Aslı E. Perker

Aslı E. Perker

YazarÇevirmen
7.7/10
67 Kişi
·
144
Okunma
·
11
Beğeni
·
1.335
Gösterim
Adı:
Aslı E. Perker
Unvan:
Yazar
Doğum:
İzmir, 1975
Aslı E. Perker 1975'te İzmir'de doğdu. İlkokul, ortaokul ve lise öğrenimini babasının görevi nedeniyle farklı Anadolu şehirlerinde okuyarak tamamladı. Dokuz Eylül Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Amerikan Kültürü ve Edebiyatı bölümünden mezun oldu. Bir reklam ajansında metin yazarı olarak yazım kariyerine başlayan Perker, sırasıyla Aktüel Dergisi, Radikal, Yeni Binyıl ve Sabah gazetelerinde gazeteci-röportör olarak çalıştı. 2001 yılında New York'a taşındıktan sonra profesyonel hayatını çevirmen olarak sürdürürken bir yandan da edebiyat çalışmalarına ağırlık verdi. Ve ilk romanı Başkalarının Kokusu 2005, ikinci romanı Cellat Mezarlığı 2009, üçüncü romanı Sufle 2011 yılında çıktı. Makaleleri halen çeşitli yayınlarda yayımlanmakta olan Perker New York, İstanbul ve Foça'da yaşamaktadır.
insan sevdiği kadının yüzünü bir kez daha görmek istiyordu. ne kadar soğuk olsa da. apar topar vedalaşılamıyordu.
insanların her zaman, her konuda söyleyecek bir şeyleri vardı zaten. daha önce üzerinde düşünmedikleri bir konu olsun, ne dedikleri sorulduğunda sanki kırk yıllık uzman gibi hemencecik fikirlerini beyan ederlerdi. ne kadar doğru, ne kadar yanlış, ne kadar etkili ya da etkisiz olduğuna aldırmaksızın.
- Sen benzemiyorsun anneme
- Anneler kızlarının içindeki saatli bomba.. Eninde sonunda patlar
Aslı E. Perker
Sayfa 188 - Doğan Kitap
İçimde bir boşlukla uyanıyorum sabahları. Lüzumsuz bir güne uyanmışım gibi hissediyorum.
yaşadığı acı zamanla öyle bir doruk noktasına ulaştı ki, artık bu histen kurtulmak isteyip istemediğini sorgulamaya başladı. onu besleyen bir felsefe vardı bu duyguda. sınırsız mutluluğu yaşamış olan birinin hüznün de sınırsız olanını arama isteğiydi belki de. ne olursa olsun ortalarda yapamama hali.
308 syf.
·Beğendi·8/10
Üniversitede okul kütüphanesinden almıştım. Kapağı ve adı etkileyici gelmişti. Aldım, okudum. Simdi bakiyorum üç sene geçmiş ama nasıl etkilenmişsem, damağımda nasıl bir tat bırakmışsa hala aklımda. Bugün kitapçıda görünce aklıma ilk gelen karater Lilia oldu. Filipinli olup, Amerikaya eğitim için gittiğinde evlenip oraya yerleşmeye karar vermesi ile başlamisti hayatının zorluğu. Marc ve Ferda kitabın sonunda kendi içlerinde kazanmis olsa da Lilia için her sey geçmişti artık. Ve Lilia bana öğretti ki " ne yaparsan yap kendin için yap."
300 syf.
·9 günde·Puan vermedi
Kısa öykülerden oluşan keyifli bir kitap. Yeni yazarlarla tanışmak için şahane bir fırsattı benim için. Bazı öyküler sıkıcı olsa da beni kendine bağlayıp elimden bırakamadan okuduğum öyküler de oldu, tavsiye ederim.
270 syf.
·7 günde·Beğendi·8/10
Aslı Perker'i çok fazla seven bir insanım ben. Herhangi bir kitabını alıp da okumadan acaba ne çıkacak karşıma diye düşünmem içim rahattır. Çünkü; ilk sayfa ile birlikte sizi de yanına alır macera içine koyar dolu dizgin gidersiniz. Başkalarının kokusu, bir çok ana karakteri barındırır. Bu karakterlerin yan karakterleri bir zaman sonra ana karakter olarak karşımıza çıkar ve onların hayatlarını inceleriz.

Kitabın genelinde bir "anne" etkisi mevcut... Zeynep'in annesinin sevgisine muhtaçlığı, Süreyya'nın annesi ile yaşamaya başlaması, Melis'in annesinin hayatına etkisi, Fecir'in annesinin onu dışlaması ve eleştirileri, Volkan'ın annesinin sevgisi, Bülent'in annesinin hayatına olan baskısı, Tamer'in annesinin kimliğini kabullenişi ve İzzet Bey'in annesinin öldürülüşüne olan şahitliğinin hayatlarındaki büyük etkisini tüm kitapta görüyoruz. Her karakterin mutlaka birbiri ile olan tanışıklığı olan bir öykü kurmacası bu, iplerle birbirine başlanmış bir kukla gibi.. Herkese tavsiye ederim Aslı e. Perker okumayı.
308 syf.
·Beğendi·7/10
Sufle, adı gibi tatlı, okuması kolay, keyifli... Mutsuz üç insanın yollarının mutfakta kesişmesini anlatıyor kitap. Okurken çoğu kez, kitabı bırakıp mutfağa koşar adım gitmeyi, bir şey pişirmeyi istedim ama yapmadım, belki siz yaparsınız :)
300 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Bir çok yazarı keşfetmeme ön ayak olmuş şahane kitap. Her bir öykünün temasının kar ve cinayet olması ise yazarların yaratıcılığı hakkında bize ışık tutuyor. Mutlaka okunmalı.
300 syf.
·5/10
Hakan Günday için okuduğum bir kitaptı. 20 farklı hikayeden oluşuyor. 20si de güzel diyemeyeceğim ama Türk edebiyatı açısından farklı ve denendiği için mutlu olduğum bir tarz. Farklı ve hayal gücünüzü uykudan uyandıracak bir şeyler okumak isterseniz tavsiye ederim.Bütün öyküler kar ve cinayet temalı olduğu için sizinle benzer kurguyu hayal eden yazarı keşfedebilirsiniz. Ben yine de Hakan Günday diyorum.
238 syf.
·Beğendi·8/10
Kitabı elime ilk aldığımda alaycı bir tonda "Flamingolar Pembedir ne yaaa ? " diye bir cümle kurmuştum. Bundan mütevellit bir ön yargıya girmiş ve açıkçası komik bulmuştum. Hatta okumamayı bile düşünüyordum. Ancak kitap hakkında bir arkadaşımdan "bir an önce başlamalısın" şeklinde bir yorum aldım. Düşüncelerine ve zevkine güvendiğim birisi olduğu için kitabı okumaya başladım. İyi ki de onu dikkate almış ve kitaba başlamışım. Çünkü daha okuduğum ilk bölümlerden tükürdüğümü yaladım. Bu denli kitabın içine gireceğimi asla düşünmüyordum. Kitaba metroda başlamıştım ve ellili sayfalara geldiğimde insanların içinde göz yaşı dökmemek için kapağını kapattım ve dolan gözlerimin taşmaması içim tavanı seyrettim. Abartmıyorum gerçekten bu duyguyu yaşadım. Boğazıma yumru gibi oturan satırlar beni bu raddeye getirdi ve bu anı tam iki kez yaşadım. Bunda kitaptaki yaşanan olay ve karakterlerin gerçek oluşu da büyük ölçüde rol almakta. Bazen kurgu kitaplarda empati duygumuzun üzerini kapatabiliyoruz. Nasıl olsa kurgu deyip geçiyoruz ama bunun gibi yaşanmış hikâyeleri okumak, kitabın içerisinde yazılmış onlarca paragrafı bir zamanlar bir insanın yaşamış olduğunu bilmek canımızı yakabiliyor. Bunun en bariz örneğini de ben bu kitapta yaşadım.
.
Yazarla daha önce hiç karşılaşmamıştım. Dikkatimi çeken herhangi bir eseri olmamıştı ama hikâyemden Sufle adındaki romanı hakkında da aşırı tavsiye aldım. O da artık listemde bulunan kitaplardan bir tanesi. Yazarın üslubunu beğendim. Edebiyat parçalamak gibi bir uğraşa girmemiş, oldukça açık kullanmış kelimelerini. Bu nedenle anlatılanlardan kopmadan akıcı bir şekilde ilerliyorsunuz sayfalar arasında. Meraklıları varsa herkese tavsiye edebileceğim bir kitap. Özellikle dram severlerin hoşlanacağını düşünüyorum
246 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
Yazarın okuduğum ilk kitabı. Halbuki kitapları 23 dile çevrilen dünya çapında tanınan bir yazar. TanIşmakta geç kalmışım malesef.. Akıcı, samimi bir dil, her sayfasında merak uyandıran kurgu. Tek sorun, bazı bölümler yarım kalmış gibi. Sanki kitabın devamı yazılıyor da Aslı'yla Hakan'in macerasını kaldığı yerden yeni bir baskıda okuyacakmışız gibi... Kimbilir, belki de öyledir gerçekten...
238 syf.
·4 günde·7/10
Anne ve babasını kaybeden küçük bir kız çocuğunun İzmir'e gelerek dayısıyla yaşamaya başlamasını anlatan içsel bir yolculuk. Bir çocuğun gözünden büyümek, farkındalığının artması, çevresini nesnel olarak gözlemlemesi...Yer yer üzücü olsa da yazar bu üzüntüleri çocuğun içindeki heyecanlarla bizlere fazla yansıtmamış. Aslı Perker'in en iyi kitabı değil hatta biraz da olayların akışının durgunluğuyla yazarın farklı bir şeyler ortaya koymaya çalıştığını hissettirdi bana. Güzel olmuş.
310 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Aslı Perker okumayan var ise şiddetle tavsiye edebileceğim bir yazar. Cellat mezarlığı ise bir solukta okuyup her sayfasından zevk alacağınız bir kitap.

Osmanlı İmparatorluğu zamanlarında cellatların öldüğünde mezar taşlarının boş bırakıldığını biliyor muydunuz? Ben bilmiyordum. Aslında mezarcı İsa ile Hamit'in Fuat ile Lütfü'nün ve bir çok kurbanın hikayesi bu. Okunmaya değer.

Yazarın biyografisi

Adı:
Aslı E. Perker
Unvan:
Yazar
Doğum:
İzmir, 1975
Aslı E. Perker 1975'te İzmir'de doğdu. İlkokul, ortaokul ve lise öğrenimini babasının görevi nedeniyle farklı Anadolu şehirlerinde okuyarak tamamladı. Dokuz Eylül Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Amerikan Kültürü ve Edebiyatı bölümünden mezun oldu. Bir reklam ajansında metin yazarı olarak yazım kariyerine başlayan Perker, sırasıyla Aktüel Dergisi, Radikal, Yeni Binyıl ve Sabah gazetelerinde gazeteci-röportör olarak çalıştı. 2001 yılında New York'a taşındıktan sonra profesyonel hayatını çevirmen olarak sürdürürken bir yandan da edebiyat çalışmalarına ağırlık verdi. Ve ilk romanı Başkalarının Kokusu 2005, ikinci romanı Cellat Mezarlığı 2009, üçüncü romanı Sufle 2011 yılında çıktı. Makaleleri halen çeşitli yayınlarda yayımlanmakta olan Perker New York, İstanbul ve Foça'da yaşamaktadır.

Yazar istatistikleri

  • 11 okur beğendi.
  • 144 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 303 okur okuyacak.
  • 4 okur yarım bıraktı.