Emine Işınsu

Emine Işınsu

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
koseli-arti
coklupaylas
ucnokta_yatay-1
yildiz
8.7
1.237 Kişi
okuyor-dolu
4.225
Okunma
v3_begen_dolu
416
Beğeni
goz
11,4bin
Gösterim
Kitaplarını Satın Al
bilgi
Sponsorlu
Unvan
Türk Yazar
Doğum
Kars, Türkiye, 17 Mayıs 1938
Ölüm
Ankara, Türkiye, 5 Mayıs 2021
Yaşamı
Emine Işınsu (Öksüz), çağdaş Türk yazarı. Gazete köşe yazarlığı, dergi editörlüğü ve yayıncılığı yapan, ödüllü oyunları bulunan yazar, en çok romancılığıyla tanınmıştır. Işınsu, 17 Mayıs 1938’de babasının Tümen Komutanı olarak görev yaptığı Kars’ta doğdu. Cumhuriyet döneminin tanınmış şair ve yazarı Halide Nusret Zorlutuna ile Tümgeneral Aziz Vecihi Zorlutuna’nın kızıdır. Annesinden dolaylı sürekli edebiyattan söz edilen, şiir okunan bir çevrede, babasının görevlerinden ötürü de Sarıkamış, Urfa, Karaman gibi yurdun çeşitli yerlerinde ve her birinde birkaç yıl yaşayarak büyüdü. Yetiştiği okullar, bu sık yer değiştirmeleri yansıtır. İlk okulu Urfa, Sarıkamış ve Ankara’da okudu. Liseden mezun olduğu okul TED Ankara Koleji’dir. Bir yarı yıl AFS bursiyeri olarak ABD’de bulundu. Ankara Üniversitesi Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi İngiliz Dili ve Edebiyatı, aynı fakültenin Felsefe bölümlerinde ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi İşletme Bölümü’nde bir süre okudu. İngiliz Dili ve Edebiyatı’nda okurken bir yarı yıl AFS bursuyla A. B. D.’ne gitti. İlk eseri 17 yaşında iken basılan şiir kitabı İki Nokta’dır. 1963’de ödül kazanan Küçük Dünya’dan sonra yoğun şekilde romana yöneldi. Roman yazmanın dışında 1970’lerin önemli fikir ve sanat süreli yayınlarından Töre Dergisi’ni 1971- 1981 yılları arasında çıkardı. Birçok dergi ve gazetede yazıları yayınlandı; Yeni İstanbul ve Sabah gazetelerinde köşe yazarlığı yaptı. 2008'den beri Alzheimer hastalığı ile mücadele etmekte olan yazarın yazdığı son kitabı "Kendimden Kendime" adıyla 2020 yılında yayınlanmıştır. Yazar evli ve üç çocuk annesidir. Işınsu’nun romanlarında mekân tasvirlerinden çok insan psikolojisi öne çıkar. Birinci tekil şahıs anlatımıyla yazılan ilk romanı Küçük Dünya’da her şey romanın kahramanın ruh halinden süzülerek aktarılır. Diğer romanlarında birinci tekil şahıs terkedilse de yine olayları ve mekânları kahramanların duygu süzgecinden geçtikten sonra ve onların algılamalarıyla görürüz. Bu psikolojik ağırlık zaman zaman şuur akımını andırır. Roman konuları arasında kadının tutsaklığı, Türklerin tutsaklığı (Bulgaristan, Kerkük, Batı Trakya), Türkiye’nin sancıları öne çıkar. Son dönem eserlerinde Türk tasavvufunun zirveleri Yunus Emre,Niyazi Mısri, Hacı Bayram Veli ve Hacı Bektaş Veli’nin hayatları ele alınmıştır. Ödüller: • ‘’’Küçük Dünya’’’ ile T. C. Turizm Bakanlığı Sanat Armağanı • ‘’’Ak Topraklar’’’ ile Türk Edebiyatı Vakfı Roman Ödülü • ‘’’Bir Yürek Satıldı” oyunu ile Türkiye Radyo Televizyon Kurumu Radyofonik Oyun Yarışması’nda dram dalı birinciliği. • ‘’’Sancı’’’ ile Türkiye Millî Kültür Vakfı Roman Ödülü • ‘’’Canbaz’’’ ile Türkiye Yazarlar Birliği Roman Ödülü • Türk Ocakları Hamdullah Suphi Tanrıöver Armağanı • Karaman Türk Dili Ödülleri, “Türkçeyi Doğru ve Güzel Kullanan Yazar Ödülü” • İLESAM (Türkiye İlim ve Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birliği), “Şeref Ödülü” • Türkiye Yazarlar Birliği- İstanbul Şubesi, “Ömür Boyu Roman Ödülü” Üyelikler: • Türk Edebiyatı Vakfı Mütevelli Heyeti üyesi • İlim ve Edebiyat Eseri Sahipleri Merkez Birliği (İLESAM) üyesi • Türkiye Yazarlar Birliği Üyesi
105 syf.
·
2 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
Bazı kitaplar ağlatacak kadar güzeldir.
~ Arkadaşlarla beraber üniversite kafesinde oturuyorduk. Kafede kitaplıklar vardı ve yer yer çeşitli kitaplar. Arkadaşlarım aralarında konuşurken benim ise gözüm sürekli bir kitaptaydı. Bilmiyorum, gözlerimi alamıyordum. Dayanamadım elime aldım kitabı.. Dokusu, o dokusu beni benden aldı. Kapağı gerçekten farklıydı, dokundukça dokunası geliyor insanın. Ben mi yanılıyorum acaba? Diye düşündüm, kitabı arkadaşlarıma da gösterip "Dokusu ne kadar farklı ve güzel değil mi?" diye sordum, amacım yanılıp yanılmadığımı öğrenmekti. Onlar da beni onaylayınca içim rahatladı. Dayanamadım kitabı ödünç aldım. O an kitap beklentimi karşılar mı karşılamaz mı diye düşünsem de içim rahattı nedense. Kitaba büyük bir heyecanla başladım. İçeriği istediğim gibi değilse de umrumda değildi. Okudum, okudum... Kısa kısa öykülerden oluşan kitap tam da benim tarzımdı, hatta okurken sanki ben bunları yazmışım gibi hissettim. Kendi yazdığım öyküleri hatırladım, kendi kendime "evet, işte ben de böyle yazmaya çalışıyorum." sevincim iki katına çıktı. Kitabı okudukça ağlamak istiyordum sadece, bunlar mutluluk göz yaşı olurdu elbette. Bazı kitaplar ağlatacak kadar güzeldir. Kitabın son bölümlerinde ise dini içerikli hikayeler mevcut. Ben onları da okuduğumda" Bu benim düşüncelerimi yansıtıyor adeta" diye diye coşuyordum. Yok yok bu heyecan ve mutluluk zavallı kalbime fazlaydı... Bugün ayrılık vakti... Kitabı götüreceğim. Çok sevdiğin biriyle ayrılmak gibi... Hüzünlüyüm... Elbette bu kitabı bu yayınıyla kesinlikle alacağım ve tekrar okuyacağım. Hatta tekrar okumak için sabırsızlanıyorum. İçimdeki kıpırtı kendini koruyor.... Yılın son inceleme yazımı da yazmış oldum.. Yılın son incelemesi olması da ayrı bir tuhaf oldu... İyi ki okudum seni... Keyifli okumalar..
kamera
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
480 syf.
·
5 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
Ve her yıl çiçekler yeniden büyür..
İçimi parçalayan bu güzel kitaba, İlaya, Sayın Işınsuya ne kadar teşekkür etsem az. Küçük yaşta ki bulanık zihnime vatan aşkını, sevdayı, 'Bir hilal uğruna ya Rab, ne güneşler batıyor!'a kurban gitmeyi bana öğrettiği için. Yine olsa yine okurum değil benimkisi, yine olduruyorum her seferinde sıkılmadan bıkmadan içim yanarak okuyorum. Dededen toruna geçen Türkçülüğü, Türk'ün asimile oluşunu ama yine de davasına birilerinin sahip çıkışını anlatıyordu kitap. Ülkü uğranda ölenleri ve o ölümlerin bir manası olduğuna dikkat çekiyordu. Çiçekler Büyür, Akçabardaklar her yıl karın altından yeniden baş gösteriyordu, tıpkı şehitlerin uğruna can verdikleri yolda birilerinin her zaman var olacağı gibi. Bulgaristan'da yaşayan Türkler'in yaşadığı zorluklar, maruz kaldıkları baskılar ve yaşadıkları zulümlerin konu alındığı bir eser... Bu kargaşa içinde iki aşık: İlay ve Mehmet Ali. Birisi kendi milliyeti, dili ve dini uğruna her şeyden vazgeçebilecekken; diğeri fayda uğruna tüm benliğini silip atabiliyor. Bir kadın, bütün bu kargaşa ve zulüm içerisinde ne kadar direnebilir? Ne kadar mücadele edebilir? "Seni çok seviyorum Mehmet Ali!" diye başlıyor kitap ve o sevdanın toprağa gömülmesiyle son buluyor. İyi ki kitaplar var...
kamera
Çiçekler Büyür
yildiz
9.2/10 · 676 okunma
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
384 syf.
·
4 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
Sancı çeken bu topraklar üzerinde biz artık ölmeyeceğiz...
Emine Işınsu'nun Sancı adlı romanı; Ülkücü, Şehit Ertuğrul Dursun Önkuzu'nun mücadelesine münhâsır bir temelde yapılanmış olsa da devrin buhranlarını da sade bir biçimde betimleme yetisine sahiptir. Romanın içeriğinde sadece Ertuğrul Dursun'un hayatından kesitler bulunmamakta. Dönemin üniversite ortamı, sokağın huzursuzluğu, akademik çevrenin çarpık davranışları da yer-yer tahlil edilmiştir. Hastalıklı bir batıcı anlayışın ailenin içerisinde ki tesirleri ve bir kısım insanın 'tapi' olma çabası da istihza ile yer bulmuştur. Mutlaka okunmalı...
kamera
Sancı
yildiz
9.2/10 · 702 okunma
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
;