Doğu Batı Düşünce Dergisi

Doğu Batı Düşünce Dergisi

Dergi
8.3/10
57 Kişi
·
207
Okunma
·
82
Beğeni
·
707
Gösterim
Adı:
Doğu Batı Düşünce Dergisi
Doğum:
1 Kasım 1997
Dolayısıyla daha iyi bir topluma özlemimiz, her zaman bir kurtu­luş ümidi içerir; kendisini her zaman dini terimlerle ifade etmese bile.
DEMOKRASİ, HUKUK DEVLETİ İLE EŞ ANLAMLI MI DIR?
Eş anlamlı değildir. Demokrasi; Hukuk Devleti 'nin gerçekleşmesi yöntemidir. Lambayı elinde tutacak olanın; halk tarafından seçilmesi ve daha mükemmel anlamda: sadece seçilmekle kalmayıp halka karşı sorumlu olması ve halk tarafından denetlenmesi demektir. Lambanın huddamına muhteva bakımından adalet ve ahlaka uygun emirler verilmiyorsa; Devlet gücü bu yönde kullanılmıyorsa, lambayı tutan "sandıktan çıktık!" mazereti ile, her yaptığını meşru gösteremez. Tabii hukuk anlayışı buna cevap vermez. Diğer bir deyişle; demokrasi demek; Hukuk Devleti 'nin değişmez ve evrensel temel ilkelerini de değiştirme yetkisini yönetenlere tanımak demek değildir. İdare Hukuk'a bağlı olmalıdır. Fakat hangi Hukuk'a? Talat Paşa'nın "adam sende! Yok Kanun, yap Kanun!" dediği anlamda kanunlardan oluşan Hukuk'a mı? Yoksa Evrensel Tabii Hukuk'a mı?
240 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Aslında daha tarafsız ve kendi yorumlarını katmadan kitabı yazmaya çalışmış olsalardı, çok daha güzel bir kitap olabilirdi. Özellikle Osmanlı’ya hayranlıkları ve Osmanlı sonrasında kurulan cumhuriyetin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’e ve yaptığı bazı reformlara karşı önyargılılar.
269 syf.
·29 günde·Puan vermedi
“Doğu- Batı” toplumsal cinsiyet üzerine yazılmış üç aylık bir düşünce dergisi. Toplumsal cinsiyet, beden sosyolojisi, Türkiye’de hegemonik erkeklik, Ortadoğu’nun halleri, Kadın güzelliği üzerine ve daha fazla başlığı barındırın akademik yazım boyutu açısından kavramların anlaşılması zor olmayan günümüze de hitap eden bizim toplum bizim aile ya da ben bu anlatılanın neresindeyim diye düşündüren bir dergi. Okumak düşünmeyi, düşünmekte farkındalık kazanmayı sağlar.
184 syf.
·Beğendi·8/10 puan
Cogito Dergisi'nden sonra DoğuBatı dergisine de ilk sayısından itibaren başladım. Cogito sol görüşe yakın bir dergi iken, DoğuBatı sağ görüşe yakın hatta bazı sayıları okuduğunuzda resmen sağ muhafazakar görüş diyebilirsiniz. Hakemli bir dergi olduğu için reklam almamaları mükemmel. Tamamen saf bilgi kaynağı. Halil İnalcık ve Şerif Mardin onur kurucularından...
《☆☆☆》
İlk sayı 1997 yılının Kasım ayında çıktı. Yani 28 Şubat sürecinden sonraki siyasi hava hakim. Derginin ilk sayısı "Devlet" kavramını irdeliyor. İlber Ortaylı'nın giriş mahiyetinde bir yazısı var. Ama benim asıl ilgimi çekenler kimler derseniz? Mehmet Ali Kılıçbay, Etyen Mahçupyan, Hüseyin Hatemi, Mümtaz'er Türköne, Mehmet Altan, Nuray Mert ve Fehmi Baykan... Bu isimler o dönemde devleti, Laiklik kavramını sıkı eleştirdiler.
《☆☆☆》
Özellikle Fehmi Baykan yazısında solcuları, kürtleri ve liberalleri ağır eleştirmiş hatta hakaret etmiş. İşin ilginç tarafı bu isimler Cemaati öven, Ak Parti'nin de büyük destekçisi olan isimlerdi. O dönemde devleti hangi yönden eleştirdilerse Ak Parti hepsini yaptı. Hatta o dönemlerde özgürce yazan bu insanların bugün bazıları hapiste, bazıları ise siyasi sürgüne maruz kaldı.
《☆☆☆》
Her türlü görüşü bilmek, öğrenmek çok önemli. Daha da önemli olan siyasi ve kültürel kavramlara her iki bakış açısıyla bakabilmek adına bu düşünce dergilerini okumayı önemsiyorum.
184 syf.
"Kriz", bir durumun kategorik olarak kötüye gideceğinden ziyade değişeceğinin habercisi. Böylece "kriz" sözcüğü gerçek bir sorunu değil, kısa zamanda adapte olunması güç olduğu varsayılan bir değişimi niteliyor.(syf22)
potansiyel bir krizin sürekli varlığı, bir yandan sistemin gizli sahiplerini yaratmakta; öte yandan aynı sahipleri ideolojik açıdan sorumluluktan muaf tutmaktadır.(syf26
Devlet bir çok çağ ve yörede, Alaeddin'in lambasının cini gibi bir şey olmuştur. Tabii Hukuk'a göre; Mühür veya Lamba Süleyman'ın elinde ise, işte o Devlet Adalet Devletidir, bugün kullandığımız terimle Hukuk Devleti'dir. Pozitivist görüşe göre ise, lambayı önceki zilyedinde yasal yoldan devralmak yeterlidir, lambayı elinde tutan değil, kim elinde tutuyorsa O'nun emrini icra eden huddam önemlidir. Bir de Pozitivistler kadar dahi namuslu olmayan darbukacılar vardır: Bunlara göre, Lamba önceki zilyedin elinden darbe ile gaspedilse dahi, gidenler ağam değil ise de gelenler mutlaka paşamdır.(syf32)
Cumhuriyetin başlangıcından itibaren kısır bir döngü halinde tekrarlanan, sırasıyla Kürt Sorunu, İrtica Tehlikesi, Komünizm tehdidi, PKK sorunu ve nihayet "derin devlet" tarafından resmen PKK'nın önüne geçirilen irtica tehdidi, sorun çözmekteki değil, tehdit üretmekteki başarıyı gösterir. Devlet sürekli tehdit üretmekte, ürettiği tehditleri yok etmek için fiziki güce başvurmakta bu tehditleri ortaya çıkmadan yok edecek toplumsal projeler geliştirememektedir. Kısaca, devlet aklı malul görünmektedir. Bunun sebebini kronikleşen ve bir özgüven yokluğuna işaret eden, adeta bir paronayaya dönüşen iç güvenlik sendromunda aramak gerekir.(syf50)
246 syf.
·Beğendi·9/10 puan
DoğuBatı düşünce dergisinin ikinci sayısında Doğu ve Batı kavramları ele alınıyor. Özellikle Halil İnalcık hocanın kaleme aldığı yazıyı ve Karl Polanyi'nin 10 emri etkileyiciydi. Halil hocanın 23 yıl önce yaptığı tespitler ve uyarılar önemi bugün de kaybetmemiş. Bile bile lades demeye devam ediyoruz, hatalarımızdan ders almıyoruz...
《☆☆☆》
"Türkiye için iyimser olmak imkanı kaybolmuş değil, geniş dinamik nüfusu ile tüketiciliğe yönelen toplumuyla büyük bir iç pazar oluşturma imkanı var. Siyasi istikrarsızlığa rağmen daima büyüme kaydeden Türkiye; bu potansiyeli ile krizi önleme şansına sahip olabilir. Fakat bunun için siyasi istikrar şarttır."
《☆☆☆》
"Seçim ekonomileri ile popülizmden kurtulmuş siyasi ortamın, siyasi istikrar ve bunun yanında Japon vatandaşı gibi Türk vatandaşının da ülkenin genel durumu ile yakından ilgilenip bir özdisiplin içine girmesi aydınlığa çıkmanın kaçınılmaz koşuludur. Ya Batı ile tam bir bütünleşme yahut ona karşı olan devletler grubuna katılarak ümitsiz bir mücadeleye girişmek iki hayati alternatif olarak Türkiye'nin önündedir."
《☆☆☆》
Halil İnalcık'ın 23 yıl önce ortaya koyduğu durum bugün hâlâ geçerliliğini koruyor. Batıyla bütünleşmek ile mücadele etmek arasında gidip geliyoruz. Ve bu bize pahalıya mâl olmaya devam ediyor.
181 syf.
·Puan vermedi
Etik alana ait felsefik problemleri incelemektedir. Etik, ahlaksal alanın inceleme alanı haline getirilmesidir. Etik alan İlkçağ felsefesinde dönemin konjoktürüne uygun olarak Sokrates inceleme haline getirmiştir . Platon ve Aristo ile devam etmiştir.
183 syf.
·Puan vermedi
Genel itibariyle Gericiliğe tarihsel yaklaşımlar ve Türkiye atmosferi dahilinde gericiliğin sadece din endeksli düşünülemeyeceği tartışılmaktadır. Örnek olarak demokrasi ile yönetilen bir ülkede monarşiye geri dönüşü istemek gericiliktir. Kavram kelime anlamı olarak geri dönüşü simgeler.
214 syf.
·1 günde
Aytaç Yıldız Kemalizm: Türkiye'de Resmî İdeolojinin Kavramsal Tarihi (1919-1939)
Bir kavramın tarihi üzerinde güzel bir makale. geçmişi etkilemiş ve günümüzde etkisi devam eden ideoloji hakkında bilgi sahibi olmak adında okunmalı.
184 syf.
·Puan vermedi
Devlet yapısı ve çekirdeği, günümüze ulaşan şekli incelenmiştir. Devlet aklı , sınırları ve aynı zamanda devletin ne amaçla hareket ettiği odak noktası haline gelmiştir.ikinci bölümde laiklik , irtica, pratik felsefe , hegelcilik , roma dönemi işlenmiştir

Yazarın biyografisi

Adı:
Doğu Batı Düşünce Dergisi
Doğum:
1 Kasım 1997

Yazar istatistikleri

  • 82 okur beğendi.
  • 207 okur okudu.
  • 17 okur okuyor.
  • 203 okur okuyacak.
  • 3 okur yarım bıraktı.