Derya Kılıçlar

Derya Kılıçlar

Yazar
9.4/10
7 Kişi
·
11
Okunma
·
1
Beğeni
·
33
Gösterim
Adı:
Derya Kılıçlar
Unvan:
Türk Yazar
Hayallerimiz de uçan bir balona benziyor. Bir yerden sonra kaçıp gidiyorlar. Hiçbir şey yapmadan öylece bakakalıyoruz arkalarından.
Derya Kılıçlar
Sayfa 101 - Şule yayınları
Neyi beklediğini bilmeden bekler mi insan? Paslı bir demir, rutubetli duvar ya da yosun tutan bir taş gibi kaderine doğru itirazsız, ağır ağır yol alır mı?
Derya Kılıçlar
Sayfa 81 - Şule yayınları
"Azerbaycan, Lübnan, Suriye, Irak ve Nijer'deki yetimhanelerde çektiğin bir dolu fotoğraf önümde. Yorganları şefkatle sarsa da annesiz her çocuk üşür."
Derya Kılıçlar
Sayfa 114 - Şule Yayınları
Hatıralarımızın hep aklımda kalacağını düşünürdüm. Yanılmışım. Ne çok şey varmış unuttuğum.
Derya Kılıçlar
Sayfa 12 - Şule yayınları
“Bir fotoğraf makinesi kadar hiçbir şey yüzlerindeki o bakışları donduramıyor. Belki yıllardan beri sevinçsiz, sırdaşsız, o tükenmek bilmeyen hüznümün hak edilmiş avuntusu bu. Fotoğraflar sessizce giriverdiler hayatıma.”
165 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Mavi Marmara şehidi Cevdet Kılıçlar’ın hikâyesini eşinin kaleminden okuyoruz bu kitapta.

Çocukluğundan gazetecilik dönemine kadar çekmiş olduğu binlerce fotoğraftan seçilmiş kareleri, eşi Derya Kılıçlar duygulu ve edebi bir dille yorumluyor. Çocuklarına, torunlarına ve gelecek kuşaklara.

Yazar bizim atölyemize tanışma ve kitabı tanıtma amacıyla geldiğinde, eşiyle tanıştığı günlerden şehit oluşuna ve kitabın hazırlanma sürecine kadar bir çok detayı öğrenme imkânımız oldu. Evin her tarafına yayılmış binlerce fotoğrafı 7 yıl boyunca inceleyerek, büyük bir emek ve duygu yoğunluğu içinde ve gözyaşlarıyla yazılmış bir eserle tanışmış olduk.

Cevdet Kılıçlar gazeteci ve aktivist kimliğiyle dünyanın neresinde bir zulüm varsa yüreğinde hissetmiş, gönüllü olarak gidip, objektifiyle kaydetmiş bir gönül adamı. Bosna katliamında yine gönüllü gitmekten yanayken, eşi de gönlüne girince ikisi arasında bir tercih yapmak zorunda kalmış. “Bir şehitliği bir de seni sevdim, ben seni seçtim. Allah affetsin” demiş. O Bosna’da ailesini seçip gidememiş ama sıra Gazze’ye geldiğinde bu kez şehadeti seçmiş. Biz hala rahat koltuklarımızı seçmeye devam ediyoruz. Allah affetsin.

Oysa zulüm Kabil’den beri hep var. Irak’ta, Suriye’de, Doğu Türkistan’da. Dünyanın neresinde bir Kabil varsa, orada mazlumlar var. Ve bu ardı arkası gelmeyen bu zulümler konusunda “Biz sadece üzgünüz”

2010 yılında Gazze’ye Özgürlük Hareketi, ambargoyu dünyaya duyurmak ve deniz ablukasını kırmak amacıyla bir filoyla yola çıkmıştı. Filoda aralarında Avrupalı milletvekili ve yazarlarında bulunduğu 32 farklı ülkeden 700’e yakın yolcu bulunuyordu. Farklı din ve milletlerden oluşan gönüllüler dünyanın kararan vicdanı için umut verici bir tablo oluşturmuşlardı.

Yolculuk hazırlıkları sürerken eşi ve çocuklarına güven vermek için onlara uluslararası sulardan ve uluslararası hukuktan bahsetmesi ve en fazla limana çekilmek zorunda bırakılacaklarını söylemesi beni çok etkiledi. Bir taraftan ailesini bu şekilde teskin etmeye çalışırken, gemide yazmış olduğu günlüklerinde konunun ciddiyetinin farkındadır. Geminin teknik hizmetlerini yürütmekte ve dünyayla bağlantıyı sağlamaktadır. Zaten şehadet için gitmektedir. Daha önce bir arkadaşına “Şehitlik zor değil, alnından mermi girer, arkadan çıkar, hepsi bu kadar” demiştir. Gerçekten de uluslararası sularda yapılan bu baskında 10 ölü, onlarca yaralı olurken, Cevdet tam arkadaşına gösterdiği yerden, alnının ortasından kurşunla şehit olmuştur.

Yazarla olan söyleşimizde kendisine; “Bu bir şehidin hikâyesi değil de, sadece edebi bir eser olsaydı da, akıcılık ve etkili anlatımıyla başarılı bir eser olurdu” dedim. Bu yüzden kitap puanlandırmalarını ben genelde 10 üzerinden değil, 9 üzerinden yapmayı tercih ederim. Ama bu eserde hem duygusal yoğunluk, hem samimiyet, hem de edebi anlatım yönüyle bu kitaba 10 puan verdim.

Yazara kitabın hazırlık sürecinin yıpratıcı ve yaraları tazelemesi yüzünden zor olup olmadığı sorulduğunda; “ Acı hep taze kaldığından başlangıçta zor oldu. Fakat çocuklarıma karşı güçlü görünmek zorunda olduğum için içime atıyordum o zamana kadar. Yazdıktan sonra bu anlamda olumlu bir etkisi oldu. Yazınca üzerimdeki bu yoğunluğu kitaba dökmüş oldum” dedi. Kalıcı bir eser haline gelen bu eserle çocuklarına ve torunlarına güzel bir miras bıraktığını düşünüyor.

Bu güzel mirasın dışında bana katmış olduğu başka önemli bir nokta ise resimlere ve etrafıma daha dikkatli bakma merakı oldu.

Ben de artık yazar gibi;
Fotoğraflarla görmeyi öğreniyorum!
165 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10
İlk başladığımda kitabın şehidin eşi tarafından
yazılmış olması dolayısıyla romantik bir kitap olduğunu düşündüm açıkçası. Fakat sayfalar arasında ilerledikçe o duygusallığın olması gerektiğini anlıyorsunuz. İlk başladığımda metinleri edebiyata boğma olarak gördüğüm üslubun beni ilerleyen sayfalarda nasıl içine çektiğini anlayamadım. İvme kazanmak için, şehit olmadan önce bir şehit gibi yaşamak gerektiğini görmek için güzel bir kitap. Yazarın, her ne kadar başlarda eleştirsem de, çok yoğun bir üslupla yazması gözlerim yaşaracak kadar hissetmeme sebep oldu. Sanki şehid Cevdet abiyi ezelden beri tanıyordum. Derya Kılıçlar'a şahitliğinden ötürü teşekkür ediyorum.

Yazarın biyografisi

Adı:
Derya Kılıçlar
Unvan:
Türk Yazar

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 11 okur okudu.
  • 5 okur okuyacak.