Erol Güngör

Erol Güngör

YazarÇevirmen
9.0/10
274 Kişi
·
926
Okunma
·
176
Beğeni
·
10,1bin
Gösterim
Adı:
Erol Güngör
Unvan:
Türk Sosyal Psikoloji Profesörü, Yazar, Çevirmen
Doğum:
Kırşehir, Türkiye, 25 Kasım 1938
Ölüm:
İstanbul, Türkiye, 24 Nisan 1983
1956 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk bölümüne kaydoldu. Burada hocası Fethi Gemuhluoğlu onu Mümtaz Turhan’la tanıştırdı. Mümtaz Turhan hocanın teşvikiyle hukuk fakültesinden ayrılıp İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'ne kaydını yaptırdı. 1961 yılında fakülteden mezun olan Güngör, 1975’te bu fakültede resmî göreve başladı. Fransızca ve İngilizce de öğrenen Erol Güngör, misafir profesör olan Hains’in asistanlığını yaptı ve onun ders notlarını Türkçeye çevirdi.

Tecrübî Psikoloji kürsüsünde asistan oldu. Bu sırada Türkiye’de yeni bir bilim dalı olan Sosyal Psikolojiye yöneldi. Bu disiplinin önemli eserlerinden Krech ve Crithfield'in Sosyal Psikoloji kitabını Türkçeye çevirdi. 1965'de “Kelâmî (Verbal) Yapılarda Estetik Organizasyon” adlı teziyle doktor oldu. 1966'da ABD Colorado Üniversitesinden tanınmış sosyal-psikolog Kenneth Hammond'un daveti üzerine Amerika'ya gitti. Bu üniversitenin Davranış Bilimleri Enstitüsünde milletlerarası bir ekibin araştırmalarına katıldı. Sosyal-psikoloji ders ve seminerlerini yürüttü. “Şahıslar arası İhtilafların Çözümünde Lisanın Rolü” konulu teziyle 1970 yılında doçent oldu. Akademik çalışmalarının yanı sıra çeşitli yerlerde yazılar yazmaya devam etti. Erol Güngör üniversitede verdiği derslerle, ilmi yayınlarıyla Türkiye'de sosyal-psikoloji dalını önemli bir saha haline getirdi. [kaynak belirtilmeli]Devlet Planlama Teşkilatı, Milli Eğitim Bakanlığı ve Kültür Bakanlığı’nın çeşitli komisyonlarında görev alan Güngör, 1978 yılında "Değerler Psikolojisi Üzerinde Araştırmalar" adlı teziyle profesör oldu. 1982 yılında YÖK tarafından Selçuk Üniversitesi’ne rektör tayin edildi ve bu görevi sırasında 24 Nisan 1983’te geçirdiği bir kalp krizi sonucunda öldü.

En verimli dönemi 70'li yıllardır. Hemen hemen bütün eserlerinde geleneği, halk, kültür, din ve şahsiyet ile yorumlamaktadır. Güngör'ün muhafazakârlığı statükoculuğa kapalı, değişimlere ve yenilikçiliğe açıktır.
Bütün filozoflar "iyi nedir" sorusuna karşı iyinin tarifini bulmaya kalkıştıkları için hataya düşmüşlerdir; çünkü "iyi" tarife gelen birşey değildir, yani kendinden başka birşeyle tarif edilemeyip sadece sezgi ile kavranabilir.
Türk hakimiyetinin sona erişinden yüzelli yıl sonra bir Yugoslav tarihçisine "Imparatorluğumuz yıkılmadan önce ne kadar mesud ve haysiyetliydik" dedirten kudret nedir?
Biz bir insanın davranışlarına bakarak, onlardan genel bir hüküm çıkarıyoruz ve o insan hakkında vardığımız bu genel hükme "şahsiyet"diyoruz.
Geçmişe hasretle bakmanın asıl sebebi, insanların kaçıp sığınacak bir yer aramak değil, fakat daha iyi bir dünya kurmak istemeleridir.
Kültür ve medeniyetin insan saadetini bozduğunu söyleyen Rousseau ve Freud dahil hiç kimse geçmişin sefalet ve adaletsizliklerini veya insan vücudundan tahammülü güç çabalar isteyen bir ilkel hayata dönüşü özlememişlerdir.
Kendi özel geçmişine hasret duyan bir ihtiyar ile eski devri yaşamadığı halde onu özleyen bir genci karşılaştıracak olursanız görürsünüz ki genç adam, önünde iyi günler görmek arzusuyla tutuşmaktadır; onun geçmişe bakışı aktiftir.
272 syf.
·4 günde
Erol GÜNGÖR'ün okuduğum ilk kitabı.1975 yılında kaleme alınmasına rağmen günümüze de hitap ediyor.Kitabın akıcı bir anlatımı var ama zaman zaman günümüzde kullanımına pek rastlamadığımız kelimelerle karşılaşıyorsunuz ve bu anlar için yanınızda bir sözlük bulundurmanızda fayda var.
Sosyolog olan yazarımız denemelerini de bu doğrultuda ele alarak olaylara daha çok sosyal psikoloji ağırlıklı yaklaşmış.Herhangi bir abartıya kaçmadan olabildiğine tarafsız bir dil kullanmış.Kitabın ismine baktığınızda daha çok milliyetçilik ağırlıklı denemeler bekliyorsunuz fakat kitapta bu konuya fazla değinilmemiş.Yazar milliyetçilikten çok Tük Kültürü üzerinde durmuş ve onu korumanın önemine vurgu yapmış.Bunun dışında kitapta eğitim, din, Orta Doğu ve münevverler hakkında da doyurucu bilgiler içeren denemeler mevcut.Kitabı bitirdiğinizde "Tekrar okumam gerek" hissine kapılıyorsunuz. Okurken harcadığınız zamanın hakkını verecek ender kitaplardan ve bir seferde hepsini anlaması zor olduğu için tekrar okunması gereken kitaplardan.
432 syf.
·22 günde·Beğendi·7/10 puan
Esenlikler, uzun bir aradan sonra tekrar inceleme denemelerimle karşınızdayım. Hak ettiği kadar tanınmayan fikir adamı ve yazar Erol Güngör'ü bugün kendini Türkçü yahut Türk Milliyetçisi olarak sıfatlandıran insanların dahi adını duymadığı gerçeğiyle karşı karşıyayız. Bunun bir sebebi olarak ise ailesinin kitaplarını yayınlanmasına rızası olmamasıdır.

İlk Türk Devleti, Hunlar'dan, başlayarak tarihimizi işleyen, bağnaz bir tarihçilik anlayışı yerine Türkleri her yönüyle kısa kısa ele almaya çalışan yazar bunu başarmıştır. Anlattığı her konuya dair iyi ve kötü yönlerini belirtmesi en çok hoşuma giden kısmı olmuştur. Kitapta tamamiyle Türk tarihini konu edindiği için doğal olarak fazla detaya girememiştir. Bu anlamda iyi bir özet, bilgileri tazelemek gerekçesiyle esere başvurabiliriz. Okuyacak olanların pişman olacağını düşünmüyorum. Kendi okuma süremi göz önünde tutacak olursak gerek Dünya'nın gerekse benim geçirdiğim bu sıkıntılı süreçte normal olduğu fikrindeyim.

Okuduğum okulun rektörlüğünü yaptığı sırada 1982 yılında vefat etmiştir, ruhu şad olsun. Esen kalın.
182 syf.
·Beğendi·7/10 puan
Prof. Dr. Erol Güngör, Kültür Değişmesi ve Milliyetçilik isimli kitabı, ilk baskısını 1980'de yapmış, sosyal psikolojinin eski problemini ülkemize tatbik eden, yaşattığı dönemi soğukkanlılıkla gözlemleyen, çareler gösteren kıymetli bir eserdir.
"Bugün herkes biliyor ve görüyor ki, Türkiye çok hızlı ve geniş çaplı bir değişme içindedir. Hiç kimse bu değişmenin kendi seyrine bırakılmasına taraftar değildir; herkes kendi fikrine göre bu değişmeyi şu veya bu şekilde kontrol altına almak istemektedir."
"Herkeste aynı soruya rastlıyoruz: Neyi alalım, neyi atalım? Buna karar verebilmek için önce bu konularda bizim irademizin ne kadar geçerli olduğunu bilmemiz gerekiyor. Bizim bu kitaptaki tezimiz, alınacak ve atılacak şeylerin bir envanterini çıkarmaktan ziyade, millî bünyeyi kuvvetlendirici tedbirler üzerinde çalışmanın doğru olacağıdır."
Keyifli okumalar...
224 syf.
·Beğendi·6/10 puan
Prof. Dr. Erol Güngör, ilk baskısını 1980'de yapmış bu eserinde sadece İslam tasavvufunun meselelerini ele almakta, fakat sosyolojik yaklaşımı ve inceleme metoduyla bir bakıma onu tamamlamaktadır. Eserin muhtevası şu suâllere cevap vermek niyetiyle oluşturulmuş:
Tasavvufun İslâm'daki yeri nedir? Tasavvufî düşünce İslâm'a yabancı doktrinlerden mi gelmiş, yoksa onun içinde mi teşekkül etmiştir? Tasavvufta dış tesirler varsa, bunlar nelerdir ve İslâm ile ne derece telif edilmiştir? Günümüzde tasavvuf Türk aydınının zihnini ne bakımlardan meşgul etmektedir? Çağımızın tarih, felsefe, sosyoloji, psikoloji bilgileri hesaba katıldığında, tasavvuf üzerinde nasıl bir değerlendirme yapılabilir? Tasavvufî düşüncenin geleceği ne olabilir?
Keyifli okumalar...
214 syf.
·7/10 puan
Bir kültür kendi kaynağında ne kadar canlı ve güçlü olursa olsun, kökünden uzaklaştıkça orijinalliğini kaybeder. Milliyetçilik, milli kültürü bizzat bir medeniyet kaynağı haline getirmek ve cemiyeti soysuz değişmelerin açık Pazar halinden kurtarma hareketidir. Medeniyet insanla ilgili olayların elde edilmesi için kullanılan aracılarının bütününü ifade eder. Teknolojik seviyede meydana getirilen eserler medeniyete aittir. Kültür, kıymetleri ise kendi başına amacı olan şeylerdir. İnsanın ihtiyaçlarını doğrudan doğruya tatmin eden şeyler kültüre aittir. Kültürün çoğu zaman gerilediğini göremeyiz daha çok eskisinden daha iyi olacağını gösterir. Kültürümüze gösterilen ilginin müze gezmekten başka bir sebebi yoktur denemez. Hangi sebeple olursa olsun, bu ilginin Türk milli kültürü bakımından bir kıymeti olduğunu söyleyemeyiz. Dışarıdan bakıldığında devrimciler ve bizim aramızda bir bağ olduğu düşünülmemektedir. Yüzyıl önceki Türk ile bugünkü arasında bir devamlılık veya benzerlik görebilmek için insanın hayal gücünü çok zorlamaması gerekir. Eskilerde olan kültür bağlantımızda büyük bir sorun olmasaydı eski-yeni çatışması olmazdı.
272 syf.
Merhum Erol Güngör hoca tarafından Türkçeye çevrilen harikulade bir eser. Dünyaya damgasını vurmuş olan Hükümdar, Kapital, Kavgam gibi önemli kitaplarla ilgili izahatlar var burada. Gerçekten de Dünyayı Değiştiren Kitaplarla karşılaşıyorsunuz.
272 syf.
DÜNYAYI DEĞİŞTİREN KİTAPLAR
Niccolo Machiavelli: Hükümdar, Nutuklar;
Thomas Paine: Sağduyu, Akıl Çağı-The Reason;
Adam Smith: Milletlerin Zenginliği;
Thomas Matthus: Nüfus Artışı Üzerine Deneme;
Henry David Thoreau: Sivil İtaatsizlik;
Harriet Beecher Stowe: Tom Amcanın Kulübesi;
Karl Marx: Kapital;
Alfred T. Mahan: Tarihin Akışı Üzerine, Deniz Gücünün Etkisi;
Sir Harford J. Mackinder: Tarihin Coğrafi Mihveri;
Adolf Hitler: Kavgam;
Nicolaus Copernicus: Gök Kürelerinin Dönüşleri Üzerine;
William Harvey: İlmi Tıbbın Şafağı;
Sir İsaac Newton: Principia Mathematica;
Charles Darwin: Türlerin Kökeni;
Sigmund Freud: Rüyaların Yorumu;
Albert Einstein : Özel ve Genel İzafiyet Teorileri;
264 syf.
·Beğendi·6/10 puan
Prof. Dr. Erol Güngör (Doğ.25 Kasım.1938.Kırşehir-Ölm.24.Nisan.1983)Müslüman, Milliyetçi bir Sosyolog; önemli ve saygıdeğer bir Münevver. İslâm'ın Bugünkü Meseleleri isimli Eserini 1981'de yazmış ve Ötüken Yayınlarından neşretmiş. Erol Güngör, İslâm Davasının siyasi bir dava olduğuna inanmaz. Geçtiğimiz yüzyılın ikinci yarısında vücuda gelen "uyanış ve bu uyanışın Türkiye'ye akseden çeşitli tezahürlerini ele aldığı kitabında, 19. yüzyılda İslam'ın ortaya koyduğu medeniyetin mağlup olduğuna, fakat temel problemin, modern hayata uygun bir hukuk sisteminin yeniden üretilememesinde yattığına dikkat çeker. İçtihat kapısının kapalı olduğu yönündeki görüşleri eleştirir. İslam'ın, kendi içinde tutarlı ve dengeli bir değerler sistemi sunduğunu, çağımızın İslâm prensiplerine çok geniş bir uygulama sahası verebileceğini öne sürer.
- "Biliyorum ki, benim bu yazdıklarımı okuyan ulemâmız, yine din âlimi olmayan birinin içtihad yapmaya kalktığını söyleyecektir. Onlara göre ortada yeni bir müçtehid taslağı vardır. Onların bir şeyi iyi bilmelerini isterim: Benim -ve İslâm'a gönülden bağlı daha nice bin Müslüman'ın- bütün istediği içtihad kapısında ulemâyı görmektir. Onlar bu vazifeyi üzerlerine almadıkça müçtehid taslakları çıkar, ama kimsenin de bu taslakları kınamaya hakkı kalmaz. Çünkü bu müçtehid taslaklarının ortaya çıkmasının asıl sebebi ulemânın bir türlü kımıldamayan zihnidir. Bu zihnin hâlâ ribâ ile fâizi birbirinden ayıracak kadar bir düşünce esnekliğine sahip olamamışsa, "yasak"tan başka bir şey gösteremiyorsa, Müslümanları yoldan çıkmış olmakla suçlamaya da hakkı olmamalıdır..."
Görmezden gelinmemesi gereken bir eser, keyifli okumalar...
272 syf.
Erol Güngör Hoca'nın çevirisiyle okuduğumuz bu kitap, günümüze kadar yaşamış ünlü insanların; bilim/siyaset/felsefe gibi alanlara olan katkılarını ve eksilerini anlatıyor. Kapsamlı incelenmiş, yer yer yazarın görüşlerine yer verilmiş. (Özellikle Hitler bölümünde) Kitapları birebir okumasanız dahi, haklarında epey bilgi edinebileceğiniz bir çalışma bu. Ve sizi sıkmayan kısa bölümlerle anlatılmış. Daha ne olsun. ^^
272 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10 puan
Genç yaşta kaybettiğimiz,kendisi de bir sosyal psikolog olan yazarın bu kitabında Türkiye 'deki milliyetçilik düşüncesinin gelişmesi ve meseleleri anlatılıyor.Çok değişik yorumlara ve yanlış anlamaya müsait olan bu konuyu,harikulade bir şekilde izah ederek okuyucuyu aydınlatıyor.
Altı bölümden oluşan bu kitabın içerisinde başta milliyetçilik,halkçılık,milli kültür,din gibi konularda kafanıza takılan bütün sorulara cevap bulacaksınız.
Tavsiye eder, iyi okumalar dilerim.

Yazarın biyografisi

Adı:
Erol Güngör
Unvan:
Türk Sosyal Psikoloji Profesörü, Yazar, Çevirmen
Doğum:
Kırşehir, Türkiye, 25 Kasım 1938
Ölüm:
İstanbul, Türkiye, 24 Nisan 1983
1956 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk bölümüne kaydoldu. Burada hocası Fethi Gemuhluoğlu onu Mümtaz Turhan’la tanıştırdı. Mümtaz Turhan hocanın teşvikiyle hukuk fakültesinden ayrılıp İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'ne kaydını yaptırdı. 1961 yılında fakülteden mezun olan Güngör, 1975’te bu fakültede resmî göreve başladı. Fransızca ve İngilizce de öğrenen Erol Güngör, misafir profesör olan Hains’in asistanlığını yaptı ve onun ders notlarını Türkçeye çevirdi.

Tecrübî Psikoloji kürsüsünde asistan oldu. Bu sırada Türkiye’de yeni bir bilim dalı olan Sosyal Psikolojiye yöneldi. Bu disiplinin önemli eserlerinden Krech ve Crithfield'in Sosyal Psikoloji kitabını Türkçeye çevirdi. 1965'de “Kelâmî (Verbal) Yapılarda Estetik Organizasyon” adlı teziyle doktor oldu. 1966'da ABD Colorado Üniversitesinden tanınmış sosyal-psikolog Kenneth Hammond'un daveti üzerine Amerika'ya gitti. Bu üniversitenin Davranış Bilimleri Enstitüsünde milletlerarası bir ekibin araştırmalarına katıldı. Sosyal-psikoloji ders ve seminerlerini yürüttü. “Şahıslar arası İhtilafların Çözümünde Lisanın Rolü” konulu teziyle 1970 yılında doçent oldu. Akademik çalışmalarının yanı sıra çeşitli yerlerde yazılar yazmaya devam etti. Erol Güngör üniversitede verdiği derslerle, ilmi yayınlarıyla Türkiye'de sosyal-psikoloji dalını önemli bir saha haline getirdi. [kaynak belirtilmeli]Devlet Planlama Teşkilatı, Milli Eğitim Bakanlığı ve Kültür Bakanlığı’nın çeşitli komisyonlarında görev alan Güngör, 1978 yılında "Değerler Psikolojisi Üzerinde Araştırmalar" adlı teziyle profesör oldu. 1982 yılında YÖK tarafından Selçuk Üniversitesi’ne rektör tayin edildi ve bu görevi sırasında 24 Nisan 1983’te geçirdiği bir kalp krizi sonucunda öldü.

En verimli dönemi 70'li yıllardır. Hemen hemen bütün eserlerinde geleneği, halk, kültür, din ve şahsiyet ile yorumlamaktadır. Güngör'ün muhafazakârlığı statükoculuğa kapalı, değişimlere ve yenilikçiliğe açıktır.

Yazar istatistikleri

  • 176 okur beğendi.
  • 926 okur okudu.
  • 41 okur okuyor.
  • 665 okur okuyacak.
  • 13 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları