Dilara Büyük

Dilara Büyük

Yazar
7.8/10
24 Kişi
·
50
Okunma
·
12
Beğeni
·
1.501
Gösterim
Adı:
Dilara Büyük
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
Almanya
21 yaşında, yaşından fazlasıyla olgun ve ciddi birisiyim. Tabii deli dolu bir tarafım da var. Onu da zaten çoğu okuyucum biliyor. Almanya doğumluyum ve hala burada yaşıyorum. Tek çocuğum ve bu yüzden biraz şımartılmış olabilirim.Nelerden hoşlanır? Karanlıktan. Çoğu insan sevmez ama ben bayılırım. Müzik ruhun ilacıdır derler ve bence çok doğru bir söz. Kendim de zaten iki sene öncesine kadar şarkı söylüyordum. Sahnenin büyüleyici atmosferine kapılmıştım küçükken. Şimdi üniversiteden dolayı zaman bulamıyorum. Bir de yemek yapmaya bayılırım. Resim çizmeyi de çok severim. Gezmeyi, yeni yerler keşfetmeyi, yeni işlere atılmayı ve sorumluluk almaktan hoşlanırım. Tabii bir de alışveriş :)Hoşlanmadığım şeyler aslında doğal şeyler. Yapmacık, kötü düşünen insanlardan ve yalanlardan nefret ederim. Ha bir de arı fobim var. Çok değişik bir insana bürünüyorum onlar etrafımda olduğunda.
"Günün birinde bana böyle bakmaktan vazgeçersen, kalbimi kaburgalarımın altından söküp al. Başka türlüsüne dayanabileceğimi sanmıyorum."
"Günün birinde sana böyle bakmaktan vazgeçersem, kalbimi kaburgalarımın altından söküp almışsın demektir."
"Diz çökmeme izin vermezsin sen. Bizim dudaklarımız, gözlerimiz, kalplerimiz her zaman aynı seviyede olsun. Uzaklaşırsak ikimiz de nefessizlikten ölürüz."
"Hiç kıyamam dediklerimiz kıyıyor bize her zaman. Ve bir gece ondan vazgeçmek zorunda kalıyoruz."
544 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Dilara Büyük'ün kitaplarını seviyorum. Bu kitabı da güzeldi. Heyecan, korku, mutluluk, hüzün ve en önemlisi aşk anlatılıyor kitapta...
Birce; ailesine sevdiğine bir şey demeden yurt dışına okumak için gidiyor. Güya okumak .... 5 yıl sonra geliyor ve sevdiği adamın kolunda başka bir kadın ve Birce yıkılıyor. 5 yıldır neler çektiğini bir Allah bilir Birce'nin .... Çok acı çekti.
Sonra geçici de olsa Türkiye 'ye dönüyor ve Aybars ile aynı apartmanda oturduklarını öğreniyor. Ve mecburen aile ortamında da karşılaşıyorlar. Aybars Birce'ye çok acımasız davranıyor. Sonra Birce'nin neden gittiğini öğrenince pişman oluyor. Ama bu sefer Birce bir türlü Aybars'ı affedemiyor. Birce'nin ailesi Birce'nin neden yurt dışına giitiğini öğreniyor. İşte burası biraz üzücü oluyor vs. İyi okumalar...
496 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Muhteşem bir roman güzel bir aşk ne değim bayıldım okurken. Barlasın ve Zümranın müthiş aşkı okunmaya değer harika bir roman. Yazarın eline sağlık.
496 syf.
·8 günde·Beğendi·10/10
Dilara BÜYÜK'ün ilk romanı. Yazar, Barlas ve Zümra'nın hikayesini ele alıyor kitapta.Aşk, arzu ve tutku üçlüsünün harmanlandığı etkileyici ve sürükleyici bir kitap. Romantizmin yükselişe geçtiği bu kitabın sayfalarını çevirirken aşk için ne bedeller verildiğini ve aşkın basite alınmaması gerektiğini de yine aynı şekilde göreceksiniz. Anlatımdaki zenginlik ve kurgunun sıra dışı olması ilgiyi daha da artırıyor.Bu yaz aşk romanı okumak isteyen kitapsever arkadaşlar için önerebileceğim bir roman.
496 syf.
·3 günde·Puan vermedi
#kitapyorumu
#EnsemdekiNefes

Bir kitabı yorumlarken bu kadar zorlanacağım hiç aklıma gelmezdi. Kitapta anlatılan aşk tamamen hayal ürünü gerçeklerle neredeyse hiçbir bağlantısı yok. Aşk adı altında tutku çok abartılmış ana karakterlerimiz Barlas ve Zümra hikayesinin tamamı cinsel hayat aktarımıyla okuyucuyla buluşmuş. İçeriğinde geçen argo sözcükler de beni epey rahatsız etti.

Daha sade ve abartısız olsaydı daha güzel bir aşk olurdu. Her an cinsellik fışkırmasına gerek yoktu. İki yaralı kalp kurgunun içinde hissedilemeyen olaylarda kayboldu.

Yazarın ilk kitabı olduğu için emeğine saygım sonsuz. Lakin bu kitabın +18 ibaresiyle satılması düşüncesindeyim. Yarım kitap bırakma huyum olmadığından okudum.

Kitapla kalın.
536 syf.
·2 günde·7/10
Yazarın kalemini ilk kez okuyorum ve açıkçası kitap elime geçtiğinde kalınlığına aldanarak azıcık korktum. Ama kitaba başladıktan sonra kurgu seni içine öyle bir çekiyor ki nasıl bitti anlayamadım. İki ayrı çiftimiz var ama ikinci çiftimizin asıl hikayesini diğer kitapta okuyacağız gibi.
Kısaca konusundan bahsetmek gerekirse aile dostlarının çocukları Barkın ve Belde. Birbirine aşık ama ayrı düşmüş kırgınlıklarla dolu çiftimizin hikayesini hangisi haklı hangisi haksız diye bir şey yok hikayede o yüzden kime kızacağını da bilemiyorsun.
Barkın’ın hiçbir sebep göstermeden Belde’yi terk edip Amerikaya gittiği 10 yıl oluyor. Ve Belde’nin kalbini katılaştırmak için çok zamanı oldu. Taki bir gün Barkın tekrar yurduna dönüp bu sefer sevdiği kadını tekrar kazanmak ve bırakmamak için çabalayana kadar.
Kimseye kızamıyorsun dedim ama kızgınlık olmasa da kitapta kırgınlık bolca vardı. Belde’nin kırgınlığı, sevdası o kadar büyüktü ki sanırım asıl kaldıramadığı sevdiği adamın onu terk edişindeki asıl sebebi yıllar sonra en son kendisinin öğrenmesiydi.
Aslında hüznün ağırlıklı olduğu bir hikayeydi.
536 syf.
·6 günde·4/10
"Ensemdeki Nefes" kitabının devamı olan "Sevdanın Türlü Yüzü " nü de bir çok yerini atlayarak da olsa okumuş, bitirmiş bulunuyorum. Okuoku sitesinin harika kampanyasından tesadüfen aldığım ve ilk kez okuduğum bir kalem. Anladığım kadarıyla da daha devamı olacak bir seriye benziyor. Ancak başka bir mümkünü olmadığı sürece bir okumayacağıma eminim bu kalemi. Olaylar ilk kitabın devamı niteliğinde ama seçilen karakter ve tiplemeler kesinlikle tezat yansıtılması olaylara bakış açısından kopmalara ve inandırıcı olmamasına neden oluyor. Mesela 29 yaşındaki baş karakterlerden Belde 16 yaşındaki duyguları ve düşüncelerini yansıtıyor okura. Diğer karakterler de keza aynı. Çok sevdiğim bir yazarın okumuş olduğum bir kitabının neredeyse aynısı konuları işlemiş bu kitapta. Ancak dediğim gibi anlatım abartılmış bir romantizm ve sürekli kendini tekrar eden aynı konuyu ısıtıp ısıtıp okurun önüne sunması hiç keyifli değildi. Ben sevmedim, bitirmiş olmak için kitabı bitirdim o kadar. Şahsi fikrimdir.
496 syf.
·6 günde·5/10
Fazlaca hayalperest türde yazılmış, ekstra romantizm içeren ( yer yer fazlası yoran ) klişe olmuş bir konusuyla çok da beğenerek okumadım. Tabi ki kurgusal yazılan romanlar hayal kurularak kurgulanır ancak bu kitaptaki aşk fazlaca abartılmış olması inandırıcılıktan sapmaya neden oluyor okurken.Sayfalarca diyalogsuz birbirlerine olan aşkı betimlemeler ile anlatınca atlamadan okuyamadım doğrusu. Her daim esas oğlan zengin bir CEO Barlas , ve aşık olduğu kız da şirketin genel müdürü 24 yaşındaki Zümra. Klişe olmasına rağmen konusu kimi yerlerinde oldukça güzel ve keyifliydi. Güzel bir kampanyadan yararlanarak aldığım yazarın iki kitabından ilkini okudum, sıra ikincisi ''Sevdanın Türlü Yüzü'' nde. İkinci kitapda da sanırım Zümra İle Barlas'ın kızı Belde 'yi anlatıyor yazar.
536 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10
Güzel bir kitaptı..
Belde on yıl önce sevdiği erkek tarafından terk edilmiş. Ve on yıl sonra geri dönüyor. Araların da aşk hala göze çarpıyor ama 10 yılı unutmak kolay mı? Peki neden terk edildi?

Yazarın biyografisi

Adı:
Dilara Büyük
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
Almanya
21 yaşında, yaşından fazlasıyla olgun ve ciddi birisiyim. Tabii deli dolu bir tarafım da var. Onu da zaten çoğu okuyucum biliyor. Almanya doğumluyum ve hala burada yaşıyorum. Tek çocuğum ve bu yüzden biraz şımartılmış olabilirim.Nelerden hoşlanır? Karanlıktan. Çoğu insan sevmez ama ben bayılırım. Müzik ruhun ilacıdır derler ve bence çok doğru bir söz. Kendim de zaten iki sene öncesine kadar şarkı söylüyordum. Sahnenin büyüleyici atmosferine kapılmıştım küçükken. Şimdi üniversiteden dolayı zaman bulamıyorum. Bir de yemek yapmaya bayılırım. Resim çizmeyi de çok severim. Gezmeyi, yeni yerler keşfetmeyi, yeni işlere atılmayı ve sorumluluk almaktan hoşlanırım. Tabii bir de alışveriş :)Hoşlanmadığım şeyler aslında doğal şeyler. Yapmacık, kötü düşünen insanlardan ve yalanlardan nefret ederim. Ha bir de arı fobim var. Çok değişik bir insana bürünüyorum onlar etrafımda olduğunda.

Yazar istatistikleri

  • 12 okur beğendi.
  • 50 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 53 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.