekleşen olaylara ne kadar duyarsız olduklarına şahit oluyordu. Tessa ve FBI ajanları ne kadar iz sürmeye çalışsalar da henüz kaçırılan bu üç kişilik ailenin izine rastlamamışlardı. Endişeleri artmakla beraber beklemedikleri bir telefon aldıklarında ise rehinelerin hayatta olup bu durumun ne kadar daha devam edeceğinin hesabını yapmaya başlamışlardı. Tessa yeni tanıştığı çavuş Wyatt Foster ile kendi araştırmalarını yürütmeyi hızlandırmış, bulacağı en ufak bir ipucunu değerlendirmek için ailenin etrafında ki kişiler ile tekrar görüşmeye başlamıştı...
480 syf.
·2 günde·Beğendi
Heyecan kaldığı yerden devam ediyor. 'Geri Sayım' kitabının devamı olan 'Son Beş Gün', paralel evrenlerin, on binlerce dünyanın ve bu dünyalar arasında geçişlerin yapılabilmesi üzerine kurgulanmış, oldukça sürükleyici bir kitap. Pek tercihim olmasa da ilk kitaptan sonra fazla bekleyemediğim için pdf olarak okudum.
İlk kitapta ki kahramanlarımız Janelle ve Ben, bu kitapta da yine bir değil bir kaç dünyayı birden kurtarıyorlar. Aksiyonun hiç eksik olmadığı, sürükleyici, hızlı ve farklı bir fantastik kurgu arayanlara seriyi önerebilirim. Yazar ve kitapları ile ilgili fazla bir bilgi edinemedim. Umarım devam kitabını yazmıştır veya yazıyordur. Bu arada ilgimi çeken ve merak ettiğim şey; neden fantastik kurgu kitapların da baş karakterler 17 yaşında bir kız ve yaşıtı erkek arkadaşı oluyor?
430 syf.
·Beğendi·8/10
Yine soluksuz okuyabileceğiniz bir kitap Harlen Coben' dan Yanlış Bir Adım. İlk sayfalardan itibaren hikayenin akışına kendinizi bırakıyorsunuz. Bir ceset ve bulunmayı bekleyen katil! Sorgula, tahmin et ve çözümle! Ben tahminimde yanıldım ama bir bulmacayı çözmeye çalışırkenki zevki aldım. Polisiye severler bu kitapla tanışın!
448 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Coben'den okuyucuya "Acaba sonunda ne olacak" sorusunu defalarca sorduran bir kitap daha. Harlan Coben, yazdığı kitaplarla bana polisiye türünü sevdiren kişi.

Yüksek Gerilim yazarın Türkçeye çevrilmiş son kitabı ve aynı zamanda Myron Bolitar serisinin bir diğer kitabı. Coben, polisiye-gerilim türü yazarlarının genel olarak kullandığı ciddi dil yerine, olayları daha mizahi bir dille anlatmayı tercih ediyor. Yüksek Gerilim kitabındaki diyaloglarda da kullanılan bu mizahi dil okuyucuyu kısa sürede kitabın içine çekiyor.

Eski tenis yıldızı Suzze T, ünlü rock şarkıcısı Lex ile evlidir. Bebek bekleyen çiftin Facebook hesabındaki fotoğrafın altına yapılan bir yorumun ardından Lex evi terk eder. Suzze'un Myron'dan yardım istemesiyle Myron ve en yakın arkadaşı Win kendilerini geçmişten o güne uzanan sırların ve bu sırların ortaya çıkardığı tehlikenin içinde bulurlar.

Yüksek Gerilim yazarın okuduğum en iyi kitabı değil ancak kesinlikle iyi kurgulanmış, sürükleyen, başlangıçta biraz durağan ama sonrasında temponun yükseldiği bir kitap.
480 syf.
·10 günde·Beğendi·9/10
Anneleri çocuklarının gözü önünde kaçırıp boğarak öldüren ve çocukların yanına farklı oyuncaklar bırakan soğukkanlı bir katil... Susan,nişanlısı ve çocuğuyla huzurlu bir hafta sonu için gözlerden uzak bir göl kenarına giderler. Susanın içine sinmeyen bir şey vardır çünkü bir yıl önce aynı bölgede bir kadın kaybolmuştu ve şimdi de Susan evinin birileri tarafından gözetlendiğini düşünüyordu. Olacakları tahmin edemiyorsunuz.Bölüm sonunda diğer bölüme geçmek için can attığım ve her sayfasını heyecanla okuduğum hakkını veren güzel bir kitaptı.
464 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Eser, "Yılın En İyi Polisiye" ödülünü almış ama ben bir türlü içine giremedim. Çevrisi yeterli olmamış. Yoksa ödülü bir eser de bu kadar çok kopukluk olmazdı...

Konusu ise, 1960'lı yıllarda Boston şehrinde ki mafya ve çetelerin haraç almaları ve bahis üzerine kurulmuş olsa da Boğanadam isimli katilin dosyasını da içeriyor. Kadınları hedef alan katilin on üç cinayeti var fakat cinayet masası bir arpa boyu ilerleyemiyor...

Eserde, polis bir babanın üç oğlu olan polis Joe, savcı Michael ve hırsız Ricky'in yolu Boston şehrindeki mafya ile kesişiyor ve aile bağları güçlü olan bu kardeşlerin zayıflıkları ve birbirleri için neler yapabilecekleri ile devam ediyor...

Mafya ile polis ilişkileri, güçlünün güçsüzü ezişi, iyi ve kötünün savaşını konu alan bu eserin orjinal dilinde nasıl bir eser olduğunu merak etmekten kendimi alamadım. Konusu ilginç olmakla beraber heyecansız bir polisiye olmuş...
448 syf.
·10/10
Annesi Sunny ona ölüm döşeğinde on bir yıl önce bir cinayet işleyen abisinin ölmediğini söyleyip ölmüştü.Bu bilgi Will için çok büyük bir sürpriz olmuş ve araştırmaya karar vermişti.Yıllar önce abisi Ken eski kız arkadaşını öldürmekle suçlanmış ve ortadan kaybolmuştu.Uzun yıllar ondan haber alamayan aile ve Will onun ölmüş olduğunu varsayıp yaşamaya devam etmeye çalışıyordu. Will için abisi kurtarıcısıydı. Ne zaman başı sıkışsa abisi onu korurdu.İş arkadaşı Kare'ye bu olayı anlattığında araştırma yapmaya başladılar. Araştırma derinleştikçe abisinin çocukluk arkadaşları ile ilgili gerçeklerde gün yüzüne çıkmaya başlamıştı.Kız arkadaşı Sheila da bir şekilde arada bağlantı olmamasına rağmen olayların içine çekilmiş görünüyordu....
Son sayfasına kadar tempo hiç düşmüyor ve sizi şaşırtmaya devam ediyor.Hani yazarların en iyi kitabı dediğimiz kitap vardır ya , gizem ve çözümlenmemiş olayların yazarı Harlan Coben adına kesinlikle o en iyi kitabı bu...Kitap bittiğinde de kurgu ve olaylar üzerine düşünmeye devam edeceksiniz...
350 syf.
·Beğendi·9/10
Kesinlikle,Harlan Coben bu kitabı ile efsaneleşti gözümde. Nefes almadan okunacak bir eser. Laura sonunu asla tahmin edemiyor. Cinayetleri işleyenin kim olduğunu öğrenince şaşırıp,insanın neler yapabileceğine hayretiniz bir kez daha artacak...
İyi okumalar...

Yazarın biyografisi

Adı:
Derya Engin
Tam adı:
Derya Engin Nalıncı
Unvan:
İletişim Uzmanı, Çevirmen
Halkla ilişkiler ve iletişim sektöründe çalışan bir geçmişi olan deneyimli Çevirmen. Kriz Yönetimi, Kurumsal Sosyal Sorumluluk, Kriz İletişimleri, Medya İlişkileri ve Kurumsal İletişim konularında uzmanlaşmıştır. Marmara Üniversitesi'nden Halkla İlişkiler üzerine odaklanmış bir Post-Graduate ile güçlü medya ve iletişim profesyonel.

Yazar istatistikleri

  • 2.287 okur okudu.
  • 56 okur okuyor.
  • 1.293 okur okuyacak.
  • 43 okur yarım bıraktı.