Engin Avaşin Baltacı

Engin Avaşin Baltacı

Yazar
0.0/10
0 Kişi
·
1
Okunma
·
0
Beğeni
·
15
Gösterim
Üç dilde ve dinde güneş çağrısı
Ki sesin
Sesin hangi ağıdın ardı

Kaçıncı suskunluğuyum bu gidişin
Yüz/ünde gece, yüz/ünde gündüz
diye dört mevsimin
Kaçıncı oğluyum sensizliğin

Şimdi pusulasız kuşlar oluyor Mardin
Saçlarıma bir gökyüzü konuyor
Bir Dengiza eskisi hüzün
Ellerin ah ellerin

Anne...
Barış anne...
Anne barış,
hangi dağın ardı,
hangi şehrin sokağı
Peki sen anne?..
Saçların
çoğalan bir yürüyüş gibi 
dökülür omuz dağlarından 
saçların Munzur mavisi 
uzar gider bozkırlarından 
içimde aşka susayan bir ülkenin 
daha tutunduğum ilk an 
uçlarında bir asi rüzgâr 
düştüm uçurumundan 
karasına gözlerinin 
Gözlerin 
bir yaşamdı orada 
Gök'yüzümüzde 
dört parça kara 
Hüzne ve isyana 
Bir de aşka 
sınırsızca uzanan 
Bana geldin 
beklenen bir güneş gibi 
Kavgası verilen günler içinden 
Muş Ovası tenhalığına 
Dicle oldun,çoğaldım 
Sana geldim 
Adı uzak,halkımın vatan hasretinden 
Dili lal umutlardan 
Kutsandım Zerdüştî ateşlerde 
Yoluna doğdum 
büyüdüm iklimine 
Sana geldim 
Sana 
Yersiz yurtsuz toprak sürgünü
Sırtımda birkaç yitik mevsim 
Yorgunum da
Coğrafyası esmer 
Gözleri kara 
Yurt olur musun bana?
sosyalizm
Seni yaşamak ya da
tereddütsüz
Yoldaş bir hasretlik
Çokça eşitlik

Sömürüsüz düşlerden
cenneti getiriyorsun bana…
Ahmed Arif şairdir
Güzel şairdir
Sevmiştir halkını
Dünyanın tüm halklarını
Ezilmişin sesi olmuştur
yeryüzüne yüreğini sunmuştur
Ve sevmiştir bir kadını
Uzak yollarda
‘Leyli Leyli’ şiirler yazmış
‘Hasretinden
prangalar eskittim’ demiştir
Anlatmıştır sevdasını
‘Okyanustaki bir kibrit çöpüne varana’
Ve
‘Yokluğun cehennemin öbür adıdır’
kadar hasretine yanmıştır
Şimdi neyleyim
Böyle şair değilim
Ama okumuşum ustayı
Sevmişim halkları
İnsanları
Özgürlüğe ses vermişim
Yürek vermişim
Büyütmüşüm kavgayı
Yazmışım yaşamı

Sonra
Bir ‘Leylim’ olsun istemişim
Gelinciklenmiş yüreğim
Kendimce sözcükler dizmişim
sevdasına şiirlenmişim
Hasreti yaşamışım
Acı, zehir
Daha kaç gün kim bilir
Yok yok sanmayın bu
umutsuzluğun sesidir
Sadece yaşanılanın gerçeğidir
Umut ise tükenmezdir
Gelincik bitimsizleşecektir
Görülecektir…
Gökgürültülü yalnızlık çoğalıyor Amed’e
Hüzünlü bir karanlık
Ve tüm sokaklarından sana çıkıyor hasret
Dört yanı sarılmış bulut mağlubuyum
Birazdan dökülürüm
Birazdan pencerene rüzgar olurum

Sensizlik ağrısı düş yağıyor Amed’e
Ve tenime dokunan her damlası
nasıl da getiriyor ellerini
Tutuyorum
mutlu bir gülüşte uzuyor zaman
Sonra gözlerine vuruyorum sokakları
İki uzak arası yol boyu
koşuyor dizelerim

Ah bu yağmurlar
Bir kez de beni bulutlarına alsalar
gök’yüzümden gök’yüzüne
Hasretle karışık
yağsam saçlarına…
Mesela
Gelsen oralardan
Şekersiz çay’a
Soğuk odaya
Gelsen
Elde kitap yine
Çelişe gelişe
senle felsefe
sarılsak bilince
Mesela
Ses olsak
düşlensek geceye
Mesela
Gelsen
Yaşansan
Anlamını yitirse zaman
Sen orada
söylersin şarkısını
o güzel geleceğin
Islıklayıp sokakları
bozarsın
sessizliğini gecelerin
Ben şair
Bazı öfkelenir
Bazı sevinir
Kendimce şiirler yazarım sana
gecelerinde
bir uzak ülkenin
İster orada
tam ortasında
vahşetin
ve cesaretin
İster burada
Çok uzağında
ölümlerin
ve senin
Aynı gülüşe
yürüyeniyiz sosyalizmin…
Mardin sokaklarına Türk bir çocuktur şiirim
Tarih tutarken ellerimden
Uçurtma koşarım gökyüzüne
Penceresi mavi çiçek açar düşlerimden
Süryani hüznüne umut birikirim
Arap suskunluğuna ses
Özgürlüğü işlerim Kürt dilinde
Dizelerden bir başka dünya
Mardin renklerinde gökkuşağı şiirlerim
Mezopotamya’dan insan
Bölüşülen toprak ve su
Sınır yoksunu kavgalardan…
Sesini kaybetmiş tarla kuşuyum sanki
Düğünler kurulmuş meydan yeri
Sarı buğday, kırmızı toprak,
Dengıza eskisi ve çok esmer çocuk zamanlarda

Suyun gölgesi vurmaz kuraklıktır bu tenimde gezinen
Ayak tabanımda paslı çivi tadı
Her adımda adımı unutuyorum gibi,
ürkek ve telaşlı
Taş evler içinde Seyyit Uso'nun zikre düşen sesi
İçimde babamdan unutkan, kaçakçı sınırları
Dünya, köy kadar uzak
Dünya, köy kadar yakın
Sonra Silvan sokaklarında zembilfroş
Geceler uzun, günler kısa
Yetişemiyorum sana

Beş sınıfın iki odaya sığdığı ağlama duvarı okul dedikleri
Saçlar üç numara traşlı
Saçlarda makine izleri
Kırmızı kurdele yakalı, aynasız ve yine de fiyakalı
Acemi ve inatçı
Korkak ve haylaz
Sana koşuyorum bütün yaz

İlk attar görününce tepeden,
meraklı başlar toplanıyor, meraklı ve pantolonlar yamalı
Hacı yağları, boncuk renkleri, şapkalı ve bıyıklı
Atları var, yorgun
Atları var, gözleri hüzün
Oysa hepsinden ayrı şeker diyor gözlerimdeki çapak
Oysa hala dudak kıyısında,
asılı duruyor kırıntısı,
baba bakkalından ve gizliden gofret beyazı
Elimde elin gibi sıcak
Boynumda soluğun gibi yaşamak
Az ve çok
Yazılıyor sana bu aşk

..........

Gelirsen,
asfalta yenilmeyecek toz kokan kazağım
Gelirsen,
orada, yeniden konuşmayı öğrenecek çocukluğum

Yeniden doğduğum olursun şiirden
Gelirsen.
Yazara henüz inceleme eklenmedi.

Yazarın biyografisi

Adı:
Engin Avaşin Baltacı
Unvan:
Yazar

Yazar istatistikleri

  • 1 okur okudu.