Don Miguel Ruiz

Don Miguel Ruiz

Yazar
8.6/10
479 Kişi
·
1.536
Okunma
·
93
Beğeni
·
9192
Gösterim
Adı:
Don Miguel Ruiz
Tam adı:
Don Miguel Ángel Ruiz
Unvan:
Meksikalı Yazar
Doğum:
Guadalajara, Meksika, 27 Ağustos 1952
Don Miguel Ruiz 1952 yılında dünyaya gelmiştir. Meksika'nın kırsal bir bölgesinde büyümüştür. Don Miguel tıp fakültesinde okudu ve bir cerrah oldu.

Don Miguel Ruiz İspanyolca ve İngilizce bilmektedir. Devamlı konferanslar verir ve ABD'de inzivaya çekilir. 202 yılı Şubat ayında ciddi bir kalp krizi geçirir ve kalbinin sadece %16'sı çalışır duruma gelir. 9 Ekim 2010 yılında bir kalp nakli ameliyatı olur.

Yazarın eserleri yeni çağ felsefesine benzemektedir. mutluluğu elde etmek için Antik Toltek öğretileri üzerinde durmaktadır. 2014 yılında Watkins listesinin 100 En Ruhsal Etkili Yaşayan İnsanlar listesine girmiştir.
Nereye gidersem gideyim, kiminle tanışırsam tanışayım, her bir insanın gözlerinde kendimi gördüm. Çünkü ben her şeyin parçasıyım. Çünkü ben seviyorum."
Gerçeği kabul etmek iyileşmenin başlangıcıdır ve bir süre içinde her şey daha iyiye doğru düzelecektir.
Acı çekmek size güvenli gelebilir, çünkü çok iyi bildiğiniz bir şeydir. Ama acı çekmek gerekli değildir.

Acı çekiyorsanız, acı çekmeyi seçtiğiniz içindir.
"İlişki sanattır. İki kişinin yarattığı bir düşte ustalaşmak tek bir kişinin düşünde ustalaşmaktan çok daha güçtür. Her ikinizin de mutluluğunun sürmesi için kendinize düşen yarıda kusursuz olmanız gerekir. İlişkide size düşen yarıdan sorumlusunuz, bu yarıda da belli bir miktar atılacak birikim bulunuyor. Bu çöp yığını sizin yığınınız. Halletmesi gereken sizsiniz, eşiniz değil. Eğer boşaltmaya o kalkışırsa işin sonu sürten burnu olacaktır. Burnumuzu istenmeyen yerlere sokmamayı öğrenmemiz gerekecek."
Don Miguel Ruiz
Ötesi Yayıncılık
Günah kendini reddediş ile başlar. Öz-reddediş işlediğiniz en büyük günahtır. Dinsel terimle, öz-reddediş “ölümcül günah”tır. Çünkü kişiyi ölüme götürür. Günahsız olmak ise yaşama yöneliktir.
Sizi birisi sevmiyorsa başka birisi sevecektir. Her zaman başka birisi vardır. Sizinle olmayı isteyen birisiyle birlikte olmak, sizinle olması gereken birisiyle olmaktan daha iyidir.
Çünkü birisi sizi değiştirmek istiyorsa, bu onun istediği kişi değilsiniz demektir. O halde neden sizinle birliktedir?
129 syf.
“Belki “ Ya doğru insanla birlikte değilsem ne olacak?” diye düşünüyorsunuz. Bu çok önemli bir soru. Doğru insan seçmeniz elbette gerekli. Peki, doğru kadın veya erkek kimdir? Sizinle aynı yöne gitmek isteyen, duygusal, bedensel, parasal ve ruhsal açılardan görüş ve değerlerinizle uyum içinde olan kişidir doğru insan. Benim size söyleyebileceğim, size uygun kadının olduğu gibi sevdiğiniz, değiştirmeye hiç gerek duymayacağınız kadın olduğudur. Bu kadın sizin için doğru seçimdir. Sizin varlığınızın da onun için doğru seçim olacağı doğru kadını bulmuşsanız talihlisinizdir. Sizi olduğu gibi seviyor, değiştirmek istemiyorsa onun için doğru erkeksiniz demektir.”

Yıllar sonra bir arkadaşıma vermek içim elime aldığım Ustaca Sevmek 'in içinden zamanında kuruttuğum iki tane çiçek çıktı. Tam da geleceği gösterir gibi yukarıda altını çizmiş olduğum sayfada.. Sarı ve mor kasımpatları. Ne kasımlar geçirdim , öfke patlamaları ve kim bilir ne acılar içinde.

Dün gibi değil ; ama niye dün yaşanmış gibi hatırlıyorum ki. Yarım saat rötarlı bir yolculuk sonrası, seni beklediğim havaalanında elinde ''papatya seversin aslında ama bunlar da papatyaya benziyor diye aldım'' dediğin bir demet kasımpatı vardı. Sarılı ve morlu. İçimin bütün keşmekeşini yaşatmıştı o çiçekler. Yola çıkıyorum diyene kadar geleceğinden haberim yoktu, yine uykusuz bir gece sonrası, kafam karışıktı ve senin elinde kasımpatları vardı. Gülümsedim, kucaklaştık. Seninle ve içimde yeniden tomurcuklanan tüm umutlarla.
Bir de bunları okumamışsındır dediğin üç beş kitap. Hangileri bilmiyorum. Kişisel gelişim kitaplarını pek sevmesem de Ustaca Sevmek 'e özel bir anlam yüklediğimden mi, iddialı bulduğumdan mı ismini, onun içine koymuşum çiçekleri..

Kitapları, çiçekleri, beklemeleri, özlemleri severim. Daha başka sevdiğim şeyler de vardı tabi. Sen gibi şeyler. ''Hatalıydım, son bu son'' dedikten sonra gönderdiğin özür dileyen çiçekler, bana gelişlerinde aldığın sevgi taçlandıran çiçekler, yolda çiçekçi kadına gülümsediğimde ''Hadi alalım” dediğin çiçekler gibi şeyler.
Şimdi çok iyi anlıyorum ki dediklerinde çok haklıydın , “çok anlamsız şeyleri” sevmişim Sen gibi, hem de çok acemice..
Kitabı yıllar sonra bir kez daha okudum; ilişkilerimi, kalıplara sokmaya çalışarak özgür bırakmaktansa kaybedeceğim endişesi ile hissettiklerimin korku mu sevgi mi olduğunu bile anlamadan bağımlılık haline nasıl ustaca getirdiğimi. Sadece dostlarımı değil, annemi babamı hatta çocuklarımı da. Siz yapmayın; Korkmayın kaybetmekten, acımayın merhamet beslemeyin, koşulsuz sevin, şartsız bağımsız, özgürce..sevebilirseniz eğer işte budur sevmek hatta ustaca sevmek..
Arkadaşıma vereyim Ustaca Sevmek'i. İçinde kurutulmuş umudumun çiçeklerini de birlikte .
Merak edip okur musunuz bilemem ama alın ve sevdiklerinize hediye edin.. Sevmekten Usanmayın...Keyifli okumalar...
https://www.youtube.com/watch?v=PtEZqwnfRsE
122 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Diyebilirim ki kitap, anlaşmaya başlamadan önce bizi buna hazırlıyor. Bir nev'i alt yapı gibi.. Kendimizi tanımamızı, sınırlarımızı kesin çizgilerle belirtmemizi istiyor. Ve biz bunu yapıyoruz. Evet bunu yapmaya mecbur hissediyoruz. Eğer yapmazsak sonsuza kadar 'korkak, çekimser, beceriksiz, nefret dolu, kötü, kurban' birini içimizde büyüteceğiz. Bu bile bizi bir şeyler yapmaya zorluyor.

Dikkatimi çeken önemli cümlelerden biri;
"İnsan, kendi kendini ehlileştiren hayvandır." cümlesiydi. Üzerine çok düşünülebilir ya da bunun yerine kestirmeden bir yol çizerek yazarın bize çizdiği ve bizim kurtuluş için, gitmek zorunda olduğumuz yola koyulabiliriz. Bu yol ki belki birçok insandan farkımızı ortaya koyacak, onlardan bizi soyutlayacak belki kullandığımız kelimelerle , sözlerle birkaç kişiyi de yanımıza almamızı sağlayacak. Bunu yapabilirsek zannımca doğru yoldayız demektir.

Tüm bunları yapabilirsek, kendi rotamızı doğru çizebilirsek yani kişiliğimizle tanışacak ve yeni dünyamıza 'merhaba' diyebileceğiz. Bunu yapmalıyız. Çünkü ; hayat, korku ve şüphe ile geçirilemeyecek kadar uzun değil.

"Gözler kapalı yaşamak kolaydır. Görebildiğiniz her şey yanlış yorumlardır."
JOHN LENNON

Artık gözlerimizi açmanın ve gerçekle yüzleşmenin zamanı...

İlk anlaşma "söz" üzerine. Kullandığımız sözleri ne kadar dikkatli seçebilirsek karşımızdaki insanı, dostumuzu ya da herhangi birini hayata kazandırmış yahut hayattan koparmış oluruz.
Etrafımızdaki insanlara nasıl tepki verirsek öyle izlenim bırakmış oluruz. İyi ya da kötü, kaba ya da kibar... Tepki nasıl olursa olsun bu kişiliğimizi ortaya koyar ve bunun karşılığında saygı veya vasıfsızlıkla karşılaşırız. İlk anlaşma için ben de oluşan çağrışım; " İnsan, sözleri düşünmeden sarf ettiği sürece karşısında bıraktığı enkazı asla fark etmeyecektir."

İkinci anlaşma da yazar bize ;
"Hiçbir şeyi kişisel algılama" diyor.

Bu anlaşma da yazar bencilliği bırakmamızı söylemektedir. Hadi bir öz eleştiri yapayım: Bencillik denilen illet bende de var ve bazen ben bile buna dayanamıyor, kendimi çekilmez buluyorum. Her zaman haklı olmak zorunda değiliz. İnsanız, haksız olabilir, yanlışa düşebiliriz. Önemli olan bu durumdan kendimizi korumak, bakış açımızı belli edip ona göre yaşamamızdır. Olumsuz eleştirilere maruz kalmamız bizim kişiliğimizi geliştirmemizi sağlar diyebilirim. Tam da yazarın söylediği gibi amaç; kabul görmek, onaylanmak değildir. İnsan kendini bilip, tanıdığı sürece bu tür konuşmalara maruz kalmayacak ve ihtiyaç duymayacaktır.
Kendi yaralarımızı tedavi edebildiğimiz sürece onları başkasının acıtması mümkün değildir.
Ve sen; Her şeyi, herkesi sev. Çünkü o zaman istediğin mutluluğa erişebilirsin.
Hiçbir şeyi kişisel algılama! Kendine güven, doğruyu söyle. Böylelikle içindeki kötü duygulardan kurtulabilir ve mutluluğu yakalayabilirsin.

Üçüncü anlaşma ise ; " Varsayımda Bulunma" dır.
"Sonsuzluğun ötesi içinizdedir". Evet bu sonsuzluk, mutluluktur. Mutlu olmak istiyorsak yargılanmaya, reddedilmeye karşı çıkmamamız gerekir. Etrafımızdaki her şeyi olduğu gibi kabul etmeliyiz..Olaylara kişisel duygu ve düşüncelerimizi yüklemek bizi onarılmaz yanlışlara sürükleyebilir. varsayımlar yanlıştır. Değişmeliyiz. Farklı algılama tohumlarını çöpe atmalıyız. Bu tohumlar toprağa bir kez düşecek olursa verim alınamayacak bir üretimle karşı karşıya kalmış oluruz.

Dördüncü anlaşma: " En İyisini Yap"
Elimizde olanın en iyisi, gücümüzün yettiği en iyiyi yapmak gerekiyor. Ne daha fazla, ne de daha az. En iyiyi zevk almak için yapmamız bizim açımızdan daha doğru bir karar olur. Ödül ya da tebrik almak başkasının zevki gereği yapılmış bir yaptırımdır. bunun bize faydası ise hiç olmayacaktır.
Keşkelere kapılmadan, pişmanlık duygusu oluşmadan, hatalarımızdan ders almak amacıyla en iyisini yapmak gerekir.
Bu bölümde aklıma Çinli iş adamı geldi. Bilmem kaç kez başvurduğu yerlere alınmadı. Ancak şimdi dünyanın sayılı zenginlerinden biri. Keşke demedi, yılmadı... En iyisine ulaşmak istedi ve ulaştı.
Dünyada var olma sebeplerimiz nelerdir?
Bu soru, bizi benliğimize, iç dünyamıza götürür. Eğer samimi şekilde cevap verebilirsek işte o zaman mutluluğa erişmiş oluruz. Mutlu olmak elimiz de , içimiz de. Anı yaşayabilmeli ve tüm enerjimizi, algılamamızı, gerçeği bu ana aktarabilmeli ve bunun zevkini çıkarabilmeliyiz..

Hayattan beklentilerimiz başkası tarafından onaylanmamalı ya da bir başkası gözetiminde gerçekleştirilmemelidir. Yanlış yapmaktan korkmamalı, cesurca yanlış yanlış yapmalıyız. Tecrübe yanlık yaparak kazanılır. Başkalarının pohpohlamalarına ihtiyacımız yok aynı şekilde başkasının yergisi de bizi durdurmamalı. Kendi özgürlüğümüzü ilan etmeli ve "Hayır" demeyi öğrenmeliyiz. Özgürlük içimizde tıpkı sonsuzluk gibi. Hayatımızı birey olarak kendi başımıza yönetebiliriz. Bu dört anlaşmayı hayatımıza uygulayarak kazanabiliriz. Alışkanlıklarımız, tabularımız var kolay olamayacak ancak en iyiye ulaşmak için en iyi şeyi yapmaktan, aramaktan vazgeçmemeliyiz. Boyun eğip bir parazit gibi yaşamaya son verebiliriz. Bundan sonra değiştirmek istediğim alışkanlıklara "şeytan" ismini veriyorum ve onlardan uzak durmayı planlıyorum.
129 syf.
·91 günde·Beğendi·9/10
Bir öneri üzerine başladığım bu kitap, düşünce dünyamda beklemediğim, derin değişikliklere vesile oldu. Yazar ile inanç dünyamız ayrı olsa da, sözlerini yargılamadan okuduğumda aslında ikimizin de farklı pencerelerden aynı gökyüzüne baktığımızı farkettim. Bana o gökyüzündeki kuşların ne kadar mucizevi olduğunu hissettirdi. Lütfen sizde kimseyi duygu düşünce inançları için yargılamayın ve insanlara kulak verin. Size faydası olacağına inandığınız bilgileri seçip kendiniz için bir birikim yapın.
İşe kendinizi affedip sevmekle başlayın ve kitabıda imkanınız varsa lütfen okuyun.
Sağlıklı ve huzurlu günler...
122 syf.
·2 günde·9/10
Toltek bilgelik kitabı olan dört anlaşma ;
1. Kullandığınız sözcükleri özenle seçin.
2. Hiçbir şeyi kişisel algılamayın.
3. Varsayımda bulunmayın
4. Daima yapabildiğiniz en iyisini yapın.
Kitap bu konuların alt başlıklarından oluşup şuana kadar edindiğimiz yanlış inançlara ve insanların bu dört anlaşmaya uyarak hayatını cehennemden nasıl cennete çevireceğine dair eşsiz bir kılavuz.
122 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Dupduru bir anlatımı var. Bilmediğim hiçbir şeyi söylemedi belki; ama tazelendirdi, canlandırdı, hatırlattı. Bazen bildiklerimizi seslendirmemiz, sözde bırakmamamız gerekir. Tam da bunu hissettirdi. Bana hediye olarak geldi; biliyorum, gelişi tesadüf değildi.
129 syf.
·4 günde
Kitabı kesinlikle tavsiye ediyorum kişisel gelişim kitaplarını sevenler okumalı gayet anlaşılır bir şekilde yazılmış içerik olarak kısa ve öz güçlü bir anlatım
122 syf.
·Puan vermedi
Hayatta hiç bir şey tesadüf değildir. Don Miguel Ruiz ile de böyle tanıştım. Kitap Toltek bilgeliğine dair , insanın hayatta kendiyle ve Evren’le barışık olması için yapmamız gerekenleri anlatıyor. Pratikte kolay gibi görünen , ama aslında zor olan 4 anlaşmayı uygulamayı hayata geçirebilen her insanın kendinde farkındalık yaratacağı aşikar. Ruiz; her anlaşmayı derinlemesine inceleyip, nokta atışlarıyla tamamlamış bence. Kitabın devamı olan 5.Anlaşmayı da okumanızı tavsiye ederim. Kendime hatırlatmak için sık sık okuyorum ..
184 syf.
·Beğendi·10/10
Hayatınızda sizi memnun etmeyen durumlar var ve bir şekilde bunları çözmek istiyorsunuz. Bunun için birçok yöntemlerin olduğunu biliyorum ama bildiğim bir şey daha var ki,  sizi bugüne kadar getiren tüm düşünce ve inanç sisteminizi yeniden gözden geçirmeniz gerektiği….

Evet haklısınız uzun ve derin bir yolculuk ama bir adım atmak ile başlayabilecek bir yolculuk. Hayatınızı yeniden programlamak elinizde diyorum ve bu hafta okuduğum, Bir Toltek Bilgelik Kitabı olan ” BEŞİNCİ ANLAŞMA” dan kısa bir alıntıyı burada sizlerle paylaşmak istedim. Bu kitap öncesi ise;  ” DÖRT ANLAŞMA” yine okunası bir öğreti…

” Dört Anlaşma, hayatı gereksiz acılara boğan binlerce anlaşmayı bozmanın yollarını gösteriyordu, Beşinci Anlaşma ise doğarken olduğumuz kadar saf ve sahici olmanın gücünü, özgürlüğünü keşfetmemizi sağlıyor” 

……

–  Kullandığnız Sözcükleri Özenle Seçin,

–  Hiçbirşeyi Kişisel Algılamayın, 

–  Varsayımda Bulunmayın, 

–  Daima Yapabildiğinizin En iyisini YAPIN…

Ve Beşinci Anlaşma ile “KUŞKU DUYARAK DİNLEMEYİ” öğrenin, size başkalarının hakikatleri ile anlatılanları bir kenara koyup kendi HAKİKAT’inizi yaratmaya hazır olun…

Duru ve akışkan bir anlatım, yüreğinizle dinleyip, yüreğinizle anlamayı size  armağan eden,  bir bilgelik kitabı, yeni armağanınızı alma zamanı..

İyi gelecek…:)
122 syf.
·21 günde·Beğendi·8/10
Bu kolay değildir. Konulmuş olan toplumsal kurallar, çocukluğumuzdan beri öğretilmiş kendimize ait yargılama ve sınırlamaları yıkabilmek, kendimizi, özümüzü bulmak, “SEVGİ”, “MUTLULUK”, “SAFLIK”, “NEŞE” den oluşan özümüze ulaşmak ve bunu tüm şartlanmalarımızdan sıyrılarak yapabilmek çok kolay değil. Ama elbette yolları var. Dört anlaşma kitabı kendi kendinizle yapacağınız ve daima uygulayacağınız dört anlaşma ile bunu sağlayabileceğinizi anlatıyor.
129 syf.
Herkesin birbirini yönetmeye çalıştığı şu dönemde,hepimizin alıp okuması,anlaması ve uygulaması gereken bir kitap.Gerçek sevginin ne demek olduğunu daha iyi anlayacaksınız.Çok sevdim.

Yazarın biyografisi

Adı:
Don Miguel Ruiz
Tam adı:
Don Miguel Ángel Ruiz
Unvan:
Meksikalı Yazar
Doğum:
Guadalajara, Meksika, 27 Ağustos 1952
Don Miguel Ruiz 1952 yılında dünyaya gelmiştir. Meksika'nın kırsal bir bölgesinde büyümüştür. Don Miguel tıp fakültesinde okudu ve bir cerrah oldu.

Don Miguel Ruiz İspanyolca ve İngilizce bilmektedir. Devamlı konferanslar verir ve ABD'de inzivaya çekilir. 202 yılı Şubat ayında ciddi bir kalp krizi geçirir ve kalbinin sadece %16'sı çalışır duruma gelir. 9 Ekim 2010 yılında bir kalp nakli ameliyatı olur.

Yazarın eserleri yeni çağ felsefesine benzemektedir. mutluluğu elde etmek için Antik Toltek öğretileri üzerinde durmaktadır. 2014 yılında Watkins listesinin 100 En Ruhsal Etkili Yaşayan İnsanlar listesine girmiştir.

Yazar istatistikleri

  • 93 okur beğendi.
  • 1.536 okur okudu.
  • 82 okur okuyor.
  • 1.039 okur okuyacak.
  • 22 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları