E.Murat Cengiz

E.Murat Cengiz

Çevirmen
8.6/10
118 Kişi
·
Okunma
·
1
Beğeni
·
114
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
127 syf.
·6 günde·Puan vermedi
"Dinle Küçük Adam" kitap aslında bir kişisel gelişim kitabı değil fakat çoğu kişisel gelişim kitabından daha faydalı . Eser insanın kendine bile itiraf edemediği fakat sürekli içinde savaştığı şeyler üzerine yoğunlaşıyor . İnsanların aslında kendi kendilerini mahfettiklerini , kendilerini küçültüklerini ,her zaman güçlü olanın arkasında onu pohpohlamanın kendilerine yarar getirebileceğini sanan kitapda geçen ifadeyle yayayasasasa demeyi alışkanlık haline getirmiş zavallı insanlar üzerinde duruluyor. Kitap oldukça etkileyiciydi .Kitapdaki her cümle üzerine saatlerce düşünülebilir. İnsanlığın hiç değişmeyen zavallıkları, insanın kendine zalimce eziyet ettiği üzerinde de durulmuş. İnsanı tam manasıyla tanımlayan harika bir eser....
127 syf.
·2 günde·7/10
Doğrusunu söylemek gerekirse kitabı önemli fakat gene de beklentilerimin altında buldum.

İçeriğe girmeden önce şekil açısından dikkatimi çeken bir konuyu ifade etmek istiyorum. Kitapta anlamını kâh sezinlediğim kâh fikir yürütemediğim sözcük ve terimler var; sayrı, sağaltmak, smörgasbord, dirimli gibi. Editör notlarıyla veya daha uygun kelimelerle bunlar daha anlaşılır kılınabilirdi diye düşünüyorum.

Kitap yazarın muhataplarına çektiği bir "nutuk" şeklinde kaleme alınmış. Ancak okur için sayfalarda ilerlemek biraz güç. Bence bunun asıl nedeni kitabın akıcı olmamasından ziyade, yazarın kullandığı üslûp ve hitap tarzı. Yazar aslında her ülkeden, her düşünceden, her kesimden insanlara hitap ediyor olsa da, kitap boyunca sürekli sert ifadelerin, sert eleştirilerin -dolaylı da olsa- muhatabı olmak okuyucuyu biraz rahatsız ediyor.

Yazar, bazen özel bazen de genel düzlemde yaşadığı, gözlemlediği yanlışlıkları, haksızlıkları ifade ederken kendi içinde de bazı çelişkiler yaşamış gibi. Aslında bu noktayı mazur görmek mümkün. Kendince bazı haksızlıklara uğramış, şiddete maruz kalmış, sürgün edilmiş, bilimsel çalışmaları hiçe sayılmış bir kişi olarak yazar insanların gerek kendisine, gerekse hakkını savunamayacak derecede güçsüz diğer insanlara, topluluklara yaptığı haksızlıklara karşı duyduğu kırgınlığı ifade ediyor. Ancak bu kırgınlığı ifade şekli zaman zaman öfke boyutuna varıyor. Üsluptaki sertlik dışında yazarın tutunma noktalarının ideolojik unsurlar içermesi doğruyu anlatma ve gösterme çabasını baltalıyor. Bir başka deyişle, yazarın ve kitabın felsefi derinliği ıdeolojik söylemlerin gölgesinde kalmış (En azından bu benim şahsi düşüncem).

Öte yandan, yazara ve kitaba tümüyle haksızlık yapmama adına şunları da belirtmek lazım.

Yazar eserin genelinde, insanların kitle psikolojisine nasıl körü körüne teslim olduklarına ve egemenlerin de kendilerine devredilen yetkileri istismar etmeye eğilimli olduğuna dikkat çekiyor.

Kitabın adı biraz itici ama yazar eserin giriş bölümünde "sıradan, adi adam" anlamındaki bu yakıştırmanın dönemin devlet adamları, aristokratları, burjuvazisi ve filozofları tarafından yapıldığını ifade ediyor.

Yazar ise küçük adam tabirini; kendini yönet(e)meyen, eğitmeyen, özeleştiri yapmayan, sahip olduğu sorumluluğu üstlenmeyen, kendi geleceğini gönüllü olarak egemenlerin iradesine teslim edenler için kullanıyor (Bu tanımı daha da genişletmek kitabın devam eden bölümlerinde mümkün).

Yazarın eleştirdiği onemli konulardan biri yöneticilerin "bireysel özgürlük", "insana saygı" gibi kavramları rafa kaldırıp bunun yerine "ulusal özgürlük", "devlete saygı" kavramlarını öncelikli kılması.

Bir diğeri de küçük insanların mutluluğu dilediği halde kendilerini sağlama almayı daha çok önemsemesi.

Nazilerin cezalandırılmadan önce pek cok insanı katletmesine seyirci kalınması, doğanın korunması yerine doğanın değiştirilmesi, 1. Dünya savaşından sonra uluslararası yolculuklarda pasaportun zorunlu hale gelmesi, ineğe kutsiyet atfeden Hinduların Müslümanlarla savaşması yazarın eleştirdiği diğer konular arasında dikkat çekenler.

Kitabın bence en güzel yanı ise son bölümde yer alan şu ifadeler:

"Hayatı güzel ve mutlu yaşamak her şeydir. Korkulu ruhlar seni yolundan alıkoysa bile, yüreğinin sesini dinle. Hayat sana acı çektirse de duygusuzlaşma!".
127 syf.
DİNLE ,KÜÇÜK ADAM
''Sen sıradan küçük bir adamsın !''

Yazar bu kitapta doğruları suratınıza bir bir bağırıyor. Bende tokat etkisi yarattı desem yalan olmaz. Ama bütünüyle bizim, insanın, halkın yanında.
Dinle Küçük Adam bir anlamda hayatı boyunca kendini farketmemiş , ya da farkedememiş olanlara yazılmış bir eser.
''Küçük Adam'' kim peki ?
Kendi çıkarlarını savunduğunu düşünüp aslında kendine zarar veren ;güçlü olan kişi ne derse desin bunun doğruluğunu araştırmaya lüzum görmeyen ; kendi gerçeğinden kaçan kişidir.
Dinle Küçük Adam , çoktan klasikleşmiş bir vicdanî başkaldırı. Her okurun kitaplığında bulunması gerekiyor.
Kesinlikle tavsiye ediyorum
127 syf.
·9 günde·Beğendi·9/10
İnsanın içindeki cevheri dışarı çıkarmaya çalışan, akıcı dili olan, büyük adamın nasıl olunacağını anlatan, biraz da insanı kendine getirmeyi yeğlediği için yerden yere vuran, geçmişten ve bugünden çıkarılması gereken dersleri vurgulayan,ilgi çekici, keyifli bir psikoloji kitabı
127 syf.
·1 günde·10/10
Böyle bir şaheser ile karşılaşacağımı bilsem yıllar önce okurdum. Kitaptaki cümleler öyle itina ile seçilmiş ki her ithamı kendimizin aslında gerçeğe çıkaramadığımız birer küçük adam olduğu gerçekliğini gösteriyor. Hitapları "Sen"dili diye tabir ederek içyüzümüze ayna tutmamıza neden oluyor. Ruh bilimci Wilhelm Reich toplumlardaki güçlünün yanında olan şakşakçı kişilerin ne kadar da çok olduğunu gösteriyor. 72 yıl önce yazılan bu eser birçok söyleminde olduğu gibi günümüz yaşantısı için halen geçerliliğini koruyor. Defalarca okumamız gerektiğini düşündüğüm bu kitabın içindeki illüstrasyonlar da tam yerinde çizilmiş. Bu kitabı okumadıysanız fazla zaman kaybetmeden tavsiye ederim,kendinizden bir parça mutkaka bulacaksınız. İyi okumalar.
127 syf.
·15 günde·Beğendi·9/10
öyle güzel bir anlatıma sahip ki; tarihin başından sonuna kadar aslında insanlığın hiç değişmediğini mükemmel örneklerle ve bütün çıplaklığıyla resmen insanın suratına tokat gibi çarpıyor. Schopenhauer'un yaşam ve bilgelik üzerine aforizmalar kitabından sonra bu kitabın da bütün "insanlık" tarafından okunması zorunlu olmalı bence..!
127 syf.
·Puan vermedi
Yazarın kendisinin de belirttiği gibi, küçük yahut büyük adam olmak; erdemli ya da ahlaksız olmak kalıtımsal değildir, bizim yaşam perspektiflerimize bağlıdır.İşte bu yüzden, küçüklüğün tabularından sıyrılmak ve hayata tanrısaldan bakabilmek adına, büyük olabilmek adına, kitabın isminin de nida ettiği gibi: dinleyin okuyucular!
Küçük adam eleştirisinde hayatın standardizasyonu ve bürokratik rasyonalizasyonuna dair hicivler mevcut ve bu bağlamda gerçek kişilere atfedilen yermeler yapılması çok hoş olmuş. Nitekim tarih okumalarının da önemli bir amacı budur: geçmişten ders çıkarmak. Ve her eleştiride günlük yaşamın insanından parçalara rastlamak, küçük adama yapılan çağrının ne kadar gerekli ve önemli olduğunu gözler önüne seriyor. Binaenaleyh, kendimizi de bulabileceğimiz bir eser olması münasebetiyle okumanızı tavsiye edeceğim bir kitaptır.
127 syf.
·Beğendi·10/10
Bu kitabı çok önceleri bitirmeme rağmen incelemesini yapmak istedim.
Çünkü bu kitap beni en çok etkileyen kitapların başında geliyor.
Kitabın edebi bir yönü yok ama Wilhelm Reich “Küçük Adam” tiplemesini gerçekten ustaca kitapta yansıtıyor.
Bence bütün insanların okuması gereken bir kitap olaylara daha geniş bakabilmenizi sağlıyor.
Kitapta Küçük Adam ismiyle aslında kendini iyi bir iş yaptığını zanneden ve aslında ne kadar küçük olduklarını bile kavrayamayan insanlardan bahsediyor.
Çevreme şöyle bir baktığımda gerçekten çevremin bu insanlarla kaplı olduğunu farkettim ve bu insanların da bu durumdan hiç haberdar olmadıklarını da gördüm.
İnsanlara ve dünyaya bakışımı değiştiren bir kitap ve herkesin bir başucu kitabı vardır benimde başucu kitabı olarak diyebileceğim kitap Wilhelm Reich’in Küçük Adam kitabıdır.
Bu yüzden kitabı okumamdan çok uzun bir süre geçmesine rağmen oturup kitap hakkında bir şeyler yazmak istedim.
Çünkü bu kitap benim gözümde en iyiler arasında yer alan bir kitaptır.
Okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum.
127 syf.
·5 günde·Puan vermedi
Okurken insanın kendini ve yaşadığı toplumu sorgulamaması mümkün değil.
Wilhelm Reich'in az sayfalı fakat çok şey anlatan, felsefeyi psikanalizle birleştiren bu kitabında küçük adam tabirine uyan bir veya birkaç özelliği kendinizde veya yakın çevrenizde mutlaka buluyorsunuz.
Sanki yazar kitabı sadece size yazmış, öyle bir üslup. Öyle bir surata inen tokat sesi.
Yani iyice sindirebilmek için tekrar tekrar okumak gerek. Başucu kitabı olması gerekenlerden
127 syf.
·10 günde·Beğendi·9/10
Birey toplumda hep birilerinin boyunduruğuna girmeye meyillidir. Reich, bu boyunduruğun bireyi küçük adam haline getirdiğinden bahsediyor. İdeoloji ve kültürün insanları nasıl sığ yaşama soktuğuna değiniyor. Aynı zamanda küçük adamın, kendisine bunları anlatmaya çalışan yardımcı olan kanaat önderlerine ve bilim insanlarına karşı nasıl acımasız olabildiğini görüyor ve anlatıyor. Bunları tarihten verdiği örneklerle harmanlıyor. Sonlara doğru aslında küçük adamın, küçük yönlerinden nasıl kurtulacabileceğine dair tespitler sıralıyor. Haksızlık etmeyip küçük adamın aslında büyük yönlerininde olduğunu anlatmayı ihmal etmiyor.
'Kişilik çözümlemesi ve kitle psikolojisi üzerine çalışan Reich'in sade dille yazdığı okunası eseri.'

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.