Erlom Ahvlediani

Erlom Ahvlediani

Yazar
7.1/10
141 Kişi
·
395
Okunma
·
8
Beğeni
·
694
Gösterim
Adı:
Erlom Ahvlediani
Unvan:
Yazar, Senarist, Sinema Oyuncusu
Doğum:
Tiflis, Gürcistan, 23 Kasım 1933
Ölüm:
Tiflis, Gürcistan, 20 Mart 2012
Erlom Ahvlediani (Gürcüce: ერლომ ახვლედიანი, "erlom ah’vlediani"; d. 23 Kasım 1933, Tiflis – ö. 20 Mart 2012, Tiflis ), çağdaş Gürcü edebiyatının en ilginç yazarlarından biridir. Senaryo yazarı olarak tanınmış, ama zamanla roman ve öyküleri daha çok ilgi çekmiştir. Ahvlediani’nin yapıtlarında bir tür bilgelik egemendir ve bundan dolayı ünlü filozof Merab Mamardaşvili felsefe derslerinde onun yapıtlarından sık sık alıntılar kullanmıştır. Ahvlediani giderek seçkin bir kitlenin yazarı haline gelmiş ve çağdaş Gürcü edebiyatının “kült” yazarı sayılmıştır.

Erlom Ahvlediani, 1957 yılında Tiflis Devlet Üniversitesi Tarih Fakültesi’nden mezun oldu. 1962-1999 arasında on sekiz film senaryosu yazdı ve dört filmde oynadı. Senaryoları arasında Giorgi Şengelaia’nın Pirosmani (ფიროსმანი), Otar İoseliani’nin Nisan (აპრილი) gibi filmleri de yar alır. Ahvlediani edebiyat alanında çok sayıda öykü ve üç roman kaleme aldı. Yazarın masalsı dili, yer yer fabl tarzında yazması nedeniyle bazı öyküleri başlangıçta çocuk kitapları olarak da yayımlanmıştır. Ahvlediani’nin Sovyet rejimine muhalif bir duruşa sahip olması ve genelde editörlerin onun yapıtlarını basma cesareti gösterememeleri de bunda etkili olmuştur. Ünlü yazar Nodar Dumbadze Niangi (Timsah) adlı mizah dergisinde Ahvlediani’nin ilk öyküsünü yayımlayınca, Ahvlediani ve Dumbadze neredeyse “halk düşmanı” ilan edilmiştir.

Ahvlediani’nin Tembel Fare’nin Hikâyesi (ზარმაცი თაგუნას ამბავი, 1971), Vano ile Niko (ვანო და ნიკო, ) gibi yapıtları arasında, Sivrisinek Şehirde (კოღო ქალაქში) özel bir yere sahiptir ve yazarın başyapıtı kabul edilir. 2010 yılında yayımlanan bu roman, ertesi yıl Gürcistan’da Saba edebiyat ödülüne değer bulunmuştur. Eserleri Almanca, Flamanca, Rusça, Ermenice, Çekçe, Macarca ve Arapçaya çevrilen yazarın Sivrisinek Şehirde adlı romanı 2014’te Türkçe yayımlanmıştır.
"Nereye gittiğini biliyor. Her böcek nereye gittiğini ve ne istediğini bilir. Nereye gittiğimizi ve ne istediğimizi biz insanlar bilmiyoruz."
"Cimşer, çok sayıda insanın içten olmayan yakınlığını hissediyordu. Onlardan bir çeşit soğuk hava geliyordu. Sanki her biri buzdan yapılmıştı."
"Sivrisinek için yaşamın ne olduğunu, ölünce ne kaybettiğini nereden biliyorlar ki?! Belki de o, yaşamın değerini bizden daha iyi biliyordur, belki de biz abartıp ölümün felaket, yaşamın ise değerli olduğunu söylüyoruz."
... unutkanlığımla gurur duyuyorum. Bu, benim ölçülemez yeteneğim, gerçek onurumdur! Var olmamı hatırlamam dışında her şeyi unutuyorum. Ama bazen, varlığımı da unutuyorum ve o zaman, ne yazık ki, bunun dışında her şeyi hatırlıyorum.
En gerçek yolculuk,kendi içinde yolculuk etmektir. Bunun dışında her yolculuk, bir yanılsamadır. Ancak dikkat ettiginde anlıyorsun ki, aslında kendi içinde de yolculuk yapmıyorsun, sadece olduğun yerde duruyorsun ve evren senin içine hareket ediyor.
192 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Gürcü Edebiyatından düşünsel bir kitap…


Sanırım ilk defa bilinç akışı tekniğiyle yazılmış bir kitap okuyorum. Açıkçası kitabı okumaya başladığımda pek anlam veremedim, çünkü olaylardan parça parça bahsediyor, sürekli konudan konuya atlıyor ve anlatılan olayla alakasız şeylerden bir süre bahsedip sonra konudan çok saptığını itiraf ederek hikayeyi anlatmaya devam ediyor. Asıl olayı anlatırken de okuyucunun kafasında buğulu bir olay yeri bırakıyor. Hiçbir olay yerini tam olarak tüm ayrıntılarıyla anlatmıyor. Yani çoğu şeyi okuyucunun hayal gücüne bırakıyor.
Bu söylediklerim aslında yazarın özellikle kullandığı bir teknik. Okumaya devam ettikçe kitabın başlarında o yarım bırakılmış şeylerin yavaş yavaş tamamlandığını, boşlukların doldurulduğunu görüyoruz. Ama yazar her zaman açık kapı bırakmayı da ihmal etmiyor.
Kitabın ana karakterlerinden olan Cimşer biraz tuhaf birisi. Yaptığı veya yapacağı her şeyi sorguluyor, yaptığı bir seçim sonucunda neler olabileceği hakkında onlarca senaryo kuruyor ve yarattığı karmakarışık olaylar zincirinde kendine en uygun seçeneği arıyor.
Lia ise her zaman umut dolu ve farklı bir karakter. Diğer insanların çok da dikkat etmediği şeylere önem veriyor ve olayları çok farklı yorumluyor.
Kitabın ilginç kısmı ise olayların ve mekanların belirsiz olduğu gibi zamanın da belirsiz olması. Zaman akış içerisinde değil ve anlatılan olaylara kitabın ilerleyen sayfalarında tekrar geri dönülüyor ve farklı bir ayrıntı veriliyor.
Dahası kitapta canlı cansız ayrımı da yok. Kitap ruhun ölümsüzlüğü ve ruhların ölümden sonra tekrar tekrar farklı varlıklarda meydana geldiği bir anlatıma sahip. Mesela yazar bir yerde balık oluyor ve hayatın akışını kendi gözünden anlatıyor, daha sonra bir taş oluyor ve aynı şekilde düşüncelerini taşın ağzından dile getiriyor.
Daha önce bilinç akışı tekniğiyle yazılmış bir kitap okumadıysanız okurken sizin de benim gibi aklınız biraz karışabilir. Hatta bazı yerlerinde kitabı bırakmak isteyebilirsiniz ki benim aynen öyle oldu. Ama sonucunu merak edip kitabı bitirdiğimde okuduğum için pişman olmadığımı söyleyebilirim. İyi okumalar :)
192 syf.
·Puan vermedi
Barış Özcan ın önerisi ile okudum kitabı ama yani ben anlamadım bu neydi. Altını çizdiğim çok cümle oldu fakat kitap bütün olarak karışık geldi bana. Ordan oraya savrulup duruyor gerçekten ne anlattı bilmiyorum.
192 syf.
·Puan vermedi
Basit sorulara alışır ve gittikçe tembelleşiriz. Her yerin kendi göğü olduğunu sanırım fark etmişsinizdir ...... kim bilmiyorsa zamanı gelince öğrenir. Bu dünyaya gelen her şey bir nedenle geliyor birşey için doğuyor. Herkesin kendi terazisi var her birimiz bu teraziyi kendi içimizde derin bir yerde gizliyoruz .
Seni niye öldürüyordum?-özgürlük istiyordun.
Aldığım alıntılardı.Olaylara bakış açısının farklılığı,katilini arayan bir sivrisinek,sivrisineğin ısırdığı insanların aşık olması,herkessin ama hiç kimsesin ...
Düşündürmeye yönelik :))
192 syf.
·Beğendi·7/10
Varoluş bilinç ve bilinç akışı üzerine biraz değişik soyut bir kitap. Yazar soyut şeyleri anlattığı için okurken saçma bulabilirsiniz ama aslında sofistik bir yaşam sorgusu.İnsana bilinç akışı içinde kendini bulabilmesi için farklı bir pencere açıyor. Bu açıdan dikkatlice okunup irdelenmesi gereken bir eser. İyi okumalar. Var olun.
192 syf.
·10 günde·3/10
Öncelikle çok garip bir kitap olduğunu düşünmekle birlikte hoşuma gitmediğini de söyleyemeceğim. Kitapta çok fazla altını çizdiğim yer oldu fakat ne anlattığını pek anlayamadım, kitabın sonuna doğru kafamda bir şeyler oluşabildi. Olaydan olaya atlanıyor, hepsi dağınık şekilde işlenmiş. En sevdiğim kısım ise kitapta yeri geliyor taş, yeri geliyor balık oluyorsunuz. Belki bir şans verilebilir.
96 syf.
·Puan vermedi
Kısa kısa öykülerden (cidden çok kısa) oluşan ilginç kitap, olabilecek en ekonomik şekilde en çok şey anlatan bir yazar. Değişik bir okuma deneyimi (çok da sevdiğimi söyleyemem) #kendinikaybedenadam #erlomahvlediani
192 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Kitap aslında bir felsefe kitabı ama öyle ben felsefeden anlamam deyip gözünüz korkmasın. Sıkıcı da değil. Dil işçiliği harikaydı. Masalsı bir dili var. Hatta okurken kimi yerde duraksayıp düşündüğünüz oluyor. Yazarın nesnelerle ilişkisi çok tuhafti, hoşuma gitti. Bazen bir kaya parçasını konuşturuyor , düşündürüyor bazen de bizi bir akvaryumun içine sokup düşünmemizi sağlıyor.
Şu bölüm gerçekten hoşuma gitti:

"Ama öldükten sonra görevinin tamamlandığını nasıl anlayacağım? Acaba ölüm olmadan ölmek mümkün mü? Veya ben, bensiz ölebilir miyim?

Bir canlı varlık öldüğünde acaba ne ölüyor? Acaba sadece verilmiş olan zaman mı ölüyor? Şu an mı, bu bakış mı? Yoksa bu evren mi ölüyor ve güneş mi kararıyor? Başkası için mi ölüyor bizim geçmişimiz ve geleceğimiz? Bizim için sadece şimdi ki zaman mı ölüyor? Yoksa biz başkası için ölüyor, kendimiz için var olmaya devam mı ediyoruz"

Mavi gözlü sivrisinek bataklığını kurutanları ve kendi katilini ararken söylüyor bunları. Bir anlamda fabl gibi de düşünülebilir.

Son olarak yazarın bilinçakışı tekniğini de kullandığını belirtelim.

Tavsiyedir
192 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10
Çok çok ilginç bir kitap yorumu ile geldim bu sefer: @dedaluskitap 'tan çıkan Sivrisinek Şehirde. Kitap tür olarak deneme/roman gibi. Kitabın anlatımı da kendisi gibi çok ilginç. Yazar sürekli bizimle konuşur bir halde. Konusunu nasıl anlatırım tam olarak bilmiyorum. Kendi katilini arayan ve kendini öldürmesi için katiline yalvaran mavi gözlü bir sivrisineğimiz var. Bu arayış içinde yazar bize birkaç farklı karakter bulduruyor. Lia, Gia ve Cemşir. Ayrıca kitapta net bir şekilde ilerlemese de bir olay var ve bu olayın akışı kronolojik değil diye düşünüyorum. Yazar kendi düşüncesinden tut karakterlerin düşüncelerinde oradan oraya savuruyor bizi ve bunu yaparken bir an bile sıkmıyor. Yer yer anlamadım gibi hissettim, yer yer tebessüm ettim ve yer yer kalıba soktuğu bazı cümleler ile aklıma yer etti. Sonuç olarak çok çok farklı ve çok çok hoşuma gitti. İlerde tekrar okuyup daha farklı şeyler anlayacağımı umduğum bir kitap. Peki sizler okudunuz mu okuduysanız ne düşünüyorsunuz?
192 syf.
·8/10
Kitap çok değişik bir anlatımla yazılmıştı. Olaylar çok dağınık ne ara buraya geldi, bu nereden çıktı derken yazarda ben nerde kalmıştım deyip asıl konuya geri dönüyor. Yazar okuyucuna baya boşluk bırakmış hayal gücüyle kendi tamamlasın istemiş. Ve kitapta bir balıkta oluyorsunuz yeri geliyor taşta oluyorsunuz. Ama en önemlisi bunların duygularını yoğun yoğun hissediyorsunuz.Değişik kitap okumak isteyenlere şiddetle tavsiyedir.
192 syf.
·6/10
Anlamakta zorlandığımı, konuyu bulmaya çalıştığımı itiraf etmem gerekiyor. Farklı bir anlatımı var ama ben sevemedim kitabı. Boşa vakit kaybı asla değil ama ne bileyim yazarın tekniği beni sarmadı ve sarsmadı.

Yazarın biyografisi

Adı:
Erlom Ahvlediani
Unvan:
Yazar, Senarist, Sinema Oyuncusu
Doğum:
Tiflis, Gürcistan, 23 Kasım 1933
Ölüm:
Tiflis, Gürcistan, 20 Mart 2012
Erlom Ahvlediani (Gürcüce: ერლომ ახვლედიანი, "erlom ah’vlediani"; d. 23 Kasım 1933, Tiflis – ö. 20 Mart 2012, Tiflis ), çağdaş Gürcü edebiyatının en ilginç yazarlarından biridir. Senaryo yazarı olarak tanınmış, ama zamanla roman ve öyküleri daha çok ilgi çekmiştir. Ahvlediani’nin yapıtlarında bir tür bilgelik egemendir ve bundan dolayı ünlü filozof Merab Mamardaşvili felsefe derslerinde onun yapıtlarından sık sık alıntılar kullanmıştır. Ahvlediani giderek seçkin bir kitlenin yazarı haline gelmiş ve çağdaş Gürcü edebiyatının “kült” yazarı sayılmıştır.

Erlom Ahvlediani, 1957 yılında Tiflis Devlet Üniversitesi Tarih Fakültesi’nden mezun oldu. 1962-1999 arasında on sekiz film senaryosu yazdı ve dört filmde oynadı. Senaryoları arasında Giorgi Şengelaia’nın Pirosmani (ფიროსმანი), Otar İoseliani’nin Nisan (აპრილი) gibi filmleri de yar alır. Ahvlediani edebiyat alanında çok sayıda öykü ve üç roman kaleme aldı. Yazarın masalsı dili, yer yer fabl tarzında yazması nedeniyle bazı öyküleri başlangıçta çocuk kitapları olarak da yayımlanmıştır. Ahvlediani’nin Sovyet rejimine muhalif bir duruşa sahip olması ve genelde editörlerin onun yapıtlarını basma cesareti gösterememeleri de bunda etkili olmuştur. Ünlü yazar Nodar Dumbadze Niangi (Timsah) adlı mizah dergisinde Ahvlediani’nin ilk öyküsünü yayımlayınca, Ahvlediani ve Dumbadze neredeyse “halk düşmanı” ilan edilmiştir.

Ahvlediani’nin Tembel Fare’nin Hikâyesi (ზარმაცი თაგუნას ამბავი, 1971), Vano ile Niko (ვანო და ნიკო, ) gibi yapıtları arasında, Sivrisinek Şehirde (კოღო ქალაქში) özel bir yere sahiptir ve yazarın başyapıtı kabul edilir. 2010 yılında yayımlanan bu roman, ertesi yıl Gürcistan’da Saba edebiyat ödülüne değer bulunmuştur. Eserleri Almanca, Flamanca, Rusça, Ermenice, Çekçe, Macarca ve Arapçaya çevrilen yazarın Sivrisinek Şehirde adlı romanı 2014’te Türkçe yayımlanmıştır.

Yazar istatistikleri

  • 8 okur beğendi.
  • 395 okur okudu.
  • 16 okur okuyor.
  • 489 okur okuyacak.
  • 13 okur yarım bıraktı.