Douglas Hofstadter

Douglas Hofstadter

Yazar
8.8/10
4 Kişi
·
5
Okunma
·
1
Beğeni
·
350
Gösterim
Adı:
Douglas Hofstadter
Unvan:
ABD'li Bilimadamı
Doğum:
ABD'li, 15 Şubat 1945
Douglas Richard Hofstadter, (gen. Douglas R. Hofstadter, d. 15 Şubat 1945) ABD'li bir bilimadamıdır. Yaygın olarak 1979'da yayınlanan Gödel, Escher, Bach: An Eternal Golden Braid (Gödel, Escher, Bach: Ebedi Güzel Bağlantı, Türkiye'de Gödel, Escher, Bach: Bir Ebedi Gökçe Belik adıyla 2001 yılında yayınlanmıştır) kitabı ile tanınır. 1980 yılında kurgu dışı alanda Pulitzer Ödülünü kazanan bu kitap, binlerce öğrencinin bilgisayar bilimleri ve yapay zekâ konusunda meslekler seçmelerine önayak olmuştur.
Kullandığımız her sözcüğün bizim için, onu kullanmamıza rehberlik eden bir anlamı vardır. Sözcük yaygınlaştıkça, onunla ilgili çağrışımlarımız çok daha artar ve anlamı çok daha derine kök salar.
“Yol görünen şeylere ait değildir: ne de görünmeyen şeylere. Bilinen şeylere ait değildir: ne de bilinmeyen şeylere. Onu araştırma, inceleme, adlandırma. Kendini orada bulmak için gökyüzü kadar aç kendini.”*

*Zen Buddhism (Mount Vernon, N.Y.: Peter Pauper Press, 1959), s. 38
Bir kır yolunda arabanızla giderken bir arı sürüsüyle karşılaşıyorsunuz.
Buna ancak hakettiği kadar ilgi gösterip geçip gitmezsiniz; bütün durum anında zihninize doluşan bir “tekrar oynatmalar” sürüsü perspektifine yerleştirilir.
Tipik olarak, “Bereket, camım açık değildi!” ya da daha kötüsü,

“Camımın kapalı olmaması ne kötü!” diye düşünürsünüz.
“Bereket bisikletimde değildim!” “Beş dakika önce gelmediğim ne kötü!”
Tuhaf, ama mümkün tekrarlar, “Eğer bu bir geyik olmuş olsaydı ölmüş olabilirdim!”
“Bahse girerim ki bu arılar bir gül ağacına toslamayı yeğlerlerdi!”
Daha da tuhaf yeniden oynatm alar, “Bu arıların dolar tomarı olmaması ne fena!”
“İyi ki buarılar betondan değildi!” “Bir arı sürüsü olmamam ne iyi!” Hangilerindeki
kaymalar doğal, hangilerindeki değildir ve niçin?
The New Yorker dergisinin son sayılarının birinde “Philadelphia Welcom at”tan aşağıdaki pasaj yayınlandı:

Eğer Leonardo da Vinci bir kadın olarak dünyaya gelmiş olsaydı
Şistine Şapeli’nin tavanı hiç resimlenmeyebilirdi.

The New Yorker'm yorumu:

Ve eğer Michelangelo Siyam ikizi olmuş olsaydı eser yarı zamanda tamamlanırdı.
Gödel'in Eksiklik Teoremi, Church'ün Karar Verilemezlik Teoremi, Turing'in Durma Teoremi, Tarski'nin Doğruluk Teoremi - bunların hepsi şu uyarıda bulunan eski peri masallarının tadına sahiptir: "Kendini-bilme arayışı, her zaman eksik kalacak, bir harita üstünde gösterilemeyen, asla durmayacak, betimlenemeyen bir yolculuğa çıkmaktır."
Eğer birisi çıkar da, "Nasıl toplama yapılacağı bilgisinin bu makinenin neresinde olduğunu bana göster" derse, bellekte gösterilebilecek hiçbir yer yoktur.
"Bütün Escher resimlerinde aynı olan nedir?" Hepsini parça parça birbirinin üzerine haritalamaya kalkışmak oldukça tuhaf olurdu. Şaşırtıcı olan bir Escher çiziminin veya bir Bach parçasının küçücük bir kesitinin bile buna ilişkin bir ipucu vermemesidir. Tıpkı bir balığın DNA'sının balığın her küçücük parçasının içinde içerilmesi gibi, yaratıcının "imza"sı da eserlerinin her küçücük kesitinin içinde içerilir. Buna -belirsiz ve kolay yakalanamayan bir sözcük olan- "biçem"den başka ne denilebilir ki?
"Farklılık içinde aynılık"
Peki bu Gödel, Escher, Bach: bir Ebedi Gökçe Belik -genellikle “G EB”
kısaltmasıyla bilinen kitap gerçekte ne hakkındadır?

Bu soru 1973 yılında ilk taslaklarını yazmaya başladığımdan beri peşimi
hiç bırakmadı. Elbette arkadaşlar ne üzerine çalıştığımı sorup durdular, ama
kısa ve özlü bir açıklama getirmekte zorlandım. Yıllar sonra 1980’de, GEB
bir süreliğine The New York Tim es'm çok satanlar listesine yerleştiğinde,
başlığın altına haftalar boyunca şöyle tek tümcelik bir özet koyuldu: “Bir bilim insanı gerçekliğin birbirleriyle bağlantılı bir belikler dizgesi olduğunu iddia ediyor.” Ben bu su katılmadık zırvalığı şiddetle protesto edince sonunda yerine, beni tekrar hom urdanm aktan ancak alıkoyan birazcık daha iyi bir
şeyler koydular.
Pek çok insan başlığın her şeyi ifade ettiğini düşünüyor: bir matematikçi,
bir sanatçı ve bir müzisyen hakkında bir kitap. Ama en dikkatsiz bakış bile,
karşı çıkılamaz biçimde yüce kişiler olsalar da, bu üç bireyin per se kitabın
içeriğinde çok küçük roller oynadıklarını görebilir. Kitap kesinlikle bu üç kişi
hakkında değildir!
Peki, öyleyse GEB'i “matematik, sanat ve müziğin özsel olarak nasıl aynı
olduğunu gösteren bir kitap” olarak betimlemeye ne denir? Bu da yine esas
konudan çok uzaktır ama bu yine de yalnızca kitabı okumayanlardan değil,
kitabı okuyanlardan, hatta büyük bir hevesle okuyanlardan bile defalarca
duyduğum bir yorum.
Ve kitabevlerinde, GEB’in birbirinden çok farklı rafları süslediğine tanık
oldum, yalnızca matematik, genel bilimler, felsefe ve bilişsel bilimler (hepsi
de gayet iyi) değil, aynı zamanda din, okült ve Tanrı bilir başka hangi rafları. Bu kitabın ne hakkında olduğunu saptam ak neden bu kadar zor? Herhalde sırf uzun olduğu için değil. Kısmen GEB her türden pek çok konuyu fügler ve kanonlar, mantık ve doğruluk, geometri, yinelenme, sentaktik yapılar,
anlamın doğası, Zen Budizm, paradokslar, beyin ve zihin, indirgemecilik ve
bütüncülük, karınca kolonileri, kavram lar ve zihinsel tasarım lar, çeviri, bilgsayarlar ve bilgisayar dilleri, DNA, proteinler, genetik kod, yapay zekâ, yaratıcılık, bilinçlilik ve özgür istenç hatta bazen bunlar yetmezmiş gibi sanat
ve müzik! sırf yüzeysel değil derinlemesine araştırdığı için böyle olmalı; bu
nedenle pek çok insan için odaktaki konuyu saptamak olanaksızlaşıyor.
510 syf.
·7/10
Kitap bilinç üzerine yazılmış nadide bir eser fakat kitabı okumadan önce bu alanda yazılmış ve kitabın içinde geçen eserlere de az buçuk hakim olmanız gerekiyor. kitap 500 sayfa ve diğer kitaplara 100 sayfada falan değiniyor. Eğer bu alanda bir kitap okumak istiyorsanız buna benzer başka kitaplara öncelik vermenizi tavsiye ederim. Ağır ve karışık bir kitap ama kalan 300-400 sayfada vermek istediğini veriyor. Ruh dediğimiz kavramın beynin gelişiminden başka bir şey olmadığını , beyin geliştikçe bilinç kavramının oluştuğundan , insanın ruhunun köpeğin, sivrisineğin ruhundan fazla olduğundan ve tabii ruh ve bilinç kavramının aynı olduğundan bahsediyor.

Yazarın biyografisi

Adı:
Douglas Hofstadter
Unvan:
ABD'li Bilimadamı
Doğum:
ABD'li, 15 Şubat 1945
Douglas Richard Hofstadter, (gen. Douglas R. Hofstadter, d. 15 Şubat 1945) ABD'li bir bilimadamıdır. Yaygın olarak 1979'da yayınlanan Gödel, Escher, Bach: An Eternal Golden Braid (Gödel, Escher, Bach: Ebedi Güzel Bağlantı, Türkiye'de Gödel, Escher, Bach: Bir Ebedi Gökçe Belik adıyla 2001 yılında yayınlanmıştır) kitabı ile tanınır. 1980 yılında kurgu dışı alanda Pulitzer Ödülünü kazanan bu kitap, binlerce öğrencinin bilgisayar bilimleri ve yapay zekâ konusunda meslekler seçmelerine önayak olmuştur.

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 5 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 45 okur okuyacak.
  • 4 okur yarım bıraktı.