Ebu Mansur El Matüridi

Ebu Mansur El Matüridi

Yazar
9.9/10
9 Kişi
·
23
Okunma
·
9
Beğeni
·
338
Gösterim
Adı:
Ebu Mansur El Matüridi
Unvan:
İlahiyatçı, Yazar
Mâtürîdî ya da tam adıyla Ebû Mansûr Muhammed bin Muhammed bin Mahmûd el-Mâtürîdî es-Semerkandî, Hanefi mezhebinden olanların itikad imamı, İslam alimi. Kurucusu olduğu kabul edilen i'tikadî mezhep "Matûridilik" olarak anılır.
Gözü kör olanla gören,
karanlıklarla aydınlık
ve gölge ile yakıcı sıcak bir olmadığı gibi,
dirilerle ölüler de bir değildir.

Fatır-19-22 )
Tefsir: Peygamber Efendimiz sav ve ashaba,
Te'vil: Alimlere ait bir iştir.
Tefsir: Allah Resulu ve Sahabeden geldiği için kesinlik arz eder,
Te'vil: Herhangi bir karineden ( delilden ) dolayı lafzın muhtemel anlamlarından birisini tercih ettiğimiz için kesinlik arz etmez.
Tefsir: Ayetlerin lafızlarında,
Te'vil: Manalarında görülür.
Sünni Kelam okullarından Maturidiyyenin öncüsüdür.
Türk kökenli bir ailenin soyundan olup Semerkand'ın köyü Maturid de doğmuştur.
Hanefi mezhebinde yetişmiş üçüncü kuşak alimlerindedir.
'' Bu mezar;
mesaisini ilme veren, bütün gücünü ilim öğretmen için harcayan, dine dair kaleme aldığı eserleri takdirle yad edilen ve ömrünün meyveleri toplanan kişinin kabridir.''
Akılcı bir müfessir olması itibariyle,
ayetleri tefsir ederken lafzi ve zahiri anlamlarından uzak durmuş,
bunun bir sonucu olarak -mecazi- anlamları öne çıkarmıştır.
Dünya hayatı sadece aldatıcı bir yararlanmadan başka bir şey değildir(Hadid,20)mealindeki âyetin yorumu şöyledir; Dünya hayatı ve onu kendisi için sevmek, ona yaratılış gayesine göre yaklaşmak hikmettir, haktır, mutluluktur, aldatıcı bir iş değildir. Fakat dünyayı başkası için sevmek, ona yaratılış amacından başka bir amaçla yaklaşmak aldatıcıdır, oyundur ve eğlencedir. Çünkü bir şeyi çok seven İnsan, ona sahip olmak, onu saklamak, kaybetmekten sakınmak, ihtiyaç anında ve fakir düştüğünde kullanmak üzere onu korumak ister. Buna göre dünyayı kendisi için toplayan, onu kendisi için seven ve onu kendisine izin verildiği ve emrolunduğu şekilde kullanan insan, dünyayı âhiret için azık edinmiş ve ebediyete ulaşmak için onu vasıta kılmış olur.

Bunu bildiği zaman da Allah katında muhtaç düştüğü günde kullanmak üzere ondan çok yararlanmaya çalışın İşte dünyayı bu amaçla seven ve ona sarılan için dünya aldatıcı bir meta değildir, [§]oyun ve eğlence de değildir, aksine sevinç ve mutluluk vesilesidir. Fakat dünyayı başkası için isteyen, onu yaratılış gayesinin aksine kullanan biri için dünya aldatıcıdır, oyundur ve eğlencedir. Buna göre Dünya hayatı sadece aldatıcı bir yararlanmadan başka bir şey değildir mealindeki âyet dünyayı tercih eden ve ona sanlanlar hakkındadır.
"Rahman ve rahim olan Allah'ın adıyla"

Te'vil ile tefsir arasındaki fark beyan edilen şu husustan ibarettir: Tefsir
ashaba, te'vil ise alimlere ait bir iştir. Bunun manası şudur ki sahabe-i kiram
çeşitli meclislerde bulunmuş, bir çok hadiseye şahit olmuş ve Kur'an'ın hangi
olay veya mevzu hakkında nazil olduğunu bilmişlerdir. Binaenaleyh onların ayeti tefsir edişleri büyük önem arzetmektedir, çünkü onlar olup biteni görmüş ve olaylarda hazır bulunmuşlardır. Zaten ayetten kastedilen de budur. Burada ilahi beyanın neyi amaçladığını bilmek bir şeyi görmeye benzer ki bu husus işin iç yüzünü bilenden başkası için mümkün değildir. Nitekim bu manaya bağlı olarak şöyle buyurulmuştur: "Kur'an'ı şahsi görüşüyle tefsir etmeye kalk­ışan kimse (cehennemdeki yerine şimdiden) hazırlansın" Çünkü öylesi yaptığı tefsir konumundaki açıklamasına Allah'ı şahit tutmaktadır.

Te'vile gelince, bu kelimenin manası bir hususun varacağı nihai noktayı
açıklamaktan ibarettir. Te'vil "ale-yelllu" kökünden alınmıştır, "rücu eder, şu sonuca varır" anlamında. Ebu Zeyd'in1 ifadesiyle te'vilin manası şudur: Eğer bu, Allah'tan başkasına ait bir söz olsaydı şu şu anlamlara gelirdi. Burada sözü muhtemel manalara yönlendirmek bahis konusudur. Sözü edilen bu te'vil yönteminde tefsirde olduğu kadar şiddetli bir sakındırma gündeme gelmez, çünkü bunda Allah adına açıklama yapmak gibi bir durum yoktur, zira kişi murad-ı ilahiden haber vermemekte ve Allah bu beyanı ile şunu murad etti", yahut da "şunu kastetti" dememekte, sadece şöyle bir ifade kullanmaktadır: Bu ilahi beyan şu ve şu manalara yönelik ihtimaller taşımaktadır, benim bu söy­lediklerim insanoğulunun dile getirebileceği hususlardandır, Kur'ani beyanın içerdiği hikmeti bilen sadece Allah'tır.
Hadid,23:Kaybettiklerinize üzülmeyesiniz ve O’nun size verdikleriyle şımarmayasınız diye (böyle yapmıştır).

Cenâb-ı Hak insanların yaratılışına, kaybettiği nimetler ve mâruz kaklığı zorluk ve belâ için üzülmek ve hayıflanmak, elde ettiği nimetler için de rahatlamak, sevinmek ve mutlu olmak tabiatını koymuştur. Bunlar, insanların tabiatlarına yerleştirilmiştir.Buna göre âyet-i kerîmenin, insanın kaybettiği nimetlere üzülmesini ve elde ettiği bir kazançla da sevinip şımarmasını yasaklaması farklı şekillerde yorumlanır. Birincisi, en doğrusunu Allah bilir ya. O, şunu söylemektedir: Kaybettiklerinize fazlaca üzülüp kederlenmeyin, çünkü bu sizi Allah’tan şikâyetçi olmaya götürür. O’nun size verdikleriyle şımarmayın; yani fazlaca sevinip şımarıklık yapmayın, çünkü bu sizi isyana ve düşmanlığa sevkeder. Buna benzer bir ifade rivayet edilen bir hadiste de geçmektedir: “Unutturan fakirlikten ve azdıran zenginlikten Allah’a sığınırım” En doğrusunu Allah bilir.
464 syf.
·9/10
Hepimizin bildiği gibi İmam Maturidi, Mezhep İmamımız Ebu Hanifenin yolunu takip etmektedir.
Hanefi mezhebine tabi olanların büyük bir çoğunluğu da İtikatte Maturidiyye'ye bağlıdır.
Özellikle kelami konularda daha doğrusu kelamda ( islam felsefesi bir nev'i ) otorite olup, özellikle akidevi konularda dinin temel görüşlerinin müdafaasını her türlü saldırılara karşı en güzel şekilde savunmuştur.
Yaklaşık 63 sayfa okuduğum tefsirine gelince;
Kura'nı kerimin tamamını tefsir eden İmam Maturidi, önce kendi düşüncesini ele alıyor, sonrasında ise ilgili diğer rivayetlerden bahsediyor.
Mantalitesi ise;
Kur'anı ;
Kur'an'la,sahih hadis ve akli istidlalle ( delillerle ) açıklamaya çalışmıştır.
Ayrıca İmam Mâtürîdî, insan psikolojisine hitap eden ve duyular ötesine ait olan Kur’an beyanlarının lafzî mânasında alınmasını imkânsız görür ve mecazi anlamlara yönelmenin zaruretine inandığını belirtip mecazi yorumlar üzerine hareket ediyor. Yapılan tebliğin hem aklı hem gönlü tatmin edecek mânasını bulmaya çalışıp ancak bu tür yorumlarda kesin ifadeler kullanmayıp başka anlam alanlarının yolunu açık bırakıyor..
Her ne kadar israiliyat ile ilgili bilgilere de yer verse İmam Maturidi, akli yönden daha doğrusu kelami ( İslam felsefesi ) bağlamında tefsir okumak isteyenler için zirve bir kitaptır.
Eserin 1.cildini bitirdim ve geneline baktığımızda ise benim açımdan en güzel en özel yanı ise Hanefi-Maturidi çizgisinin en güzel şekilde yansıtılması..
ve itikadi-ameli çizgisinin eserde izafe edilmesi.
Dirayet Tefsirinde zirve eser olarak yerini almıştır diyebilir şimdiden.
Şimdiden keyifli okumalar dilerim.
Selametle...
Bu kıymetli eserin bu son cildinde Kur'an daki 30.cûz tefsiri yer alıyor. Amme'den Nas süresine kadar olan süreler tefsir edilmiş. Merhum hocamız Bekir Topaloğlu'nun büyük katkıları ile başlayan projesinde katkısı olan tüm hocalarımıza teşekkürler, Allah hepsinden razı olsun. Baskısı ile ayrı güzel içeriği ile ayrı bir önemli bu Tefsirden gerek ilahiyat ve teoloji alanında gerekirse Kur'an ile ilgilenen herkesin fayda sağlayacağına şüphem yok. Hatta bir adım daha ileriye götürerek sonraki nesillerin daha iyi yetişmesine katkıda bulunacağını düşünüyorum.
Bu 16. Ciltte Kur'an'ı Kerim'in Kalem suresi ile mürselat süresi arasındaki sürelerinin tefsirini içermektedir.

Kalem suresi
Hakka suresi
Mearic süresi
Nuh suresi
Cin suresi
Müzzemmil süresi
Müddesir süresi
Kıyame süresi
İnsan (dehr) süresi
Mürselat süresi
%6 (25/464)
·Beğendi·10/10
Maturidi’nin İslam Literatürüne kazandırdığı bu önemli eseri günümüz Türkçesine kazandırma işini Maturidi uzmanı diyebileceğimiz Bekir Topaloğlu hoca başlattı, bitiremeden Hakk’ın Rahmetine kavuştu. Kendisini Rahmetle anmadan geçmeyelim. Bu eseri günümüz Türkçesine kazandırma işi çok çok önemli, Maturidinin hayatı ve eserleri ki zaten çok fazla değil, herkesin okuması gereken eserlerdir. İtikad da mezhebimiz Maturidi diyen, fakat Mezhebimizden haberimiz olmayan nesiller yetişmemeli.
Eser, Tefsire konusunda Hanefi-Türk İslam bakış açısının en temel eserlerinden biridir. Ehlisünnetin yaptığı diğer tevilleri de içermektedir. İsminde dahi manalı bir tevazu vardır. Tefsir etme işi Peygamberimize, Tev’il etme işini âlimlere has gören bir bakış açısını gösterir.
Ümraniye Belediyesi ve Yayıncı Ensar Vakfı bu çalışmada payı bulunanlardan. En kısa sürede tamamlanmasını bekliyoruz.
Büyük Türk mütefekkiri Ebu Mansur M. Maturidi'nin büyük eseri Tevilat'ül Kur'an on asır sonra Türkçeye tercüme edilmiş ve toplamda 17 cilt olarak tamamlanmıştır. Ayrıca bundan başka ayrı bir ciltte fihrist olarak neşredilmiştir...

Yazarın biyografisi

Adı:
Ebu Mansur El Matüridi
Unvan:
İlahiyatçı, Yazar
Mâtürîdî ya da tam adıyla Ebû Mansûr Muhammed bin Muhammed bin Mahmûd el-Mâtürîdî es-Semerkandî, Hanefi mezhebinden olanların itikad imamı, İslam alimi. Kurucusu olduğu kabul edilen i'tikadî mezhep "Matûridilik" olarak anılır.

Yazar istatistikleri

  • 9 okur beğendi.
  • 23 okur okudu.
  • 11 okur okuyor.
  • 29 okur okuyacak.