Eren Turan

Eren Turan

Çevirmen
7.8/10
813 Kişi
·
95
Okunma
·
1
Beğeni
·
478
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
64 syf.
·Puan vermedi
Kelimelerim bu kitabın ben de bıraktığı etkiyi anlatmaya yetmeyecektir. Yeri geldiğinde kendinden bir parça bulduğunuz yeri geldiğinde sert duvar gibi yüzünüze çarpacak öğütler bulunduran sayfa sayısı ile etkisi ters orantılı bir kitap. Tekrar tekrar okumak isteyeceğim, bir solukta okunan ve okunduktan sonra bir süre etkisinden çıkamayacağınız yol gösterici nitelikte.
64 syf.
·4/10
Meczup, yani deli ama öyle bildiğiniz delilerden değildir. Meczup, Tanrı aşığıdır. Leyla’sından vazgeçip Mevla’sını bulandır Meczup.

Kitap küçük hikâyelerden oluşmaktadır. Her hikâye bir düşünceyi her düşünce ise binlerce fikri ortaya atmaktadır. Bakmayın öyle 63 sayfa olduğuna. Paragrafı okuyorsunuz ondan sonra düşün Allah düşün.

Hele ki şu 7 benlik hikâyesi çok başka idi. En sonunda “Hiçlik Makamı’nı” bulması ise gerçekten çok takdir edilmesi gereken bir durum idi.

Lakin kitap o kadarda abartılacak seviye de değil. Çok ahım şahım hikâyeler içermiyor. Hayatın anlamını falan bulamazsınız. Sadece insan doğası, duygu ve durumları hakkında kişi gelişimi adına küçük tatlı hikâyeler desek yeridir.

Herkes esirgemeden 10 puan 9 puan olmadı 7 puanı dahi cömertçe verebiliyor. Yapmayın. O kadar eli açık olmayın. 10 puan olan 4 tane kitabımız vardır. 3 tanesi tedavülden kalmış ve biri kalmıştır ebediyete kadar daim olacaktır.

Meczup illa da okunulması gereken kitap değildir. Ara geçiş kitabı gibi değerlendirebilirsiniz. 2 saat bir vaktiniz vardır onu da Meczup okuyarak değerlendirebilirsiniz.

Sevgi ile kalın.
64 syf.
·Beğendi·8/10
Ermiş…
Her cümlesi bir alıntı değeri taşıyan naçizane bir kitap. 60 sayfa olmasına rağmen içerisindeki doluluk binlerce sayfaya sığmaz.

Konusu bir vedalaşma üzerine kurgulanmış ve yazarın akıcı dili ile bezenmiş, her cümlesinde neredeyse cinas kullanılmış şiir tadında bir kitap. Okudukça cümlelerin ahengine kaptırıyorsunuz kendinizi. Her veda cümlesi bir ders niteliğinde oluyor okura ve eğer ki iyi nemalanırsa okuyucu engin denizlere dalıp dalıp çıkıyor.

Pek kişisel gelişim okumak huyum değildir. Çabuk sıkar ve beni hemen soğutur kitaptan. Lakin yazarın cümleleri öyle derin ki sanırsın “Kişisel Gelişim” değil de buram buram “Tasavvuf” denizinde yüzüyorsun.

Biran önce Ermiş ile tanışıp, bir çırpıda hayatın manasına Ermiş’in gözleri ile bakın. Herkesin hayatında bir Ermiş olması, onu kendine rehber alması dileği ile hoşça kalın.

"Hem yol hem de yolcusunuz."
48 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Toplamda 48 sayfalık ıncecik bir kitap. Fakat derinliği sonsuz her bir cümlesi insanı okurken durup düşündüren eşsiz bir eser. Insanın her cümlesini ezberleyip hafızasına atası geliyor. Fakat bu mümkün olmuyor. Olmadığı için de ıncecik olan bir kitap saatlerinizi alabiliyor. Okunan bir cümleden birkaç dakika sonra bambaşka anlamlar çıkabiliyor. Geceler arama ve bulma vaktidir diyen Cibran tam da gecenin sessizliğinde okunacak ölümsüz bir eser bırakmış. Saygıyla...
47 syf.
·2 günde·Beğendi·7/10
Halil Cibranın sevilen eserlerinden Ermiş’in devamı niteliğinde ki Ermişin bahçesi ölümünden sonra ilk kez 1933 de yayımlanmıştır.
Ermiş'in sonunda on iki yılını geçirdiği Orphalese kentinden ayrılarak denize açılan El Mustafa, doğduğu adaya, annesiyle babasının ebedi uykularına daldıkları bahçeye döner. Uzun bir aradan sonra müritleriyle yeniden bir araya gelmiştir. Onlara ayrılıktan, yalnızlıktan, zamandan, insanla insanı, insanla doğayı birleştiren bağlardan söz eder.
Hayata, yaratıcıya (kimi Tanrı der kimi biz gibi rab ya da Allah der) bunlara dair güzel eğitici sözleri en sevilen el Mustafa aracılığıyla bizlere aktarıyor cibran.
Kimi zaman anlamakta zorlandım, kimi zaman çok beğendiğim kısımlar oldu. Naif ve nazik bir anlatım söz konusu. Derin ve kısa cümleler barındırıyor. Doğadan fazlasıyla bahsedilmektedir. Mistik, filozof ve aynı zaman da şair olan Halil Cibran’ın edebiyat dünyasına kattığı bir klasik olma özelliğini taşır.
İncelememi şu özlü söz ile tamamlamak istiyorum:
“Asla ulaşmak istemediğiniz, kalbine hiçbir zaman girmek istemediğiniz değil midir çirkinlik olarak gördüğünüz şey?”

Sevgi ile kalın..
64 syf.
·1 günde·6/10
Genellikle ilgimi çeken bir tür olmasa da, bu kitabı uzun zamandır merak ettiğimi söylemeliyim. Genellikle vaaz türevi şeylerden hoşlanmam. Yine de bu kitaba bir şans vermeye karar verdim çünkü Halil Cibran’ın yazarlığı hakkında çok fazla bilgi edindim.

Ve şimdi kitabı okudum fakat benim için beklentimi karşılayan bir kitap olmadı. Bu belki de öncesinde edindiğim yorumların yüklediği büyük beklentilerden kaynaklanmış olabilir. Genel olarak sadece ruhani vaazlar içeren eserleri okumaktan çok keyif alan biri değilim. Hikayeye bir katman eklenseydi veya bana bir karaktere bağlanma şansı verilseydi bu sayede keyif alabilirdim. Fakat maalesef bu haliyle takdir edebileceğim bir eser değil.

Örneğin kitabın ilk bölümünün okuyucuyu Ermiş El Mustafa ile tanıştırdığı gerçeğini ele alalım. 12 Yıldır Orphalese’de yaşayan El Mustafa’nın, gemisi geldi, çantaları (teorik olarak) toplandı ve eve dönmek için gemiye gidiyor. Bana tuhaf gelen bölümüyse Orphalese halkının, kendisine bir şeyler sormak için binlerce günü varken El Mustafa çantalarını toplamış gemiye binip şehri terk etmek üzereyken, birden bir şeyler sormaya karar vermeleri. Evet sizinle senelerce yaşadık ama gitme gününüz gelmeden bu gündelik meseleler aklımıza gelmemişti ve madem “ermiş”siniz o zaman geminize binmeyi bir gün erteleyin ve bizi hızlandırılmış bir şekilde eğitin düşüncesi beni açıkçası çok içine almadı.

Halil Cibran’ı sadece bu kitapla eleştirmemek adına bir kaç kitabını daha okuyacağım. Kesinlikle okumalısınız diyebileceğim bir eser değil açıkçası ve eminim Halil Cibran’ın sadece en “ünlü” eseridir, en “iyi” değil.
48 syf.
·1 günde·7/10
Ancak bugün var olmak, akıllı olmak, akılsıza yabancı olmamaktır; zayıfın felaketi olmadan güçlü olmaktır, küçük çocuklarla babaları gibi değil, oyunlarını görüp onlara katılmak isteyen oyun arkadaşı gibi oynamaktır.

***
Her sayfasını paylaşsam bile gizli saklı dersleri çoğu kişiye eminin ulaştıramam.
O yüzden mutlaka okuyun :)
Kitap bir Ermiş'in yıllar sonra doğduğu yere dönmesi , oradaki insanlara dersler , öğütler vermesi ve yollar göstermesi üzerinden işleniyor..
Beni en çok etkileyen kısım "Varlık sorusu soran kişiye vermiş olduğu cevaplardı. Hiç sıkılmadan birçok konu hakkında güzel aydınlatmalar yer alıyordu. Her cümle insanın aklındaki düşüncelerini sorguya çekiyor resmen..

Zihninizde yer kaplayan birçok konuyu çer çöp olarak görüp sil baştan başlamak isteyeceksiniz.
Kelimelerin altında görgü ve ahlak kurallarını da görebilirisiniz.. :)

***
Koltuk değneği satan topallara , ayna satan körlere ve tapınağın kapısında yalvarıp dilenen zenginlere de rastlayacaksınız..
64 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Otuz dört kısa hikâyeden oluşuyor ama siz sakın aldanmayın. Ne kadar kendine meczup dese de özgürce kendi gözünden anlatmış dünyayı bazen hikâyeyi anlamak için kendini sende deli ediyorsun ama anladıysan mükemmel keyif veriyor. Bazı paragrafları sindirmek için 3 kere okuma ihtiyaci duydum fakat onun dışında eleştirel gözü olanların seveceği bir kitap.
64 syf.
·8/10
ERMİŞ & ERMİŞ’İN BAHÇESİ
Meczup’la tanıştığım Halil Cibran beni yeterince allak bullak etmişti, bu kitaplarıyla da son vuruşları yaptı diyebilirim. Diğer bebeklerime haksızlık etmek istemem ama kitaplığımdaki en ince kitaplar olmasına rağmen, her kelimesi her cümlesi derin anlamlar taşıyan her yaşta her dönemde rehber olabilecek cinsten kitaplardı. Altını çizmediğim sayfa, satırlara dönüp dönüp tekrar bakmam.. bilmiyorum böyle kitaplar olduğu için şükretmeliyiz bence
.
.
Gelelim kitap araştırmasından elde ettiğim bulgulara, Ermiş’in Bahçesi Ermiş kitabının devamı niteliğinde, Meczup yorumunda bahsettiğim Ermiş kelimesinin nereden geldiği ise yine her başarılı erkeğin ardında yatan bir kadın olması bittabi! Josephine Preston yazarımıza ‘genç ermişim benim’ diye hitap eder ve Cibran’a esin kaynağı olan bu sözcükler Ermiş kitabının yazılmasında büyük rol oynamıştır. Cibran'ın bu kitapta El Mustafa isimli şahsa verdiği bu isimle peygamber Hz. Muhammed'i işaret ettiğini iddia edenler vardır.
Fakat kitaptaki metinler çoğunlukla Matta'ya göre İncil'in 5. bölümünde yer alan İsa'nın Dağdaki Vaaz'ıyla içerik ve üslup açısından benzerlik ve paralellik gösterir. Yazarın İnsanoğlu İsa adlı kitabındaki çalışmalar da dikkate alınırsa El Mustafa'nın Meryemoğlu İsa Mesih olabileceği iddiaları daha da güç kazanmaktadır. Çünkü son kitap olan Ermiş’in Bahçesi’nde ‘’son bir kere daha geleceğim’’ diyerek halkına veda etmiştir.
.
.
Son bir yorum daha yapmak gerekirse Ermiş yani ilk kitap daha anlamlıydı benim için çünkü içinde aşka, insanlığa, dostluğa, evliliğe, güzelliğe, zamana ve daha bir çok gerçekçi konuya dair konuşmalar yapılmış, altın değerinde öğütler sunulmuş; fakat Ermiş’in Bahçesi’ni çözmeye gücüm yetmedi açıkçası. Başka bir zaman tekrar açıp okuyacağım kitaplar arasındadır kendileri. Ben geç kalmışım bu bebeklere; siz geç kalmayın. Şimdiden iyi okumalar :)

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 95 okur okudu.
  • 7 okur okuyor.
  • 65 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.