Dilek Berilgen Cenkciler

Dilek Berilgen Cenkciler

Çevirmen
6.2/10
1.302 Kişi
·
4.984
Okunma
·
4
Beğeni
·
407
Gösterim
Adı:
Dilek Berilgen Cenkciler
Unvan:
Mühendis, Çevirmen
Doğum:
Amerika, 1959
1959 yılında Amerika'da doğdum. 1977 yılında TED Ankara Kolejini, 1981 yılında da ODTÜ Elektrik - Elektronik Mühendisliği bölümünü bitirdim. 1982 girdiğim TRT'nin çeşitli kademelerinde çalıştıktan sonra, Teknik Planlama ve Koordinasyon Dairesi Başkanıyken Kasım 2003'te emekli oldum.

Bundan sonra hep yapmak istediğinm çeviri işine başladım. Çevirdiğim ilk kitap olan Kayıp Kütüphaneler (Bileşim) 2006 yılında yayınlandı. Bundan sonra 2007 yılında sırasıyla Ne Zaman Gitti Tren (YKY), Kütüphanelerin Hikayesi (Bileşim), 2008 yılında Rüyalar (ODTÜ), Soğuk Savaş (YKY), 2009 yılında Coğrafya ve Devrim (YKY), Küreselleşmenin Sıradışı Öyküsü (ODTÜ), Üç Trilyon Dolarlık Savaş (ODTÜ), Aşıkların Gizli Yaşamları (ODTÜ), Gelibolu (ODTÜ), 2010 yılında Karanlık Kıta (YKY), Doğu Akdeniz'e Yolculuk (ODTÜ), Aşk Kışın Başlar (ODTÜ), Romantik Ekonomist (Efil), Lanetli Talih (Martı), 2011 yılında daPrenses ve Goblinler (ODTÜ), Prenses ve Curdie (ODTÜ), Cıva Sanrıları (APRIL), Karanlıkta Islık Çalmak (Martı) ve Beyin Kapılarınızı Açın (Martı) adlı çeviri kitaplarım yayınlandı. Bir de, Müşterin gibi Düşün (ODTÜ) adlı kitabın editörlüğünü yaptım. Ayrıca çevirisini tamamladığım ve yayına hazırlanmakta olan beş kitap daha bulunmaktadır. Halen çeviri çalışmalarımı sürdürüyorum.
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
160 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Gerçek bir olayı romanına taşımış bir yazar, ellerine sağlık. İçeriğinde tarih hocamızın gençlerin nasıl nazi hareketine katıldıklarını ve nasıl etkilendiklerini görmek ve göstermek için sınıfında sıkı bir disiplin modeli kurar. Bu grubun adın ise Dalga koyar. Topluma faşizmin nasıl yayılabileceğini anlatmaya çalışan otokrasinin ne demek olduğunu güzel anlatmış. Lisede ders olarak okutulması gerek diye düşünüyorum. Ayrıca filmi de çekilmiştir.(Filmin adı Die Welle Tehlikeli Oyun) İzleyen ve okuyan arkadaşları kitap veya film üzerinden tartışmaya bekliyorum. .)
432 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Aslında sex içerikli hiç bir kitabı okumak için almayı düşüneceğim aklıma gelmezdi. Seçmiş olduğum her bir seçenek beni ölüm ile sonlandırdı. Seçenek değiştirmem gerektiği anlar da ise prezervatif önerildi.
Böyle hayatların olması şaşırtıcı tabi ki...

Tekrar okumayı düşünmediğim kitaplar arasında beklemeli...
320 syf.
·8 günde·Puan vermedi
London bu kitabi için "...ellerimde duran şeyin yazarlık hayatımın zirvesi olduğuna daha çok inanıyorum."demiş. Ben de öyle düşünüyorum kesinlikle başyapıtı bu eserdir.

Eleştirmenler kitapdaki iki ana erkek karakterin London olduğunu düşünmekte. Hikayede London'dan bir şeyler bulmak mümkün. Beni etkileyen kısımı ikili ilişkilerin işleyişi oldu. Gözlem ve yaklaşım kesinlikle kendine has ve cesurca. Günümüzde hala baş etmeye çalıştığımız kadın özgürlügüne 1915 yılında yazdığı bu kitap ile London kendine hayran bırakmakta.

Bazen ne gidebiliyor insan ne de kalabiliyor Paula cesur bir kadın hikayesi sizi etkileyeceğinden eminim...
632 syf.
·4 günde·6/10 puan
Zaman geçirmek için okuyabileceğiniz eğlenceli bir kitap. Olasılıkların neredeyse hepsine ulaştım. Sonları oldukça komik ve yaratıcı buldum. Anlatım konusunda dilini biraz itici buldum. Yapıyorsunuz, gidiyorsunuz, düşünüyorsunuz... gibi ifadeler üst üste çok fazla geldiğini düşünüyorum. Yine de bir yerlerde elinize geçerse bir göz atın derim.
640 syf.
·1 günde·Ne Okusam'dan
Öncelikle bu kitap sıradan akışı olan bir roman değil. Her bölümün sonunda sizi karar vermek durumunda bırakıp, seçiminize göre sayfalara yönlendiriyor. İlk seferinde 10. Dk da öldüm. İkinci sefer farklı seçimler yaptım, yine öldüm. Sonra son bölümleri bi taradım, hepsinde farklı yerlerde, farklı ve trajik şekillerde ölmekten başka çareniz yok. Sadece birinde baştan başla diyordu.

Fikir olarak kitabın tarzı güzel ama içeriği beğenmedim. Ne olacak merakı ile kendini kısa süre okutturuyor. Lakin sonrası sıkıcı ve zaman kaybı.
852 syf.
·25 günde·Beğendi·Puan vermedi
Nobel Ödüllü Doris Lessing ilgimi çeken bir yazar.Tüm kitaplarını okumak gibi bir planım var.Düzenli olarak her ay bir kitap okuyorum Doris Lessing’ten.
Anılar, Doris Lessing’in otobiyografisi.İki ciltten oluşuyor.ilk cilt olan Tenimin Altında 1919-1949 yıllarındaki yaşamını kapsıyor.Lessing’in İran’da doğumundan başlayarak, Güney Rodezya’ya yerleşmesi, oradaki yaşamı üzerine odaklanıyor.İlk evliliği ve siyasi bilincinin gelişimi de bu döneme rastlıyor.Güney Rodezya’daki komünist hareketin içinde yer alan Lessing, Rodezya’nın gerçek sahibi olan siyahilerin kötü yaşam koşullarına dikkat çekerken, onlardan yana olan tavrını ortaya koyuyor.

Doris Lessing’in daha önce Şiddetin Çocukları serisini okuduğum için “Tenimin Altında cildi çok tanıdık geldi bana.
Anılar kitabında da zaten “ ...Children of Violence dizisinin üçüncü kitabı A Ripple From the Storm’a geçiyoruz ve bütün kitaplarım arasında en doğrudan otobiyografik olan bu.” der Doris Lessing. (syf 296)

Anılar’ın iki cildi olan Gölgede Yürümek’te ise 1949-1962 yılları arasını anlatır Doris Lessing.II.Dünya Savaşı sonrası ikinci evliliğinden olan oğlu Peter ( ilk evliliğinden olan iki çocuğunu terk etmiştir) ve ilk romanı olan “Türkü Söylüyor Otlar” dosyası ile İngiltere’dedir Doris Lessing.Doris Lessing’in İlgiltere’de tek başına çocuk yetiştirmesine, yazarlık tecrübelerine, yurt dışı gezilerine, politik aktivitelerine, tiyatro deneyimlerine, yayıncılık sektörü ile ilgili düşüncelerine ve komünist ideolojiyi nasıl geride bıraktığına tanıklık ediyoruz bu ciltte.

“Edebiyatın başına gelen en kötü şey, zenginlerin, multi-milyonerlerin yayın şirketine sahip olma arzusuna kapılması oldu.Bir güç gösterisi: Hangisinin edebiyatla ilgisi var ki? Ve bir anda yayıncılığı, sanayinin herhangi bir dalı haline gelmeye zorladılar.Büyük yayıncılık imparatorluklarının hiçbirisi çok para kazanmaz, yani çok zengin adamların yakında ilgilerini kaybedeceğini ve şansımız varsa ( Yoksa hayal mi kuruyorum?) bu doğal olmayan yayıncılık şirketleri birlikteliklerinin yeniden dağılmasını umabiliriz.Bu âlemde gerçekten de küçük güzeldir.” diyor Doris Lessing. (syf 566)


Otobiyografi yazmak üzerine ise ;”Bu otobiyografiyi yazarken, hafızanın insana oynadığı küçük numaralar hakkında çok şey öğrendim.En çok da nasıl basitleştirdiğini, derli toplu hale getirdiğini, aydınlık ve gölge arasındaki keskin bir ayrım yaptığını fark ettim.”’diyor.

Doris Lessing’i otobiyografisi ile daha yakından tanımak muhteşemdi benim için.
632 syf.
·2 günde·7/10 puan
Bu kitaptan pek öğretici bir şey beklemeyin tamamen eğlence ve varsayım kitabı, ben okurken eğlendim.Bir şeyler katmaz ama stresinizi alır.Çok açık, basit bir kitap.Bütün şahane hatalar kitapları için geçerli bu...

Kitap tek düze gitmiyor,sürekli sizden seçim yapmanız isteniyor.Mesela büyük ikramiye parasıyla ailenize,çevrenize yardım edip herkesin borçlarını öderseniz 200 e gidin, yok ödemem derseniz 110 gibi..Ben herkese yardım ettiğim için kısa sürede parayı bitirdim. :(
Böyle olacagini bilseydim o secimi yapmazdim deyip basa sarabiliyorsunuz.
Şöyle düşünün 450. Sayfaya geldiniz ve bir seçim yapıp tekrar 70. Sayfaya dönebiliyorsunuz.Tam bir eğlence kitabı...
640 syf.
·10/10 puan
Yıllar önce okuduğum ve o zamanlar asıl mahiyetine varamadığım kitap. Pek çok kimse kitabın sıkıcılığından ya da içeriğinden dem vurmuş lakin kitabın bence bu kısmına zaten odaklanmamalı. Bu kitabın asıl odak noktası Kaza,Kader, İrade!

Kitapta bir bölüm okuyorsunuz ve bölümün sonunda size seçenek sunuluyor ve siz o seçeneğe göre hareket ediyorsunuz. Belki bir sonraki sayfada küt kafayı hemen yere vurup ölüyorsunuz ya da bambaşka bir serüvene başlıyorsunuz. Bu açıdan kitap normal kitaplar gibi baştan başlayıp sonuna doğru sırayla gidilen bir kitap değil. Okuduğunuz bölüm sonucu tercihlerinize göre sayfalara gidiyorsunuz ve yine o sayfanın sonundaki tercihe göre başka sayfaya, başka sayfaya...

Kitabın Kaza,Kader ve İrade açısından önemi şu; bu konu benim kafamı zerre kurcalamasa da bazı insanların epey kafasını kurcalıyor ''Allah yapacaklarımızı biliyorsa bizim suçumuz ne?'' gibi birbiri ile alakası olmayan iki sıfatı (ilim ve irade) birbirine karıştırarak isyan bile edebiliyor. Bu kitaptan da anlayacağınız üzere insan kaderini kendisi belirliyor. Allah bildiği için biz irade etmiyoruz biz irade ettiğimiz için Allah biliyor. Allah bizim kaderimizi tercihimiz üzerinden biliyor. Tıpkı yazarın gerçekleşecek olan her ihtimali bilmesi ama gerçekleşecek olanı okurun seçmesi gibi. Siz neyi seçerseniz seçin, seçtiğiniz her şey zaten yazarın bizzat bildiği şeyler, lakin siz yazar bildiği için ya da sizi yönlendirdiği için değil, siz seçtiğiniz için başınıza gelenleri yaşıyorsunuz.

Kader konusu aslında bu kadar basit, biz ister A seçeneğini ister B seçeneğini seçelim hepsi Allahın ilminde (ki kader Allahın ilmi demek) olan şeyler lakin Allah biliyor diye biz A yı ya da B yi seçmiyoruz, biz A yı ya da B yi seçtiğimiz için Allah biliyor. Allah insanların ne yapacağını bildiği için insanlar onu yapmıyor, insanların tercihleri üzerinden neler yapacağını biliyor.

Kitabı bu açıdan okursanız size bu konuda pek çok katkı sağlayacaktır. Tabi ki hakikati görmek ve öğrenmek isteyenler için..

Yazarın biyografisi

Adı:
Dilek Berilgen Cenkciler
Unvan:
Mühendis, Çevirmen
Doğum:
Amerika, 1959
1959 yılında Amerika'da doğdum. 1977 yılında TED Ankara Kolejini, 1981 yılında da ODTÜ Elektrik - Elektronik Mühendisliği bölümünü bitirdim. 1982 girdiğim TRT'nin çeşitli kademelerinde çalıştıktan sonra, Teknik Planlama ve Koordinasyon Dairesi Başkanıyken Kasım 2003'te emekli oldum.

Bundan sonra hep yapmak istediğinm çeviri işine başladım. Çevirdiğim ilk kitap olan Kayıp Kütüphaneler (Bileşim) 2006 yılında yayınlandı. Bundan sonra 2007 yılında sırasıyla Ne Zaman Gitti Tren (YKY), Kütüphanelerin Hikayesi (Bileşim), 2008 yılında Rüyalar (ODTÜ), Soğuk Savaş (YKY), 2009 yılında Coğrafya ve Devrim (YKY), Küreselleşmenin Sıradışı Öyküsü (ODTÜ), Üç Trilyon Dolarlık Savaş (ODTÜ), Aşıkların Gizli Yaşamları (ODTÜ), Gelibolu (ODTÜ), 2010 yılında Karanlık Kıta (YKY), Doğu Akdeniz'e Yolculuk (ODTÜ), Aşk Kışın Başlar (ODTÜ), Romantik Ekonomist (Efil), Lanetli Talih (Martı), 2011 yılında daPrenses ve Goblinler (ODTÜ), Prenses ve Curdie (ODTÜ), Cıva Sanrıları (APRIL), Karanlıkta Islık Çalmak (Martı) ve Beyin Kapılarınızı Açın (Martı) adlı çeviri kitaplarım yayınlandı. Bir de, Müşterin gibi Düşün (ODTÜ) adlı kitabın editörlüğünü yaptım. Ayrıca çevirisini tamamladığım ve yayına hazırlanmakta olan beş kitap daha bulunmaktadır. Halen çeviri çalışmalarımı sürdürüyorum.

Yazar istatistikleri

  • 4 okur beğendi.
  • 4.984 okur okudu.
  • 51 okur okuyor.
  • 1.544 okur okuyacak.
  • 131 okur yarım bıraktı.