Ekin Can Göksoy

Ekin Can Göksoy

YazarÇevirmen
8.1/10
61 Kişi
·
105
Okunma
·
1
Beğeni
·
452
Gösterim
Adı:
Ekin Can Göksoy
Unvan:
Türk Yazar, Mühendis
Doğum:
Bursa, 1987
1987 yılında Bursa’da doğdu. ODTÜ Elektrik-Elektronik Mühendisliği’ni bitirdi. Bilgi Üniversitesi Kültürel İncelemeler bölümünde yüksek lisans yaptı. Mühendislikten çeviriye geniş bir yelpazede işler yapmış olsa da sinema yapma isteğini rafa kaldırmayı düşünmüyor.
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
224 syf.
·2 günde·7/10
1999 yıllında kurulan PayPal’ın kurucularından biri olan Peter Thiel'in insanları başarıya ulaştırmak için yazdığı kişisel gelişim kitabı kendi başarısını ve eski ortaklarından biri olan Elon Musk hakkında düşüncelerini paylaştığı bir kitaptır. Amazon'un sahibi Jeff Bazos onun yanı sıra Mark Zuckerberg,Bill Gates ve eski apple ceo'su Steve Jobs gibi insanlardan bahse den kitap ilham verici bir kitap olup insana start-up duygusunu aşılayıp başarılı olmasını isteyen bir kitaptır. Elon Musk'un önerdiği kitap olarak raflarda yerini alan kitap--- Eğer ürününüzü satmak için reklama ya da satış elemanlarına ihtiyaç duyuyorsanız, o zaman ürününüz çok iyi değildir.---
gibi vurucu cümlelere de yer veriyor.
480 syf.
·21 günde·Beğendi·6/10
Kitabın Yorumu

Kitabının kapağına, “Dünyanın en çok aranan hackerı olarak maceralarım” açıklamasını koyan Amerikalı ünlü Hacker Kevin MITNICK’ın, New York Tımes yazarı William SIMON’la birlikte kaleme aldıkları “Kablolardaki Hayalet” adlı eser; MITNICK’ın telefon hatlarında ve bilgisayar sistemlerindeki illegal gezintilerini, tecrübelerini anlatmaktadır.


Kitabın, üç kelimeyle özeti; “Merak, Telefon, Hacker”, üç kelimeyle yorumu ise; “Uzun, Teknik, Akıcı”


Sürekli birbirine benzeyen teknik hususların yer aldığı kitabın olay örgüsünü sıralamak zor olsa da, genel olarak;

- Ortaokul sıralarından itibaren MITNICK'ın, telefon hatlarına ve bilgisayar sistemlerine karşı engellenemez bir merak duygusunun ortaya çıkması,

- Önce okulların bilgisayarlarına izinsiz girişler yapması, daha sonra başta telefon şirketleri olmak üzere bazı şirketlerin hatlarına müdahaleleri,

- Hacker çevresinde ünlenmesi,

- Devlet kurumlarının hatlarına girişleri, henüz 18 yaşına girmediğinden hafif adli tedbirlerle gözetim altında tutulması,

- FBI’ın izlemesine takılması, kablolarda ve gerçek hayattaki kovalamacalar, cezaevine girişler, denetimli serbestlik dönemindeki hacklemeleri ve toplam 4,5 yıllık hapis hayatını takiben salıverilmesi,

- Kongrede hacklemeleri hakkında ifade vermesi,

- Para veya menfaat sağlamaya yönelik bir gayrete girmemesi, sadece merak ve heyecan dürtüsüyle hackerlık yapması nedeniyle, medyada gördüğü müthiş ilgi,

- Birçok kuruluşta konferanslar, üniversitelerde dersler vermeye başlaması,

- Artık legal alanda ünlü bir güvenlik danışmanı olarak hayatına devam etmesi, şeklinde özetleyebiliriz.


Kitapta detaylı olarak konu edilen; bilgi sistemleri, telefon hatları, kodlar, şifreler gibi teknik kavramlar, genel okur kitlesi için pek ilgi çekici değildir. Bu nedenle kitap, daha çok; iletişim, telekomünikasyon ve bilgi sistemleri konularında çalışan, okuyan veya bu konulara özel ilgi duyanlar için faydalı bir kaynak olabilir.


Kitabın konuları teknik olsa da, dili basitleştirilerek okunabilir şekle sokulmuş.


Kitapta, aynı taktiklerin (telefon hileleri, çöp karıştırma vs.) tekrarı bazen sıkıcı gelebiliyor ve yaklaşık 500 sayfalık anlatım boyunca sık sık konudan kopmalar olabiliyor.


Ara ara kitaptan kopsanız da, sosyal ve sempatik karakterli METNICK’ten kopamıyorsunuz. Özellikle hackerların ne yaptıklarını bile bilmeyen okur; yeni tanıdığı ilk hacker olan METNICK’in frekansına hemen geçiveriyor, anlatılan olayların gerçekliği de buna eklenince kitabı terk edemiyor.


Kitabın önsözünü Apple’in kurucusu Steve Wozniak’ın kaleme alması, çok sayıda yazar ve dış yorumcuların ifadeleri de, MITNICK’ın ünü hakkında bizi aydınlatıyor.


Anlatılan olayların gerçekliği, bazı faydalı çıkarımlarda da bulunmamıza imkân sağlıyor. Örneğin kitabı bitirince, okurda;

- O alanda kabiliyeti ve ilgisi olan bir insanın, en karmaşık sorunların üstesinden gelebileceği,

- Devlet kurumlarının veya büyük şirketlerin, zekice odaklanmış elektronik sızmalara karşı zayıf yönlerinin ve güvenlik açıklıklarının olduğu,

- Okurken heyecanlı gözüken bu işlemlerin, gizli bilgilere ulaşma konusunda hastalık derecesinde meraklı olan MITNICK için bile bazen anlamsızlaştığı,

- MITNICK'ın illegal eylemlerinin, kelimenin tam anlamıyla “macera”dan öte anlam taşımadığı, gibi düşünceler beliriyor.



Sonuç olarak, “Kablolardaki Hayalet” kitabını; 1990'lı yılların hackerlık faaliyetleri hakkında fikir sahibi olmak isteyenlere tavsiye edebiliriz. Bu konuları özel ilgi alanı olarak takip edenler için ise; belki de bir başucu kitabıdır.
221 syf.
·4 günde·6/10
Elon Musk'ın önerisiyle alıp okumuş olduğum kitap. Kitapta bol bol Elon Musk övülüyor. Genç yaşta startupla ilgilenen arkadaşlar için oldukça elverişli rehber niteliğinde. Şimdilik kitaplığıma koyuyorum ileride işime yarayacak.
480 syf.
·6 günde·6/10
Sıradan bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelip dünyanın en çok aranan hackerlığından en çok aranan güvenlik uzmanlığına geçişin öyküsü..
Efsanelerle dolu ünlü hackerın hayatında bilinmeyen yönlerini ve kendisiyle ilgili anlatılanların ne kadarı gerçek ne kadarı abartı olduğunu kendi ağzından dinleyebilirsiniz, bazı çarpıcı gerçekleri de öğrenebilirsiniz spoiler vermemek adına buraya yazmıyorum.
Kitabın yazılırken ve Türkçe çevirisi yapılırken kullanılan üslubu gayet temiz ve akıcı. Ancak kitapta biraz fazla teknolojik terim bulunuyor. Bir hackerın hayatını anlatan kitapta bulunması doğal karşılanabilir ancak bu terimler günümüz teknolojisine ait olmayıp çoğumuzun gençlik/çocukluk dönemindeki bilgisayarla ilk karşılaşma zamanımıza denk geldiği ve o zamanki teknolojiyle günümüz arasında çok büyük bir fark olduğu için yabancı ve hatta zaman zaman sıkıcı olabiliyor. Ama 2. yazar Simon'un edebi üslubu durumu kurtarıp kitaba akıcılık kazandırıyor.
488 syf.
·20 günde·8/10
James Barr'ın tarihi inceleme kitabı.Kitap,Ortadoğu tarihine ışık tutacak derecede.Barr,kitabında Ortadoğu'Da İngiliz-Fransız savaşını detaylı ve en ince ayrıntısına kadar ele alıyor.Kitap Sykes-Pİcot antlaşmasının imzasıyla başlamakta.Antlaşmanın İngizlerle Fransızların arasına giren hırçın bir kara kedi mahiyetindedir zira yıllar sürecek olan İngiliz-Fransız diplomatik savaşına zemin hazırlamaktadır.Bir yanda T.E Lawrence'in kurnazca Arapları bağımısızlıkları için ustaca Osmanlıya karşı kışkırtması,Fransızların ise Araplara ve İngilizlere karşı Yahudi Haganah ve Stern çetelerini kışkırtması....Kitap modern Avrupa siyaseti üzerine kuruludur ,daha doğrusu siyasetin dün de bugün de bir çıkar doğrultusunda oluştuğuna kanıttır.İngilizlerin ve Fransızların Arapları kendi emelleri uğrunda nasıl kullandıkları ve daha sonrasında da Arapların İngilizlere ve Fransızlara karşı isyankar hali ve Ortadoğu'Da Yahudi bir devlet teminatı vermesi İngilizleri çukura sürüklemiştir.Fransızlar bunu fırsata çevirerek İngilizlere karşı her daim Yahudi çetecileri bir maşa mahiyetinde kullanmaktaydılar.Fransızların Suriyeden ve Lübnandan vazgeçmeyişi Arap şeyhlerini kızdırmış ve şeyhleri de İngiliz boyundurluğuna çekmiştir.Binaenalyh;Osmanlı devletinin Ortadoğu'dan çekilmesiyle bölge de kan durmamış, İngilizlerin Yahudileri Filistine iskanı ile devam etmiştir.Arap yarımadasında huzur ve refah tekrar tesis edilememiştir.Osmanlı'nın hoşgörü politikasıyla Araplar 300 yılı aşkın süredir yaşamışlardır.Arapların yanlış lider tayin etmesi onlara çok ve çok pahalıya patlayacaktı Faysal ile dünyevi bir çıkar uğruna kendilerini satan Faysal tüm Arap kabilelerini ateşe sürüklemiştir.Kendisini Peygamberimizin soyundan addeden Faysal,bu gücünü kullanarak Arap halkını galeyna ve asiliğe sürüklemiştir,aklıma hemen peygamberimizin sözü geliyor;"Bana yakın olanlar benim soyumdan gelenler değil;yolumdan gidenlerdir"
Allah,Ortadoğu'ya ve tüm mazlum coğrafyasına tekrar adalet i ilahiyesini,merhametini, zuhur ettirsin.
320 syf.
·40 günde·3/10
Film olsun, kitap olsun; bilimkurgu eseleri Marksist bakışla inceleyen bir kitap. Fikir müthiş, çeviri kötü :/ Bilimkurgu okumayı seven bir okur olarak, büyük bir heyecanla elime aldım ama; postmodern yazarları aratmayan bir kavram bolluğu içinde, hiç de akıcı olmayan şekilde çevrilmiş olduğunu görünce üzüldüm. Birara 'acaba çevirmenin bir kusuru yok, orjinal yazılar mı böyle' diye de düşündüm ama China Mieville'nin makalesini de okuyunca faturanın çoğunu çevirmene kesmekte karar kıldım. Aynı Mieville'nin Ayrıntı yayınları tarafından basılan "Ekim" kitabının akıcılığı ile bu kitaptaki makalesi, sanki farklı kişiler tarafından yazılmışçasına uzak... Oysa makale; ütopya, karşı-ütopya, bilimkurgu ve fantazi eserlere meraklı bir okur olarak, tam bana göreydi. Mieville; fantazi ve bilimkurgu türlerinin ortak ve farklı noktalarını tartışıyor; fantaziye yapılan haksızlıkları dengeleyen bir tarz tutturuyordu. İte kaka okudum ama size tavsiye etmem; türden soğumayın...
224 syf.
·Beğendi·10/10
Dikkatlice okunması gereken bir kitap akıcı bir dili var. Günümüzde teknoloji ve bilişimin artık artık iş dünyası düzenine girdiğini vurgu yapan ve yol gösteren bir eser.
464 syf.
·19 günde·Beğendi·10/10
Tek cümleyle anlatmak gerekirse yapay zeka konusunda çok aydınlatıcı bir kitap.

Daha ayrıntıya geçmek gerekirse; açılışta günümüz dünyasında yapay zekanın sessiz sakin ve gizlice bulunmasına dair bir senaryo yazılmış ki bu oldukça akla yatkın ilerliyor.

Kitabın devamı çok farklı konuları ele alıyor. Konu başlıkları hakkında bilgi vermek daha faydalı olacak:

- Yapay zekanın doğuşu, günümüzdeki hâli. Yapay 'genel' zeka henüz yapılamamış olsa da, dar kapsamlı yapay zekaların yıllar öncesinden beri bizimle oluşu (satranç, go şampiyonu, Atari oyunu oynamayı keşfeden zekalar)

- Yapay zekanın olası hedefleri (her birine bir film çekilebilecek 12 büyük senaryo tanımlanmış), neye benzeyebileceği konusundaki dünyadaki çok ilginç ve değişik görüşler. Yapay zekanın güvenlik sorunları ve alınabilecek önlemler.

- Zihin yüklemesi, cyborg'ların bilimsel açıdan irdelenmesi günümüz ve geleceğimizdeki yeri

-Yapay zeka dışı fizik alanında da birçok konu mevcut: solucan delikleri, zaman, anti-madde, evrenin başlangıcı, muhtemel sonları, insan dışı akılları varlıklar olabilir mi? Güneşin enerjisi ve ömrü, bu enerjinin daha verimli kullanımı ile ilgili teoriler (Dyson küresi), entropi, günümüzdeki en verimli enerji kaynağının bile ne kadar verimsiz olduğu.

-Felsefe ve tıbbı konular da mevcut: Bilinç nedir, tıbbı temelleri nelerdir? (Retinamızı kullanarak görmemiz ancak gözler kullanılmadan uyurken de rüyaları görmemiz, optik illüzyonların nedeni, fonksiyonel MR, elektroensefalografi, göz kırpma refleksinin bilincimize yansımadan önce gerçekleşmesi)

Kitabın bir de notlar bölümü var ki merak ederseniz içinde kaybolacağınız araştırmalar, videolar içeren çok geniş bir kaynakça. Özet olarak yapay zekanın birçok bilim dalı (fizik, kimya, biyoloji, etik ve felsefe) ile irdelenmesini içeren ve bu konuda kendinizi düşünürken kaybedeceğiniz çok kapsamlı ve güzel bir kitap.
488 syf.
·6 günde·4/10
"James Barr" yazarı ne kadar araştırsam da çok bir bilgi bulamadım hiçbir şey çıkmıyor. Peki kitabı nasıl? Kitap tamamen "Hasta Adam" olarak tabir edilen yüce Osmanlı Devletinin topraklarına adeta bir akbaba gibi üşüşen İngiltere ve Fransa'nın aralarındaki, Suriye, Irak, Lübnan, Filistin, Cezayir gibi Orta Doğu ülkelerinin üzerindeki gizli antlaşmalarını, adeta tiksindirici ve kan emici emellerini anlatan bir kitap. Bunlar anlatılırken tabi yaptıklarının hepsini, yazarında (başkada birşey beklemiyordum) kendi tabirleriyle "Despot Osmanlı yönetimi"nden bu ülkeleri özgürleştimek için bunları yapmışmışlar. Bu ülkelerinin insanları ancak İngiltere ve Fransa'nın mandası olarak yükselebilirlermiş, ancak bu şekilde refaha ulaşabilirlermişmiş. Emeller her zaman aynı, bu zamanda aynı bundan 50 sene öncede aynı, 300 sene 500 sene öncede aynıydı. Kitabın adeta tek derdi, Britanya'yı, İngiliz ajanı olan Lawrence'ı övmek yüceltmek olmuş, Bu ajan ile ne kadar insanın kanına girdiklerini pembe masallar ile anlatmış. İngiltere'nin; Arapları, diğer halkları Osmanlı'ya karşı nasıl, ne vaatlerle kışkırttıklarını anlatmış. Ve tek dertleri bu topraklara sahip olmak, buranın insanlarını köle gibi kullanmak. "Paris'in kaldırım taşlarının altında ne mazlumların kanı var" sözünün ne kadar doğru olduğunu bu kitapla daha iyi anladım. Zamanında birilerinin, "İngiltere beni çok sever" sözünü niye dediğini çok daha iyi anladım. Çünkü adeta içlerindeki Osmanlı düşmanlıklarıyla, bu ülkelerinin maşaları olmuşlar. Şimdi yüzeysel olarak kitaptan bahsedecek olursam, eğer tarihle aranız yoksa, tarihi bilgilerden zevk almıyorsanız kitabı hiç okumanızı tavsiye etmiyorum. Çünkü çok fazla yabancı isim, yabancı toplantılar var, kimin kiminle ne konuştuğu ne yaptığı aklınızda kalmıyor ve bir zaman sonra sıkıcı bir hal alıyor. Seçim sizindir... "Kitap Aşkınız Bol Olsun... :)"

Yazarın biyografisi

Adı:
Ekin Can Göksoy
Unvan:
Türk Yazar, Mühendis
Doğum:
Bursa, 1987
1987 yılında Bursa’da doğdu. ODTÜ Elektrik-Elektronik Mühendisliği’ni bitirdi. Bilgi Üniversitesi Kültürel İncelemeler bölümünde yüksek lisans yaptı. Mühendislikten çeviriye geniş bir yelpazede işler yapmış olsa da sinema yapma isteğini rafa kaldırmayı düşünmüyor.

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 105 okur okudu.
  • 16 okur okuyor.
  • 220 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.