Dursun Ali Erzincanlı

Dursun Ali Erzincanlı

9.5/10
2 Kişi
·
7
Okunma
·
12
Beğeni
·
368
Gösterim
Adı:
Dursun Ali Erzincanlı
Unvan:
Türk sanatçı ve şair
Doğum:
Erzurum, 1969
Abdurraman Şerif Beygu İlköğretim Okulu’nu bitirdikten sonra, bir bölümü Gürcükapı Camii’nde, diğer bölümü de Erzurum Müftülüğü’nde olmak üzere üç yıl Kur’an kursu talebeliği yaptı. Erzurum İmam Hatip Lisesi’ni bitirdi. 1992 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arşivcilik Bölümü’nü kazanması nedeniyle ailesiyle birlikte Hayallerimin şehri dediği İstanbul’a geldi. Üniversite öğreniminin ilk yılında Yönetmen Mesut Uçakan’ın yanında çalışmaya başladı. Kelebekler Sonsuza Uçar ve Ölümsüz Karanfiller sinema filmlerinde sanat grubunda görev aldı. Özel radyoların yayın hayatına girmesinden kısa bir süre sonra Moral Fm’de program yapmaya başladı. 15 yıl süren bu radyo programcılığı’nın on yılı "Moral Fm"de, beş yılı da "Radyo 15"te geçti.

2000 yılında Yazdığı ilk Naat-ı Şerif’i olan "Faran Dağları'nda Açan Savgili", şiir albümüne dönüştü ve En Sevgili’ye adıyla başlayacak bir serinin ilk albümü oldu. Muhammed'in hayatını konu alan bu şiir albümlerinin sekizincisi olan "Adın geçer" isimli albüm 2009 yılında çıktı.

Yönetmenliğini Nazif Tunç’un yaptığı Veysel Karani ve Rabia filmlerinde başrolde oynadı. Evli ve üç çocuk babasıdır.
Ben, matemle ölen
Sevda türkülerinde kaybolup giderim,
İsimsiz sokakların
Yolsuz bulvarlarıyla...
Ummanında kaybolduğum nursun.
Ey nefsim!
Dinle beni, sana yan diyorum
Ateşlerin içinde yanan gibi yan.
Ona can diyorum, anla beni
Canımın da içinde cânan gibi can!
sana ulaşmak niye bu kadar zor anlayamıyorum.
hani bir çiçekte bulabilirdim seni
bir grup vaktinde
yağmurda ve karda
güneşin gittiği anda...
esen bir meltem selamını getirirdi hani?
yok,yok,yok...
yoksun artık biliyorum
yoksun.
dün gece yıldızlar uyurken
sana bir şiir yazdım
ne yazdığımı görmek için
yaklaştı,yaklaştı durdu deniz.
sinirlenince kendini
büyük bir homurtuyla kayalara vurdu.
ne yazdığımı söylemedim tabi
söylermiyim!
sonra o şiiri,
dalgaların üzerine bıraktım,
getirsin diye sana...
ve oracıkta kalakaldım
ezan okunuyordu,sabah ezanı
bütün kainatı öyle bir duygu kapladı ki
vücudumun tüm zerrelerinde yaşadım o duyguyu
ve bir an yalnızlığımı hissettim
çaresizliğimi,basitliğimi
bilmiyorum,ne zaman böyle bir hal olsa
kendimi tutamıyorum.
hayır,hayır ağlamadım
gözlerim buğulandı ama...
peki,tamam ağladım
ama ne yapayım tutamadım kendimi.
insanlar neden seni sevmez bilirmisin
sen gelince korkuları başlar
karanlıktan korkarlar onlar
sen,karanlık,korku.....
ben niyemi korkmuyorum
sen gelince sükunet geliyor
ondan başkasını düşünemiyorum
sen gelince ihsan başlıyor
vuslat,hemde en güzeliyle
seni seviyorum
çünkü furkanda adına yemin ediliyor
aşıklar maşukunu anıyor sende
hıçkırıklar daha belirgin
günahlar için
pişmanlıklar için
eyvahlar için
ah'lar için...
hey gece!
şiirime senin adını verdim.
dostun şiiri dedim.
dostun şiiri...
gecenin şiiri.
https://youtu.be/4hsP1fY6WIw
Ey Medine minberinde “ ümmetim ümmetim” diye hüznü giyen sevgili! Rabbinden bize ne getirdiysen amenna duyduk itaat ettik.
..Ben hep sana yormalıydım.
Gece yıldızlarını serpince göğe
Seni görmek için uyumalıydım.
Şarkılar kime söylenirse söylensin
Sana diye dinlemeliydim.
Türküler dolmalıydı odama,
Ben bir selvi boylu yârdan ayrıldım deyince bir ses
Selvi boylu yâr sen olmalıydın...
Doya doya bakıyor hazreti Amine Her asra uzanacak ellerinden
öpüyor
Arşa reyhan kokusu salan o minik nefesini kokluyor
Cennet kokuları sarıyor gökleri ve yeri
Nurdan ayaklarını okşuyor annesinin eli
Ve eğiliyor kulağına ismini fısıldıyor
Muhammet Muhammedim ASM
...Böyle olmamalıydım,
Kelimeler Taif'i taşıyınca kulaklarıma
Daha yüzüme çarpmadan Taif rüzgarı,
Taşların izi çıkmalıydı yüzümde.
Uhud anılırken, dişlerine sızı düşmeliydi.
Haremde bir ikindi vakti
Kem gözler çevrilince sana
Ve vefasız eller uzanınca yakana
İçim daralmalı, nefesim kesilmeliydi...
Ben, böyle olmamalıydım
İsmini duyunca, boynum düşmeliydi omzuma.
İçime bir ateş düşmeliydi
Ayaklarımın feri kesilmeliydi.
Kendimden geçmeliydim sonra...
Adını sayıklamalıydım, adımı unuttuğumda
Ama bunu kimse duymamalıydı,
Seni, mahşere kadar saklamalıydım.
Ey Medine minberinde
“Ümmeti ümmeti” diye hüznü giyen sevgili!
Ey Mekke mihrabında
Alemlerin hesabına Allah diyen sevgili!
Bize lutf-i ilahi behşedilen kapına
Diz çöktük biat ettik;
Rabb’inden bize ne gitirdiysen “amenna!”
Duyduk , itaat ettik!

Ya Resulaallah
Sen hala kırk yaşındasın,
Ve hala ümmetinin başındasın.

Yazarın biyografisi

Adı:
Dursun Ali Erzincanlı
Unvan:
Türk sanatçı ve şair
Doğum:
Erzurum, 1969
Abdurraman Şerif Beygu İlköğretim Okulu’nu bitirdikten sonra, bir bölümü Gürcükapı Camii’nde, diğer bölümü de Erzurum Müftülüğü’nde olmak üzere üç yıl Kur’an kursu talebeliği yaptı. Erzurum İmam Hatip Lisesi’ni bitirdi. 1992 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arşivcilik Bölümü’nü kazanması nedeniyle ailesiyle birlikte Hayallerimin şehri dediği İstanbul’a geldi. Üniversite öğreniminin ilk yılında Yönetmen Mesut Uçakan’ın yanında çalışmaya başladı. Kelebekler Sonsuza Uçar ve Ölümsüz Karanfiller sinema filmlerinde sanat grubunda görev aldı. Özel radyoların yayın hayatına girmesinden kısa bir süre sonra Moral Fm’de program yapmaya başladı. 15 yıl süren bu radyo programcılığı’nın on yılı "Moral Fm"de, beş yılı da "Radyo 15"te geçti.

2000 yılında Yazdığı ilk Naat-ı Şerif’i olan "Faran Dağları'nda Açan Savgili", şiir albümüne dönüştü ve En Sevgili’ye adıyla başlayacak bir serinin ilk albümü oldu. Muhammed'in hayatını konu alan bu şiir albümlerinin sekizincisi olan "Adın geçer" isimli albüm 2009 yılında çıktı.

Yönetmenliğini Nazif Tunç’un yaptığı Veysel Karani ve Rabia filmlerinde başrolde oynadı. Evli ve üç çocuk babasıdır.

Yazar istatistikleri

  • 12 okur beğendi.
  • 7 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 4 okur okuyacak.