Emil Selim Bayındır

Emil Selim Bayındır

Çevirmen
7.6/10
62 Kişi
·
112
Okunma
·
0
Beğeni
·
24
Gösterim
Adı:
Emil Selim Bayındır
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
264 syf.
·3 günde·6/10 puan
Yazarın okuduğum ilk kitabıydı. Konusu oldukça ilgi çekiciydi. Ama kitabı okuduğumda büyük bir hayal kırıklığına uğradım. Konuya bakıyorsun. 2060 senesinde geçiyor. Klonlar tüm dünyaya yayılmış. Hitler vs... geçiyor. Diyorsun ki kesin bu kitap distopik bir eserdir. Neden? Çünkü Hitler var yani. Kitaptan beklediğin Hitler'in klonunu yaratmaları ardından onun çevresinde taraftar toplamaları, korkunç deneyler yapması, avrupayı titretmesi, dünyayı yerle bir edecek düzeyde işlere karışması, saf kan ırk yaratma çabaları vs... Onu yapmadın. Bari insanlar klonları kullanarak bir çeşit kaos yaratsın. Klonlar günler geçtikçe güçlensin, örgütlensin, insanları kısırlaştırmaya çalışsın, insanların kaynaklarına el koysun. 2060 senesini düzgünce yansıtmamışsın. 2060'ı mı hayal ediyoruz günümüzü mü belli değil. Klonlar dışında hiç bir teknolojik gelişme yok. 2060 dünyasından bahsetmek yok. Bunların hiç biri yok. Bunların yerine tarihçi olan baş karakterimizin komşusunda gördüğü Marilyn Monroe klonuyla kurduğu cinsel fantezileri okuyoruz. Ha bir de zengin bir adamın Hitler klonlarını sonsuza kadar üretmeyi planlaması var. Nihai hedefinden pek bahsedilmiyor. Daha fazla uzatmayacağım.
Okuyayacak kişilere önerim şudur:
Eğer ıssız bir adaya düşmüşseniz elinizde başka bir kitap yoksa okumanızdır. Yoklukta okuyabilirsiniz. Sizi sıkmaz ama bir şey de vermez. Hitler ile ilgili bir kaç bilgi edinirsiniz o kadar.
264 syf.
·4 günde·6/10 puan
Yıl 2060 ve online satın alabileceğiniz klonların sıradan olduğu bir dönem. Audrey Hepburn'den Marilyn Monroe'ya kadar birçok idolün klonu satışta. Kahramanız tarih profesörü Tyco Mercier'in, komşusu Bassompierre'in Marilyn'i dışında klonlar hakkında pek bilgisi ve de ilgisi yokken bir gün işten eve geldiğinde oturma odasında Adolf Hitler'in klonunu bulur. Fakat Führer'in klonlanması yasak ve klonu bulundurmak da suçtur. Bu noktadan sonra Bay Mercier'in durumu düzeltme çabaları, klonların var oluşuna dair merak ettikleri, etik sorunlar vb. gibi problemlerle boğuştuğunu görüyoruz. Yazın okunabilecek size bazı şeyleri sorgulatacak ama zihninizi de yormayacak, çerezlik bir kitaptı. Anlatım ve kurgudaki yetersizlik, konunun ilginçliği ile göz ardı edilebilir bence. Kitap sitede 8 küsür puana sahipti ama bilmiyorum bence o kadar yüksek puan alabilecek bir kitap değil. Klonlar üzerine sizi edebiyata ve kurguya doyuracak bir şey arıyorsanız Kazuo Ishiguro'nun Beni Asla Bırakma kitabını yeğlemenizi tavsiye ederim. Belki de ilk önce onu okuduğum için bu kitap yetersiz gelmiş olabilir. Keyifli okumalar.
264 syf.
·3 günde·6/10 puan
İçerisinde bolca tarihi bilgi içeren romanda, 2060 yılı ve sonrasında geçiyor. Tarihte kadar ileri gitmişken, klonlama almış başını yürümüş ama arabalar hâlâ 4 teker üzerinde gidiyor ve yol tarifi için hâlâ GPS kullanılıyor. Mesela romandaki ana karakter üniversitede ögretim üyesi ve onun oğlu da aynı babası gibi tarihe çok meraklı, eğitim için okula gidiyor, mutfak alışverişi için marketin yolunu tutuyorlar.
Sanırım yıl 2060 olunca teknoloji olarak benim beklentim baya bi yüksekmiş, bu konuda kitabın içeriğinden daha pek çok örnek verebilirim. Romana ilk başlarken biraz sıkıldğımı söyleyebilirim, ilerledikçe artan tarih bilgileri "Eyvah bu kitap nasıl bitecek, "kaygısına dönüşse de daha sonradan hikayeye alışıp sevdim.
Ana karakterimiz Tycho, eve geldigi bir akşam Adolf Hitler'in klonunu salonun ortasında görür, fakat bu klonun üretimi yasaklanmış satın alanlardan da geri getirmeleri istenmiş. Zamanla bu klonun dışındakileri toplamayı başarsalar da geriye bir tek o kalıyor. Bir de komşusundan kendisine kalan Marilyn klonu var ki o da kaçak olarak üretilmiş.
Komşuların ihbarıyla eve gelen polislerden kaçan her iki klon sırra kadem basıyorlar, ortaya çıklarında ise hayatları oldukça değişmiş durumda, ve Adolf Hitler'in klonu ciddi bir tehdit oluşturmakta. Kitabın sonu ise çok şaşırtıcı, "Tarih tekerrürden ibarettir," derler ya aynen öyle işte.
352 syf.
·14 günde·Beğendi·10/10 puan
Michael Crichton ; okurlarımız tarafından pek bilinmese de bu adamı okumaya korsan günlüklerini okuyarak başladım. Artık bu adamın okunması gerek.
Bu kitapta 1600 yıllarında ki gerçek korsanlıkların gerçek yağmaların acıların ihanetlerin planların kişilerin harika kurgusu ile sizleri o döneme bir yolculuğa çıkarıyor. Okuyanın asla pişman olmayacağını düşünüyorum.
352 syf.
·8/10 puan
Michael Crichton genelde kitaplarını bilimle harmanlayarak yazar fakat bu kitabın bilimle alakası yok.Zaten ölümünden sonra basılan bir kitap hepsini o yazmamış da olabilir.Ama bunlar çok mühim konular değil nede olsa okumaya değer bir kitaptı, hatta en beğendiğim kitabı olabilir :)Sürükleyici bir eser.Kitap 6 bölümden oluşuyor ilk bölümde karakterler tanıtılıyor,ne yapacaklar,nasıl yapacakları anlatılıyor.Sonraki bölümlerde ise hazineyi elde etmeye çalışırken başlarından geçenler anlatılıyor.Kitabın başında olayların geçtiği karayip denizinin haritasının verilmesi de güzel olmuş arada dönüp baktım haritaya.Kitabı bitirdiğinizde yazar öyle ortada bırakmıyor, son sayfada kalan karakterlerin sonlarının ne olduğunu da yazmış.
352 syf.
·6 günde·Beğendi·Puan vermedi
Kitap çok güzel geldi bana. Akıcı ve hayal gücünü etkileyen bir yönü var. 2 konu da eleştirim var. Birisi Cazallanın ölümü pek kolay oldu gibi. 2.si de kitaptaki şöhretli yaşamın devamı tüm korsanlar için devasa bir hüsrana dönüşmüş. Bu yayınevinin kitap basımını da hep sevmişimdir. Boyutu güzel ve yormuyor insanı. Kısaca keyifli vakitler sundu bana. Benzer kitap görürsem okuyacağım.
264 syf.
·2 günde·Beğendi·Puan vermedi
Bu kadar tesadüf eseri, hatta öylesine diyebileceğim bir kitabın bu kadar hoşuma gideceğini düşünmemiştim. Gerçekleşmesi kuvvetli muhtemel bir gelecekteki kurgu içerisinde hem geçmiş hem de gelecek aydınlanıyor. Ben çok beğendim, hatta baya bir beğendim. Tek bir sorum var, kafama çok takıldı çünkü: YIL OLMUŞ 2060, TELEFONLAR NEREDE?
264 syf.
·6 günde·5/10 puan
2060demişsiniz de bu bildiğin 2015. 2018 bile değil. Sadece klon var onun dışında hiç bir teknolojik gelişne yok. Son 20 senede ki teknolojik gelişme 100 yıla bedelken. 2060a gidilen bu kitapta h bir yenilik yok. En ufak bir yenilik gelişme yok. Bu kitabın bana göre çok çok büyük eksisi. Keşke 2060 yerine gğnümğzün alternatif hali sayılsaydı. Başlıkta bahsettiğim olay ise. Başrol reis 1 yaşında bir çocuğu ziyaret ediyor. Üzerinde 3-5 yıl geçiyor. Çocuk halen beşikte çocukta büyümüyor sanırım. O nun dışında kitap bilim kurgu olarak değil normal hikaye olarak ele alırsak ortlama bir hikayeye sahip. Sürekli zaman sıçramaları bulunuyor bu biraz okumayı zedeliyor. Okumasanız hiç birşey kaybetmezsiniz. Okurken yarıda bırakma ihtimali olabilir. Ona göre alıp okuyun. Sadece führer ve marliyn Monroe kapağıyla olduğu için çevrilmiştir bence. Yoksa başkaları olsa bu vasat kitap çevrilmezdi.
264 syf.
·7 günde·7/10 puan
Açıkçası kitabın vaatlerini gerçekleştirme noktasında bazı eksiklikler olduğu görüşündeyim. Öncelikle bilim-kurgu havasında ama tipik bir bilim-kurgu eserinin getirdiği, türe yenilik katabilecek bir tarafı olmaması ile birlikte klonlama teknolojisi dışında sanki bütün dünya çok ufak tefek değişiklikler dışında teknolojik olarak pek de aşama kaydedememiş gibi. Özellikle ana karakterin gündelik yaşamı, 2060 değil 2018 yılındaymış hissinden kurtarmıyor insanı. Dolayısıyla özellikle arka kapakta yer alan bilim-kurgu eseri ibaresini dikkate almamanızı öneririm.

Buna karşın, konu ilgi çekici olmakla birlikte arka kapak yazısında zaten bütün konunun özeti verilmiş. Bu ciddi anlamda merak unsurunu yok ediyor. Yani başından beri Germanya şansölyesi olacağını bildiğiniz bir Adolf Hitler klonunun ne gibi bir macerası olabilir diye düşünmeden edemiyorsunuz. Bu anlamda Marilyn klonunun yaşadıkları daha ilgi çekici hale geliyor.

Okunması kolay, hikayenin ana hatları baştan bilinmekle birlikte meraktan bir diğer sayfayı çevirten ve okura sürekli "galiba çok ilginç bir şeyle karşılaşacağız" hissi veren ama bu vaadini de gerçekleştirmeyen bir kitap. Sevdim mi? Eh yani, 7 puanı verirken bile acaba fazla mı verdim diye düşünmedim değil. Vakit geçirmeniz için kesinlikle ideal. Ancak bir bilim-kurgu hayranı iseniz veya bir edebi eserle karşılaştığınızda romanın tekniği, kurgusu vb. hususlara dikkat eden bir okursanız o kadar da tatmin edici bir tecrübe olmayabilir.
264 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10 puan
Bitti !!!
Yıl 2060. İnsan klonlamanın serbest olduğu postmodern bir toplum yapısında, günlük yaşamın akışı içinde, her yerde klonlanmış insanlara rastlamak, hatta sıradan insanların bir zamanlar ulaşmasının mümkün olmadığı kimi kült karakterlerle arkadaş olmak alışıldık bir durumdur. Marilyn Monroe ve Adolf Hitler gibi... Marilyn Monroe’nun evinizin işlerini yaptığını ve sonrasında ona aşık olduğunuzu, Adolf Hitler’in ya da kitaptaki adı Dolfi’nin de oğlunuzun arkadaşı olduğunuzu düşünün.
Ancak bir süre sonra Adolf Hitler’in klonlanması yasaklanır ve iki kader arkadaşı ortadan kaybolur. Ne marilyn’den ne de Dolfi’den haber vardır. Ta ki günün birinde Dolfi, Adolf Hitler adıyla Germaniya şansölyesi olarak ortaya çıkana kadar.
Çok keyifli, alışılmışın dışında bir kurguydu. Çok beğendim tavsiye ederim. 10/10şü

Yazarın biyografisi

Adı:
Emil Selim Bayındır

Yazar istatistikleri

  • 112 okur okudu.
  • 44 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.