Emre Kumral

Emre Kumral

YazarÇevirmen
8.7/10
78 Kişi
·
174
Okunma
·
0
Beğeni
·
34
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
456 syf.
·22 günde·Beğendi·10/10
Kitabın adından anlaşılacağı üzere, okurlarına zihin yolculuğunu vaad eden bir kitap. İçerik o kadar sade ve anlaşılır yazılmış ki, hemen herkesin hiç zorlanmadan okuyabileceği türden. Bilimsel kitapların seçtiģi konuya göre belli bir izlek ićerisinde yazılma prensibi vardır. Haliyle bu da okuyucunun öncelikle o konu hakkında biraz bilgi sahibi olmasını gerektirir. 'Zihnin Geleceği' her sayfasında okurken öģrenme fırsatı bulabileceğiniz cümlelerden oluşuyor.
Zihin gibi soyut bir olgu üzerinde yazmak hem cesaret hem oldukça fazla bilgi birikimi gerektiriyor; ve tabiki bunları ifade edebilme becerisi. Zihnin geleceği her açıdan doyurucu. Bilgiyi, farklı düşünmeyi, olasılıkları ve olasılıksızlıkları enfes bir anlatımla aktarıyor.
Kitaptan ćokça alıntı yapmayı isterdim. Sonra kısa bir hesapla baktım ki, altını ćizdiğim paragrafların (evet cümle değil bilgidiģiniz paragraf) sayısı o kadar fazla ki alıntı yapmaya kalksam kitabın yarısını aktarmam gerekecek. O yüzden alıntılar yerine buraya bu incelemeyi bırakıyor ve hararetle okumanızı tavsiye ediyorum.
456 syf.
·8 günde·Beğendi·9/10
Kitap, anatomiye giriş tarzında başlayıp fizikle biyolojiyi harmanlayıp bilimkurgu tadında bir geleceği önünüze sunuyor.
Kitabı okurken gelecekteki yaşamdan hem heyecan duyup hem korkuyorsunuz. Bilimin ve zihnin sınırlarını adeta yok ediyor. İnsanoğlunun yapamayacağı bir şey yokmuş gibi hissediyorsunuz.
Kaku, ütopyayla distopya arasında gidip gelen bir gelecek çiziyor. Mükemmel bir geleceği hayal ederken bir anda distopyanın içinde buluyorsunuz kendinizi. Sonra tekrar ütopik bir hal alıyor. Ve bunları halihazırdaki bilimsel çalışmalara dayandırıyor.
Benim gibi bilimsel çalışmaları sürekli olarak takip etmeyen biriyseniz, kitap ufkunuzu çok genişletecektir. Günlük korkularınız, endişeleriniz, hayalleriniz, yaşamınız vs. o kadar basit ve komik geliyor ki... Kendinizi bir nokta gibi hissediyorsunuz. (ya da ben öyle hissettim)
Eğer bu konulara zaten ilgi duyan biriyseniz, sanki konuyla ilgili uzman biriyle sohbet ediyormuşsunuz gibi bir tat verebilir size.
Kısacası Kaku yine müthiş bir kitapla sizi bekliyor. Okuyun, okutun :)
456 syf.
·Beğendi·8/10
Başta biraz bilimsel terimler açısından sıkıcı geliyor tıbbi terimler bunaltıyor ama daha sonradan açıldıkça açılıyor bilim ve insan hakkında aslında teknolojinin ne kadar ilerlediğini okuduğunuzda şaşırmamak elde değil insanlığın geleceği hakkında bilimsel teoriler ve çürütülmesi desteklenmesi şeklinde size açık kapılar bırakıyor bizim yorumlamamızı istiyor yazar çok sevdiğim bir kitaptı ilerleyen boş bir zamanda tekrar okumayı bile düşünüyorum
456 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
Sürükleyici anlatımı ile zeka ve bilim ortak paydada buluşması. Beynimizin sınır tanımayan gücü ve inşa edilen yeni bir geleceği ele alıyor. Tavsiye ederim.
456 syf.
·10/10
Zihin. Şu ana kadar bilinmezlikleriyle bilim insanlarını hayrete düşüren bir kavram. Onu anlamak mümkün değil. Zira nitelik içinde nitelik gerekli. İşte tam da bu noktada Michio Kaku devreye giriyor. Zihnin bilinmezliklerini yılların birikimiyle açığa döküyor. Aslında zihnin karmaşıklığından çok mükemmelliğini odak noktası seçerek ortaya inanılmaz bir kitap çıkarmış. Bu kitapta her sayfa demek zihin hakkında yeni bir bilgi öğrenmek demek. Bu mükemmel kitap açıkçası okunmaya değer...
456 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
Neden şimdiye kadar okumamışım dedim. Beyine ilgi duyan bir futurist fizik profesorunun geleceğe ve beyne dair yazdıkları. Black Mirror dizisindeki gibi zihnin aktarılması, Uzayda görünen evrende dünya benzeri milyarlarca dünya olma ihtimali, medeniyetleri bizim önümüzde olan dünya benzeri gezegenlerde yaşayan canlıların artık organik değil belkide bilgisayar ağına aktarılmış zihinler olabileceği konusu en ufuk açısı kısmıydı bence. Okuyun daha bir çok konu var keyifle anlattığı. Tavsiye ederim.
456 syf.
·177 günde·Puan vermedi
Michio Kaku bu kitabında yüzlerce uzmanla fikir alışverişinde bulunmuş.Neredeyse 9 sayfa teşekkür listesine sahip.Hiç bir Türk araştırmacının bir konu hakkında birşeyler yazarken bu kadar derinlemesine araştırdığına şahit olmadım.Kitabin konusuna gelince, genel olarak Michio Kaku insan beyni ve evrenin bilinmezliğinden ve benzerliklerinden söz etmiş, ayrıca zihnin bizi nereden getirip nereye doğru götürdüğü ileride ki yeni teknolojik yeniliklerin neler olacağından bahsetmiş.Eğer insan olmayı başarıp birbirimizi katletmezsek, bizi fütüristik bir gelecek bekliyor .Belki de uygarlık olarak düzey atlayabiliriz...
456 syf.
·191 günde·Beğendi·9/10
Kitap resmen ufkumu iki katına çıkaran bir kitap oldu. İtiraf etmek gerekirse kitabın başında zaten yıllardır okumalar yaptığım beynin temel yapısından bahsetmesi ve bazı teknik terimler kullanması sıkıcı geldi. Ama kitapta ilerledikçe daha fazla keyif aldım. Kitap adının hakkını verip, zihnin nereden gelip nereye gittiği konusunda doyurucu bilgiler veriyor.

EEG, MRG gibi beyin taramaları ve bunun yalan makinesi olarak kullanılıyor olması zaten bilinen şeyler. Ancak bir anının yaşamadığınız halde, yaşamışsınız gibi zihninize yerleştirilebilmesi fikri bana çok ilginç geldi. Tabi aynı şekilde yaşadığımız olumsuz şeylerin zihnimizden silinmesi ve bu sayede psikolojik rahatsızlıkların önüne geçilebilmesi. Bunun dışında rüyaların kaydedilip sonradan izlenebilmesi...

Telepati konusu oldum olası ilgimi çekerdi. Bununla
ilgili bilimsel altyapı olması da bu konudaki inancımı kuvvetlendirdi. Özellikle zihin okuma konusunda, bunun yaygınlaşırsa birinin sizin yazmayı düşündüğünüz bir romanı çalabilmesinin önünü açması hiç aklıma gelmezdi. Düşünsene anne kızlık soyadının ikinci ve son harfini bile ele geçirip sizi soyabilirler.

Savantlar konusu biraz karışık ve zeka konusu en ilgilendiğim konulardan. Bilimin zihnimize müdahale edebileceği seviyeye geldiğimizde, bir yabancı dili zihnimize yerleştirmek olağanüstü ve harika bir şey olurdu. Tabi zihin kontrolü devletlerin iştahını kabartıyor. Bir yönden de korkunç bir şey.

Zihinle maddeleri hareket ettirmek de aşmış bir konu. Zihnimizi bir robota aktarıp, bir anlamda ölümsüzlüğe kavuşma fikri çok zor ama böyle bir şeyi hayal edebilmek bile heyecan verici.

Robotlar ve insanlar hep karşı karşıya getirilmiş kitapta, bir gün robotların insanların efendisi olabileceğinden bahsedilmiş. Bu mümkün olur mu bilmiyorum ama ilk aşamada bizim yapmak istemediğimiz (yemek yapmak, çöp atmak, evi temizlemek) şeyleri yerine getiren varlıklar olacaklar gibi görünüyor. Belki de yalnız insanlara arkadaş da olabilirler. Onlarla sohbet eden makineler haline gelebilir robotlar.

Yine de pek çok Alzaymır, bipolar bozukluk, Parkinson, Demans gibi zihinsel hastalıklar için çok da umut vaadeden bir şekilde konuşmamış. Bence ölümsüzlüğü aramak yerine, öncelikle yapılması gereken bu sorunlara çözüm bulup en azından yaşadığımız (maksimum) 70-80 azami seviyede kalitede yaşayabilmemizi sağlasa yeter aslında. Nanobotlarla kanseri önlemek, yaşlanma sürecini engeletmek/yavaşlatmak da bir çözüm elbette ama.

Kitabın sonunda bahsedilen Uzaylı Zihni bölümü de güzeldi. Gerçekten Uzaylıları hep bizim gibi eli, kolu, ayağı, başı olan canlılar zannediyoruz. Belki bambaşka bir formdalar? Olamaz mı? Belki iletişim kuran varlıklar değil? Buna lüzum görmüyorlar belki. Belki sularda yaşıyorlar? Bilemezsin. Zaten belki de bizi bulsalar dünyayı istila edecekler? Buna neden lüzum görsünler o da tartışılır ya.. Bence bir ihtimal daha var. O da uzaylıların evrimini tamamlamamış ilkel varlıklar olduğu. Belki minik daha evrimleşmemiş varlıklar.

Sonuç olarak zihnin geleceği teknolojinin de yardımıyla çok parlak görünüyor. Bence kitspta yazanlar denildiği tarihlerde olmasa bir gün mutlaka gerçekleşecek. Örneğin zihinlerimiz aracılığıyla konuşamadan iletişim kurmak, düşüncelerimizi okumak, bazı zihinsel yetenekleri zihnimize yüklemek (GORA filmindeki gibi :))... Tabi tüm bunlar yapay zeka bizi köleleştirip hakimiyeti altına almazsa ya da insanın neslini kurutmazsa gerçekleşebilir. Yakın gelecekte en çok gerçekleşmesini dilediğim Alzaymır ve Demans gibi hastalıklara bir çözüm üretmeleri. Ölümsüz olmaya gerek yok, ölümlüler olarak bizi dünyada var eden varlığımız "Bilincimizi" kaybetmeden, güzel yaşayıp kitabımızın kapağını kapayıp göçelim bu fani dünyadan.
456 syf.
Zihin açıcı bir kitap. Yazar teorik fizikçi olmasına rağmen beyin ve zihin gibi bir konuyu kendi uzmanlık alanıymış gibi doyurucu ve bir o kadar da sade bir dille anlatıyor. Zihnin geleceği kısmına geldiğinde bilimkurguya konu olmuş/olabilecek bir çok alt başlığa geçiyor. Bugüne kadar düşünmediğim veya okumadığım farklı gelecek senaryoları sunuyor. Bunlar da insanda bilimkurgu romanı yazacak fikirler oluşturuyor. Ah bir de yazacak yetenek olsa :)
456 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
İnceleme videosu için tıkla: https://youtu.be/2xguXeYNW78

Zihnin Geleceği kitabı da adından anlaşılacağı üzere gelecekte beynin doğal olarak da insanın hangi konumda olacağına dair teoriler içeren bir kitap. Geleceğimiz hakkında merak edilen konular üzerinde cevap arayanlar için güzel bir kaynak. Özellikle yapay zekanın gelişimini, uzay zamanda insanın hangi aşamaya geleceğini, telepati ve telekinezi gibi insan zihninin kontrolünü, sonsuz bir boşluk olan zihnin ne kadarına hükmedeceğimizi, beynimizin daha ne kadarını geliştireceğimize ve gelecekte rüyalarımızın kayda alınabilecek olmasına yönelik yazılmış bilim kitabı.

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 174 okur okudu.
  • 20 okur okuyor.
  • 313 okur okuyacak.
  • 4 okur yarım bıraktı.