Emrah Akyol, 05.05.1986 tarihinde Van’da doğdu. Fırat Üniversitesi Çevre Mühendisliği bölümünden mezun oldu. 10 yılı aşkın süredir enerji ve üst yapı projelerinde görev alarak deneyim kazandı.
Yaklaşık yirmi yıldır yollarla iç içe olan bir gezgin olarak; Türkiye’yi baştan sona dolaşmış, altı ülke ve doksan üç şehir gezmiştir. Bu yolculuklar sırasında yalnızca mekânları değil, o bölgelerin kültürünü, tarihini, sosyal dokusunu ve gündelik yaşamını yakından gözlemleme fırsatı bulmuştur. Özellikle yöresel lezzetler, farklı mutfak kültürleri ve insan hikâyeleri, gezilerinin ayrılmaz bir parçası olmuştur.
Edindiği bu birikimleri paylaşma isteğiyle kaleme aldığı “7 Kitap – 7 Bölge” projesi kapsamında; Türkiye’nin tüm illerini kapsayan özgün gezi yazıları yazmaktadır. Kitaplarında; bölgelerin yemek kültürü, tarihi yapıları, yerel hikâyeleri, güncel durumu ve karşılaşılan sorunlar bir bütün olarak ele alınmaktadır. Kitaplarda yer alan tüm fotoğraflar, seyahatleri sırasında bizzat kendisi tarafından çekilmiştir.
Emrah Akyol’un amacı; yolu, insanı, lezzeti ve hikâyeyi bir araya getirerek okuyucuya sadece bir gezi anlatısı değil, yola çıkmadan önce rehber niteliği taşıyan, yolculuk sırasında ise farkındalık kazandıran bir kaynak sunmaktır. Gezilecek bir bölgeye gitmeden önce bu kitapların okunmasının, okuyucuya hem zaman kazandıracağına hem de yolculuğu daha bilinçli ve keyifli hale getireceğine inanmaktadır.
Kars türkülerinde, sevdanın ve acının sesi yankılanır. Bunlardan belki de en hüzünlü olanı, dilden dile yayılan 'Kağızman' a Ismarladım Nar Gele' türküsüdür. Efsane'ye göre, birbirini çok seven iki genç evlenmeye karar verir. Gelin, düğünden sonra köye geldiğinde ansızın hastalanır. Yatağa düşer ve mırıldanarak sadece şu kelimeleri söyler: Nar... Nar... Nar...
Ne istediğini anlayamayan akrabalar, genç damadı ata bindirip Kağızman'a nar getirmesi içln yollar. Yol boyunca genç hem telaşla hem de umutla köy köy dolaşır. 'Kağızman'a ısmarladım nar gele... Nar gele.' diye söylenir. (...) Bu türkü, yalnızca bir aşkın hikayesi değil, bir kültürün hafızasıdır.her dizesinde sevda, özlem, çaresizlik ve doğunun sert ama duygu yüklü ruh hali hissedilir. "