Duygu Parsadan

Duygu Parsadan

Çevirmen
8.6/10
13,4bin Kişi
·
59,7bin
Okunma
·
25
Beğeni
·
2.805
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
360 syf.
·1 günde·8/10 puan
Son zamanların popüler yazarlarından Sarah Jio'nun en çok okunan romanıdır. Böğürtlen Kışı, Amerika'da ilkbaharın son aylarında sık sık yaşanan soğuk havanın halk arasındaki adıdır. Evet soğukluk başta olumsuz gibi gözükse de böğürtlenlerin açması için o soğuğu yemesi lazım.

Bir annenin gizemli bir şekilde kaybolan çocuğu için neler yapabileceğini harika bir şekilde anlatan roman duygusal açıdan hüzünlendirse de hayatımızdakilerin kıymetini bilmemiz açısından dersler veriyor. Sıkmadan okunabilecek macera-dram türü romandır. Bundan sonra yazarın Mart Menekşeleri kitabını da okumayı düşünüyorum.

Keyifli okumalar diler, böyle güzel bir mecrayı bizlere sunduğu için 1K ekibine teşekkür ederim.
360 syf.
·Beğendi·10/10 puan
sarah jio muhteşem kalemiyle anlatıyor duygusal ve akıcı bir kitap.Üç günde okudum hiç sıkılmadan diğer sayfalara geçebiliyorsunuz hikaye yaratıcı.Kesinlikle okunması gereken bir kitap
360 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10 puan
"Böğürtlen Kışı ne demek? O akşam eve döndüğümüzde, biraz araştırma yapmak için masamın başına geçtim. Bu ifadenin, mevsim sonu görülen ani soğuklar için kullanılan eski bir meteoroloji terimi olduğunu öğrendim." diyor yazarımız Sarah Jio. Evet romanımızın ortaya çıkış noktasını bu doğa olayı oluşturuyor. Sarah Jio okuduğum ilk iki romanındaki gibi, Böğürtlen Kışı'nda da iki farklı dönemde yaşayan, benzer yaralara sahip iki kadının kesişen hikayelerini ele alıyor. Uzun zamandır okumak istediğim, kapağı ve konusu nedeniyle kış aylarına denk getirdiğim bu kitabı tek kelimeyle açıklayacak olsam, o kelime "kusursuz" olurdu.

Sarah Jio ülkemizde oldukça sevilen bir yazar ve bana sorarsanız gösterilen ilgi ve sevgiyi hak ediyor. Ben de yazarın kitaplarını dilimize çevrilme sırasına göre okumak istedim. Mart Menekşeleri ve Yağmur Sonrası'nın ardından sıra dillerden düşmeyen Böğürtlen Kışı'na geldi. Mart Menekşeleri ve Yağmur Sonrası genel itibariyle aşk temasını ele alırken; Böğürtlen Kışı daha farklı bir konuya sahip. 1933 yılında başlayıp günümüze uzanan bir köprü, Vera Ray ve Claire Aldridge isimli iki kadının hayatları... 1933 yılının Mayıs ayında karlar altında kalan Seattle şehrinde Vera Ray oğlu Daniel'ı büyütmek için gece çalışan bir kadındır. Bir sabah işten eve döndüğünde oğlunun yatağını boş bir şekilde bulur. Öte yandan bundan yıllar sonra yine aynı şehirde ve yine karlar altında muhabir Claire Aldridge patronunun isteğiyle bu doğa olayı hakkında makale yazmak zorundadır. Claire araştırmaları sırasında şu gazete küpürü ile karşılaşır: "Üç yaşındaki Daniel Ray'in 2 Mayıs sabahı Seattle'daki evinde kaybolduğu bildirildi." Çocuğunu kaybetmenin nasıl bir acı olduğunu bilen Claire'in yapmak istediği tek bir şey vardır: Vera ve küçük oğluna ne olduğunu bulmak.

Böğürtlen Kışı bir annenin çocuğu için neler yapabileceğini anlatan, umudun ve umutsuzluğun karakterler aracılığıyla neredeyse hissedilebilir hale geldiği bir kitap. Sarah Jio okuyanlar bilir, yazarın oldukça duru bir dili var ve bu da kitaplarında akıcılığı ve okurun sıkılmamasını sağlıyor. Açıkçası ben bu kitabı okurken tek bir paragrafta bile sıkıldığımı hatırlamıyorum. Okuduğum kitapları genelde yaşarım ve bu kitabı okurken özellikle son sayfaları gözlerim dolu dolu okudum. Bir kitap bende bu hisleri uyandırabiliyorsa o kitap için eleştiride bulunabileceğim bir nokta yoktur. Konu, kullanılan dil, olayların kurgulanışı, tamamı mükemmeldi. Birbirinden güzel alıntılarla, dopdolu bu 353 sayfayı okumak, hissetmek harika; sonuna gelmek ise üzücüydü.

Kitabın arka kapağında şöyle yazıyor: Bu öyküyü yüreklerinizden kolay kolay silip atamayacaksınız. Ve evet ben bu kitabı yüreğimden uzun süre silip atamayacağım...
360 syf.
·5 günde·Beğendi·9/10 puan
Sıcak bir kahve ile soğuk kış günlerinde, battaniyeye sarılıp da bambaşka bir yolculuğa çıkmak istiyorsanız bu kitabı okuyun derim.
Sarah Jio’dan her kitaptan farklı bir şey öğreniyorum. Böğürtlen kışı ilkbaharın son aylarında sık sık yaşanan soğuk havanın halk arasındaki adıdır.
Bir böğürtlen kışında gece evde 3 yaşındaki oğlunu daniel’i bırakmak zorunda kalan çaresiz Vera Ray döndüğünde oğlunu bıraktığı evde bulamaz.. Seksen sene sonra yeniden yaşanan Böğürtlen Kışı’nda gazeteci olan Claire önceki böğürtlen kışını araştırır ve karşısına Vera Ray’in hikayesi çıkar ve bu hikayeyi çözmeye karar verir.
Başladığınız anda elinizden bırakamayacağınız bir kitap. Dili sade ve yalın olmasına karşın olayların birbirine bağlanması kitabı heyecanlı hale getirmiş. Bir çok duygunun harmanlanarak okura sunulduğu harika bir kitap.
347 syf.
·6 günde·Beğendi·8/10 puan
2.dünya savaşı yıllarında, pasifiklerde bir ada olan Bora Bora'da yaşanan; kalbinize dokunacak, hüzünlenerek ve duygulanarak okuyacağınız bir aşk hikayesi.

Sarah Jıo yalın ve akıcı diliyle size aşkın gücünü yaşatacak...

İyi okumalar
360 syf.
·Beğendi·9/10 puan
O kadar etkili akıcı bir kitap ki tadı damağımda kaldı diyebilirim.
Olaylar birbirine mükemmel bir üslupla zincirlenmiş. Bir kez daha Sarah Jio ya hayranlıkla imrendim.
360 syf.
·33 günde·Beğendi·10/10 puan
Muhteşem bir yazardan, muhteşem bir kitap. Bir kitap, bir insanın içine bu kadar işleyebilir mi? 6 sene önce okumama rağmen tekrar okuduğumda bile aynı etkiyi yeniden hissettim. Bu kitap gerçekten insanın yüreğine dokunabilecek muhteşem bir eser. Kitabı bitirdikten sonra gözlerimi kapatıp kalbimin üzerine koyduğum nadir eserlerden biri oldu. Okuyacak olan herkese şimdiden iyi okumalar. Umarım aynı güzel duyguları hissederiz.
480 syf.
·7 günde·Beğendi·9/10 puan
Kor Adası, yarım kalan gerçeklerin sonsuza kadar saklı kalamayacağını ve ne olursa olsun kalbimizin sesine kulak vermemiz gerektiğini anlatıyor.
Yazar kitapta iki farklı dönemden bahsediyor. Hem Tilly hem de Nina'nın hayatına güzel bir yolculuk yapıyoruz. Kitap 3 kadının birbirleriyle kesişen hayatlarını konu alıyor 1890 lı yıllar (Tilly ve Nell) ve 2012 yılında yaşayan Nina ....
Tilly Büyükbabasıyla yaşamaktadır ve kısa bir sürede tanışıp aşık olduğu Jasper ile harika bir düğünle evlenir. Fakat Tilly'i düğününden sonra çok büyük sürprizler bekler.
Bir süre sonra kendini hiç bilmediği bir ülkede,Kor Adası'nda Eleanor adında küçük bir kıza mürebbiyelik yaparken bulur. Burada bütün geçmişinden sıyrılarak yeni bir hayat kuruyor kendine. En azından öyle sanıyor ancak geçmişi peşini hiç bırakmıyor. Nina Jones, yeni kitabını tamamlamak ve kafa dinlemek için Kor Adası'ndaki, büyük büyükannesinden kalan eve gidiyor. Nina'nın büyük büyükannesi ise Tilly'nin mürebbiyelik yaptığı Nell' dir. Nina, bu eski evde bulduğu büyük büyükannesinin günlükleri ile Tilly'nin sırlarla dolu hayatını keşfediyor. Kişinin vicdan yükünden kurtulması için bununla yüzleşmesi gerektiğini öğütleyen sımsıcak bir kitap. Keyifli okumalar.
347 syf.
·5 günde·10/10 puan
Bir çok kitap okudum ama şimdiye kadar hiçbir kitaptan bu kadar etkilenmedim.okuduğum en güzel kitap diyebilirim içinde; aşk,arkadaşlık,dostluk,ihanet ve daha birçok duygu seli bulunmaktadır.hiç olmasını beklemediğim şeyler karşısında fazlasıyla etkilendim.okunmasını kesinlikle tavsiye ederim,özelliklede aşk roman severleri göreyim sizi...
360 syf.
Tek kelime ile mükemmeldi. Keşke her kitap böyle akıcı olabilse. Geçmişte Vera'nın ve günümüzde ki Claire'n olayı çok güzel bağlanmış. Okuduğum ilk Sarah Jio kitabı olarak çok beğendim. .:)

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 25 okur beğendi.
  • 59,7bin okur okudu.
  • 591 okur okuyor.
  • 14,1bin okur okuyacak.
  • 364 okur yarım bıraktı.