Elif Kanca

Elif Kanca

Yazar
9.0/10
2 Kişi
·
5
Okunma
·
0
Beğeni
·
147
Gösterim
Adı:
Elif Kanca
Unvan:
Türk Doç. Dr.
"Kitlelerin yaşam içinde razı olmayacağı durumlar, oyun kurallarına dönüştürülerek önce tanınmasını, zamanla da onaylanmasını sağlayacaktır."
Kitleler için günlük yaşamdan kaçış alanı olan oyun; iktidar için, kendi kurallarıyla çizdiği oyun alanında kitleleri denetim altında tutmasının ve meşruiyetini sağlamasının olanağıdır.
Elif Kanca
Sayfa 29 - Genesis Kitap
1980'li yılların medya siyaseti vasıtasıyla topluma yerleşen değer yargıları, 90'lı yıllarda gazetelere eklenen televizyonlarla etkisini arttırarak devam etmiştir.
Elif Kanca
Sayfa 104 - Genesis Kitap
Bu çalışmanın hipotezi, rekabete dayalı oyunların, iktisadi ve siyasi kriz dönemlerinde toplumda oluşabilecek tepkilerin yönünü değiştirmek amacıyla kitleleri oyalamaya yönelik gösterilere dönüştü(rüldü)ğü ve oyunların, dönemin iktisadi ve siyasi koşullarını taşıyan ve kitleleri manipüle eden ideolojik amaç işlevi gördüğüdür.
Elif Kanca
Sayfa 163 - Genesis Kitap
"Dans maratonları seyircilerin günlük hayatın zorluklarından kaçacakları ve tükenen yarışmacı bedenlerinde kendilerinden daha zor durumda olanları görerek rahatlayacakları bir alan sunmuştur. Böylece günlük yaşamdan zamanı ve mekanı ile bağımsızlaşan kurgusal oyun alanı imkanı, krizin etkilerinin yok edilmese de azaltılmasına; kitlelerin tepkilerinin yönünün değiştirilmesine hizmet eden etkili bir araç olarak kullanılmıştır."
"Disipliner iktidar gözetleme(surveillance) aracılığıyla, iktidar gözüyle, 'görülmeksizin gören gözle' çalışır ve bireylerin günlük yaşantılarının mümkün olan her alanında yaşamlarının gözaltındalığı sağlanır."
"Çöküşün en önemli sonucuysa daha önce görülmemiş ölçüde ve hiç kimsenin kestiremediği kadar uzun süren kitlesel işsizlikti. '1932 yılında kapitalist ülkelerin tümündeki işsiz sayısı 31 milyonu bulmaktadır.'"
"Gladyatör dövüşleri, oyunlara dönüşmeden önce, aristokrasiye ait bir cenaze ritüeliydi. İlk kez MÖ 264'te, Junius Brutus'un oğulları, babalarının onurlu hatırası için, geleneklere göre Roma kökenli olmaması gereken, üç çift kölenin birbiriyle karşılaşacağı müsabaka düzenlemeye karar verdiler."
174 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10
Panopticon terimi ilk olarak Jeremy Bentham tarafından, hapishane için kullanılmıştır ve hapishanedeki hücrelerin hepsini görebilen kule olarak tasvir edilmiştir, yalnız hapishanedeki mahkumlar kuleyi göremez ve kulede biri olsa da olmasa da gözetlendiklerini düşünerek davranışlarını kontrol ederler.

Fransız filozof Michel Foucault ise daha sonra bu terimi kontrol sistemi ile insanlar arasındaki ilişkiyi anlatmak için bir metafor olarak kullanmıştır. Ona göre "güç bilgiden gelir." Güç ve bilgi ise başkalarını gözetleyerek elde edilir.

Elif Kanca'nın Oyunun Antropolojisi ile ilgili araştırması salt oyunların tarihi ve nasıl evrimleştikleriyle ilgili değildir. Oyunların ekonomik ve siyasi kriz dönemlerinde halkın ilgisinin başka yöne çekilmesi ve gerçek hayattan uzaklaşıp yaratılan simülasyonlara dahil edilmeleri ile ilgilidir. Araştırmasında üç dönemi ele almıştır: Roma dönemi ve gladyatör dövüşleri, Büyük Buhran dönemi ABD ve dans maratonları, 2001 Krizi Türkiyesi ve Biri Bizi Gözetliyor Yarışması.

İngilizce karşılığı Big Brother olan yarışma, okuyanların bildiği üzere George Orwell'ın 1984 adlı distopik romanından alınmadır. Orwell'ın yarattığı dünyadan çok da farklı olmayan bu sözde oyun dünyası ile "denetim ve gözetimin günlük yaşama doğru olağanlaşarak, benimsenmesi hedeflenmektedir. BBG aynı zamanda küreselleşen pazarın ihtiyaç duyduğu tüketici tipi ve bu tüketiciyi biçimlendirecek alışkanlıkları belirlemektedir. Krizin ağırlığından kaçan insanlara simülatif bir 'yuva' sunmaktadır."(syf 165) Bu şekilde gözetlenme ve denetim bir eğlence aracına dönüştürülerek insanların hem ciddiye almaması hem de biliçaltına yerleştirilerek içselleştirilmesi sağlanmış olur. Üstelik yarışmanın denetimini elinde tutan yapımcılar olmasına rağmen, seyircilere verilen oylama hakkı yanılsamasıyla panoptikonun kulesi gizlenmektedir. Bu yarışmanın türevleri gittikçe artmakta ve neredeyse her gün yayınlanıp izleyiciye sunulmasıyla bir anlamda seyirci hipnotize edilip gerekli mesajlar da bilinçaltına yollanmaktadır.

Althusser'ın bahsettiği devletin ideolojik aygıtları (hastane, okul, medya gibi.) bu gözetleme görevini layıklıyla yerine getirmektedir. Özellikle medyanın bir ideolojik aygıt olarak ne kadar güçlendiği aşikardır. Kameralarla izlenmesine bile gerek yoktur artık insanların, önüne koyulan dizilerin ve yarışmaların ne kadar izlendiği reyting sonuçlarından anlaşılmaktadır, böylece gücü elinde bulunduranlar insanların istediği şeylerle oyalandıklarından emin olmaktadır.

Kitabı okurken Person of Interest adlı diziyi de anmadan edemedim. İzleyenler hakimdir konuya zaten ama izlemeyenlere mutlaka tavsiye ederim. Dizide 11 Eylül sonrası, güvenlik(!) amacıyla her tarafa yerleştirilen kameralar söz konusu. Böylelikle insanlar farkına bile varmadan 24 saatlik yaşantıları belirli bir zümrenin bilgisi dahilindedir. Dizide ise kaydedilen bu görüntülerin güvenliği tehdit eden herhangi bir durumda tehdidi ortadan kaldırmak için kullanıldığı söyleniyor. Bu görüntülerin kaydedilip gerekli kişilere tehdit anında uyarı gönderen makinanın tasarlıyıcısı ise terör dışındaki tehditlerin de peşine düşüyor ve insanların hayatlarını kurtarmaya çalışıyor. Sonraki sezonlarda yapay zekanın gücünü ortaya koyan bölümler ise enfesti diyebilirim.

Konu biraz dağıldı ama bu diziden bahsetmesem olmazdı :)

Son olarak Elif Kanca'ya güzel noktalara değinen bu araştırmasından dolayı teşekkür ediyorum. Merak edenlere keyifli okumalar dilerim.

"...bütün kültürel metalar merkezileştirici, disipline sokucu, hegemonyacı, kitleleştici, metalaştırıcı diye adlandırabileceğimiz güçleri, şu ya da bu derece taşırlar." (Fiske, Syf 101)
174 syf.
·3 günde·10/10
"Bu çalışmanın hipotezi, rekabete dayalı oyunların, iktisadi ve siyasi kriz dönemlerinde toplumda oluşabilecek tepkilerin yönünü değiştirmek amacıyla kitleleri oyalamaya yönelik gösterilere dönüştü(rüldü)ğü ve oyunların, dönemin iktisadi ve siyasi koşullarını taşıyan ve kitleleri manipüle eden ideolojik amaç işlevi gördüğüdür."

Oyunun Antropolojisi, Elif Kanca (Sayfa 163 - Genesis Kitap)

Yazarın biyografisi

Adı:
Elif Kanca
Unvan:
Türk Doç. Dr.

Yazar istatistikleri

  • 5 okur okudu.
  • 10 okur okuyacak.